Daha İstanbul'da bir başarı hikayesi yazmadan Ankara'da siyasi istikbal hesapları peşinden koşan,önce Cumhurbaşkanı adayı,sonra Cumhurbaşkanı yardımcılığına tav olan siyasi karaktere hayati sorular..
ZAFER ŞAHİN:
Bu mutlak mutlakın kararı üzerinden efendim demokrasiye darbe yapıldı, şu oldu bu oldu.
Ya geç kardeşim.
Senin partin birtakım odakların,
birtakım şebekelerin eline düşmüştü.
Eline düşmek üzereydi.
Devlet seni oradan çekip aldı.
Çünkü sen bunu kendi başına yapabilecek bir
iradeyi ortaya koyamadın.
Devlet mi dedi sana partinin
ilk kongresinin parayla satın alınmasını?
Devlet mi dedi sana senin genel kurultayında delegelere para dağıtılmasına?
Ne güzel hayat ya.
Cebine 10 milyon dolar koyan gelsin,
Türk siyasetinin asırlık çınarı olan partiyi ele geçirsin
Yarın öbür gün devlet buna sessiz kalacak kardeşim, öyle mi?
Yarın öbür gün cebine parayı koyan bir istihbarat servisi ya da yabancı bir ülke Türk siyasetinde taşları istediği gibi oynatacak, istediği gibi değiştirecek. Türkiye'ye yerli bir Zelenski monte edecek, öyle mi? Bu devlet de buna sessiz kalacak.
Bak, şimdi bunların görmek istemediği şey şu:
Ne dedi Joe Biden 2018'de?
Başkanlık yarışında Amerika'da Türkiye ile ilgili konuştu ve dedi ki Erdoğan için:
"Ondan Suriye'de yaptıklarının hesabını soracağım."
Ne yaptı Erdoğan? Suriye'de Amerika'nın planını bozdu.
Akdeniz'e açılan koridor devlet planını bozdu.
Nasıl soracaksın?
"Bu sefer darbe yapmayacağız." dedi.
"Bu sefer" dedi, "muhalefeti DESTEKLEYECEĞİZ..''
#özgürözel #Ekremİmamoğlu #mutlakbutlan
HADI, ŞAPKA TAKMAYAN CHP’Lİ MILLETVEKILLERINI IBRET IÇIN IDAM EDELIM…
VAR MISINIZ?
YAPILAN IŞIN DOĞRU OLDUĞUNA INANAN CHP’LI MILLETVEKILLERI ÖRNEK OLSUN DIYE KENDILERINI FEDA EDERLER MI?
İstiklâl mahkemelerinin verdiği idam kararı Ergün Aybars'a göre birinci dönemde resmi kayıtlara göre gerçekleşen infaz 1054, İsyan bölgesi dahil ikinci ve üçüncü dönem mahkemelerin verdiği azami infaz sayısı ise 576'dır. Toplamda bütün idam kararlarının sayısı 1.630 kişidir.
MİZAH DEĞİL…
KONUSULANLAR TAMAMEN GERÇEK…
CHP’LILERININ NEYE OY VERDİĞİNİ CHP’LILER ANLATIYOR.
SEVGILI CHP’LILER…
SIZI BU KADAR AŞAĞILAYAN, SIZIN BU KADAR DÜŞÜNCE YOKSUNU OLDUĞUNUZU
İMA EDEN IDARECILERE
OY VERMEK ONURUNUZA DOKUNMUYOR MU?
Nihayet biri 'Kral Çıplak' demiş.
Hem de Sözcü TV'de.
Siyaset Bilimci Prof. Dr. Mithat Baydur,İmamoğlu'nun çılgınlık politikasına isyan ediyor.
İzleyin.
OKUYUN VE OKUTUN LÜTFEN!
