@DisinOtesi Nazilli-İsabeyli evet ucuz. 1+1 veya 2+1 dairelerin bulunduğu binaların çoğunda yönetim sorunu var. Temizlik-asansör gibi sorunlar mevcut. Kiralar da ucuz olduğu için kalanlar da da problemli insan çok. 4 yıllık üniversite kampüsü olduğu için öğrenci çok, onlar da yazın gidiyor
Bölge kaynıyor… İsrail, Yunanistan ve GKRY, askeri ve ekonomik anlaşmalara imza atıp burnumuzun dibinde tatbikat üzerine tatbikat yaparken, ülkemizin başkentine kadar sızan insansız hava araçları ve Rusların karadenizde vurduğu 4 ticaret gemimizin görüntüleri, grup seks magazinleri arasında kendine yer bulmaya çabalıyor. Tüm bu hengame arasında, Türk askerinin Libya’daki görev süresinin uzatılmasından saatler sonra, Libya heyetini taşıyan uçak ülkemizin kalbinde, yani Ankara’da düşüyor. Kaza mı, bela mı henüz bilinmezken, Yunan tarafı düşen uçakla ilgili alaycı başlıklar atıp ülkemizi aşağılamaya yelteniyor, İsrail basını da “daha bu ne ki” dercesine tehdit dolu yayınlar yapıyor. İşin özü, dünya yarın için pozisyon alıp farklı dillerde aynı cümleleri kurarken, biz haaala dün ile boğuşuyoruz. Ülkeler yarın için başka ülkelerle dostluk pekiştirirken, biz bizimle bile yan yana durmayı beceremiyoruz. En yakın zamanda, bu vatanın sadece senden ya da şahsen benden ibaret olmadığını hatırlamamız dileğiyle… Zira batının efeleri, kuzeyin uşakları, güneyin yörükleri, bozkırın yiğitleri, doğunun beyleridir Türkiye.
Seni beni bırakıp, artık “biz” olabilmek ümidiyle…
Bölücü teröristlerin 18 saat boyunca ağır ateş altında tuttuğu Dağlıca Karakolu’nu canları pahasına koruyan ve şehit olan kahraman askerlerimizi saygı ve rahmetle anıyorum.
Onlar, korudukları şeyin bir karakol değil, bir vatan olduğunun bilincindeydi. Bugün sınırlarımızı, vatanımızı, evlatlarımızın canını korumaktan aciz hükümet, Dağlıca şehitlerinin ve tüm şehitlerimizin ruhunu incitiyor.
Aziz şehitlerimiz, vatan size minnettardır....
Gelmiş geçmiş en iyi konuşmayı Jim Carrey’nin sanırım altı yıl önceki Altın Küre töreninde yaptığı söylenir. Doğrudur da zira Carrey, “Kimsenin ne dediğini ve ne düşündüğünü takmadığın zaman çok tehlikeli bir özgürlük seviyesine ulaşıyorsun” diyor. Bizde sanki sadece kötüler böyle rahat, her şey oluyorlar ama rezil olmuyorlar. İyiler de özgür olmalı, meydanı kötülere bırakmamalı. Ama hem iyi insan olup hem de kim ne dese ne düşünse takmamak mümkün mü? Evet. Eleştirel Siyaset Sözlüğü’ne ek: Bize “müdanasız vatandaşlar” lazım! #NOWAnaHaber 19.00’da. Bugün etiket #anlamadık
Aşık Halil Dalyak, sığınmacı akınına karşı yazdığı eseri sahneden seslendirdi:
“Tarlanıza bir tane koyun girse adam vuruyorsunuz, günde onbinlerce Suriyeli giriyor da hiçbirinizin sesi çıkmıyor.”
KIZLAR VE İNCİR ÇEKİRDEKLERİ
New York'tan İstanbul'a gelmek için THY kontrol (check in) masasının önünde uzun bir kuyruktayım. Bir hanım yolcu, bagajlarını dağ gibi yüklediği bavul arabasını arkadan iterken çığlık atarcasına kuyrukta bekleyen eşine sesleniyordu.
■Ne diyor John Perkins Bir Ekonomik tetikçinin itirafları kitabında ;
■ “Hedef ülkelere bir milyarlık bir kredi ayarlanır.
■ Mesela Ekvador!!!
■Bununla havaalanları, yollar, köprüler, limanlar yapılır!
■Halkın hiçbir ihtiyacını görmeyecek bir yığın inşaat dikilir!
■Sağlık ve eğitime kuruş kalmaz, tarım arazileri yok olur, ülkede küçük bir azınlık rüşvetlerle olağanüstü zenginleşir.
■Halk yokluk içinde debelenir!
■Bakın ne ülkeler var Allah'tan ki Ekvador değiliz :)
Kıymetli takipçilerimiz, sizler için harika bir çekiliş duyurumuz var. Halil İnalcık Hoca'nın görseldeki 4 ciltlik kitabını, 2 kişiye hediye ediyoruz!
