TEKNOFEST İstanbul Koordinatörlüğü önünde eylem yapan üniversitelilere ev baskını: Üç üniversiteli gözaltında
"NATO'ya asker, savaşa stajyer olmayacağız"
https://t.co/7dczpgVx2l
⬛️Urfa’da 21 yaşındaki bir genç kadın, ailesiyle yaşadığı evden silah zoruyla kaçırıldı ve sonrasında tecavüze uğradı!
⚠️Fail ve ona yardım edenler hâlâ firari!
❗️Fail ve yakınları mağdur kadını tehdit etmeye devam ediyor; tehdit ve baskılarla kendisiyle zorla evlendirmeye çalışıyor!
📣Başta Urfa Valiliği, Siverek Kaymakamlığı, Urfa ve Siverek Cumhuriyet Başsavcılıkları olmak üzere tüm yetkili kurumları; Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı’nı;
▪️Failleri derhal yakalamaya,
▪️Etkin ve şeffaf bir soruşturma yürütmeye,
▪️Mağdur kadının ve ailesinin can güvenliğini acilen sağlamaya çağırıyoruz!
⚠️Kadınların yaşamını hedef alan erkek şiddetini de, bu şiddeti büyüten cezasızlık düzenini de kabul etmiyoruz.
❗️Urfa halkı adına bu vahşi suçları lanetliyoruz!
📣Failler hak ettikleri cezayı alana, mağdur kadının adaleti sağlanana kadar tüm sürecin takipçisi olacağız!
🔔Kadınlar yalnız değildir!
Erkek şiddetine, cezasızlığa ve kadın düşmanı politikalara karşı mücadelemizi büyütmeye devam edeceğiz.
@UrfaValiligi@siverekkaymakam@hasansildak
300 bin kapasiteli cezaevlerinde 426 bin mahpus tutuluyor.
Çözüm; her defasında milyonların umuduyla oynayıp içi boş yargı paketleri çıkarmak değil.
Çözüm; adil ve çağdaş bir infaz düzenlemesinde!
Tarihin kapısı bugün açıktır. O kapı açıkken içeri girmek gerekir. Kapı her zaman açılmıyor çünkü. Çerçeve yasa gecikmeden, açık ve güven veren bir içerikle artık Meclis’e gelmelidir. Bu ülkenin umudu daha fazla yorulmayı, çatışmayı, acı biriktirmeyi değil artık hukuka kavuşmayı bekliyor. Bu yüzden bir kez daha söylüyoruz: Yasa hemen şimdi, barış hemen şimdi.
Geçtiğimiz hafta hayatını kaybeden barış annesi Behiye Sevim'in mahpus oğluna vedalaşma hakkı da taziyeye katılma hakkı da çok görüldü.
Yası bile bir cezalandırma aracına dönüştüren bu idari pratikler, Barış ve Demokratik Toplum süreciyle bağdaşmıyor.
Çifte standartlara son verilmeli ve süreç yasası derhal çıkarılmalıdır.
2 Temmuz, yalnızca Madımak’ta yitirdiğimiz canların yas günü değil, bu topraklarda inkârın, nefretin ve cezasızlığın acı hafızasıdır.
Madımak’ta Hakk’a yürüyen canlarımızı özlemle anıyor; Pir Sultan’ın eşitlik, hakikat ve direniş yolunu selamlıyoruz.
Geçmişle gerçek bir yüzleşme olmadan adalet olmaz, adalet olmadan toplumsal barış kurulamaz. Alevilerin eşit yurttaşlık mücadelesi, hepimizin demokrasi ve özgürlük mücadelesidir.
Unutmadık, unutturmayacağız. Karanlığa karşı yaşamı, nefrete karşı ortak yaşamı savunmaya devam edeceğiz. #2TemmuzSivaskatliamı #UnutMADIMAKlımda
"İsrail'in soykırımını görüyorsun, Lahey diyorsun, Solingen'i de yazıyorsun ama Türkiye'de senin topraklarında yaşanmış 35 insanın can verdiği bir katliamı görmüyorsun"
🗣️Gazeteci Ercüment Akdeniz:
🔸Her şeye rağmen bugün hala binlerce insan Sivas'a gidiyor. Alevilerin, Kürtlerin, ezilenlerin, emekçilerin uyanışı, toplanması, kol kola girmesi kırılamadı
🔸En önemlisi Aleviler ve Sunniler bir iç savaşının içerisine düşürülemedi. Bu provokasyonlarda bunun da hesabı vardı. Gazi'de de bunun hesabı vardı.
🔸Bu provokasyon bir yanıyla boşa düştü. Ama tarihsel yüzleşme yapıldı mı, adalet sağlandı mı? Hayır
@ErcmentAkdeniz@denizcanabay@banuguven
#CANLI yayın➡️ https://t.co/cps3C1GKsp
İKLİM ADALETİ İÇİN FEMİNİST UFUKLAR:
Bolivya ve Türkiye'den Mücadele Deneyimleri
📅 13 Haziran 2026, Cumartesi
🕗 20:00 (Türkiye)
🌐 Türkçe, İspanyolca ve İngilizce simultane tercüme sağlanacaktır.
