Ne zaman yağmur yağsa kapımızın önündeki su birikintisi bizi bu şekilde karşılıyor. 2026 yılında Dünyanın en büyük megakentlerinden birinde yaşıyoruz. Konuyla ilgili nasıl bir çözüm sunacaksınız? Dilerseniz DM'den adres bilgisi verebilirim. @MaltepeBelTr@IBBcozummerkezi
Huzurevi M4 Metro Durağı Giriş2 de bulunan ara kat asansörü aşağıdaki çağırma butonuna cevap vermiyor. Kabin içindeki butona basılmadığı sürece hareket imkansız! Çocuklu/pusetli veya engelli vatandaş için o merdivenin çıkılması oldukça güç. Acil müdahale lütfen @IBBcozummerkezi
Ülkemizin güneyinde oluşturulmak istenen terör koridorunu paramparça eden, hudutlarımız ile masum bölge halkının güvenliğini sağlayan Zeytin Dalı Harekâtı’nın 8’inci yıl dönümünde; harekâtı başarıyla icra eden Türk Silahlı Kuvvetlerimizi ve kahraman personelini gönülden selamlıyoruz.
Ülkemizin ve milletimizin huzuru ve güvenliği için gözünü kırpmadan şehadete yürüyen ve canları pahasına mücadele eden kahramanlarımıza Allah’tan rahmet; kahraman gazilerimize de sağlıklı, mutlu ve uzun ömürler diliyoruz.
#MillîSavunmaBakanlığı
#ZeytinDalıHarekâtı 🇹🇷
Ruhunuz şad, mekanınız cennet olsun. Adlarınız Çanakkale, Kutul Amare, Trablusgarp ve Sakarya şehitlerinin yanına yazıldı. Kanlarınız sadece bir tiranı devirmedi, Türkiye yüzyılının kapılarını açtı. Sizi unutursak, unutturursak kanımız kurusun.
Herkes her şeyi planlıyor da, Türkiye Cumhuriyeti Devleti plan yapmıyor mu?
Yoksa Türk Devleti’nin planları, alışık olunan ilan edilmiş planlardan mı farklı?
#Suriye
Türk ve Türklük tartışması” başlığı altında okuması yazması kıt olanlardan birisi “ben Türkiyeliyim ama Kürd’üm” demek istemiş. Ne derseniz deyiniz, bununla birlikte kendisine aynı şekilde “ben Türkiyeli değilim, Türk’üm” diyen birine (Erhan Afyoncu’ya) hakaret ediyor. “Memleketin adı gerçekten Türkler tarafından kondu” dersem yanlış olur. Tarihçilerin kaynaklarda belirttiği üzere “Turkiya” ya da “Turkmenya” gibi isimleri Küçük Asya’yı çok iyi tanıyan, burada ticaret yapan Cenevizli ve Venedikli tüccar aileler koydu. Bütün orta zaman Alman seyyahları “Turkei, Türkenland” veya Fransızlar “Turquie” derlerdi. 16. asırda İngilizce seyahatname kaleme alan Nicolas de Nicolay ise “Turkie” diyor, dikkat ederseniz bizim bugünkü söyleyişimize oldukça yakın... Biz bu memlekete, Roma İmparatorluğu döneminden dolayı “İklim-i Rûm” diyorduk. Tabii, “Türk İmparatorluğu” ve “Turkiya” adları o asırlardan itibaren ölümsüz olarak yaşamaya başladı.
Zaten bir yerde coğrafyaya ad konmak istendiğinde ya hâkim milletin başkentinin, ya doğduğu kabilenin veya kurulduğu şehrin adını taşır, yahut çok az örnekte görüldüğü gibi Türklerin Roma hâkimiyeti nazariyesiyle ilgili bir isim olur. Osmanlı, kozmopolit bir dünya imparatorluğudur. Zamanla, çoğu Müslüman ülkede olduğu gibi, hanedanın kurucusunun ismi devletin adı olarak benimsendi. “Devlet-i Aliyye”nin tebaasına “Osmanlı” denmesi ise 19. yüzyılın bir denemesidir.
Milli Savunma Üniversitesi rektörü Prof. Erhan Afyoncu’nun “Türklük-Türkiyelilik” üzerine sosyal medyada ve TV programında yaptığı açıklamalar doğrudur. Herkesin altına imza atması gerekir. Bir kişinin, kendi “destructive” milliyetçiliği için böyle bir hücum yapması son derece yanlıştır. Ümit ederim ki o partide ve o gruptaki insanlar bu izaha katılmıyorlardır. Çünkü bu her şeyi bilen zat(!) maalesef saldırgan ve klişelere yüklenen bir tavır içindedir.
