MAZERET TAYİNİ KILAVUZU YAYINLANDI : BAKANLIK “AİLE YILI”NDA AİLELERİ AYRI BIRAKTI!
2026 Yılı Yaz Tatili Öğretmenlerin Mazerete Bağlı Yer Değiştirme Duyurusu yayımlandı.
Kılavuzda hizmet süresinin hesabında 31 Aralık 2026 tarihi esas alınmasına rağmen, sözleşmeli öğretmenlerin en geç 24 Temmuz 2026’ya kadar kadrolu öğretmenliğe geçmiş olmaları şartı getirildi.
2023 Eylül atamasıyla göreve başlayan öğretmenler, 31 Aralık itibarıyla üç yıllık hizmet süresini tamamlayacak olmalarına rağmen kadroya geçişleri başvuru tarihinden sonra gerçekleşeceği için eş durumu tayinine başvuramayacak.
Uzun yıllar sonra ilk kez üç yıllık görev süresini dolduran öğretmenler ailelerinden ayrı kalmaya mahkûm edildi.
Anayasanın 41. maddesi devlete aile bütünlüğünü koruma ve sağlama görevi yüklemektedir. 2023 Mayıs’ta atanan ve Eylül’de göreve başlatılan öğretmenlerin haklı taleplerinin sağlanması hususunda kılavuzda düzenleme yapılması şarttır.
#2023EylülAtamasıAileBirligi
2023 YILINDA GÖREVE GEÇ BAŞLATILAN ÖĞRETMENLERE DE YER DEĞİŞİKLİĞİ HAKKI TANINMALIDIR
2023 yılı Mart ayında ataması yapılmasına rağmen idari sebeplerle göreve başlamaları Eylül ayına sarkan çok sayıda öğretmen, idari tasarruf nedeniyle mağdur edilmemelidir.
2023 yılında ataması yapılan ama göreve başlaması sonraki tarihlerde olan her öğretmene 2026 yılı yaz tatili döneminde mazerete dayalı yer değişikliği hakkı tanınmalıdır.
Açıklamamızın tamamını; https://t.co/lMtQeo62D6
linkinden okuyabilirsiniz.
Bugün 15.00’da Milli Eğitim Bakanlığında olacağız. 2023 ataması sözleşmeli öğretmenlerin mazeret tayininde yaşadığı mağduriyeti bakan yardımcısına bizzat ileteceğim.
#2023EylülAtamasıAileBirligi
Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in aile birliğine verdiği önem herkesçe bilinmekte. Daha önce, öğretmenlerin il dışı isteğe bağlı yer değişikliği işlemlerinde 31 Aralık tarihinin baz alınması hususunda bakanın sizleri kırmayacağını belirtmiş ve “Bu kardeşinize güvenin” demiştim.
Edindiğim bilgilere göre, yayımlanan duyurudaki ibareler kanuni zorunluluk nedeniyle yer alması gereken, tamamen prosedür gereği ifadeler. Bakanlık bu ifadeleri eklemek durumunda.
Bu sebeple sakin kalmanızı ve haklı taleplerinizi her platformda dile getirmeye devam etmenizi rica ediyorum.
“Hâlen aynı yerde misiniz?” diyenler olacaktır; evet, aynı yerdeyim.
2023 YILINDA GÖREVE GEÇ BAŞLATILAN ÖĞRETMENLERE DE YER DEĞİŞİKLİĞİ HAKKI TANINMALIDIR
Milli Eğitim Bakanlığınca yayımlanan 2026 Yılı Yaz Tatili Öğretmenlerin İller Arası Mazerete Bağlı Yer Değiştirme Duyurusunda, hizmet süresinin hesaplanmasında 31 Aralık 2026 tarihinin esas alınması, Sendikamızın talebini ve öğretmenlerin beklentilerini kısmen karşılayan bir düzenleme olmuştur.
Çünkü hizmet süresinin hesabında 31 Aralık 2026 tarihinin esas alınmasının dahi, 2023 yılında ataması yapılan sözleşmeli öğretmenlerin sorununa çözüm olmadığı görülmektedir.
