📍Bolu
AK Parti Genel Başkan Yardımcımız ve Siyasi ve Hukuki İşler Başkanımız Sayın Hayati Yazıcı’nın katılımlarıyla Bolu’da düzenlenen Batı Karadeniz Bölge Toplantısı’na, ana kademe ve ilçe Siyasi ve Hukuki İşler Başkanlarımızla birlikte iştirak ettik.
İki gün süren toplantılarımızda teşkilat çalışmalarımızı, sahadaki faaliyetlerimizi ve Siyasi ve Hukuki İşler Başkanlığımızın yürüttüğü çalışmaları kapsamlı şekilde değerlendirdik. Değerli başkanımız Sayın Hayati Yazıcı’nın kıymetli bilgi ve tecrübelerinden istifade ederek verimli istişarelerde bulunduk.
Toplantımızın hayırlara vesile olmasını temenni ediyor, bizlere gösterdikleri misafirperverlik dolayısıyla Bolu İl Başkanımız Sayın Suat Güner’e ve kıymetli teşkilatına teşekkür ediyorum.
Durmadan, yorulmadan; güçlü teşkilat, güçlü Türkiye hedefiyle çalışmaya devam edeceğiz.
@RTErdogan@Akparti@Hayati_Yazici@abuyukgumus@mchtylmz@selmanaltasordu
Terör örgütleri için artık deniz tükenmiştir. Türkiye’ye düşmanlıkla varılabilecek hiçbir yer yoktur.
Devletimiz kendine yönelen her türlü tehdidi bertaraf edecek, hainlerin başını ezecek kudrete ziyadesiyle sahiptir.
Herkes hesabını kitabını buna göre yapmalıdır.
İl Başkan Yardımcımız Sayın Erdal Mercimek ile birlikte Çaydeğirmeni Belediye Başkanımız Sayın Satılmış Gebeş’i ziyaret ederek beldemizde devam eden çalışmalar ve önümüzdeki döneme ilişkin projeler üzerine değerlendirmelerde bulunduk.
Göreve geldiği günden bu yana Çaydeğirmeni için büyük bir gayret ortaya koyan Belediye Başkanımız Sayın Satılmış Gebeş’in çalışmalarını memnuniyetle takip ediyoruz. Özellikle beldeye kazandırdığı düzenlemeler ve belediye hizmet binası önünde hayata geçirilen çalışmalar, Çaydeğirmeni’ne ayrı bir değer katıyor.
Hemşehrilerimizin daha güzel ve daha huzurlu bir Çaydeğirmeni’nde hayatlarını sürdürmeleri için emek veren Belediye Başkanımız Sayın Satılmış Gebeş’e teşekkür ediyor, çalışmalarında kolaylıklar ve başarılar diliyorum.
@RTErdogan@Akparti@abuyukgumus@mchtylmz@selmanaltasordu
NATO Zirvesi, “Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ne ne gerek var” diyenlere, “iktidara gelirsek Külliye’yi yıkacağız” diyen vizyon fukaralarına bu eserin ne işe yaradığını, ne amaçla inşa edildiğini, Türkiye için ne manaya geldiğini çok net biçimde göstermiştir.
Cumhurbaşkanlığı Külliyemiz, tıpkı Gazi Meclisimiz gibi devletimizin ve 86 milyonun temsil makamıdır.
Malum çevrelerin hedef aldığı bu mekân Milletin Evi’dir.
Burası, asırlardan süzülüp gelen devlet aklının, milletimizin dünya sahnesindeki itibarının, Türkiye’nin güç ve ağırlığının mimari zemindeki buluşma noktasıdır.
Eski nizamın yoğun bakımda olduğu, yeni sistemin ise doğum sancıları çektiği bu dönemde küresel diplomasinin kalbi Külliyemizde atmaktadır.
“Beş dakikacık bir görüşme” için muhataplarına yalvaran zavallıların sırf gündeme gelebilmek için yaptığı eleştirilere sadece gülüp geçiyoruz.
Yabancılaşma kötüdür ama kişinin kendi ülkesine, kendi milletine yabancılaşması, hatta düşmanlaşması çok daha kötüdür.
Her zaman söylediğim gibi, Türkiye Cumhuriyeti hepimizin ortak devletidir.