Türkiye'yi ekonomik olarak Afrika ülkelerinden bile geri ve ilkel bırakan takiyeci Sabetayist Zümre Oligarşi, ülkedeki ekonomik sıkıntıların baş sorumlusu olmasına rağmen bu konudaki tüm olumsuzlukları elindeki illüzyoncu medya ve akademiya propaganda gücü sayesinde daima iktidarların üzerine yıkmayı başarmıştır.
Azgın azınlık takiyeci Sabetayist Zümre Oligarşi'nin 80 yıldır değişmez tek paradigması şudur: Türkiye hiçbir sektör ve alanda İsrail, ABD, Haçlı Batı'dan bağımsız olacak biçimde güçlenmeyecek, kalkınmayacak, büyümeyecek ve gelişmeyecek.
Bu yönde hangi lider, parti, iktidar, kurum veya kuruluş bir adım atmaya kalkar ise illüzyoncu medya ve akademiyasının etkili propaganda gücü devreye alınacak, o kişi ya da kuruluşlar kara propagandalar ile cendereye alınıp itibarsız kılınacak, pişman edilecek.
Örnek mi?
- Vecihi Hürkuş.
- Nuri Killigil.
-Nuri Demirağ.
-Şakir Zümre.
-Necmeddin Erbakan.
Örnek mi?
-AK Parti kapatılma davası..
-Cumhuriyet Mitingleri..
-367 krizi..
-27 Nisan E Muhtıra..
- Ergenekon Balyoz darbe planları.
-Gezi Parkı isyanı..
-Kobani ayaklanması..
-17-25 Aralık yargı darbesi..
-Hendek terörü..
-15 Temmuz FETÖ-NATO darbesi..
-6'lı masa projesi..
28 Şubat'ın bu devlete ve millete maliyeti; 300 milyar $.
Gezi Parkı; 180 milyar $.
Kobani ve Hendek Terörü; 40 milyar $.
17-25 Aralık yargı darbesi; 30 milyar $.
15 Temmuz FETÖ-NATO darbesi; 420 milyar $.
44 yıllık PKK terör örgütü ile verilen mücadelenin maliyeti 3 trilyon 750 milyar ₺.
Türkiye her sektör ile sahada, ekonomide, sanayide, ilim ve teknolojide, kültür ve sanat'ta her zaman Siyonist Haçlı Batı'ya mahkum/mecbur olacak ki, büyümesin, kalkınmasın böylece köleleştirilmiş, açlığa, işsizliğe mahkum edilip köylerde, şehrin varoşlarında, gecekondularda yaşamaya mahkum edilmiş ezici çoğunluk Müslüman toplum ilelebet Selanik Dönmesi Sabetayist Yahudi Zümre tarafından yönetilebilsin.
Sanayii'de, ticarette, teknoloji'de, bilimde, ekonomide, eğitimde, sağlıkta, ulaşımda, silah sanayiinde, tarım ve hayvancılıkta güçlenmiş/ büyümüş bir Türkiye hem İsrail-ABD ikilisinden bağımsızlaşacağı hem de buna paralel ezici çoğunluk Müslüman toplum kalkınıp serpileceği için, takiyeci Sabetayist Zümre Oligarşi tarafından yönetilmesi tehlikeye girer.
İşte bu amaç/hedef doğrultusunda 80 yıldır bütün sektörlerde, dallarda Türkiye'yi kadük bırakmak, küçültmek, ilkel ve geri kalmış bir Afrika ülkesi haline getirmek için tüm imkan ile kabiliyetlerini seferber etmiş olan Siyonist Haçlı Batı güdümlü takiyeci Sabetayist Zümre Oligarşi sorumlu olduğu bu ihanetlerin suçunu da elindeki medya ve akademiya gücü ile gerici/irticacı diye kara çaldığı İslam'a ve Müslümanlara yıkıyor.
CHP'ye sadece bir oy verdim, ne günahım olabilir diyenlere acı bir haberim var.