2023 yılında sözleşmeli olarak atanan öğretmenler, kendi istek ve iradeleri dışında, idari sebeplerle Eylül ayında göreve başlatılmıştı. Bu nedenle bu öğretmenlerin üç yıllık hizmet süresini tamamlayarak kadroya geçişleri, bu yılın Eylül ayını bulacaktır. Bu durumda sözleşmeli öğretmenler, 2026 yılı yaz tatili döneminde mazerete bağlı yer değiştirme hakkından yararlanamamaktadır.
Sözleşmeli öğretmenlerin mağduriyetinin giderilmesi amacıyla Bakanlık yetkilileriyle yaptığımız görüşmelerde, 2023 yılı Eylül ayında göreve başlayan öğretmenlere de 2026 yılı yaz tatili dönemi içinde mazerete bağlı yer değişikliği hakkı tanınmasına yönelik düzenleme yapılması talebimizi iletmiştik. Bu yılın şubat ayında Milli Eğitim Bakanlığına gönderdiğimiz yazıda da öğretmenlerin mağduriyetinin giderilmesini ve düzenleme yapılmasını talep etmiştik.
Bakanlık tarafından yayımlanan 2026 Yılı Yaz Tatili Öğretmenlerin İller Arası Mazerete Bağlı Yer Değiştirme Duyurusunda, 2023 yılında ataması yapılmasına rağmen göreve geç başlatılan sözleşmeli öğretmenlere yer değişikliği hakkı tanınmadığı; bu öğretmenleri kapsayacak herhangi bir hükme veya düzenlemeye yer verilmediği görülmektedir.
2023 yılı Mart ayında ataması yapılmasına rağmen idari sebeplerle göreve başlamaları Eylül ayına sarkan çok sayıda öğretmen, idari tasarruf nedeniyle mağdur edilmemelidir.
2023 yılında ataması yapılan ama göreve başlaması sonraki tarihlerde olan her öğretmene 2026 yılı yaz tatili döneminde mazerete dayalı yer değişikliği hakkı tanınmalıdır.
@MevzuOgretmen20@Yusuf__Tekin bu nadıl adalettir. 3 yıl fiili olarak çalışan öğretmenler eş durumu tayini istryemiyor. Bu adaletsizlik bir an önce giderilmelidir sayın bakan.
Eskiden sabah namazının mali durumumu düzelteceğini düşünürdüm. Namaz kılardım. Dua ederdim. İstikrarlı olurdum. Ama yine de rızık hala kısıtlıydı. Ta ki Peygamberimiz (sav.) sabah namazından sonra ne yaptığını öğrenene kadar. +
Sabah erken kalkan Müslüman ülkelerle ilgil veri yayınlıyor. Bu veriler başka şeyler söylüyor:
Dünyadaki en yüksek fahişelik oranları:
1-Tayland (Budizm)
2-Danimarka (Hıristiyanlık)
3-İtalyan (Hıristiyan)
4-Alman (Hıristiyan)
5-Fransız (Hıristiyanlık)
6-Norveç (Hıristiyan)
7-Belçika (Hıristiyan)
8-İspanya (Hıristiyanlık)
9-İngiltere (Hıristiyanlık)
10-Finlandiya (Hıristiyan)
🟥 Dünyadaki en yüksek hırsızlık oranı:
1-Danimarka ve Finlandiya (Hıristiyan)
2-Zimbabwe (Hıristiyan)
3-Avustralya (Hıristiyan)
4-Kanada (Hıristiyan)
5-Yeni Zelanda (Hristiyan)
6-Hindistan (Hinduizm)
7-İngiltere ve Galler (Hıristiyan)
8-ABD (Hıristiyan)
9-İsveç (Hıristiyan)
10-Güney Afrika (Hıristiyanlık)
🟥 Dünyanın en yüksek alkol bağımlılığı:
1) Moldovya (Hıristiyan)
2) Belarus (Hıristiyan)
3) Litvanya (Hıristiyan)
4) Rusya (Hıristiyan)
5) Çek Cumhuriyeti (Hıristiyan)
6) Ukrayna (Hıristiyan)
7) Andorra (Hıristiyan)
