Sevgili arkadaşlar, görüşüme uymayan bazı tweetleri ibretlik olarak, bazı saçmalıkları ise zamanı geldiğinde tekrar ‘değerlendirmek’ üzere retweet ediyorum. Zira öyle şeyler ki; unutursam kalbim kurur. Yani ne hesabım ele geçirildi ne de fikir olarak durduğum yer değişti.
Umarız bu yasak sosyal medya ile sınırlı kalmaz ve ulusal televizyonlara içerik üreterek para kazanan akademisyenleri de kapsar.
Üstelik abonelik ve bağış gibi gönüllü gelirleri yasaklamaktan ziyade, kamu kaynaklarıyla finanse edilen medyaya uygulanacak bu yasak milletimizin vergilerini de korumuş olur.
@MertttKoc “Analar ağlamasın diye Yunan işgalini, ABD mandasını ve cümle emperyal kapitülasyonları kabul ediyoruz. Rum kardeşlerimizle el ele yaşacağız.” 100 sene önce bunu dediklerini düşünsene
Osmalı’da Ayan sınıfını ve sistemini öğrenmeden asla Türk modernleşmesinin çekincelerini anlayamaz, devlet-sermaye-rant üçgeninin günümüze yansımalarını çözemezsiniz.
Japon Modernizasyonu Türk Modernizasyonundan çok başarılı ama 100 kat daha kolay bir süreçti.
Başlarında Rus Belası yok, Azınlık Belası yok, nüfus belası yok.
O kasar talihliler ki yaşlı Şogun ve İmparator aynı anda ölüyor.
Yerlerine geçen gençler işi kotarıyor.
Yoksa Kavalalı +
Türk Kültür Komisyonumuzun Eren Atala Eriş’i konuk ettiği çevrimiçi etkinliğimize katılmak için aşağıdaki bağlantıya tıklayıp kayıt olabilirsiniz 👇
https://t.co/D8BhIAY9hp
Eren Atala Eriş @erenatala ile beraber Türk Dünyası Ansiklopedisi'nde "Yücel Teşkilatı: 1948'de Yugoslavya Rejimi Tarafından Şehid Edilen Türk Aydınlar Hareketi" başlıklı maddeyi kaleme aldık.
https://t.co/ReEWKhWyKI
#Yücelciler#Şuayb Aziz #Yugoslavya#Yardım Cemiyeti #Komünist Rejim #Tito
Kılıçdaroğlu: “Osmanlı’nın topraklarına bakın. Türkiye o coğrafyaya gitmek, o coğrafyada kendi kişiliğini geliştirmek zorundadır.
Küçülerek değil, büyüyerek gitmek zorundayız. Osmanlı coğrafyasında Türkiye olmalı.”
Bugün biz af dileyecek birşey yapmadık deme arsızlığında bulunan pkklılar,
Bu gencecik öğretmenimiz Yasemin Tekin'i 3 yaşındaki kızıyla birlikte 25 Ekim 1993’te Bitlis Erikli’de şehit ettiler.
Yasemin öğretmen 8 aylık hamileydi; karnı parçalandı. Eşi de aynı olayda katledildi.
Evvelce gidenlerin asil ruhları şad olsun!
Bosna Hersek Banya Luka imam hitap mezunlarının onurlu yürüyüşü.
* şimdiden söyleyeyim, bu nasıl imam hatip, nişan gibi, kızlı erkekli olur mu diye hiç başlamayın... Yıllarca yazdınız, biz ise gurur duymaya devam ediyoruz. Çünkü Bosna Hersek'te bu yürüyüş başkadır.
Öğle arasının ardından #uikkongre 2026'da 4. tur başladı! Edebiyat ve sinemanın bölge çalışmalarındaki işlevi, dış politika analizinde kuram ve uygulama, Türkiye'nin ekonomi politiği, barış ve güven inşası, toplum-kültür-temsil tartışmaları sürüyor.
@ww3_legioner@dogukaanoruc Allaha şükür olsun bu. Sizin gibi piç devşirme değil. Türklük giderse sen bizim için tasalanma, biz her yerde varoluruz. Ama sizin gibi AB-ABD fetö beslemeleri kucaktan kucağa dönersiniz. Skenderbeg de Napolililerin kucağından inmiyordu 😀😀
@dogukaanoruc Sadece resmi tarih okursan Stalin büyük kahraman; hatta Hitler büyük hayvansever ve çocuklara çok düşkün insanlardır. 15 Mart 1948de yapılan nüfus sayımlarından 2 hafta önce 27 Şubat’ta ne yapıldığını incele; o zaman ahalinin neden kendi dilini yazdıramadığını görürsün
Bayrampaşa, Yıldırım Mahallesi, Cevapi Lab. Bilen bilir buralarda birçok Boşnak mekanı var, bazıları başarılı bazıları peki değil. Burası ise şahane. Balkanlar’da yediklerime en yakın cevapi bu. Tuzlu kaymak da harika 🇧🇦
Bilmeyenler için: Grup Yorum, Savcı Mehmet Selim Kiraz’ı şehit eden DHKP-C’li terörist Şafak Yayla’nın ailesini konsere telefonla bağlayıp, sloganlarla konserdekilere alkışlatan gruptur.
Telefonla bağlanan aile ise “hepiniz birer şafak olacaksınız” diye kalabalığa seslenmişti.
Gençler belki hatırlamaz ama geçen sene bir ara hayatımıza muson yağmurları gibi Mümtaz'er Türköne girmişti. Neredeyse her hafta bir videosu sosyal medyaya düşüyor, günlerce gündemi meşgul ediyordu. Ekrem İmamoğlu’na dönük operasyon sonrası “sürece” olan güven ve ilginin azaldığı bir dönemde Türköne muhaliflere oldukça ilginç bir hikaye anlatıyordu.
Bu anlatıya göre süreci aslında Erdoğan değil, Bahçeli başlatmıştı; dolayısıyla süreç partizan hedefler taşımıyordu çünkü bir “devlet projesiydi. Süreç başarılı olunca ülkede demokratikleşme gerçekleşecekti. Bu nedenle Erdoğan sürece ayak sürüyordu ama ister istemez kaybedecekti. Bu nedenle CHP’nin sürece destek vermesi, MHP–CHP–DEM arasında bir işbirliği zemini oluşması gerekiyordu.
Başta Medyascope olmak üzere dijital mecralar Türköne’yi ve onun anlattığı bu masalı çok sevdi. Onunla mülakat yapan gazeteciler bu iddiaların neredeyse hiçbirini sorgulamadılar; çanak sorularla onu uzun uzun konuşturdular, gerçekleşmeyen öngörülerini bir daha gündeme getirmediler, alternatif tezlere yer vermediler.
Sonra nedense pastırma yazı gibi Türköne hayatımızdan çıktı. Neredeyse her söylediği yanlış çıkan, üstelik söylendiğinde de pek bir mantık içermeyen bu mülakatlar da ortadan kayboldu. Ne ilginç, değil mi?