O bir oy dediğin var ya,
o bir oyla sen ülkemin geleceği ile oynadın,
o bir oyla şehrimin geleceği ile oynadın,
o bir oyla çocuklarımın geleceği ile oynadın,
o bir oyla mazlumların geleceği ile oynadın.
Niye? Sanki rakını zıkkımlamana, çıplak dolaşmana engel olan varmış gibi pespaye kaygılarla CHP'ye oy verdin.
Bu dünyayı bilmem ama ahirette milyonlarca insan, milyonlarca mazlum yakanızı bırakmayacak.
Rezil olacaksınız.
Hem vallahi, hem billahi!
#syria | yine haklıçıktı | Mısır | Mete Yarar | Almanya | Yozgat İstanbul Havalimanı Colani Şerefsiz Salih Müslim Şam Büyükelçiliği Jandarma Kürt Recep Tayyip Erdoğan yine haklıçıktı
KOÇUM,
ARSLANIM,
YİĞİDİM…
NECMETTİN ERBAKAN AKYÜZ…
DÜNYA KUNG FU ŞAMPİYONU OLDU…MADALYA TÖRENİNDE FİLİSTİN BAYRAĞI AÇIP DABKA DANSI YAPTIĞI İÇİN ŞAMPİYONLUĞU İPTAL EDİLDİ…
BİZ SANA HER GÖNÜLDE
BİR MADALYA VERDİK. ONLAR ALSIN MADALYALARINI………
@neakyuz
HÜSEYİN GÜLERCE’DEN
ANALİZ.
Siyasetin üç temel problemi.
Farklı siyasî partilerin bünyesinde aynı problemler var.
Lidere vefasızlık,iç çekişme ve çatışmalar, rant/menfaat kavgaları, çekememezlik,dedikodu, arkadaş bilinenlerin birbirinin kuyusunu kazması, ahlakî yozlaşma, yalan,iftira,kumpas,algı operasyonları.
Aslında toplumun değişik kesimlerinde, bürokrasinin her türlüsünde,iş dünyasında,medya/sanat/spor camiasında,aile çevrelerinde de derece derece aynı problemler yaşanıyor.
Konumuz siyaset.
Siyasetin üç temel problemi var.
(Baştan söyleyeyim, istisnalar kaideyi bozmaz.)
1. İnsan
İnsanın kendisi,yapısı itibariyle problemdir.
Yıllarca dost,arkadaş olduğunuz insanlar gün gelir bambaşka biri oluverir. Tanıyamazsınız.
Beklentiler,hırslar, menfaatler, kibir, bencillik, makam,şöhret düşkünlüğü, haset,kıskançlık,insanları bambaşka biri haline getiriverir.
İnsan problemdir ve problemlerin çoğu insanla başlar.
İnsanlar en çok siyaset zemininde değişir.
Yüksek siyaset zeminlerinde ise sert rüzgârlar nicelerini savurur. Yuvarlar,taştan taşa çarpar
Çünkü bilhassa bu yüksek zeminlere çıkanlar, kendilerini eşitler içinde birinci görürler. Çevrelerinde bendeleri, kulları köleleri vardır.
Bunlar, öyle övgüler düzer, öyle şakşakçılık yaparlar ki, bu"yüksek şahsiyetler", layık oldukları makamlara gelemeyince sürekli haklarının yenildiğini söyler.
Liyakatsizlikten dem vururlar.
Çünkü onlar varsa liyakat vardır,onlar yoksa liyakat yoktur...
2. Zemin.
Siyaset zemini, normal bir zemin değildir. Siyasetin zemini çürüktür,kaypaktır, sağlam değildir.Nasıl, sağlam olmayan zeminlere yapılan binalar depreme dayanıksız ise siyasetin zemini de sarsıldıkça, üstündekileri de yıkar, düşürür,fırlatır atar...
Çürük zeminlerdeki deprem tahribatlarından farklı olarak siyaset zemininde insanların başı döner,zihni bulanır, eli ayağına dolaşır,dengesini kaybeder. Beklentilerinin esiri olur.Asla gelemeyeceği mevkileri,en tabii hakkı olarak görür.
