Türk voleybolunun gurur gecesi! 🇹🇷🏐
VakıfBank Kadın Voleybol Takımı’nı Şampiyonlar Ligi şampiyonluğundan dolayı yürekten kutluyor, finalde büyük bir mücadele ortaya koyan Eczacıbaşı Dynavit Kadın Voleybol Takımı’nı da tebrik ediyorum.
Kardeşlerim;
Londra’dan gelen market fiyatlarını paylaşıyorum.
Temel gıda sepeti yapalım.
Kıyaslamak için 1 poundu 61 lira alalım.
Girelim markete…
1 kg pirinç 2.79 £,
1 kg un 1.19 £,
1 kg dana eti 10.99 £,
1 kg tavuk göğsü 4.49 £,
1 kg tam yağlı süt 1.49 £,
1 litre ayçiçek yağı 2.19 £,
1 kg toz şeker 1.49 £,
800 gr beyaz peynir 8.39 £,
500 gr makarna 1.39 £,
500 gr çay 4.99 £.
400 gr bezelye konservesi 0.99 £,
200 gram tereyağı 3.29 £,
12’li yumurta 3.79 £.
Toplam: 47.47 £.
Bu sepet 2 bin 896 TL.
Şimdi gelelim memlekete.
Tüm illerimizde olan bir zincir marketin web sitesinden aynı sepeti yapalım.
Muadilleriyle kıyaslayalım.
1 kg pirinç 165 TL,
1 kg un 50 TL,
1 kg dana eti 1100 TL,
1 kg tavuk göğsü 370 TL,
1 kg tam yağlı süt 105 TL,
1 litre ayçiçek yağı 175 TL,
1 kg toz şeker 45 TL,
1 kg beyaz peynir (800 gramı) 275 TL,
500 gr makarna 35 TL,
500 gr çay 170 TL,
670 gr bezelye konservesi (400 gramı) 51 TL
200 gram tereyağı 200 TL,
2 adet 6’lı yumurta 114 TL,
Toplam: 2 bin 855 TL.
Bu sepet 46.8 £.
Savaştaki İran’da market fiyatlarını gündeme getirdiğimde, pek çok ürün alım gücüne rağmen bile Türkiye’de daha pahalıyken satın alma paritesini öne sürenler olmuştu.
Londra’da savaş yok.
Alım gücü ortada.
Türkiye’de haftal��k 45 saat karşılığı kazanılan aylık asgari ücret 28 bin 75 TL.
Londra’da saatlik asgari ücret (Londra Yaşam Ücreti) 14,8 £.
Yani Londra’da asgari ücretlinin bir aylık net geliri yaklaşık 135 bin TL.
Londralı 5 misli fazla kazanıyor.
Ama aynı sepet için bizimle aynı parayı ödüyor.
Bu işte bir terslik yok mu?
Londra finansın başkenti.
Yaşam maliyeti endekslerinde; dünyanın en pahalı şehirleri arasında.
Buna rağmen aynı temel ihtiyaç sepeti için;
Londra’da 3 saat çalışıyorsun.
Türkiye’de 18 saat.
Bu işte bir terslik yok mu?
Un ihracatında dünya lideriyiz.
Un bizde 50 lira, Londra’da 72 lira.
Yumurta ihracatında dünya üçüncüsüyüz.
Yumurtanın tanesi ortalama 9-10 lira, Londra’da 20-25 lira.
Ayçiçek yağı ihracatında dünya dördüncüsüyüz.
Ayçiçeği bizde 175 lira, Londra’da 134 lira.
Çay üretiminde dünya beşincisiyiz.
Çay burada 170 lira, Londra’da 304 lira.
Türkiye’de tarladan çıkan ürün binlerce kilometre öteye gidiyor.
Nakliyesi, gümrüğü, vergisi…
Fiyatlar eklene eklene, Londra’daki rafa çıkıyor.
Türkiye’deki vatandaşın kendi ülkesinde üretilen ürünü alım gücü, o ürünü ithal eden Londralıdan katbekat daha düşük.
Bu işte bir terslik yok mu?
Türkiye’de 17.5 milyon sığır var.
Birleşik Krallık’ta 9.3 milyon.
Bizde 46 milyon koyun var.
Onlarda 30 milyon.
Mera alanı bizde daha çok.
Hayvan burada, mera burada…
Ama et İngilizin tabağında.
Bu işte terslik yok mu?
Birleşik Krallık’ta gıda enflasyonu %3.7.
Haydi, o gelişmiş ülke…
Çatışma altındaki;
Lübnan’da %19.4.
Filistin’de %16.4.
Ukrayna’da %9.5.
Somali’de %7.8.
Bizde, TÜİK’e göre bile, %32.3.
Bu işte terslik yok mu?
Kardeşlerim;
Londra ile Türkiye arasında elbette fark vardır.
Bu farkın adı AKP’dir.
AKP iktidara dün gelmedi.
23 yıldır tarımı ve hayvancılığı yönetiyor.
23 yıldır ücretleri belirliyor.
Sonunda tablo ortada…
Emeğimiz ucuz.
Soframız pahalı.
Meksikalı gibi kazanıyor,
Londralı gibi harcıyoruz.
Tekrar ediyorum:
Coğrafya kaderdir ama kötü yönetim kader değildir.
Türkiye Belediyeler Birliği’nde bugün yapılan seçimle birlikte sorumluluğumuz daha da büyüdü. Birlik, beraberlik anlayışıyla; hiçbir ayrım gözetmeden, herkese eşit hizmet için çalışmaya devam edeceğiz.
Bu süreçte aday olan Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanı Fırat Görgel’i de tebrik ediyor, bizi destekleyen, desteklemeyen herkese teşekkür ediyorum.
Ya çok temel bir zeka sorunu ya da büyük bir samimiyetsizlik var.
AKP, “1 Mayıs’ta Taksim yasak” diyor.
Siz değil miydiniz 2010’ların başında “Tabuları yıkıyoruz” diye Taksim’i açan?
Ne oldu o özgürlükçü masallarınıza?
Demek ki derdiniz hak, hukuk değilmiş.
Zaten hiç olmamış.
Siz değil miydiniz “Yasaklar, yoksulluk, yolsuzluk” diyen?
Yani o meşhur “3Y ile mücadele” vaadinde bulunan?
Ülkeyi 3Y bataklığına çevirdiniz.
Anayasa Mahkemesi ne dedi?
“Mekan seçme serbestisi kategorik olarak yasaklanamaz.”
Yani “Keyfim öyle istedi, Taksim kapalı” diyemezsin.
Sizin derdiniz “güvenlik” falan değil.
Tek derdiniz var.
“Benim çizdiğim sınırda nefes alabilirsin” diyorsunuz.
Taksim emekçinin ortak hafızasıdır.
Siz emeğin hafızasını silmeye çalışıyorsunuz.
Biz Taksim Meydanı’na biber gazlarının içinden geçerek girdik.
Derdimiz bağcıyı dövmek değil.
Biz dört mevsimi özgürlük olan bir Türkiye istiyoruz.
Bakın, aşağıdaki video 2012’den.
On binlerce insan Taksim’e çıktı.
Şarkılar söyledi, halaylar çekti.
Ne oldu, devlet mi yıkıldı?
Gök mü delindi?
Tam tersine…
Demek ki olabiliyormuş…