Biz vazgeçmedik.
GTA 6’nın çıkışına aylar kala talebimizi bir kez daha yineliyoruz.
Seslendirme değil, sadece Türkçe altyazı ve arayüz desteği istiyoruz.
Eğer sen de destekliyorsan bu gönderiyi paylaş ve yorumlarda sesimizi büyüt.
#WeWantGTA6inTurkish@RockstarGames
Can Yılmaz, Türkiye’de tatil fiyatlarında Türk vatandaşına çıkan farkı eleştirdi:
🔹 “Almanya’dan geliyorsan 3 gün 4 gece 20 bin TL.”
🔹 “İstanbul’dan geliyorsan aynı tatil 56 bin TL.”
🔹 “İngiltere pasaportuyla 26 bin TL’ye kalıyorsun.”
🔹 “Aradaki 30 bin TL Türk vatandaşı olmanın cezası mı?”
🔹 “Dışarıdan geliyormuş gibi rezervasyon yapıyorsun.”
🔹 “Sonra otele gelince Türk olduğun anlaşılıyor.”
🔹 “Bu kez 30 bin TL daha istiyorlar.”
🔹 “Ben 26 bine Yunanistan’a giderim.”
🔹 “Halkidiki’de kalırım.”
🔹 “Mis gibi tatilimi yaparım.”
🔹 “Kirazı kiraz, çileği çilek tadında yerim.”
🔹 “Enayilik devri bitti.”
@OlayHaber_Bursa Ya başkan senin bastığın plakadan ben neden 4 bin ceza yiyeceğim daha 20 gün önce noterden verilen plaka kağıdıyla şöförler odasından plaka bastırdım kalın ince olsun herhangi birşeyde demedim bugün gelmişsin bunu biz bastık 4 bin ceza yersin nerden bastırcaz kebapçıdanmı ???
🌊Antalya-Konya Yolu’nun
Eynif ve Gembos Ovaları'ndaki bölümü tamamen göle döndü.
🚣Burada sörf yapabilirsiniz, sandalla gezebilirsiniz ya da dilerseniz karşı tarafa salla geçebilirsiniz.
📍Peki;
➖ÇED raporu neden istenmedi?
➖Projeyi kim hazırladı?
➖Yolu kim yaptı?
➖Denetlemeyi kim yaptı?
➖Onayı kim verdi?
Avrupa Komisyonu ayağımıza kadar gelip "gelin iletişimde sınırları kaldıralım" diyor, bizim operatörler "yok, biz vatandaşı kendi içimizde yolmaya devam edeceğiz" deyip kapıyı kapatıyor.
Düşünün ki uçağa biniyorsunuz, Berlin'e veya Roma'ya iniyorsunuz ve telefonunuzu tıpkı Kadıköy'de, Kızılay'da geziyormuş gibi hiçbir sürpriz fatura korkusu olmadan kullanıyorsunuz. İşin asıl can alıcı kısmı ne biliyor musunuz? Roaming sisteminin çift yönlü çalışması. Yani sınırlar kalktığı için, elin Avrupalısının ayda üç beş Euro'ya kullandığı o devasa, sınırsız ve ucuz GSM paketlerini burada, kendi ülkemizde şebeke sorunu yaşamadan kullanma şansımız olacaktı.
Peki bu devasa fırsat neden elimizin tersiyle itildi?
Çünkü bu topraklarda sıradan vatandaşın herhangi bir hizmete kolay, ucuz ve dünya standartlarında ulaşmasına karşı inanılmaz bir alerji var. Sizin sınırları aşmanız, cebinizden daha az para çıkması, fatura derdi düşünmeden internete girmeniz birilerini fena halde rahatsız ediyor. Kurulmuş bir sömürü çarkı var ve yerli operatörlerin o astronomik kâr marjları düşmesin, tekel düzeni bozulmasın diye 85 milyonun dünyayla arasına bir kez daha duvar örüldü.
Mesele sadece yurt dışına çıkınca harita açmak, fotoğraf atmak değil. Mesele halkın en ufak bir refah kırıntısına ulaşmasına sermaye sahipleri tarafından duyulan o derin tahammülsüzlük. Bize reva görülen tek senaryo belli: Her şeyin en kalitesizine, dünyanın en yüksek bedellerini ödemeye mahkum edilmek.
Bugünü tarihe not düşün. Sırf siz ucuza ve özgürce iletişim kurmayın diye Avrupa'nın altın tepside sunduğu fırsatı göz göre göre çöpe attılar. Kendi insanına reva görülen bu düzeni ve bugün alınan bu kararı asla unutmayın.
Vatandaş: Arabamı satıyorum. Alıcı yanımda, parayı hesabıma attı, anahtarı verdim. Her şey tamam.
D*vlet: Hop hemşerim nereye? Öyle bakkaldan ekmek alır gibi araba satamazsın. Benim huzurumda satacaksın.
Vatandaş: Ok, e-Devlet üzerinden "sattım" diyeyim, o da "aldım" desin? 5 saniyelik iş.
