Am*dspor'un 30 bin kişilik stadyumunda, nereden baksanız 40 bin kişi var. Kim var kim yok doldurmuşlar stadyuma. Merdiven boşlukları bile dolu. TFF nerede amk? Sizin yrrağınız Batı'daki takımlara mı kalkıyor?
IBAN yolla da aç karnını doyuralım. İki ciğere şerefinizi sattınız. Şehit verdiğimiz günün akşamında eğlence videosu çekenlerin yanında duruyorsunuz. Tarihinize kara leke olarak geçti. Bunları her defasında yüzünüze vuracağız.
Osimhen yokken Galatasaray kazanamıyor vurgusu var ama tamamında gol görülüyor, 0-0'a bağlanabilen maç dahi yok. Bu takımın Osimhen'sizlikten önce savunma sorunu var. Top rakipteyken olan kısımdan bahsetmiyorum sadece, öne yerleşip hayal ettiğin pres, hücumda yapacağın işler bile senin savunma sorunlarının artmasını sağlıyor.
Galatasaray maçlarında ortalama savunma hatları:
Sporting: 33 metre
Galatasaray: 49 metre
Trabzonspor: 39 metre
Galatatasaray: 46 metre
Savunma hattını bu kadar ileriye çıkartıyorsan takım halinde baskı uzmanı olman gerekiyor ama özellikle Leao Sane varken bunu yapman imkansıza yakın. Savunmayı çıkarıp topu daha hızlı kazanma, sette üretim becerisinde uzman olma, kazandığın topla gole gitme fikirleri olsa da savunmasından kanatlarına, merkezinden forvetine bu oyun için biçilmiş kaftan diyeceğimiz bir bütünlüğün sahada olması gerekiyor. O bütünlüğü göremediğimiz gibi maçın başından sonuna önde olmaya odaklanıyor Galatasaray. Bu riskin karşılığı ne oyun ne oyuncu grubu var.
Galatasaray takım halinde preste zayıf, topu geri kazanma hızı alınan riskle örtüşür yükseklikte değil, kazanılan topla şutlar az, ve en önemlisi stoperlerin geniş alanlarda olması gerektiği kadar başarıya sahip değil. Sallai'yi de öne yollayıp iç gibi yerleşmeyi istediğinden sağ bekten bu uzun toplarda kademe yapacak oyuncuya sahip olmuyorsun geniş alanda. Yani risk üstüne daha da risk alıyorsun.
Trabzonspor maçında Galatasaray'ın 16 kez 3. bölgede top kazanımı var, 1'i şutla bitti. Trabzonspor'un 9 kez bu şekilde kazandığı top var 2'si şutla bitti ve 0.58 gol beklentisi sırf buradan geldi. Önde baskıda çok iyi bir takımın bu senaryoyu tam tersine çevirmesi beklenir, Trabzonspor bu kadar önde basmayarak daha çok net şans buldu bu yönde, çünkü Galatasaray doğru presi doğru yerleşimi doğru anlarda yapamadı, yaptığı birkaç anda da koşular hareketlilikler kararlar problemliydi.
Galatasaray, Trabzonspor maçında kendi alanında 13 top kaybetti bunlardan 1.14 gol beklentisi verdi. Sporting maçında da kendi alanında 16 top kaybedip bunlardan 0.70 gol beklentisi verdi.
Savunmada top kaybına yatkınsın, stoperlerin en iyi durumlarından uzaktalar, geniş alan savunmakta zorlanıyorsun, savunma arkasına o uzun top gelmeyip orta bloğa da geldiğinde reaksiyon vermekte yine zorlanıyorsun -Sporting maçında Sara'nın önde kalmasıyla bıraktığı alandan gelen gol gibi-, rakipler bu oyuna çözüm üretmekte zorlanmıyor. Seviye yakınlaştığında çözümsüzlükler yaşanıyor. Ve en kötüsü gollerin ardından oyuna direkt dönemeyen dağılan takım var. Sporting'den sonra Trabzon'da da bu yaşandı.
Buna ek topa sahip olup oyunu kontrol ettiğini düşündüğünde rakipler alanı savunmaya başladığında onları açacağın temel durum oyunu hızlandırmak olmalı, pasın hızını arttırıp rotasyonu sağlaman gerekiyor, ama hareketsizlikler, bağlantı kopuklukları, oyuncuların bireysel çabasına kalan durum öne çıkıyor. Osimhen varken de bunlar vardı, bu yüzden sürekli orta açıyordun, çünkü Osimhen'i sette nasıl kullanacağını tam bilmiyordun, etrafındaki oyunculardan onu en iyi işleyecekleri düzeni çıkartamadın, oyun sorunu olduğundan ortalarla Osimhen'le maçları çözüyordun Osimhen böyle bir kaliteydi. Tüm bunlar bir araya geldiğinde, bu kadar sorunu olan takımda, Leao - Sane'nin bu kadar verimsiz ve top kaybıyla oynadığı, presi destekleyemediği ve buna rağmen sürekli takım halinde önde olan takımda tek sorun Osimhen'in olup olmaması olarak değerlendirilirse yine burada tespit hatalı olur. Rakibe göre anlayışın yapılmadığı, kim olursa olsun maçın başından sonuna baskıya odaklanılan tempo düşürmekte iyi olmayan takım var. Rakipler ilk 11'le ��özüm bulamazsa, oyuna hamleyle dokunuşlarla çözüm bulabiliyor. Milli ara sonrasında hocanın tüm bunlara çözüm üretmesi, yeni bir 11'le, bölüm bölüm tempo yükseltip düşüren, kontrol kaybını az yaşayan takım görmemiz gerekiyor.
@ezgiyenn@kleopapatya@BurgerKingTR hem ketçap istemişsiniz hem kart istemişsiniz adam para isteyince laf yapmışsınız bide bedava bişey istemedik demişsiniz ablamın zeka büyüdükçe geriliyor galiba