Gençlerin siyasi adresi, hiç tartışmasız AK Parti’dir.
2023 seçimlerinde ilk kez oy kullanan 5 milyonu aşkın gencin yarısından fazlasının teveccühüne mazhar olduk.
“Gençlerin demokrat amcası” diyerek pohpohladıkları rakibimizi milyonlarca gencimizin desteğiyle sandığa gömdük.
Biz kendi ülkesini Batılı televizyon kanallarına şikâyet eden ezik siyasetçiler gibi değil, hadiselere Ankara merkezli bakarak politikalarımızı belirledik. Hepsinde de haklı çıkan biz olduk.
Bugün hemen herkes Türkiye’nin meseleleri okuma biçimini takdir ediyor.
Rakiplerimiz dahi ülkemizin dengeli, vicdanlı, ilkeli ve dirayetli duruşundan övgüyle bahsediyor.
Vicdanı, adaleti, insan hayatını ve onurunu merkeze alan dış politikamızdan taviz vermeden Türkiye’yi çatışmaların ve gerilimlerin uzağında tutmak…
Bunun için her adımı dikkatle hesap edilmiş ince bir siyaset izliyoruz.
Ne zulme sessiz kalıyor ne de macera peşinde koşuyoruz.
Ne pısırık davranıyor ne de muhalefetin kışkırtmalarına prim veriyoruz.
Türkiye için, 86 milyonun tamamı için, yüzünü ülkemize çevirmiş mazlumlar için en doğrusu ne ise onu kararlılıkla hayata geçiriyoruz.
Komşumuz Suriye’de 14 yıl boyunca bunu yaptık.
Rusya-Ukrayna savaşının ilk gününden itibaren bunu yaptık.
İsrail’in İran, Yemen ve Lübnan’a yönelik saldırılarında bunu yaptık.
Gazze soykırımına tepki olarak İsrail’le ticari ilişkilerin kesilmesinde bunu yaptık.
Körfez’deki kardeş ülkelerle ilişkilerimizi geliştirirken bunu yaptık.
Libya’dan Karabağ’a kadar nerede bize ihtiyaç varsa orada yine bunu yaptık.
Bugün Türkiye kendisine güveniyor, kendisine inanıyor, öz güvenli bir şekilde hedeflerine doğru sağlam adımlarla ilerliyor.
Türkiye, barış masalarının aranan aktörü haline geliyor.
İnşallah çok daha iyi yerlere geleceğiz.
Afrika Kıtası’na yönelik kibirli, küçümseyici, buram buram oryantalizm kokan yaklaşımları reddediyoruz.
Ana muhalefet partisi ne derse desin, Afrika halklarıyla dostluk ve kardeşlik bağlarımızı güçlendirmeye kararlılıkla devam edeceğiz.
Orman yangınlarıyla mücadelede 1 Haziran’dan bu yana 149 şüpheli gözaltına alınmış, 38 kişi tutuklanmış, 61 kişi hakkında adli kontrol kararı verilmiştir.
Son olarak Bursa’daki yangını çıkardığı düşünülen, daha önce hakkında FETÖ’den işlem yapılmış bir şahıs yakalanmıştır.
Bu yıl şu ana kadar çıkan yangınların %96’sı insan kaynaklıydı.
Yani sigara izmaritinden söndürülmeyen piknik ateşine, ormana bırakılan camlardan anız yakmaya kadar çoğu zaman önemsiz görülen ihmallerin bedelini milletçe hep beraber ödedik, hâlen de ödüyoruz.
Elbette çok az da olsa sabotaj ve kasıtlar da var.
Emniyet birimlerimiz sabotajlara karşı tedbirlerini titizlikle almaya, gereken adımları atmaya devam edecektir.
Türkiye, orman yangınlarına karşı havada ve karada büyük bir mücadele yürütmektedir.