D*vlet: Yok öyle. Notere gideceksiniz. Noter size "Satıyor musun?" diye soracak. Sen "Evet" diyeceksin. Sonra senden para alacak.
Vatandaş: Peki noter arabaya ekspertiz yapıyor mu? Motoruna bakıyor mu? Çalıntı mı diye kontrolü o mu yapıyor?
D*vlet: Noter ATP tüketerek "enter" tuşuna basıyor. Tuşa basması 1500 lira. Çünkü ben öyle istiyorum. Ha bir de, "Sistem yok" derse akşama kadar sandalyede oturacaksınız.
- Sonuç: İki kişinin arasındaki ticaretten, hiçbir katma değer üretmeyen bürokrasi "haraç" keser. Vatandaş kendi malını satmak için bile icazet ve para ödemek zorunda kalır. -
Sosyalist dangalak: Kapitalizmde değil de devlette mi hata buldunuz? Araba satışı zaten olmamalı, araba temel ihtiyaç. Devlet herkese bedava araba dağıtmalı. Arabanız varsa ayrıcalıksınız, elbette devlete para ödeyeceksiniz. 🤡🤡🤡
Taksiciler UBER'i
Al-Satçılar TEMU'yu
Turizmciler https://t.co/tnavbc8Dv9'u yasaklatır
Telefon ithalatçıları İMEİ kaydı getirtir, operatörler ESiM i yasaklatır
Köprü yapılınca feribota zam gelir
Bir tek halkın istediği yapılmıyor.
Sadece para babalarına mı çalışıyor sistem?
Bence #tuvturk kapatılsın Her marka nın Kendi Sevisi Muayene Raporu versin Ve Bu Araç muayenesi de Ulaştırma Bakanlığının otomasyon uygulamasına işlensin
DESTEK VERENLER BUYURSUN
30 Euro
İnanın çok hızlı büyüyoruz. Yüzbinlerce insan birleşti.
Hedefimiz 5 Milyon tüketici. 60 gün içerisinde ulaşacağız.
60 gün dişinizi sıkın ve dışardada konuşun..
Bu Türkiye tarihine geçecek bir dayanışma olacak!
Çığ gibi büyüyoruz. #30Euro#1Şubatboykot
🚫 1-15 ŞUBAT'TA BOYKOT VAR!
Milliyetçi Kongre Derneği’nin gümrük muafiyetinin kaldırılmasına karşı başlattığı “cüzdanını internete kapat, internetten alışveriş yapma.” hareketine Genç Türkler topluluğundan da destek geldi.
30 Euro
1 Şubat'da "satın almama" eylemi başlayacak..
6 Şubat'da ise "ürün satın alıp iade etme" eylemi başlayacak..
Lütfen beğenin ve retweet edin.. Bu tweet yürümeli.. Herkes okumalı..
🚨Yayıncı Jahrein milyonların hislerine tercüman oldu! Türkler için eşit vatandaşlık talep etti:
“Türkiye’de ortalama bir Türk olarak şöyle hissediyorum;
Evde hiçbir işe yaramayan bir çocuk olur, para yer, serseridir ama aşırı sevilir.
Ben de her şeyi doğru yapan, dersine çalışan, eve ekmek getiren, illegale bulaşmayan çocuk. Hiç sevilmiyorum ama…
Yasalara uyuyorum, vergimi ödüyorum ama haklarım elimden alınıyor, yaşam alanım kısıtlanıyor.
Ama kimse beni konuşmuyor; AKP, MHP, CHP beni konuşmuyor. Bütün partiler evin serseri çocuğunu nasıl mutlu edeceğini konuşuyor
Serseri çocuk zaten sınırdan mal kaçırıyor, kaçakçılıktan kazandığı parayı aklamak için batıda işletmelere çöküyor. Elektriğe para vermiyor.
Kaçak elektriği tespit için gelen devletin drone’unu AK-47 ile düşürüyor. Ben 300.000 TL ruhsat parası verip 9mm tabanca alamıyorum.
Diyarbakır’da evinde keleş olmayan ev yok. Ben eşit vatandaşlık istiyorum.
Düğünlerde milyonlar takılıyor, ben zengin sayılan bir Türk olarak kendi evimi alamadım.
Bana 30 euroya bile dışarıdan mal getiremezsin diyor. Gidelim Kürt çoğunluk şehrine, cebinde kayıtlı cep telefonu olan yok.
Bana yapılan bu işkence reva mı?
Bu kadar dışlanmayı kaldıramıyorum.”
⚠️I guess I am losing count of how many times I have mentioned to the authorities in Türkiye the need to watch for the "critical triplet" of signals: Signals from all three stations, separate in time, but all within a 20 minute time interval. On the graph below, we see there was a 37 minute warning ahead of the recent M 4.0 earthquake near Kütahya, if only someone in Türkiye would learn to look for it. Is there no one with Lise Diplomasi we can recruit?