Çekilişimize katılmak için paylaşımımızı RT ve bizi takip etmeniz yeterlidir. 🎁
Zafer Partisi’nden Recep Tayyip Erdoğan’a Çağrıdır
Gazze’de başlayan soykırım-savaşın bir bölgesel ve sonra küresel savaşa dönüşmesi ihtimali gittikçe yükseliyor. İsrail’i yöneten kadro sözde ilahi mesajlar ile hareket ettiklerine inanan fanatikler. Netanyahu’nun savaşı sadece Gazze’de soykırım ile sınırlı tutmayıp Ortadoğu’nun sınırlarını tekrar çizeceklerini açıklaması, Suriye, Lübnan, Ürdün ve Mısır’ı kışkırtması savaşın her an bölgesel nitelik kazanacağını göstermektedir. Netanyahu’nun İsrail’in Yeşaya Kehanetine dayandırdığını açıklaması İsrail dini fanatizminin dünyamızı yok oluşa sürükleyebilecek bir dünya savaşı çıkarma potansiyeli taşıdığını göstermektedir. Rusya’nın nükleer güç tatbikatı yapması aslında nasıl bir bıçak sırtında bölgede ve dünyada yaşadığımızı göstermektedir. Keza ABD’nin bölge ülkelerine hava savunma sistemleri yerleştirmesi Gazze ötesinde bir çatışmaya hazırlandığını gösteriyor. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın “gelişmeler büyük bir savaş veya büyük bir barış ile neticelenebilir” açıklaması da ülkemizin karşı karşıya olduğu durumun vehametini anlatmaktadır. Öte yandan ABD başkanı Biden, ülkemizi Amerikan çıkarları için ağır tehdit olarak nitelendirmekte, Erdoğan ise ABD’nin Türkiye’yi Yunanistan ve Suriye’deki üsleri aracılığı ile kuşattığını haklı olarak söylemektedir. Türk-ABD ilişkilerinde durum bu kadar ağır suçlamalar noktasında iken Hakan Fidan’ın Türkiye’nin Irak ve Suriye’de PKK/YPG hedeflerine yönelik hava taaruzu öncesinde 3. Tarafları yani ABD’yi uyarmasına rağmen ABD’nin Türk SİHA’sını vurması basit bir Amerikan üssünü/askerini savunma değil ABD ve PKK’nın TSK’ya karşı ilk ortak askeri savunma eylemidir. Tehdit sadece Ortadoğu’da değildir. Batı Kafkasya’da yenilen Ermenistan'ı tekrar savaşa hazırlamaktadırlar. Özetle, Türkiye, çıkabilecek bölgesel ve küresel savaşın merkez üssündedir. Bölgemiz ve dünya bir savaşın eşiğinde bulunurken, milli birliğin ülke savunması için en gerekli olduğu bir dönemde Türk toplumu korkunç bir bölünmüşlük içindedir. Erdoğan, milli birliği sağlamak ile öncelikle sorumlu iken Cumhuriyetimizin 100. Yılını kutlamayarak, AK Parti milletvekillerine aziz Cumhuriyetimize “100 yıllık narkoz dönemi” dedirterek, toplumsal bölünmüşlüğü derinleştirmektedir. Bu yapılabilecek en büyük yanlıştır. Ayrıca ülkemizde yaşayan ve iç savaş travmalı milyonlarca sığınmacı ve kaçağın varlığı, bunların içine sızmış emperyalizmin güdümlediği terör örgütlerinin uyuyan hücreleri ülkemizin karşı karşıya olduğu riski daha da artırmaktadır. Buradan Erdoğan’a sesleniyoruz; Cumhurbaşkanı olarak görevinin gereği, ülkemiz ve insanlık için son derece kritik bu süreçte artık bu tarz bölüştürücü tutumlarına son verip hızla milli birlik ve beraberliği ve topyekûn mücaadeleyi sağlayacak girişimlerde bulunmasını, istiyoruz. Yapılması gereken hızla milli birliği sağlayacak adımların atılmasıdır. Bunun için, 1)100.Yıl kutlamaları Cumhuriyetimizin 100. Yılına yakışır şekilde yapılmalı ve 10 Kasım’a kadar sürmelidir. Bu kapsamda Ankara’da bir 100. Yıl Anıtı inşası duyurulmalıdır. 2)Gazze’de katliam devam ettiği sürece İncirlik üssünün faaliyetlerinin askıya alınacağı ve Kürecik radarının İsrail ile bilgi paylaşımının durdurulacağı veya tamamen faaliyetlerinin durdurulacağının taraflara bildirilmesi, 4)S 400’lerin aktifleştirilmesi ve konumlandırılmasının sağlanması, 4) Askeri Sağlık Sisteminin kurulması, Askeri hastanelerin açılması için gereken yasa tasarısı ve askeri yargı yasa tasarısının TBMM’ye sevk edilmesi, 5) İç güvenlik zaaflarının ortadan kaldırılması için gereken hazırlıkların hızla yapılması, 6) Sınır güvenliği için ek önlemlerin alınması,7) İsveç’in NATO üyeliğinin TBMM’de onayının ertelenmesi, @zaferpartisi