Erhan Afyoncu, gazete okur gibi, Osmanlıca denen Arap harfli eski asırlara ait kaynakları rahatlıkla okur. Yazdığı eserlerde kronolojik bilgide hata yoktur. Çok üretkendir. Millî Savunma Üniversitesi’nde başarılı çalışmaları görüldü. Askeri kanatla iyi ilişkiler kurarak donanımlı subay yetiştirilmesi için büyük emek sarfetmektedir. Bu sonuncusu da önemli bir meziyettir.
Nakil işlemi için yasal süre olan 10 iş günü bitti ve internet kurulumum yapılamadı. Aboneliğimin derhal taahhütsüz şekilde iptali için sizlerden arama bekliyorum. @VodafoneTR@VodafoneDestek
İstanbul’un göbeğinde 8 gündür ev interneti kurulumum gerçekleşmedi. Siz hangi hizmetin karşılığında bizden abonelik ücreti alıyorsunuz? Acilen aksiyon alınmasını istiyorum. @VodafoneTR@VodafoneDestek
Türkiye'de bazı kesimler farklı etnik kökene sahip birisi kimliğini ifade edince 'özgürlük ve demokratik hak'' olarak görüyorlar. Türk'üm diyince 'ırkçılık, faşizm' olarak yorumluyorlar. İsteyen kendi kimliğini istediği gibi ifade eder. Hiçbir engel yoktur. Ancak bizim kimliğimizi sınırlamaya kalkmasınlar. Biz Türkiyeli değil Türk'üz.
Türkiye nüfus meselesinde bir kâbusa doğru gidiyor. Nüfus artış hızımız durma noktasına geldi. Şu anda Türkiye'nin en önemli sorunu nüfustur. Böyle giderse Türkiye ne olur? Ben açık ve net söyleyeyim; Anadolu'da yaşlı bir Türk nüfusu olur. Tarım başta olmak üzere hiçbir alanda çalışacak işgücü üretemeyiz. Kendisini toparlayamazsa da bu topraklardaki yaşama kabiliyetini kaybeder. Bu çok ciddi bir risk. Gerçek bir beka sorunu. Ben bunu 10 yıldır söylüyorum, yazıyorum. Bu birçoğumuzun farkedemediği, savaştan bile daha önemli bir tehdit.
Osmanlı İmparatorluğu’nun son asırlarında da nüfusumuz artmamış, bu yüzden savaşları ve bir imparatorluğu kaybetmiştik. Prut Savaşı'nda Rusları yendik. 1711'de biz Rusları yenerken bizim nüfusumuz 30 milyondu, Rusların nüfusu 16 milyondu. Osmanlı 140 bin asker çıkardı, Ruslar 60 bin asker çıkardı. 93 harbi dediğimiz, 1877-78 savaşında Ruslar 100 milyona ulaşmıştı, Osmanlı 26 milyondu. Ruslar 800 bin kişilik asker çıkardılar, biz 300 bin. 1. Dünya Savaşı'na geldiğimizde Rusya 175 milyona ulaştı, biz 22 milyonduk. Ruslar 11 milyonluk ordu çıkardı biz 2 milyon 750 bin.
Cumhuriyet kurulduğu zaman Atatürk'ün en büyük amaçlarından biri Türkiye'nin nüfusunu artırmaktı. 13 milyona düşmüştük. Çok çocuklu aile yapısı teşvik edildi. İzlenen siyaset sayesinde başarılı olundu. Türkiye 1960'lara kadar bu politikayla geldi. 1965'te çok yanlış bir şey yapıldı. 1965'te kabul edilen 557 sayılı Nüfus Planlaması Hakkındaki Kanun, Türkiye'deki nüfus politikalarında bir dönüm noktası oldu. Yıllarca nüfus planlaması yapıp çocuk sayısının azlığını teşvik ederek nüfus artış hızımızı düşürdük. Hep kendimizi mukayese ettiğimiz Avrupa ile bu konuda hiç karşılaştırma yapmadık ve Avrupa'nın durumuna gelebileceğimizi hiç hesaplamadık. Batı ülkelerinin nüfus yoğunluklarının bizim ülkemizden dört-beş misli gazla olmasına rağmen Avrupalıların nüfus planlaması yapmayıp yeni doğumları teşvik ettiklerini görmezden geldik.
Doğum kontrolü sistemiyle Türk nüfusunu azalttılar. Bu tarihimizdeki en büyük yanlış işlerimizden biridir. Anadolu'nun batısında nüfus artış hızı düştü. Ege ve Marmara bölgelerinde çocuk sayısı azaldı. İç Anadolu ve Karadeniz doğurganlık hızını bir süre muhafaza etti. Fakat somunda bu iki bölgemizde de doğurganlık hızımız azaldı.
