allah işi gücü sebebiyle türkçe rap’e maruz kalmak zorunda olanlara sabır, herhangi bir zorunluluğu olmamasına rağmen kendini bu toksik ortamın içine atanlara da akıl versin 🙏🏼
Bana düşman olmasını da geçeyim. Dinleyiciye, başka sanatçıya, menajere, etrafındakilere düşman oluyor. Zaten adım bile atmadığı kariyerini en baştan bitirip, nefretle yaşıyor.
Onun için suçlu her zaman bir başkası. Oysa o çok iyi bir sanatçıydı, kimse onu anlamadı…
Süreç ve o sırada gereken eylemler hakkında hiç bir fikri olmayan, sadece başarı hayali kuran birine, gerekliliklerden bahsettiğinde ise sana düşman olur.
Hiç sekmedi.
Büyük ihtimalle idolünün hayatını okusa, o sanatçının yıllarca nasıl süründüğünü bilecekti. Ondan bile aciz.
ünlü olmak bir sonuç. daha çok para kazanmak bir sonuç. bu argümanda sürece dair hiçbir şey yok. "herkesin söyleyeceği, söyleyeni alıp götürecek şarkılar yapmak istiyorum" yok. "daha iyi enstrüman çalmak istiyorum" yok. "yaptığım müziği içselleştirmek istiyorum" yok.
O kadar merak ediyorum ki nasıl geçecek konser… @erenlifer için biletler çıkar çıkmaz almıştık ama almasaymışız da olurmuş herkes davetiye ile gidiyor…
Karatepe Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan herkese selamlar. Merak eden varsa içten bir şekilde söylüyorum, keyfim yerinde. İlerleyen günlerde façayı bozmamak için iyi hissetmiyorken “iyiyim” diyebilirim. O durumda bir yerlere göz kırpma emojisi koyarım.
Birçok açıdan nostaljik bir deneyim oluyor. Yıllar sonra televizyon izliyorum ve alaturka tuvalet kullanıyorum. Üstüne bir de Dünya Kupası eklenince 2002 yılında maça yetişmek için okuldan eve koşan Çocuk Deniz’e döndüm ama şişman Ronaldo’suz aynı keyfi vermiyor. Bu arada reklamlar iyice sıkıntı olmuş. Kantinden AdBlock istemek için dilekçe yazmayı düşündürdü. Sürekli meşrubat içen Boran Kuzum ve Feyyaz’ı görüyorum. Umarım müstakil bir ev alacak kadar iyi bir kaşeye anlaşmışlardır. Yoksa çekilecek çile değil. Nihat Kahveci’ninkini ev de kurtarmaz. “Kuşkaş ne topçuydu be!” Bir de yağcılık gibi olacak ama TRT 2 çok iyiymiş. İlaçlarıma henüz ulaşamamışken Kiarostami’nin Kirazın Tadı antidepresan gibi imdadıma yetişti yine. Yemekler ODTÜ yemekhanesiyle aynı. Dışarıdayken günde 1,5 öğün yiyordum, burada 3 öğün yiyorum vakit geçsin diye. Diş fırçalama işini de günde ikiye çıkardım, yine vakit geçsin diye. Alaturka tuvalet de daha sağlıklı diye duymuştum. Öyle değilse bile buradan çıkana kadar söylemeyin, motive kakalarımın tadı kaçmasın.
Bildiğiniz gibi kendi isteğimle dönüp teslim olmama rağmen ters kelepçe yapmak istediler. Rızam olmadığını söyledim. Zor kullanarak yaptılar. Şanlı direnişim yaklaşık 4 saniye sürdü. Polisler 2 katım n’apayım? Sonra emniyette birisi, “ya aslında sosyal medyaya içerik üretmek için” demiş olmalı ki; restoranda tam yemek yiyecekken “arkadaşlar bir saniye bozmayın” deyip masanın fotoğrafını çeken influencer tatsızlığında, ters kelepçeli videolarım çekildi; önden, arkadan, yandan. Hepsinde bir şekilde kameramanı bulup sırıttığım için uzak-arka açıyı yayınlayabilmişler.
