Muğla deplasmanında gelen 3-0’lık galibiyet, hedefe inanan bir takımın ve yeniden ayağa kalkan bir camianın eseridir.
Bu yürüyüşün mimarlarından, Bursaspor’a yeniden umut ve heyecan kazandıran Başkanımız Enes Çelik’i, futbolcularımızı ve teknik ekibimizi yürekten tebrik ediyorum.
Deplasman, mesafe, zorluk demeden takımının peşinden giden büyük Bursaspor taraftarı… Siz bu sevdanın en güçlü sesisiniz! Bursaspor yalnızca sahada değil, tribünde de şampiyonluğa oynuyor.
İnanıyoruz, kenetleniyoruz, hedefe yürüyoruz!
Bu hikâyenin sonu Süper Lig olacak!
💚🤍 Yolun açık olsun Bursaspor!
@BursasporSk@EnsCelik16@teksasorg
"Yalan söylediklerini biliyoruz.
Yalan söylediklerini biliyorlar. Yalan söylediklerini bildiğimizi biliyorlar.
Yalan saylediklerini bildigimizi bildiklerini biliyoruz.
Ama hâlâ yalan söylüyorlar."
BENİMLE ARKADAŞ OLMAK GÜZELDİR, AMA HERKESİN HARCI DEĞİLDİR!
Benim için arkadaşlık; vefa, dürüstlük, sadakat ve karakter meselesidir. Dili, dini, ırkı ne olursa olsun önce insan olacaksın! Menfaatin için eğilip bükülmeyecek, çıkarın uğruna adam satmayacak, yüzüme gülüp arkamdan iş çevirmeyeceksin.
Faruk Çelik’le görüşebilmek için bin takla atan, karşısına geçince sevgi gösterilerinde bulunup,fotoğraf çektirmek için adeta yalvaran; sonra da arkasından entrika çeviren biri, benim arkadaşım olamaz!
Madem bu kadar cesursun, madem söyleyecek sözün var; yüreğin yetiyorsa Faruk Çelik’in karşısına çık, yüzüne söyle! Arkasından konuşmak kolay; asıl mesele yüzüne karşı da aynı sözleri söyleyebilmektir.
İşine gelince yakınlık gösterip menfaatin bitince tavır değiştirmek, sonra da kalkıp ahlâk ve dürüstlük dersi vermek kimseye yakışmaz. Önce aynaya bakacaksın, sonra başkasını yargılayacaksın.
Benim herkesle selamım olur ama herkesle yolum olmaz. Arkadaşlık başka, menfaat ortaklığı başkadır!
Allah’tan korkacak, kuldan utanacak, vicdanını menfaate satmayacaksın.
SON SÖZÜM NET:
Benim kapım dürüst olana açık, ikiyüzlülüğe kapalıdır. Benimle yürümek isteyen, önce karakterini ortaya koyacak.
ÇÜNKÜ BENİM DÜNYAMDA MENFAATİN DE BEDELİ VARDIR, İHANETİN DE… AMA KARAKTERİN FİYATI YOKTUR!
Bursasporlu Hukukçular Derneği'nden Kulübümüze Ziyaret
Bursasporlu Hukukçular Derneği Başkanı Hakan Dinçtürk ve Yönetim Kurulu Üyeleri, kulübümüzü ziyaret ederek Başkanımız Enes Çelik ile bir araya geldi.
Ziyarette yeni kurulan derneğe başarı dileklerini ileten Başkanımız Enes Çelik, Bursasporlu Hukukçular Derneği'ne üye oldu.
13 yıl sonra BTSO’da değişim yaşandı.
Ve bugün bazıları için sadece seçim bitmedi, bir devrin de perdesi kapandı.
Aylarca ahkâm kestiler.
Daha sandık açılmadan kazanan ilan ettiler.
“Kesin böyle olacak”, “Şu komite bizde”, “Şu kadar fark var” diye ortalıkta dolaştılar.
Desteksiz atmanın serbest olduğu günlerdi.
Kendileri gibi düşünmeyeni hedef aldılar.
Birilerini destekleyenleri hain ilan ettiler.
Algıyı gerçek, dedikoduyu bilgi, temenniyi sonuç zannettiler.
Ama unuttukları bir şey vardı:
BTSO’da son sözü sosyal medya değil, sandık söyledi.
Ve sandık konuştu.
13 yıllık alışkanlık değişti.
Bir tarafta kibri güç, ayrıcalığı meziyet sananlar vardı.
Diğer tarafta halkın içinden gelen, mütevazı ama boyun eğmeyen bir duruş…
Bursaspor’un zor günlerinde yanında duranlara karşı kurulan bütün o büyük cümlelerin, bütün o iddiaların, bütün o “kesin”lerin karşılığını bugün sandık verdi.
Sonra ne oldu?
Dün ön safta poz verenler bugün geri çekilmeye başladı.