8) Romanya (Hıristiyan)
9) Sırp (Hıristiyan)
10) Avustralya (Hıristiyan)
🟥Dünyadaki en yüksek cinayet oranı:
1-Honduras (Hristiyan)
2-Venezuela (Hıristiyan)
3-Belize (Hıristiyan)
4-El Savador (Hıristiyan)
5-Guatemala (Hıristiyan)
6-Güney Afrika (Hıristiyanlık)
7-Saint Kitts ve Nevis (Hristiyan)
8-Bahamalar (Hıristiyan)
9-Lesotho (Hıristiyan)
10-Jamaika (Hıristiyan)
🟥 Dünyanın en tehlikeli çeteleri:
1. Yakuza (din yok)
2-Agberus (Hıristiyan)
3-Wah Singh (Hıristiyan)
4-Jamaika Patronu (Hıristiyan)
5-Primero (Hıristiyan)
6. Aryan Kardeşliği (Hıristiyan)
🟥 Dünyanın en büyük uyuşturucu çeteleri:
1-Pablo Escobar - Kolombiya (Hıristiyan)
2-Amado Carrillo - Kolombiya (Hıristiyan)
3-Carlos Leider Germain (Christian)
4-Griselda Blanco - Kolombiya (Hıristiyan)
5-Joaquin Guzman - Meksika (Hristiyan)
6-Rafael Caro - Meksika (Hristiyan)
Sonra İslam dünyadaki şiddet ve terörün sebebidir deniliyor ve inanmamızı istiyorlar.
Birinci Dünya Savaşı ' nı kim başlattı?
Müslümanlar değil..
İkinci Dünya Savaşı'nı kim başlattı?
Müslümanlar değil..
20 milyon yerli Avustralyalıyı kim öldürdü?
Müslümanlar değil..
Japonya 'da Nagasaki ve Horshima' ya kim nükleer bomba attı?
Müslümanlar değil..
Güney Amerika ' da yaklaşık 100 milyon kızılderili'yi kim öldürdü?
Müslümanlar değil..
Kuzey Amerika ' da yaklaşık 50 milyon kızılderili'yi kim öldürdü?
Müslümanlar değil..
Kim 180 milyondan fazla Afrikalıyı Afrika kölesi olarak kaçırdı, % 88 ' si öldü ve okyanuslara atıldı?
Müslümanlar değil..
Terörün veya terörün başlangıcı gayrimüslimler tarafından tanımlanmalıdır.
Müslüman olmayan bir terörist eylemi yapıyorsa suçtur ama müslüman tarafından işleniyorsa terörizmdir..
Çifte standart bırakılmalı..
O zaman sözlerimin hedefine ulaşabilirsin.. İslamımla gurur duyuyorum..
Müslüman olduğum için gurur duyuyorum..
İslam dinini terörizmle bağdaştırmak, kendi terörünü saklamaktır...
Çok tehlikeli bu!
Bu ülke fiilen işgal edilmedi zihnen işgal edildi.
İslâmî kurucu değerlere saldırı Türkiye’nin istiklal ve istikbaline saldırıdır!
İslâmî kurucu değerlere saldırı yasaklanmadığı sürece bu ülke kaosun / iç çatışmanın eşiğine sürüklenir.
Bu gece itibari ile çok özel ve değerli bir mevsim olan Zilhicce’ye giriyoruz… İhya etmeye gayret edelim, temsil edelim ve teşvik edelim inşallah…
•
Sübhanallah…
Elhamdülillah…
Allahû Ekber…
Lâ ilahe illallah…
Beş yıldır internette ilmî videolar çekiyorum. ilk kez benden bu kadar sert bir ifade duyacaksınız.
Çünkü gerçekten artık bu toplumu anlamakta zorlanıyorum.
Karıkoca evin içindeki her hâlini çekiyor. Hamilelik testini Kâbe’nin karşısında açıklıyor. İnsan kendi mahremini milyonlara servis eder mi? Türkiye’de açılan domuz çiftliklerinden midir, yediklerimizden içtiklerimizden midir bilmiyorum ama size ne oluyor kardeşim? Hiç mi arınız, namusunuz, hayânız kıskanmanız kalmadı?