Yapıcı bir eleştiri: Vatan Emniyet binası dökülüyor. Çalışanlar sıcaktan baygınlık geçiriyordu. Osmanlı’dan kalma klimalar var ve onlar da çalıştırılmıyor. Sadece amirlerin odasında son model klima var. Bu memurlar sırf siz istiyorsunuz diye kendilerine hiçbir zararı olmayan ve hatta belki sempati duydukları insanlara kötü polis rolü yapıyorlar. Duygusal yükü ağır olmalı; müstakil ev verseler yapmam. Bari bir klima alın. Yeri gelmişken söylemeden geçemeyeceğim, bu iki günlük kısa mesaim gösterdi ki Behzat Ç. ve Bir Zamanlar Anadolu’da kurmaca değil belgeselmiş, bütün diyaloglar ve karakterler birebir gerçekmiş.
Uçağa binmeden önce internetteki son dakikalarımda gördüğüm son şey “ailesinin gözüne girmek için kendini yakıyor, yazık!” tarzı yüzeysel psikolojik analizlerdi. Annemin Airbnb’de biblo kırdığı için ağıt yakması ve babamın gerçekten iyi bir baba olması dışında bütün anlattıklarım kurmacadır. Şaka yazabilmek için uydurduğum hayali çatışmalardır. Kişi ve kurumlar gerçek değildir. Mizahi bir yaklaşımdır. Pardon, mahkeme diline alıştım; siz bari şaka açıklattırmayın.
Kendimi bildim bileli hiçbir konuda baskı yapmamış, bana dair beklentiye girmemiş, çöp adam bile çizsem duvara asmış can dostlarımdır ikisi de. Her anne-baba kadar korumacı ve kaygılıdırlar. 2023’teki ilk Harbiye gösterimden sonra bile “Psikolog olsan keşke, boş vakitlerinde stand-up yaparsın” seviyesinde klişe; “yurtdışında İngilizce yapsan olmuyor mu?” diyecek kadar oğullarını gözlerinde büyütmüş insanlardır. Hemfikir olmasalar da bütün saçma kararlarımın arkasında durdular, bu gösteride de öyle olduğunu biliyorum, huzurlarınızda ikisini de öpüyorum.
Bu gösteriyi ne bir karşılık umarak ne de bir an bile cesur hissederek yayınladım. 7 yıl boyunca muhteşem bir hayat yaşadım. 25 yaşıma kadar içedönük, ölümüne karamsar, her şeyden şikâyet eden bir insan olarak; hobi seviyesinde yirmi seyirciye stand-up yapsam yeterince mutlu olacakken yüzlerce gösteride binlerce insanla beraber güldüm, yüzlerce yeni arkadaşım oldu, çok kalabalık ve sevgi dolu hissettim. Üstüne ihtiyacımın çok üstünde para kazandım.
Gencecik insanlar üniversiteleri korumak için, birçok konuda aynı düşünmedikleri belediye başkanlarına haksızlık yapıldı diye başlarına bu kadar bela alırken, “politik mizah” yaptığını iddia eden biri olarak en zararsız cümleleri bile ‘ama bunu yanlış anlarlar mı?’, ‘burayı manipüle edip sana saldırırlar mı?’ kaygılarıyla silmekten, etrafından dolanmaktan sıkıldım. O kadar sıkıldım ki, sıkıntım hayli yüksek olan korkumu aştı.
Gözaltı gecesi uyuşturucu testi sonrası götürüldüğüm hastanede beni görünce heyecanla el sallayan yetmiş yaşında teyze ise, kişisel sıkıntımı hayalimin ötesinde bir memnuniyete dönüştürdü. “Halk beni anlamadı ve başıma işler geldi” diye beklerken, “Halk beni anladı ve başıma işler geldi” oldu. WIN-WIN.
Temel seviyede Türkçe bilen, gösteriyi sahiplenen ve dayanışma gösteren herkese sevgiler. Gündemi salıyorum, kararlıyım bu sefer Moby Dick’i bitireceğim. Size dışarıda kolaylıklar.
