7 Temmuz'da NATO protestoları nedeniyle Ankara'da gözaltına alınan 19 parti üyemiz serbest bırakıldı.
NATO’ya, emperyalistlere ve işbirlikçilerine karşı mücadeleyi yükseltmeye devam edeceğiz.
Emperyalistler, işbirlikçiler geldikleri gibi gidecekler.
7 Temmuz günü NATO’yu protesto ettikleri için günlerdir gözaltında tutulan üyelerimizin ifadeleri tamamlandı.
Aralarında Devrim Partisi Genel Sekreteri Ercan Bölükbaşı ve Ankara İl Başkanı Şevket Çavuşoğlu’nun da bulunduğu üyelerimiz yarın savcılığa sevk edilecek.
Ercan Bölükbaşı’nın savunması:
Devrim Partisi Ankara İl Başkanı Şevket Çavuşoğlu polis ablukasından sesleniyor:
Bizim karşımıza barikat kuranlar Filistin’de öldürülenleri görmüyor mu? Bizim karşımıza barikat kuranlar Ortadoğu’daki katliamları görmüyor mu? Bu ülkenin vatandaşlarını görmüyor mu? Kendi vatandaşınıza işkence yapıyorsunuz, kendi vatandaşınızı gözaltına alıyorsunuz, kendi vatandaşınızı tutukluyorsunuz peki neden? Trump gelsin diye, ABD askerleri rahat rahat gelsin diye, NATO’cular rahat rahat gezsin diye.
Genel Sekreterimiz Ercan Bölükbaşı polis ablukasından sesleniyor:
Biz ülkemiz için buradayız, bağımsızlık için buradayız. Ankara halkına sesleniyoruz, görün bu alçaklığı! Omuzlara yerleştirilen NATO apoletini, bu onursuzluğu hep birlikte söküp atalım.
Ankara’da NATO’ya karşı sesimizi yükselttik.
Devrim Partisi olarak, NATO zirvesine, emperyalist savaş politikalarına ve Türkiye’nin üs haline getirilmesine karşı Ankara’da eylemimizi gerçekleştirdik.
Bu ülkenin toprakları emperyalistlerin savaş planlarına teslim edilmeyecek.
Türkiye'nin bu onursuzluğa mahkum edilmesine izin vermeyeceğiz.
Geldikleri gibi giderler.
Ülkemizi karanlığa boğan, dünyayı kana bulayan emperyalist savaş örgütü NATO'yu Ankara'da istemiyoruz.
Hem emperyalistler, hem de onların işbirlikçisi AKP iktidarı geldikleri gibi gidecekler!
7 Temmuz Salı 11'de Kurtuluş Parkı'nda buluşuyoruz.
Ankara'da bir üyemiz NATO karşıtı faaliyetlerimiz gerekçe gösterilerek gözaltına alındı.
NATO'ya karşı mücadele suç değil, görevdir. Yoldaşımız derhal serbest bırakılmalıdır.
Emperyalistler, işbirlikçiler geldikleri gibi gidecekler.
Emperyalist savaş örgütü NATO'yu da işbirlikçilerini de ülkemizde istemiyoruz.
Ülkemizde yapılacak NATO toplantısına karşı mücadeleyi yükseltmek için Sakarya Caddesi’ndeydik.
Emperyalistler, İşbirlikçiler Geldikleri Gibi Giderler!
13 yıl sonra yan yana gelip bu daha başlangıç diye ayağa kalkıyoruz.
Bu sefer daha iyi biliyoruz, kendi başlattığımızı ancak kendimiz bitireceğiz.
Her şeyi kendimizden bekleriz.
#Gezi13Yaşında
📍 Ankara
“Geldikleri gibi giderler” demek için 1 Mayıs alanlarındaydık.
Ülkemizi, emeğimizi, haklarımızı, geleceğimizi mücadeleyle kazanacağız.
#1Mayıs
Genel Başkanımız Erçin Fırat’ın da aralarında bulunduğu çok sayıda üyemiz, Mecidiyeköy’de gözaltına alındı.
Bir kez daha söylüyoruz:
İstanbul’u işgal eden bir avuç para babasına, tarikatlara, çetelere ve işbirlikçilere geçit vermeyeceğiz.
Geldikleri gibi gidecekler!
Milas Akbelen'de yaşanan talana dair paylaşımları gerekçe gösterilerek dün gözaltına alınan Başaran Aksu bugün hukuksuzca tutuklandı.
Başaran Aksu derhal serbest bırakılmalıdır.
Enerji Sektörü Kamulaştırılmalıdır
Geride bıraktığımız haftanın önemli gelişmelerini kısaca değerlendirdiğimiz "Haftalık" yeni sayısıyla yayında:
Halka çıkan ek faturanın bahanesi savaş
4 Nisan itibarıyla konutlarda kullanılan elektrik ve doğalgaza yüzde 25 zam yapıldı. Bu zamlarla birlikte doğalgazda son bir yıl içindeki artış yüzde 50’nin üstüne çıkmış oldu. Bu oran, TÜİK’in yıllık açıkladığı yüzde 30 enflasyon oranının çok çok üstünde kalırken gerekçe olarak ise artan enerji maliyetleri gösterilerek ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları kast ediliyor. Emperyalist saldırıların halkın enerji ihtiyacına yönelik olumsuz etkileri gerçek olsa da henüz bu denli bir zamma neden olacak bir sonuç yaratmış değil.