Doğurganlık hızımız 1945'te 6.9, 1960'ta 6.38 çocuk iken, 1965'teki nüfus planlaması uygulamasının başlamasından sonra 1978'de 4.3, 1983'te 4, 1993'te 2.7, 2001'de 2.38, 2023'te ise 1.51 çocuğa kadar düştü. Büyük şehirlerde bu durum 1'e kadar iniyor
Doğurganlık hızında Bulgaristan'ın bile gerisindeyiz. Nüfusun yenilenme düzeyi olan 2.1'in çok altında kaldık. Şanlıurfa, Van, Şırnak, Mardin, Muş, Siirt, Diyarbakır, Batman, Ağrı ve Gaziantep gibi doğurganlık hızı yüksek illerimiz olmasa doğurganlık hızımız 1 çocuğa kadar inecek.
Sonunda felaket kapıya dayandı. Çok kritik bir duruma geldik. Genç nüfusumuz var derken ortanca yaşın ağırlıklı olduğu bir nüfus yapısına sahip olduk. Eğer ciddi tedbirler alıp doğurganlık hızımızı en az 2.1'de tutamazsak Avrupa gibi yaşlı nüfus ağırlıklı bir ülke olmaya doğru gidiyoruz.
Trendyolun hiçbir gerçekçi sebebi yokken mağazamı kapatarak satıcılarını nasıl zarara uğrattığına ve mağdur ettiğine gelin birlikte bakalım⬇️
1️⃣10 yıldır e-ticaretle uğraşıyorum, 5 yıldır da Trendyol’da satış yapıyorum. Senede binlerce ürün sattığımız, binlerce müşteriye hizmet ettiğimiz mağazamız, haksız bir şekilde, öncesinde hiçbir uyarı verilmeden, sattığımız bir ürünün tasarımının orijinal olmadığı iddiasıyla kapatıldı.
2️⃣ Tasarımının orijinal olmadığını iddia ettikleri ürün ise türk patent ve marka kurumu tarafından tescilli ve marka sahibinin ürün üzerindeki işaretlere dair tasarım tescili de mevcut. Biz ise ürünü, ürünün üreticisi olan marka sahibinin yazılı izni ile satıyorduk.
2️⃣ Daha da çarpıcı olan ne biliyor musunuz? Bu ürünü Trendyol’da bizden başka 40’tan fazla satıcı satıyor ve 496 farklı ilanı mevcut. Üstelik ürün Trendyolda kendi kategorisinde en çok satanlarda yer alıyor. Yani Trendyol’un öyle gözden kaçırabileceği gibi değil.
3️⃣ O halde sormak istiyorum. Madem ürünün tasarımı orijinal değil diğer satıcıların sattığı ürün tasarımı orijinal mi de onlar satışa devam ediyor? Eğer tasarım orijinalse o halde neden sadece bizim mağazamız kapatıldı? Diğer satıcılar bizim mağazamızın kapatılmasına sebep gösterilen ürünün satışına devam ederken, bizim mağazamızın kapatılması büyük bir haksızlık değil mi?
4️⃣ Dahası, paramıza da 3 ay boyunca el konuldu. Ne bir açıklama var, ne de derdimizi anlatacak bir yetkili bulabiliyoruz. Trendyol’da muhatap bulmak imkânsız!
5️⃣ Konuyla ilgili olarak Rekabet Kurumu’na ve Ticaret Bakanlığı’na şikayette bulunduk; ayrıca hukuki sürecimizi de başlattık. Eminim ki bizim gibi mağdur olan, haksız yere mağazası kapatılan ve kendisine muhatap bulamayan birçok insan vardır.
6️⃣ Burada bizim de hatamız var; zamanında kendi web sitemize yeterince yatırım yapmadık. Tüm satışlarımızı tek bir platforma bağımlı kılmak, bizi bu tür risklere açık hale getirdi.
7️⃣ Bu süreçte, yaptığımız şikayetlerin sonuçlarını buradan paylaşacağız. Böylece, benzer durumda olan diğer mağdurlara da yol gösterici olmayı umuyoruz.
#trendyol #eticaret @denetlecomtr@TrendyolDestek@Trendyol@ticaret@RekabetKurumu@gkntan
21 Aralık; “bizim en uzun gecemiz”
Kahraman Türk Ordusu 8 yıl önce tam bu saatlerde terör örgütü IŞİD’in “kale” dediği (El-bab) Akil Tepede canlı bombalar ve bomba yüklü araçlara karşı kahramanlık destanı yazdı. (21.12.2016)
Evvelce gidenlerin asil ruhu şad olsun.