Eşimin vefatından bir hafta sonra hemen suç duyurusunda bulunmuştum. Ardından davayı kabul edecek bir avukat arayışına girdim. Avukatım bana bunun uzun bir süreç olacağını söyledi ve Berkin Elvan davasında bile iki yıldır henüz karar çıkmadı dedi. Her şeye hazır olduğumu +
ömrüm boyunca bu davanın takipçisi olacağımı söyledim. Aktif sabırla üzerime düşen her şeyi yaptıktan sonra sonucu da sabırla bekledim. Bu hem haksızlığa karşı mücadelem hem de eşime vefa borcumdu. 9 yıl 9 ay sonra sonunda beklenen karar çıktı. Hayırlara vesile olsun.
Akın Gürlek'in; açıklanamayan mal varlığı hakkındaki haberlere yaptığı şikayetleri soruşturan savcılara, soruşturmaları ağır yürütmeleri, tapu vb. kurumlardan hiçbir şey istememeleri, zamana yayıp takipsizlikle soruşturmaları kapatma talimatı verdiği anlaşılalı birkaç saat oldu
Sb @ademyarslan Konuşan Fatih Öz ve onu destekleyen MultiKulti çok rahat yalan söylüyorlar. Almanyada bu tür konuları yakından takip eden birisi olarak bu söylediklerinin asılsız, uydurma, veriye dayanmayan iftira ve dedikodular olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. 2025 raporunu bizimle paylaşsın dürüst bir kişi ise. Vatandaşlık başvurularını bekletiyorlarmış öğrencilerin. Bu nasıl bir kuyruklu yalan! Kendisine mi başvuruculara mı vermişler bu bilgiyi? Süreç nasıl işler haberi yok! Yapmayın arkadaşlar değmez bu kadar yalana!
2025 yılı Anayasa Koruma Raporu henüz yayınlanmadı. Rapor her zaman bir sonraki yıl yayınlandığı için, şu anda (2026 başı) da yayınlanması beklenmiyor.
2024 Anayasa Koruma Raporu: 2024 yılındaki olayları ve rakamları özetleyen bu rapor, 10 Haziran 2025 tarihinde Federal İçişleri Bakanlığı ve Federal Anayasa Koruma Dairesi tarafından sunulmuştur.
Federal düzey Verfassungsschutzbericht 2024 raporunda Gülen hareketine yönelik özel bir negatif değerlendirme, tehdit sınıflandırması ya da izlenen örgüt tanımlaması bulunmamaktadır.
✘ Raporda bu hareketle ilgili doğrudan bir analiz ya da negatif vurgulama yoktur.
Fatih Öz ve MultiKulti (her ikisini de tanımam) neden açık açık yalan söyler ?!
Ayrıca bilgiye dayandırma girişimi, yer, lokasyon ve kritik konular içermesi nedeniyle ilgimi çekti. Hesaplanabilir Sosyal Bilimler verilerini inceleyen birisi olarak konuyu ele aldım.
Syn @DrHuseyin_Demir Bey'in ifade ettiği gibi RAPOR henüz yayınlanmamış ve şu 1,2 dakikaya sığdırılan iddiaların açık açık yalan oluşu masum gelmiyor hiç !
İncelenen İddialar:
1. Almanya Anayasayı Koruma Teşkilatı'nın (BfV) 2025 raporunda Gülen Hareketi'nin "çift katmanlı yapısının" demokrasiye tehdit olarak raporlandığı.
2. Frankfurt ve Münih'teki Gülen hareketine bağlı eğitim derneklerinin "kamu yararı" (Gemeinnützigkeit) statülerinin askıya alındığı.
3. Bu derneklere yapılan 600.000 Euroyu aşan devlet yardımlarının dondurulduğu.
4. Bu derneklerle bağı olan aile ve öğrencilerin Alman vatandaşlık başvurularının "anayasaya sadakat şüphesiyle" reddedilme riskiyle karşı karşıya olduğu.