Aymara feminist aktivist Adriana Guzmán ile bir araya geliyoruz.
Erkek-devlet şiddetiyle katledilen kadınlar için adalet talebini yükseltmek üzere bugün Dersim Kadın Platformu ile birlikte Dersim’de kadınlarla bir araya geldik.
Yarın saat 12.30’da Seyit Rıza Meydanı’nda erkek-devlet şiddetine karşı eylemdeyiz.
Mutlak Butlan kararından hemen sonra CHP Genel Merkezi’nin polis zoruyla basılması ve orta çıkan şiddet görüntüleri siyasi bir darbe olarak tarihe geçmiştir.
Merkez Yürütme Kurulumuzun, CHP Genel Genel Merkezindeki şiddet görüntülerine ilişkin açıklaması.
Ferhat Gezer 40 yaşındaydı…
Ömrünü hastalık değil, göz göre göre kurulan bir düzen tüketti. İstanbul’un karanlık atölyelerinde ekmek uğruna ciğerlerini bırakan yüzlerce emekçiden yalnızca biriydi.
Şimdi Karlıova bir evladını daha toprağa verdi.
Ve ne acıdır ki artık köylerimizde mezar taşları bile yoksulluğun ve sahipsizliğin hikâyesini anlatıyor.
32 can…
Bu bir kader değil, bu açık bir emek cinayetidir.
İnsanlar çalışırken ölüyorsa, nefes almak bile yoksullara lüks hale gelmişse; orada sadece adaletsizlik değil, vicdan çürümesi ve sistemin iflası söz konusudur.
📌 Arada bir sorguya çağırıyorlar, pataküte dövüyorlar.
Neye uğradığınızı şaşırıyorsunuz. Bir yumruk yiyorsunuz, gözlüğünüz kırılıyor. İkinci yumruğu yiyorsunuz, ne olduğunu anlamıyorsunuz. Şekeriniz zirve yapmış.
“Ya şeker ilacım nerede?” diyorsunuz. Yok.
En sonunda 2-3 gün sonra ilaç geliyor ama adamın bütün sistemi zaten altüst olmuş. Gencecik bir insan, 35 yaşlarında.
Edirne Uzunköprü’de Özşen Madencilik işçileri yalnızca ücretlerini istemiyor; emeklerine, onurlarına, yaşam haklarına sahip çıkıyor.
Üç aydır maaş yok. Bir yıldan fazladır mesai ücretleri yok. Emekli olanın tazminatı yok.
İşten kaçınma hakkını kullandıkları için 21 madenci işten atıldı.
Madenlerdeki kölelik düzeni, sömürü düzeninin vahşetinin açık ilanı, gerçek karakteridir.
Bir madenci diyor ki: ‘6 yaşındaki çocuğum bana maaşı soruyor.’
Türkiye’de milyonlarca emekçinin bayram hikâyesi bu işte. Çocuklar babasına maaşı soruyor, işçiler borç mesajlarıyla boğuşuyor, sofralar küçülüyor. Ama patronların kârı, teşviki, ayrıcalığı eksilmiyor.
Özşen Madencilik işçilerinin talepleri nettir, meşrudur, geciktirilemez:
*İşten atılan 21 işçi derhal işe geri alınmalıdır.
*Üç aydır ödenmeyen ücretler eksiksiz yatırılmalıdır.
*Bir yıldır gasp edilen fazla mesailer derhal ödenmelidir.
*Emekli madencilerin kıdem ve ihbar tazminatları gecikmeksizin verilmelidir.
Özşen Madencilik işçileri yalnız değildir.
Tunceli Sulh Ceza Mahkemesi, 4’ü yayınevimize ait toplam 7 kitap hakkında toplatma kararı verdi.
Bu, düşünce özgürlüğüne toplu infazdır!
Ancak... Devrimci mücadelede bir nirengi noktası olan yayıncılık faaliyetini felç edemezler yasaklamalarla.
Mücadelemizi sürdüreceğiz!
📌Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde, İlke TV’nin medya sponsorluğunda düzenlenen Toplumsal Barış ve Özgürlük Forumu, çok dilli konserle sona erdi
📌Cemil Paşa Konağı’nda gerçekleşen “Hafızanın Sesleri” konserinde Kürt, Bask, İrlanda ve Calabria halklarının hafızasını taşıyan ezgiler seslendirildi. Gece, sanatçıların birlikte söylediği çok dilli şarkılarla tamamlandı
Javier Bardem: "Gazze'de işlenen soykırım bir gerçektir. Buna karşı savaşabilirsiniz, meşrulaştırmaya ya da açıklamaya çalışabilirsiniz. Karşısında olabilirsiniz ya da savunabilirsiniz. Sessizliğinizle ya da desteğinizle aklarsanız, soykırım yanlısısınız demektir"