Seven de Anselmo’dan çok hazzetmezdi. Hep anlatılan geyiktir ama gerçektir: Ali Sami Yen’de tanımadılar adamı.
Seyircinin büyük çoğunluğu setlist’in yarısını bile bilmeyebilir, normal.
Konserin satmadığı belliydi. Bu davetiye operasyonunu da tam olarak takip etmedim ama gördüğüm kadarıyla hayli garip.
Bir de söyleyeyim; Pantera, hiç bir zaman burada sevilen bir grup olmadı. Dimebag’in vurulmasının ardından bizim forumlarda yazılanları görseniz şoka girerdiniz+
O kadar merak ediyorum ki nasıl geçecek konser… @erenlifer için biletler çıkar çıkmaz almıştık ama almasaymışız da olurmuş herkes davetiye ile gidiyor…
Müzik alanındaki yerli içerik üreticilerinin davetiye için ya da ayrıcalıklı hissetmek için yaptıkları bazı şeyleri kendilerine yedirebilmeleri hiç metalci işi değil.
Yarı sarhoş halde elindeki bira ile merch’e indirim isteyen insanlar gibisiniz.
Sektörünüz bu kadar aciz işte.
Müzik alanındaki yerli içerik üreticilerinin davetiye için ya da ayrıcalıklı hissetmek için yaptıkları bazı şeyleri kendilerine yedirebilmeleri hiç metalci işi değil.
Yarı sarhoş halde elindeki bira ile merch’e indirim isteyen insanlar gibisiniz.
Sektörünüz bu kadar aciz işte.
Denk örnek olarak ben de “1998’li yıllar”, “2023’lü yıllar” gibi spesifik bir tarihin yanına “yıllar”ın nasıl eklendiğini merak ediyorum.
Bunu kullanım oldukça yaygınmış. Kulak tırmalıyor.
X sağolsun argo dağarcığımız geliştikçe gelişiyor. Flex olayını Flexing: Flexlemek olarak anlıyorum tamam ama yanına 'atmak' fiili nereden nasıl geldi merak ettim, flexing ve hava atmak birleşmesinden mi doğdu acaba🤔
Hayalet ilanları bir kenara bırakırsak, en azından kendi çalıştığım alan için konuşayım, network > yetkinlik.
Aynı yetkinlikteki iki kişi arasından tanıdığını seçmen anlaşılır ama gerisi buraya özgü saçmalıklar. Bunu en altta da en üst seviyede de yaşadım +
Gençler iş beğenmiyor mu?
Prof. Dr. Behçet Yalın Özkara, 2 özgeçmiş hazırlayarak yüzlerce ilana başvurdu:
1. Aday: Marmara Makine Mühendisliği mezunu, 2 kere yaz stajı, B1 İngilizce, bilgisayar programları sertifikaları
2. Aday: Ankara İşletme mezunu, 2 kere yaz stajı, B1 İngilizce, bilgisayar programları sertifikaları
3 aylık araştırma süresinde 1. Aday için 162, 2. Aday için 147 ayrı iş ilanına başvuru yapıldı.
Toplam 309 başvurudan geri dönüş sayısı ise 0 (sıfır) olarak gerçekleşti.
çalışanısındır, festivaller hariç sadece tek bir mekanda yıllık ortalama 100 konser için çalışır, alanda bulunursun. Özverin “Bu zaten çalışıyor, biz çalışmayalım.” şeklinde karşılık bulur.
Sen de durup “Ben niye uğraşıyorum ki? Çay ocağı işletsem daha iyiydi.” dersin.
EPI verileri göre Doğu Avrupa ülkelerinden bile daha kirli suya, satın alma gücüne göre en çok para veren 5 Avrupa ülkesinden biriyiz büyük ihtimalle.
1 TL’lik depozito ücretinin %40 zamma sebep olması mantık dışı. Fabrikada, şişelemede ya da lojistik operasyonda ne değişti ki?