Makuliyet kaybolur. Hayatın tabii akışının dışında davranışlar, tepkiler çoğalır.
Siyaset zemini,buz tutmuş kaldırıma https://t.co/Q0GqsnKt2Cğlam zemindeki yürüyüş kaybolur.
Buz tutmuş kaldırımda yürürken insanlar düşmemek için değişik hareketleri yaparlar,eli ayağı oynar,işte siyaset zeminlerindeki yürüyüş de öyledir.
Siyaset zemini, virüs yayan ortam gibidir.Çoğu kişiyi hasta eder, insanlar bu zeminde hastalık kapar.
Siyaset onları bıraksa da onlar siyaseti bırakamaz. Bıraktım derler, ama yine de boş durmazlar...
Yenilseler kabahatli onlar değildir. Halk bazen yanlış yapar!..
3. Düşman
Siyasetin 3. Temel problemi, bilhassa bizim ülkemiz için dışımızdaki düşmanlardır.
Tatlı su demokratları, bu "dış mihraklar"ın dile getirilmesinden çok rahatsız olurlar.
Nedenini biz tam bilemeyiz. Düşmanın 5. Kol elemanı oldukları için mi, etki ajanlığı görevleri mi vardır, yoksa iki asırlık Batı/Haçlı saldırılarını A'dan Z'ye bildikleri halde basiretleri mi bağlanır, nedir bilemeyiz.
Dışarıdaki düşmanı perdelemeye çalışanlar, mesela Türkiye'de siyasete en büyük darbeyi vuran asker içindeki cuntacıların arkasında ABD'nin olduğunu bilirler.
Suriye'nin kuzeyinde bir terör devleti kurulması için ABD'nin PKK'ya binlerce TIR ile silah yardımı yaptığını bilirler. Ama bunu hiç telâffuz etmezler. Görmezden gelmeyi ustalıkla yaparlar.
PKK'nın partilerinin Kandil'den emir/talimat aldığını,Kandil'deki terör baronlarının da ABD, İngiltere,Fransa, Almanya, İsrail istihbarat teşkilatları ile çalıştığını bilirler. Ama DEM'in meşrulaştırılması için CHP gibi görev başına koşarlar.
Türkiye'de siyasetin en büyük zaafı,en büyük problemi gizli/açık yabancı müdahalesidir.
Bu müdahale,sadece cuntacıların ya da FETÖ'nün darbe teşebbüsleri ile olmaz.
Türkiye;laik-dindar,Sünni-Alevi,Türk-Kürt ayrışmalarının cenderesine alınır.
Savunma sanayindeki büyük hamleler,hem de İBB çalışanı kripto elemanlar eliyle hedefe konulur.
Bugünkü iktidar,bir yandan hizmet/eser siyaseti takip ederken bir yandan da dışarının oyunlarını, tezgâhlarını,ihanetlerini önlemeye uğraşıyor.
ABD’Lİ TARİHÇİ AÇIKLADI…
KENNEDY’İ MOSSAD ÖLDÜRDÜ..,
Geçtiğimiz onlarca yılda yaşanan her türlü skandalın ve olayların arkasından İsrail bağlantısı çıkıyor. Bunu doğrulayan çok sayıda itiraf ve belge gün yüzüne çıkıyor. Onlardan biri de ABD’li tarihçi ve yazar Martin Sandler’ın “Kennedy’i MOSSAD öldürdü” sözleri. 2013 yılında ABD’de C-SPAN televizyonuna verdiği röportajda, Amerika Birleşik Devletleri'nin 35. başkanı John F. Kennedy’nin, İsrail’in ‘kurucusu’ David Ben Gurion’u tehditle istifa ettirdiğini ardından da buna kızan İsrail istihbaratının Kennedy’i öldürdüğünü söylüyor. Sandler, buna dair belge ve yayınları gördüğünü ifade ediyor.