Sorgulanamayan bir dünya, sorgulamanın yasak olduğu bir düzen, sorgulayaların 'suçlu' ilan edildiği bir kafa yapısı... pisliğe, çıkarcılığa, adaletsizliğe, savaşlara, her türlü ahlaksızlığa mahkumdur..!!!
Ya barbarlık, ya da İşçi ve Emekçiler için..... Demokratik Sosyalizm...!!!
Dün gece bir yasa tasarısı oylamasında TBMM’deki 276 AKP milletvekilinden 76’sı adına diğer bazı milletvekillerince SAHTE oy kullanılıyor, bu rezilliğin ilk kez yaşanmadığını da herkes biliyor, ama aynı insanlar Ekrem İmamoğlu’nun 31 yıl önce aldığı diplomasının SAHTE, kendisinin ve birçok bürokratının da -delilsiz ispatsız- SAHTEKAR olduğuna inanıyor…
Öyle mi pek sayın milletvekilleri?
#AtatürkteBirleşmeZamanı
#YenidenAtatürkCumhuriyeti
@add_genelmerkez
Sadece gazetecilik yaptığım için 75 gün cezaevinde tutuldum. Ben cezaevindeyken İletişim Başkanlığı basın kartımı iptal etmiş. Gerekçe ise “adli sicilimin” uygun olmamasıymış❗️
Benim hüküm giydiğim tek bir davam dahi yok. Sadece mesleki faaliyeti nedeniyle cezaevine atılan bir gazetecinin basın kartını iptal edenleri tebrik ediyorum
İnsanlara yanmaz kefen, peygamber terliği satan Cübbeli Ahmet önce Yusuf Ziya Gümüşel’in serbest bırakılması için görüştüğün iki mühim kişinin kim olduğunu açıkla. Bu kişilerden biri; 8 Haziran’da görüşüp fotoğraf paylaştığın Cumhurbaşkanı Erdoğan mı? Mahkeme kararlarının mühim kişilerle görüşülüp torpil ile alındığını itiraf edip utanmadan hakimlerden, mahkemelerden bahsediyorsun. Yusuf Ziya Gümüşel sadece adli kontrolle serbest bırakıldı, beraat etmedi. Aksine hem mahkeme hem de istinaf tarafından 19 yıl hapse mahkum edildi. Bahsettiğin mahkemelerin kararıyla Yusuf Ziya Gümüşel’in sapkınlığına hükmedildi. Üstelik 6 yaşında evliliğin olmadığı yönünde bir karar verilmedi. Sadece 14.5 yaşındayken doktora götürüldüğünde istismarın belgelendiği ve bu dosyanın tarikat hilesiyle kapatıldığının tespit edildiği vurgulandı. Aşağıdaki delil olan ve doğruluğu Kadir İstekli tarafından kabul edilen fotoğraflar H.K.G. 8 yaşındayken çekildi. Tarikatınızda normalde kız çocuğu ile sıradan, aileden olmayan bir müridin böyle bir temasının olmayacağını çok iyi biliyorsunuz. Ayrıca Kadir İstekli’nin doğruluğunu kabul ettiği ses kayıtlarını da biliyorsunuz. Bu kayıtlarda Kadir İstekli, Yusuf Ziya Gümüşel’in onayıyla H.K.G.’ye 6 yaşında başlayan cinsel istismarı, tecavüzü çok net şekilde itiraf ediyor. Hatta 6 yaşındaki H.K.G ile evlenmek isteyen diğer müritlerden bahsediyordu. ‘Onlar da Hocaefendi’ye damat olmak istiyordu’ diyordu. Tüm bunları biliyorsunuz ve yakın çevrenize bu olayın doğru olduğunu da söylediniz. Bana attığınız iftiralar umrumda değil ama tarikatınızın bu işkenceyi yaptığı H.K.G.’ye iftira atacak kadar vicdansız ve kötüsünüz. Ama tek başına tarikatın karanlığına direnen H.K.G. gerçek yüzünüzü herkese gösterdi.
Sadece gazetecilik yaptığı için hayatından 75 gün çaldıkları yetmemiş, İsmail Arı’nın basın kartını da iptal etmişler. İletişim Başkanlığı mahkeme mi? Bu nasıl rezalet. 👇
SAVCIDAN TUTUKLUYA:
SENİN EKREM'İN DE ZATEN DİPLOMASI YOK!