Hangi partiden, görüşten, kökenden olursak olalım hepimiz bu devletin vatandaşıyız, bu aziz milletin ferdiyiz.
Türkiye için iyi olan hepimiz için iyidir, faydalıdır, hayırlıdır.
Türkiye’nin başarısı 86 milyonun tamamının başarısıdır.
Türkiye’nin sıkıntısı ise bilaistisna hepimizin sıkıntısıdır.
Millî meselelerin, ideolojik kavga ve siyasi polemiklerin aparatı yapılmasını biz doğru bulmuyoruz.
Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi Programı’nın kapsamını ve bütçesini genişletiyoruz.
Kriterleri Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız tarafından ilan edilecek bu yeni uygulama için program bütçesini 750 milyar liraya çıkarıyoruz.
Sanayicilerimizin sadece yeni yatırımları için değil, işletme sermayesi noktasında da uygun koşullu finansmana erişim imkânını güçlendiriyoruz.
Hayata geçirdiğimiz yeni finansman programı ile 250 milyar liralık uygun koşullu bir kredi paketini daha imalat sanayisinin istifadesine sunuyoruz.
Program paydaşı bankalardan piyasa koşullarından daha cazip olan, 6 ay ana para ödemesiz, 36 aya kadar vadeli kredilerin 12 puanlık maliyetini de hükûmet olarak biz karşılıyoruz.
Bu iki program sayesinde imalat sanayisi için toplam 1 trilyon liralık uygun koşullu kredinin önünü açmış oluyoruz.
Sanayi sektörümüze ve ülkemize hayırlı olsun.
Türkiye Cumhuriyeti, mazisi şanla, şerefle dolu binlerce yıllık devletler silsilemizin son halkasıdır.
Mehter marşından, yeniçeriden, merasimlerin tam da tarihimize yaraşır biçimde icra edilmesinden rahatsız olanlara şunu hatırlatıyorum:
Artık reddimiras yapan bir Türkiye yok.
15 Temmuz hain darbe teşebbüsünün 10’uncu yılında, vatanı, bayrağı, ezanı ve millî iradeyi müdafaa ederken şehadet şerbeti içen 253 kahramanımızı rahmetle, minnetle yâd ediyorum.
Darbecilerin ölüm kusan silahlarına göğsünü siper eden gazilerimize Cenab-ı Allah’tan sağlık, afiyet ve hayırlı ömürler diliyorum.
15 Temmuz destanını iftiharla selamladığımız bu önemli yıl dönümünde, kahraman şehitlerimizin aziz ruhlarını hatmişeriflerle, dualarla, Kur’an-ı Kerim tilavetleriyle şad eyleyen tüm vatandaşlarıma teşekkür ediyorum.
Rabb’im cümle şühedanın mekânını inşallah cennet eylesin.
O karanlık gece boyunca istiklal ve istikbaline sahip çıkan…
Okunan salaları manevi bir zırh gibi kuşanıp şanlı bir direnişe imza atan…
Esarete boyun eğmeyeceğini, zulme rıza göstermeyeceğini dünyaya ilan eden her bir vatandaşıma, her bir kardeşime şükranlarımı sunuyorum.
Milletimizin istiklali, devletimizin bekası, demokrasimizin geleceği uğruna baş verse dahi baş eğmeyen yiğitleri daima şükranla anacak, destanlaşan mücadelelerini her zaman gururla hatırlayacağız.
15 Temmuz gecesi “hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir” düsturuna sahip çıkarak millî irade düşmanlarını püskürten Gazi Meclisimizle ve onun vatanperver üyeleriyle iftihar ediyoruz.
Meclisimizin necip mensuplarının, bundan sonra da inşallah aynı azim ve kararlılıkla millî irade ve millî egemenliğe yönelik tehditlere karşı tam bir dayanışma içinde hareket edeceğine yürekten inanıyorum.
FETÖ kaynaklı tehdit karantinaya alınmış olmakla birlikte FETÖ tehlikesi hâlen devam etmektedir.
Yalanı su gibi içen, bukalemun gibi sürekli renk değiştiren böylesine sinsi bir yapıyla mücadele asla rehavete gelmez, tavsamayı hiçbir surette kaldırmaz.