“Hayır olsun” mesajları silindi.
Paylaşımlar kaldırıldı.
Bazıları dün söylediklerini bugün hiç söylememiş gibi davranmaya başladı.
Ama sosyal medya unutmaz.
Ekran görüntüsü alınır.
Not tutulur.
Söz kaybolmaz.
Çünkü insan ağzıyla kuş tutabilir ama ağzından çıkanı tutamaz.
Gün gelir, dün söyledikleriniz önünüze konur.
Hele bir de başkalarının yüzüne bakarak söylediğiniz sözler varsa…
İşte o zaman mesele seçim olmaktan çıkar, mesele karakter meselesine dönüşür.
Bir de taraf olmak suçmuş gibi konuştular.
“Kim sahaya indi?”
“Kim kimi destekliyor?”
“Kim kimin yanında?”
Yahu kardeşim, taraf olmak suç değil.
Ama tarafını gizleyip algıyı gerçek diye satmak başka bir şeydir.
Siyasette de ticarette de herkesin bir yakını, bir dostu, bir hesabı olabilir.
Ama bunun adı yalan söyleme özgürlüğü değildir.
Yalanın da bir sınırı vardır.
Algının da bir ömrü vardır.
Sandığın ise son sözü vardır.
Bugün o son söz söylendi.
Şimdi herkes birbirinin yüzüne bakacak.
Aynı şehir…
Aynı iş dünyası…
Aynı mahalle…
Aynı insanlar…
Sanki hiç konuşmamışlar, hiç kimseyi hedef almamışlar, hiç kimse hakkında hüküm vermemişler gibi hayatlarına devam edecekler.
Göreceğiz.
Kim ne söyledi, kim kimin yanında durdu, kim hangi hesabı yaptı; zaman hepsini ortaya çıkarır.
Çünkü seçim bitti.
Savaş kazanılmadı.
Birileri düşman değildi.
Aynı şehrin insanlarıydı.
Şimdi asıl mesele şu:
Bu kadar kavganın sonunda ne kazandınız?
Bursa bugün bir şeyi daha gösterdi:
Ticaret başka, siyaset başka.
Sandık başka, algı başka.
Devletin makamları başka, iş dünyasının iradesi başka.
Devletin en üst makamlarını bir seçimin parçası haline getirerek sonuç alınamayacağını da bu şehir bir kez daha gösterdi.
Çünkü sandığın karşısında unvan susar, makam susar, algı susar.
Oy konuşur.
Ve bugün oy konuştu.
Şimdi yeni dönem başladı.
Dün kaybedenler bugün “Aslında biz de sizden yanaydık” diyecekler, buna da eminim.
Yeni pozisyonlar alınacak.
Yeni cümleler kurulacak.
Dün söylenenler yeniden yorumlanacak.
Çünkü bazıları için değişmeyen tek şey vardır:
Güç neredeyse onlar da oradadır.
Ama bu kez iş o kadar kolay mı, onu zaman gösterecek.
Bizim için değişmeyen tek şey ise belli:
Yalanın yanında olmayacağız.
Algının yanında olmayacağız.
Kim güçlüyse onun yanında olmayacağız.
Doğrunun yanında olacağız.
Bursa çok seçim gördü.
Çok hesap gördü.
Çok yüz gördü.
Bugün de hafızasına yeni bir sayfa ekledi.
Sandık konuştu.
Maskeler düştü.
Ders alması gerekenler de belli oldu.
Yeni tur başladı.
Yeni şans önünüzde.
Şansınızı iyi değerlendirin.
Çünkü Bursa’nın hafızası güçlüdür.
Unutmaz..
Bir kez daha seslendi Cumhurbaşkanı Erdoğan…
Anlamayanlara, duymayanlara, görmek istemeyenlere bir kez daha açık ve net konuştu.
Siyaset; kavga, kutuplaştırma ve yıpratma savaşı değildir.
Anlayan anlar…
@RTErdogan@bursa
Laf olsun diye turşuculuk yapanın bu işte bir âlemi yok!
Yırtık dondan çıkan yaprak gibi her şeye burnunu sokma.
Belli ki bir karın ağrın var ama adresi yanlış seçtin.
Burası senin yerin değil. Benim tarafım belli. Sizi hâlâ çözemedim!
Madem bu kadar rahatsızsın, fazla oyalanma…
Hadi kardeşim, başka mahalleye!
YOK SEÇİM KURULU İNCELEYECEK…
YOK İTİRAZLARLA SONUÇ DEĞİŞECEK…
Ben bir seçmen olarak sandığa gittim, oyumu kullandım ve süreci başından sonuna kadar takip ettim.
İtirazlar oldu, yeniden sayımlar yapıldı, kura çekildi. Sonuçta tablo değişmedi. Hatta kaybedenler oldu, kazananlar oldu.