İmam olanlar, din görevlisi olanlar bile eşini evin içinde çekip paylaşıyor. Yüzünü göstermiyor ama sırtından çekiyor; sanki çok takvalı bir iş yapıyormuş gibi… Siz ne yapıyorsunuz Allah aşkına? Bu nasıl bir şuursuzluk?
Geçen bir video gördüm. Birisi
Elli-altmış yaşındaki anne babasına “Birbirinize sarılın, video çekeyim” diyor. Siz ne yiyorsunuz, ne içiyorsunuz? Yatak odanızı, özelinizi, hamile kaldığınızı, çocuk doğurduğunuzu, yediğiniz yemeği, kavganızı, sarılmanızı… Her şeyi paylaşıyorsunuz. Sizin hiç özeliniz yok mu?
Bırakın Müslümanlığı, bu bir insana yakışır mı?
Az önce gördüğüm video yüzünden bu kadar sinirlendim. Kâbe’nin karşısındaki otelde namaz kılıyorlar. Üç tane kamera koymuş etrafa. Namazın ortasında hamilelik testini çıkarıp “Hamileyim” diye gösteriyor. Bu nasıl bir şuursuzluk, bu nasıl bir edepsizliktir? Kardeşim özelini özel yaşasana
Eskiden insanlar anne babasının yanında böyle meseleleri konuşmaya utanırdı. Siz şimdi milyonların önünde mi konuşuyorsunuz bunları?
Size yazıklar olsun.
Ama suç sadece onlarda değil. Asıl suç toplum da .
Neden biliyor musunuz? Çünkü bu insanları izliyorsunuz. Takip ediyorsunuz. Prim veriyorsunuz. Onlar da o primden şöhret ve para kazanıyor. Sonra sizin çocuklarınız da onlara özeniyor. Evlenen çocuklarınız da aynısını yapıyor.
Yazıklar olsun.
Başka hiçbir şey söylemiyorum.
Rabbim bu toplumu hayâsızlığın, teşhirin ve edepsizliğin şerrinden muhafaza eylesin.
Zihnî işgal adım adım yok edilecek…
Bakan Yusuf Tekin’den zihnimizi açacak, umut verici açıklamalar:
Müfredatımızda 'Haçlı Seferleri' kavramını kaldırdık 'Haçlı Saldırıları' kavramını kullanıyoruz. Çünkü burada söz konusu olan bir sefer değil, bir saldırıdır.
Benzer şekilde, 'Orta Asya' yerine tarihi karşılığı olan 'Türkistan' ifadesini esas alıyoruz.
Aynı şekilde 'Ege Denizi' değil, 'Adalar Denizi' ifadesi yer almaktadır.
Coğrafi keşiflerin başlaması diyor, coğrafi keşif değil sömürgeciliğin başlaması.
Bunlar çok masum şeyler gibi gözüküyor ama bizim millet olma bilincimizi doğrudan etkileyen şeyler.
İsrail tarafından kaçırılan Sumud Filosu’ndan iki aktivist hala daha siyonistlerin zindanlarında esir olarak tutulmaya devam ediliyor. Bu iki kahramanı asla desteksiz bırakmayalım. Özgürlükleri için hep birlikte ses verelim.
Eskiden çok kitap okursam her şeyi çözeceğimi, zihnimin berraklaşacağını düşünürdüm. Gecelerce okur, notlar alırdım. Ama zihnimdeki karmaşa hiç bitmedi; ta ki İmam Gazali’nin bilgiyi 'istiflemek' ile 'hazmetmek' arasındaki o ince çizgiyi nasıl çizdiğini görene kadar. +
Eskiden sabah namazının mali durumumu düzelteceğini düşünürdüm. Namaz kılardım. Dua ederdim. İstikrarlı olurdum. Ama yine de rızık hala kısıtlıydı. Ta ki Peygamberimiz (sav.) sabah namazından sonra ne yaptığını öğrenene kadar. +