Altını çizerek söylemek istiyorum:
Demokrasinin imkânlarını kullanıp kurumların içine sızarak güç devşiren, fırsatını bulduğu ilk anda da kendi insanına silah doğrultan habis bir zihniyetle karşı karşıya olduğumuzu hiçbir zaman unutmamalıyız.
Çünkü Allah muhafaza, unutursak eski sıkıntıları tekrar yaşarız.
Unutursak şehitlerimize olan görevimizi yerine getirmemiş oluruz.
Unutursak 86 milyonun emanetine hakkıyla sahip çıkmamış oluruz.
O yüzden unutmayacağız, dikkatli olacağız, tetikte olacağız, müteyakkız olacağız, örgütle mücadelede gardımızı bir an olsun düşürmeyeceğiz.
Zalime merhamet etmek, mazluma zulmetmek demektir.
Biz ne bugün ne yarın böyle bir gaflete inşallah düşmeyeceğiz.
15 Temmuz; iç vesayet odaklarının dışarıdaki mahfillerle iş birliği içinde gerçekleştirdikleri Sevr’i tekrar diriltmeyi, Türkiye’yi bir sömürge ülkesi haline dönüştürmeyi amaçlayan güncellenmiş bir emperyalist projedir.
FETÖ olduğu sürece FETÖ’yle mücadele de olacaktır.
Yaşananlardan dersler çıkararak FETÖ’yle mücadeleyi hukuk zemininde, tehlike tamamen ortadan kalkana kadar sabırla sürdüreceğiz.
O şehit ve gaziler ki yağmur gibi yağan kurşunlara karşı, helikopter ve F-16’lardan atılan bombalara karşı, namlusunu millete çeviren haysiyetsizlere karşı tarihe geçen muhteşem bir destan yazdılar.
“Bu ülkeyi ruhunu bir dolara satmış alçaklara teslim etmeyeceğiz” dediler…
Şunu gençlerimizin her zaman akıllarında tutmalarını rica ediyorum:
10 sene önce olduğu gibi bugün de dünyanın gözü bizim üzerimizde.
Bugün dünya bize bakıyor, Türk milletine bakıyor; Beyrut, Şam, Halep, Trablus, Trablusşam, Saraybosna bizi takip ediyor.
Gazze’nin, Batı Şeria’nın, Kudüs’ün masum çocukları bizi izliyor.
Orta Doğu’dan Balkanlar’a, Kafkasya’dan Afrika’ya mazlum ve mağdurlar büyük bir umutla Türkiye’ye bakıyor.
Bu umudu söndürmek için her türlü kirli senaryoyu devreye alanlara Allah’ın izniyle meydanı terk etmeyeceğiz.
Bir olacağız, beraber olacağız; tek yürek, tek ses, tek nefes olacağız; birbirimizi Allah için sevecek; her karışında barışın, huzurun, refahın olduğu büyük ve güçlü Türkiye’yi hep birlikte inşa edeceğiz.
Nasıl 10 yıl önce bu ülkeyi kardeşlikle, birlikle, dayanışmayla esaretin pençesinden kurtardıysak inşallah geleceğe de yine gönül birliği içinde beraberce taşıyacağız.
Müslüman Türk’ün yolunu gözleyenlere tüm imkânlarımızla destek olmaya devam edeceğiz.
Kadın ve Gençlik Kolları Başkanlarımız, İlçe Başkanlarımız ve İlçe ÜKOM Başkanlarımızla bir araya gelerek saha çalışmalarımızı değerlendirdik, önümüzdeki dönemde gerçekleştireceğimiz faaliyetler üzerine istişarelerde bulunduk.
AK Parti teşkilatları olarak en büyük gücümüz; birlik ve beraberliğimiz, samimiyetimiz ve ortak dava bilincimizdir. Her zaman olduğu gibi sahada, hemşehrilerimizin yanında olmaya, gönüllere dokunmaya ve Zonguldak’ımız için hep birlikte çalışmaya devam edeceğiz.
Rabbim birlik ve beraberliğimizi daim, gayretimizi bereketli eylesin.
@RTErdogan@Akparti@abuyukgumus@mchtylmz@selmanaltasordu