Bugün geldiğimiz noktada yeşil listenin meclis üyeliğindeki üstünlüğü ortada. Son söz artık meclis üyelerinin.
Sandık konuştu.
Şimdi herkesin yapması gereken, sandığın verdiği mesajı doğru okumak ve milletin iradesine saygı göstermektir. BTSO seçim sürecinde resmi kesinleşme prosedürü devam ediyor; ancak seçim kurulunun yayımladığı takvimde itirazların karara bağlanmasının ardından kesin sonuçların ilan edileceği açıkça belirtiliyor. (BTSO)
Ve aklıma şu söz geliyor:
“Hastayım dedim, inanmadınız…
Ahada öldü!
Nasıl olacaksa artık…”
Bazı gerçekleri kabul etmek için illa cenazeyi mi beklemek gerekiyor?
Pınar Aydın hanım siz ne anlatıyorsunuz? Ne anladın matlıya nerden getirdin sözü kim kime söz vermiş. Senin mesleğin gazetecilik reklam alabilirsin kazanabilirsin ! Benimle ne alaka ben sizin gibi haber mi yapıtım. Burkay kazandı diye canlı yayın mı açtım. Lütfen beni polemiğe çekme.
Evet, süreçte ben kast ettiğin o piyonları fark ettim Ercan’cım.
Noter huzurunda Matlı kazanırsa umarım o piyonlara verdiğiniz sözü, söz ettiğin o kalabalıklara dağıttığınız o mavi boncuğun hakkını verirsiniz.
Biz de o zaman taktir ederiz helal olsun tuttukları sözleri yaptılar deriz ancak piyon olarak gördüğünüz iş insanlarına o dönem şayet gelirse zafer sarhoşluğu ile unutmayın. Zira hepsi pırıl pırıl insanlar. Bir çoğunu tanıyorum.
Çok sıkı takip edeceğim.
Satranç oynarken en çok filin hamlesini severim. ♟️
Fil düz gitmez; çizer ve beklenmedik yerden gelir.
Atlar sıçrar, piyonlar ise oyunun en kalabalık ordusudur. Her biri zamanı geldiğinde, oyunun seyrine göre kullanılır.
Demem o ki; satrançta da hayatta da her hamleye dikkat etmek gerekir.
Çünkü bazen tek bir hamle yeter…
Sakın o sesi duyma:
ŞAH!
VE MAT!
Bursa BTSO seçimini yaptı. Resmî olmayan sonuçlara göre Matlı grubu meclis üyeliklerinde galip geldi. Ancak bu seçimin dikkat çeken sonuçlarından biri de 14. Komitede yaşandı.
Safa Çelik, mevcut oyunu üçe katlayarak tam 190 oyla komite başkanı ve meclis üyesi seçildi. Üstelik İbrahim Burkay'a rağmen!
Bu, sıradan bir seçim başarısı değil. Sahadaki emeğin, yoğun çalışmanın ve ortaya konulan mücadelenin sandığa yansımasıdır. Böylesine güçlü bir sonuç karşısında sevinmek de gurur duymak da son derece doğaldır.
Seçim sürecinde sürekli Faruk Çelik'in isminin gündeme getirilmesi, şimdi de Safa Çelik'in başarısının konuşulması, aslında bu isimlerin Bursa'daki etkisini bir kez daha ortaya koyuyor.
Bir insanın soyadı değil, ortaya koyduğu emek ve aldığı destek konuşulmalı. Sandıkta 190 oyla ortaya konan irade, her türlü yorumun ötesindedir.
Safa Çelik çalıştı, mücadele etti, oyunu üçe katladı ve kazandı.
Sözün özü: ADAM KAZANDI!
@safaycelik@EnsCelik16@farukcelikcomtr
Biz @EnsCelik16 olarak söylediğiniz her şeye inanıyor, her sözünüze imza atıyoruz.
Tohum saç, vermezse toprak utansın!
Hedefe varmayan mızrak utansın!
Hey gidi Küheylan, koşmana bak sen!
Çatlarsan, doğuran kısrak utansın!
Söz de bizim, duruş da bizim.
TFF’nin bugün açıkladığı listede ismimin yer alması üzerine açıklamamdır:
Şahsıma ait olduğu iddia edilen hesap, eski ve kısa bir döneme aittir.
Bahsi geçen tarihlerde Bursaspor 3. Lig’deydi ve Bursaspor’un lig maçları dahi başlamamıştı.
Öncelikle şunu açıkça ifade etmek isterim: Taraftarlarımız son derece müsterih olsun. Başkanlığım süresince Bursaspor Kulübü’nü ve büyük Bursaspor camiasını zan altında bırakacak, kulübümüzün itibarına zarar verecek veya camiamızın değerlerine gölge düşürecek hiçbir eylemin içerisinde bulunmadım.
Saygılarımla