Halkın enerji için harcadığı masrafların artmasına neden olan asıl sorun özelleştirmeler ve bunların sonucunda büyük tekellerin doyurulmasına dair ortaya çıkan ihtiyaç. Elektrik Mühendisleri Odası’nın açıklamasına göre Nisan ayının elektrik faturalarının yalnızca yüzde 15’i elektrik maliyetinden oluşacak. Yüzde 75’i ise doğrudan enerji dağıtım bedeli olarak şirketlerin cebine girecek. Yine aynı hesaplamalara göre, son 5 yılda, enerji bedelinde gerçekleşen artış yüzde 25’in altında kalırken, dağıtım bedeline gelen zam tam tamına yüzde 880.
Halkın enerjiye erişim hakkını sağlayabilmek için emperyalist savaşlara karşı çıkmanın yanı sıra enerjideki özelleştirmeyi de tersine çevirmek zorundayız. Türkiye’nin enerji altyapısı tümüyle devlet tekeline alınmalı ve enerji üretimi halkın ihtiyaçları merkeze alınarak gerçekleştirilmelidir.
Türkiye NATO'dan çıkabilir mi?
Devrim Partisi Genel Sekreteri Ercan Bölükbaşı ile gerçekleşecek söyleşiye tüm dostlarımız davetlidir.
4 Nisan Cumartesi
18.30
Yenişehir Kültür Merkezi
Ülkemiz fiili bir işgal altında.
İktisadi, siyasal ve askeri bağımsızlığımız ortadan kalkmış durumda.
Ülkemizin tüm bölgelerinde en az bir tane üs, emperyalist devletlere güvenlik hizmeti sunuyor. Aynı üsler, emperyalist baskıdan kurtulursak bizi yeniden emir altında sokmak için de hazır bekliyor.
Topraklarımız bölgemizdeki kardeş halklara karşı saldırılarda istihbarat sağlamak ve lojistik destek vermek için kullanılıyor. Gerektiğinde ise doğrudan saldırılara merkez olmamız için baskı altına alınıyoruz.
Ekonomi tamamen sömürü üzerine inşa edilmiş. Emeğiyle geçinenler yoksullukla, işsizlikle, güvencesizlikle boğuşuyor. Bir avuç zengin servetlerine servet katıyor.
Koçlar, Sabancılar, Kaçak Saray’a ve çevresine çöreklenmiş yandaşlar; bir yandan kendi ceplerini dolduruyorlar, bir yandan da emperyalist efendilere akan kaynaklara bekçilik ediyorlar.
Yurttaşlık haklarımızın tamamı askıda. Ülkenin geleceği karşılığında emperyalist merkezlerle anlaşan siyasi iktidar, seçme ve seçilme hakkını gasbetmekten çekinmiyor.
Halkımız kafasını kaldırıp sorgulamasın, bir araya gelip bu karanlığı dağıtmasın diye her türlü oyun oynanıyor. Çeteler sokaklara salınıyor. Tarikatlar kreşlere kadar sokuluyor. Yetmediğinde yargı ve kolluk kuvvetleri bizzat halka karşı birer silah olarak kullanılıyor.
Başta bölgemiz olmak üzere tüm dünyaya kirden ve kandan başka hiçbir şey getirmeyen NATO’nun 2026 yılı toplantısı için adres olarak ise ülkemiz belirlendi.
Emperyalistler bu yılın Temmuz ayında daha fazla can almak ve daha fazla sömürmek üzere uğursuz planlarını Türkiye’de yapacaklar.
Her şey çok açık: Türkiye’de iktidar Amerikancıların, İsrailcilerin, padişahlık meraklılarının, paraya tapan yobazların elindedir.
Türkiye adeta bir savaş kaybetmiş bir ülke gibi yeniden ayağa kalkmayı, yeniden ayağa kaldırılmayı beklemektedir.
Bazı sözler ise yeniden söylenmelidir:
“Geldikleri gibi giderler”.
Tıpkı 1918 yılının sonlarında işgalcilerin donanması İstanbul Boğazı’nı geçerken görüldüğünde genç Mustafa Kemal’in söylediği ve elbette gerçeğe dönüşmesine öncülük ettiği gibi…
Emperyalizme karşı mücadele ve bağımsızlık bayrağını yeniden göndere çeken Denizler ve Mahirlerin 6. Filo’ya boğazları dar ettiği, Vietnam Kasabı Komer’e hak ettiği yanıtı verdiği gibi…
2003 yılında Irak’a yönelik Amerikan işgali için ülkemizi üs haline getirmek isteyen AKP iktidarına karşı sokakları dolduran kitlelerin ülkemizi savaşa sokmak için gelenleri eli boş gönderdiği gibi…
İnanıyor ve biliyoruz. Halkımız Pentagon’dan, Epstein adalarından kendileri için çizilen kadere razı gelmeyeceğini tüm dünyaya gösterecektir.
Türkiye iktisadi, siyasi ve askeri bağımsızlığını kazanmak için yeniden devrim rotasına yerleşecektir.
Ancak bu kendi kendine gerçekleşmez. Bize uzaklardan bir kurtarıcı gelmez. Kendi gücümüzle, kendi örgütlülüğümüzle, kendi mücadelemizle kazanmak zorundayız hakkımız olanı.
Sana, bana, bize, hepimize büyük görevler düşüyor.
Devrim Partisi, tüm yurttaşlarımızı bu görevleri birlikte sırtlanmaya çağırıyor.
Sen de bu mücadeleye katıl. Katıl ki göğsümüzü gere gere bir kez daha hep bir ağızdan söyleyelim.
Geldikleri gibi giderler!
https://t.co/J5EQ0RlNxn