İBB Davası'nda savunma yapan Taner Çetin, "Oğlum yaşlarında olduğunu tahmin ettiğim bir savcı ilk olarak ‘Gel bakalım Taner’ dedi ve içeriye girdim. Elindeki tespihi göğsünün üzerinde çekerek ‘Sen 63-64 yaşına gelmişsin. Burdan çıkamazsın. Suçların belli, şansın yok. Gel etkin pişmanlıktan faydalan ben de seni çıkarayım’ dedi. Bana sosyal medyada çıkan, bazı kadın çalışma arkadaşlarımın isimlerini sorarak çirkin ifadelerde bulundu. ‘Sen ne mezunuydun?’ diye sordu sonra. ‘Sen ilkokul mezunu muydun? Ne mezunusun diploman yok galiba’ dedi sonra. Daha sonrasında dedi ki ‘Zaten senin Ekrem’in de diploması yok. Senin gibi adamları doldurmuş buraya’ dedi" diyerek savcılıkta yaşadıklarını anlattı. #İBBDavası
SİPAY adlı kuruluşun sahibi Turgut Nezih Sipahioğlu, yasa dışı bahisi finanse ettiği belirtilen PAYCO ve Paybull sahiplerine toplamda 35 milyon Türk lirası aktarmış.
SİPAY adlı kuruluşun vermiş olduğu POS makinelerini kullanan ve yüksek hacimli şirketler incelenmiş.
Ataşehir Küçükbakkalköy’deki bir adreste yer alan firmalar incelenmiş. Aynı adreste 18 farklı iş yeri var ve toplam işlem hacmi 510 milyon Türk lirası!
Ataköy 7-8-9-10. Kısım, Bakırköy’deki bir adreste beş şirket yer alıyor ve bu beş şirketin toplam hacmi 2 milyar 330 milyon Türk lirasına ulaşıyor.
Mart ayında bir kişi tarafından açılan beş şirket var. Toplam işlem hacmi 6 milyar 787 milyon Türk lirası.
Aklama Suçları Bürosu, şirketin yasa dışı aklama faaliyetinde bulunan örgütlerce kullanıldığını tespit etmiş.
Daha önce lisansı askıya alınan şirketin, Merkez Bankasının açıklamasına göre lisansı tekrar açıldı ve faaliyetlerine devam ediyor.
Bugünkü yazım
Korku filmlerini pek sevmem. Vampirler, cinler, kurt adamlar ilgimi çekmez. Ama sıradan insanların başına gelebilecek, hayatını altüst edecek filmler benim daha çok radarıma girer. Tatile çıkan sıradan bir ailenin başına dert olan bir kamyon, Bir öğrenci servisine musallat olan Speed türü filmler , uçak kaçırma filmleri vs. Pınar Türker'in ifadesini bu tür bir korku filmi senaryosunu okur gibi okudum. İyi bir eğitim, çocuklar, parlak bir kariyer derken bir anda cezaevi ve çıplak aramalarla tanışan bir profesyonel yönetici Pınar hanım. Yazarlar, çizerler, gazeteciler , siyasetçiler soruşturmalara, mahkemelere alışıktır ama bu kadıncağız ne yapsın? Kabul ettiği parlak bir iş teklifinin çıplak aramalarla ve "çocuklarını göremezsin" tehditleri ile sonlanacağını nereden bilsin? Bu aynı zamanda "Amaan bıktık bu siyasetten, kapışmalardan canıııım" diyenlerin kulağına da küpe olsun. Senin kapın çalınmadan işkenceye ve tüm insanlık suçlarına itirazını yüksek sesle haykırmaz isen sesin duyulmaz olur. Sabah kapınız çalındığında "gelen kesin sütçüdür" diyene kadar Demokrasi'yi ısrarla talep ediniz.
Butlancılar AKP’nin CHP için yapmak isteyip yapamadığı ne varsa yapıyorlar.
İhraçlardan ve grup başkan vekilleri operasyonundan sonra il-ilçe örgütlerini, seçilmiş belediye başkanlarını da tek tek görevden alırlarsa şaşırmayın.
‘Örgütlenmiş kötülük en büyük düşmanlıktır.’
Gazeteci İsmail Arı savunmasına devam ederek, “Size şaşıracağınız bir şey söyleyeceğim. Yunus Emre Vakfı davasını siz yürüttünüz Sayın Hâkim. Hatırlayın siz yine orada oturuyordunuz, yine aynı savcı aynı yerdeydi, ben de arkada izleyicilerin bulunduğu sıralarda gazeteci olarak davayı takip ediyordum. (Hakim gülümseyor, hatırladığını belli ederek başını sallıyor)
Yine aynı salondayız ama ben, izlediğim ve haberleştirdiğim dava nedeniyle bugün yargılanıyorum. Yunus Emre Vakfı’na ilişkin haberimle üç ayrı ödül aldım. Ben bu ülkede gazetecilik yapma hakkımı kullanıyorum. Halk için gazetecilik yaptım. Çok fazla tehdit edildim ama halk için gazetecilik yapmaya devam ettim. Tutuklanınca insanların bunun farkında olduğunu gördüm. Tutukluluğuma itiraz etmek için çeşitli eylemler gerçekleştirildi. Ben tertemiz gazetecilik yaptım, bu yüzden cezalandırıldım. Bana yapılan eziyeti sağır sultan duydu, yargı organları duymadı. Gazetecilik suç değildir. Derhal beraatimi talep ediyorum.” diye bitirdi. Salonda herkes uzun süre alkışladı. Avukatların savunmasına geçildi.