Raporun Varlığı
İlk ve en temel sorun burada başlıyor. Bugün 2 Mart 2026. İddialar, 2025 yılı raporuna dayanıyor. Ancak basit bir araştırmayla görüyoruz ki, Anayasayı Koruma Teşkilatı raporları, ilgili olduğu yılı takip eden yılın ortalarında yayınlanır. Yani 2025 raporu, en erken 2026'nın yaz aylarında yayınlanabilir.
Şu an itibarıyla en güncel ve kamuya açık olan rapor, 10 Haziran 2025 tarihinde Federal İçişleri Bakanı ve BfV yetkilileri tarafından sunulan 2024 Verfassungsschutzbericht'tir.
Dolayısıyla, iddialar henüz yazılmamış, hatta verileri tam olarak toplanmamış bir rapora dayanıyor. Bu durum, tek başına bile tüm iddiaları temelden sarsıyor.
2024 Raporunun İçerik Analizi
Peki, belki de bir "dil sürçmesi" olmuştur ve kastedilen en güncel rapor olan 2024 raporudur diye düşünerek, 400 küsurat sayfalık bu resmi belgeyi detaylıca inceledik. Sonuçlar ortaya atılan iddialarla taban tabana zıt.
"Gülen" Kelimesi Nerede Geçiyor?: Raporun tamamında "Gülen" kelimesi sadece 3 kez geçiyor. Bunlardan biri dizin (index) sayfasında. Geriye kalan iki yer ise (Sayfa 327 ve 342) çok kritik bir gerçeği ortaya koyuyor.
Bağlam Her Şeydir: Bu iki bölümde Gülen Hareketi, Almanya'nın izlediği bir tehdit olarak değil, tam tersine Türk istihbarat servislerinin Almanya'daki casusluk ve baskı faaliyetlerinin bir hedefi/mağduru olarak anılıyor.
Yani Alman devleti, "Gülen Hareketi bir tehdittir" demiyor; "Türkiye, Gülen Hareketi mensuplarını Almanya'da hedef alıyor ve bu bizim egemenliğimize bir müdahaledir" diyor.
Özel Bölüm Yok: Raporda PKK, DHKP-C gibi Almanya tarafından "izlenen örgüt" olarak sınıflandırılan yapılar için özel ve detaylı bölümler ayrılmışken, Gülen Hareketi için böyle bir bölüm bulunmuyor. Bu, hareketin federal düzeyde bir tehdit olarak görülmediğinin en net kanıtıdır.
Grafikte de görüldüğü gibi, Alman devleti için güvenlik riski teşkil eden ve izlemeye alınan gruplara onlarca sayfa ayrılırken, Gülen Hareketi bir tehdit kategorisinde yer almadığı için kendine özel bir bölümü dahi bulunmuyor. Aksine, yabancı bir devletin faaliyetleri bağlamında bir dipnot olarak geçiyor.
Tüm bu veriler ışığında, dolaşıma sokulmak istenen GLOBAL 15 TEMMUZ iddiaların kasıtlı bir dezenformasyon kampanyasının parçası olduğu net bir şekilde anlaşılıyor.
Peki ama neden?
Amaç, Türkiye'deki baskılardan kaçarak Almanya'ya sığınmış ve yeni bir hayat kurmaya çalışan insanlar üzerinde bir korku ve belirsizlik iklimi oluşturmak olabilir. Bu belirsizlik kişiler ile cemaat arasında problemler çıkması için istenen bir iklim.
Bu tür yalan haberlerle, insanların entegrasyon süreçlerini sabote etmek, toplumsal barışı bozmak ve onları sürekli bir "yakalanma" korkusuyla yaşatarak psikolojik baskı uygulamak hedefleniyor olabilir.
Almanya'nın resmi raporu, bu iddiaların tam aksini söylüyor.
Rapor, Gülen Hareketi'ni bir "tehdit" olarak değil, otoriter bir rejimin sınır aşan baskılarının "mağduru" olarak konumlandırıyor.
Bu gerçek, iddia sahiplerinin duymak istemeyeceği kadar net ve belgelerle sabit.