#GazetecilikSuçDeğildir
#İsmailArıyaÖzgürlük
***
1- Eğer Tayyip gözlerimi kaparım , işimi yaparım dese bile;
2- SEÇSİS ile seçim hileleri önlenebilecekse,
YENİ ANAYASA VE BAŞKANLIK HEVESLİLERİNE ONURSAL CUMHURİYET BAŞSAVCISI
SABİH KANADOĞLU'NDAN UYARI
***
Kimse kendi kendine gelin, güvey olmasın!
***
YENİ ANAYASA
***
Onursal Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu'nun Yeni Anayasa konusundaki görüşleri:
***
1. Bu meclis; dört yıl için yasama yetkisi almıştır.
2. Meclis üyeleri mevcut anayasaya sadakat yemini etmiştir.
3. 1. ve 2. maddelerde belirtilen nedenlerle bu meclisin bir yeni anayasa yapma yetkisi yoktur.
4. Yeni bir anayasa yapma şartları oluşturmak için,
a. Önce halkın yeni bir anayasa isteyip istemediği halkoylamasına sunulur.
b. Nitelikli çoğunlukla kabul edildiği takdirde barajsız bir seçimle bir kurucu meclis oluşturulur.
c. Bu kurucu meclisin hazırlayacağı yeni anayasa taslağı yeniden referanduma sunulur.
***
EĞER; ÜLKENİZİ SEVİYOR VE KORUMAK İSTİYORSANIZ , BU YORUMUN YAYILMASINA PAYLAŞARAK YARDIMCI OLUNUZ ...
(ALINTÍ)
Madencileri Ankara’ya taşıyacak 3 kezdir anlaşma yapılmış araçlar ruhsat iptal ve ceza tehdidiyle engellendiler!
Holding ödemeleri sarkıtınca patronun aracına ceza kesseydiniz ya aslan parçaları??
Ankara’ya biz gelemezsek ülke birleşir gelir!
Bizde yol da çok ve araç da çok!
🖊️ Oyuncu Şebnem Sönmez'in Kılıçdaroğlu'na mektubu:
Siz ne istiyorsunuz? Bu ülke için ne istiyorsunuz? Bu halktan ne istiyorsunuz? CHP'den ne, devletten ne istiyorsunuz?
78 yaşındasınız, kalan yaşamınız nasıl olsun istiyorsunuz?
Bugün ülkemin canını neye feda ettiğinizi merak ediyorum.
Bugün bir milletvekili bile değilken Genel Başkanlığını yıllarca üstlendiğiniz CHP'nin devlet tarafından "atanmış" başkanı olmayı kendinize yakıştırıyor musunuz?
Devletin kolluk gücüyle zorla, zorbalıkla -sözümona ele geçirdiğiniz CHP Genel Merkezi'ne adım atamamanızı nasıl açıklıyorsunuz?
Seçilmiş Genel Başkan, Milli Egemenlik Parkı'na yağmurdan sırılsıklam yürürken, Genel Merkez binanızda servis edilen çikolatalar afiyet olmasın. Olamaz zaten.
Siz siyasete selam verdiğiniz ilk günden bugüne arınmak istediğim, istediğimiz her şeyin sembolüsünüz.
Sizden arınmış bir ülke istiyorum.
Cumhuriyeti, halkı ve partiyi sizin zihniyet ve edimlerinizden arıtmak boynumuzun borcudur.
Güzel beklenilen bu ! Meral Akşener’i masadan kaldıran ne oldu ? Neden aday olmakta ısrar ettiniz? Seçim gecesi genel merkez veri ağı , tabanı neden çöktü? Hesabını sordunuz mu ? Referandumda Mühürsüz zarfların peşini niye buraktınız? Madem öyle Cumhurbaşkanı Yardımcısı olarak neden İmamoğlu’nu açıkladınız? Kimlere bakanlık teklif ettiniz ama neden diğer liderlerden gizlediniz ? Anlatacağınız her ne ise belgesi var mı ? Ekmelettin İhsanoğlu fikrini size kim verdi ve kabul ettiniz ? Haydi bakalım bekliyoruz açıklamayı ..