Yine altını kalın kalın çizerek belirtmeliyim ki, 1,2 dakikaya sığdırılan böylesine korkunç yalanları 1 saat, saat, 3 saat konuşmak ve bu mor odalarda açık açık yalan söyleyenlere yer vermek tam olarak mor odaları İKNA ODALARI'na çevirmiş oluyor !
Dücane için açık odalar bu yüzden çok kıymetli, anlıyor musunuz ?
RAPORUN LİNKİ :
https://t.co/3GidSa3WjT
Bu videoyu mümkün olsa tek tek herkesin seyretmesi için uğraşmak lazım. Teşekkürler @ademyarslan
O CESETLERİ KONUŞALIM MI, PERİNÇEK BEY? https://t.co/9MvLFNZf97 via @YouTube
O kadar zulmü, tecavüzü yaptıran Tayyip’e ve Perinçek’e hüsnüzan beslemeye devam edin.
Bizzat Perinçek kadroları işkenceyi, tecavüzü yaptı. 400 üzerinde polisin, memurun ismi BMye verildi. TCden kafasını çıkaran alınacak. Siz burda boş konuşurken, hizmet insanları adalet için çalışıyor.
Yıllardır “öncü gençlik” gibi yapılanmalarla devlette kadrolaşıyorsunuz. Kadrolarınız ile devlet içindeyken toplantılar yapıyorsunuz. Örneğin Fenerbahçe Orduevinde toplantılar yaptığınız tespit edilmiş. Ayrıca ordudan ve bürokrasiden emekli olanlar hiç bir siyasi karşılığı olmadığı halde bayrak gösterir gibi gelip partinize katılıyor. Sorum şu: size, ülkücülere ve kemalistlere hak olan devlette kadrolaşma, neden cemaate ve cemaatlere haram oluyor? Siz bu ülkenin beyazları onlar siyahları olduğu için mi?
22 Temmuz 2014'te, bir sahur vakti sofralarından koparılan "Sahur Operasyonu" polisleri, demir parmaklıklar ardında 13. Ramazanlarına "bismillah" dedi. Dile kolay; o gece yarım kalan sahurun üzerinden tam 12 Ramazan geçti !
Sizi anmadığım bir ramazanı Rabbim nasip etmesin.
Türkiye'de ilk olaylar başladığı zaman bile Ülke'yi terk etmeyi düşünmeyen, elindeki yurtdışına gitme imkanlarına rağmen Türkiye'de kalan, %100 masum olan ve hiçbir şekilde "kaçma" şüphesi bulunmayan, yeri yurdu belli Babam artık evine, hasta kızına
#AliUnalEvineDonsun
@ismailMSezgin Aslında ilk bunu dinledim. Sonra @HasanCucuk beyin yazısını okudum. Sonra Özcan beyin kini. Kanaatimi sonra yazdim. Videoda da sürekli kendi yaptiklarinizdan bahsediyorsunuz. Hzmt hiçbir şey yapmamış da siz herşeyi halletmissiniz gibi. Garip gelmişti. Ö beyin yazisi aydınlattı.
@ismailMSezgin Özcan bey tekil bir yazıyı yazmaktan bahsediyor ve bunun sonucunda bir sahiplik iddiası yok. Yani problem ben şunu yaptım demenizde değil, bunu yaptim o zaman bu dernek benimdir devretmem demenizde.
@ismailMSezgin Ö. bey (bence miktarı önemli değil, dernek kurmak sadece kuruluş parasını ödemek değil) yazısında kuruluş için gerekli harcalamari Britanya hizmeti verdi demiş. Siz de Ben verdim /kurdum diyorsunuz. Ayrıca Özcan bey nasil kuruldugunu ve sonrasında nasıl desteklendiğini anlatmış
-"15 Temmuz'da helikopterle uçmuşsun"
-"Evet görevliydim"
-"Darbecilikten tutuklanmasına.."
-"Evet ama ben Afganistan'da görevliyim ve uçuşum da Afganistandaydı"
-"Önemli değil, bize göre teröristsin"
-"Çağırdınız geldim. Terörist olsam gelir miyim ?"
-"kes lan Fetöcü"