CHP genel merkez bahçesinde “araba sergilemek”,
1- AKP’nin “hırsız CHP” propagandasına destek sağlamaktır,
2- AKP’ye değil, CHP’ye muhalefet etmektir,
3- Tepeden tırnağa suça bulaşmış bir hükümeti aklamaktır,
4- CHP genel başkanı değil, kayyum olduğunu itiraf etmek demektir.
@CagdasYasamDD Lan Kemal!…
Bizi Akp’nin liyakatsiz trolleri ile karıştırıp, ben bu işin üstesinden gelirim mi dedin salak!..
Bak gördün mü?
Her planını kıçına sokan bir sistem oluştu ve açık açık göt oldun!
Hain Kemal!.
Burnundan soluyan halka bu hainliği yapman için hangi akp’liye inandın?
Basına yansıyan haberlerde; Cumhuriyet Halk Partisi yönetimine hukuken son derece tartışmalı bir ihtiyati tedbir kararıyla getirilen ve kamuoyunun geniş kesimlerinin tepkilerine rağmen bu görevi kabul eden Kemal Kılıçdaroğlu yönetimi tarafından gerçekleştirileceği belirtilen bazı satışlardan elde edilecek gelirin derneğimize bağışlanmasının planlandığı öğrenilmiştir.
Derneğimiz, kuruluşundan bu yana Atatürk ilke ve devrimleri doğrultusunda; hukukun üstünlüğünü, demokrasiyi ve hukuk devletini savunan, temel hak ve özgürlüklerin korunması için mücadele eden ve çalışmalarını partiler üstü sürdüren bir sivil toplum örgütüdür.
37 yıldır kararlılıkla savunduğumuz bu ilkeler gereği; demokratik hayatın vazgeçilmez unsurları olan siyasi partilerin, özellikle de ana muhalefet partisinin yönetimine, olağan demokratik süreçler ve kurultay iradesi dışında kayyum niteliğinde bir müdahaleyle getirilen bir yönetimden gelecek herhangi bir bağışın derneğimiz tarafından kabul edilmesi mümkün değildir.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
@OzgurKarabatCHP CHP genel merkez bahçesinde “araba sergilemek”,
1- AKP’nin “hırsız CHP” propagandasına destek sağlamaktır,
2- AKP’ye değil, CHP’ye muhalefet etmektir,
3- Tepeden tırnağa suça bulaşmış bir hükümeti aklamaktır,
4- CHP genel başkanı değil, kayyum olduğunu itiraf etmek demektir.
Genel Merkezimizdeki iğrenç araç görüntülerinden sonra iki kelam etmek farz oldu:
-İki araç da partinin parasıyla alınmıştır, faturaları mevcuttur.
-Araçlardan biri 2022 yılında Kılıçdaroğlu tarafından alınmış ve kullanılmıştır. O aracı oraya koyanlar bunu bilmeyecek kadar cehalet sahibidir.
-Kılıçdaroğlu, Çubuk’ta saldırıya uğradıktan sonra, Erdoğan Toprak, Aziz İhsan Aktaş’tan bir zırhlı araç almış ve Sayın Kılıçdaroğlu’nun kullanımıma sunmuştur. Kılıçdaroğlu, Aziz İhsan Aktaş’ın zırhlı aracını 1,5 yıl boyunca kullanmıştır.
-Evi camdan olan başkasının evine taş atmasın!
Sevgili dostlar, adını ne burada ne yayınlarımda anmaya tenezzül ettiğim bir şey(!) "CHP'den para aldığımı ve bunun için yaşanan kayyım rezaletini eleştirdiğimi" yazmış. Gazeteci görünümlü çantacı- iş takipçileri de bunu alıntılamış. Elbette dava açıp hesabını çatır çatır soracağım.
Hayatım boyunca hiçbir siyasi partiden, partiliden, para almadım. Bu, bunu iddia eden paralı ahlaksızların asla anlayamayacağı ama benim için olmazsa olmaz bir kuraldır: Çünkü, siyasiden para alan, talimat da alır. Bana o talimatı verecek kişi daha doğmadı!
Çıtayı daha da yükseğe koyayım hatta; bırakın para almayı bir tane -herhangi bir siyasi görüş ya da partiden- siyasetçi "Ben O'na yemek ısmarladım" desin ve ispatlasın gazeteciliği bırakırım!
Haysiyetimi, adımı sokakta bulmadım kimseye de çiğnetmem!
Hukuk önünde hesap vereceksiniz!
ÖNEMLİ NOT: Okuyan sevgili dostlarım, bu pek yaptığım bir şey değil ama hepinizden bu açıklamayı RT yapmanızı rica ediyorum.