Yeşil Vatan’ımızı korumak için hâlihazırda 27 uçak, 105 helikopter, 6 bine yakın kara aracı, 25 bin kahraman orman çalışanımızla, 132 bin gönüllümüzle birlikte gece gündüz teyakkuz hâlindeyiz.
Tarım ve Orman Bakanlığımız başta olmak üzere ilgili tüm kurumlarımız AFAD’ın koordinasyonunda çalışmalarını aralıksız şekilde, büyük bir hassasiyetle, özveriyle ve fedakârlıkla sürdürmektedir.
Yaz mevsiminin başından bu yana ülkemizde çıkan 3 bin 62 yangını tamamen söndürdük.
Yeşil Vatan’ımızın farklı bölgelerinde devam eden ve en kısa sürede hayırlı haberler almayı dilediğimiz yangın söndürme çalışmalarında yüreğini ortaya koyan, canla başla görev yapan kahramanlarımıza Allah’tan muvaffakiyetler diliyor, emekleri için her birine ayrı ayrı şükranlarımı ifade ediyorum.
Yangınlarla mücadelede şehit olan tüm kardeşlerime bir kez daha Allah’tan rahmet niyaz ediyorum. Ruhları şad olsun.
Milletimizle birlikte yüzünü Türkiye’ye çevirmiş tüm dost, kardeş ve soydaşlarımıza sesleniyorum…
Gazze ve Suriye başta olmak üzere bölgemizdeki kardeşlerimizin yaşadığı ağır imtihanlar kimseyi endişeye sevk etmesin.
Coğrafyamızı kana, katliama, vahşete ve gözyaşına boğmak isteyenlerin pervasızlıkları kimseyi karamsarlığa sürüklemesin.
Bin yıldır yaşadığımız bu topraklarda biz nice imtihanla karşılaştık.
Ama hepsinin de üstesinden gelmeyi hamdolsun başardık.
Zümrüdüanka gibi her seferinde küllerimizden yeniden doğduk.
“Hasta adam” dediler, bu sefer “tamam” dediler, “Türkler yok olacak, esir olacak” dediler...
Her defasında Türk milletinin mücadele azmi, sabrı, cesareti karşısında kaybettiler.
Bize ömür biçenlerin çoğu tarih oldu, çoğu unutulup gitti; şimdi onları kimse hatırlamıyor ama Türk milleti olarak biz hamdolsun dimdik ayaktayız, tarih yazmaya devam ediyoruz.
Dün vardık, bugün varız, inşallah kıyamete kadar da var olacağız.
Unutulmasın ki karanlığın en koyu olduğu an, aydınlığın en yakın olduğu andır.
Etrafımızdaki karanlık kimseyi ürkütmesin, kimsenin umutlarını kırmasın.
Allah’ın izniyle bölgemizin üzerine barış güneşinin doğmasına kimse engel olamayacak.
Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanun’un yıl dönümünde, 81 ilimizin yanı sıra yurt dışında ve gönül coğrafyamızda yaşayan tüm gençlerimize selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum.
Tütün ve alkol başta olmak üzere milletimizi, bilhassa da gençlerimizi zararlı alışkanlıkların pençesinden kurtarmak hepimizin öncelikli görevidir.
Yasal düzenlemelerimizle, denetim ve yaptırımlarımızla, destek ve farkındalık çalışmalarımızla bu alanda çok önemli mesafe kaydettik.
Sigarayı bırakmak isteyen vatandaşlarımıza ülkemizin dört bir yanındaki 671 adet sigara bırakma polikliniği ile hizmet veriyor, ücretsiz ilaç desteği ve nikotin tedavisi sağlıyoruz.
Bugüne dek 3,8 milyon muayene yapıldı, 1,5 milyonu aşkın vatandaşımız tedavi desteğinden faydalandı.
Aynı şekilde ALO 171 Danışma Hattı’yla kişiye özel sigarayı bırakma planları hazırlıyoruz.
Kamu spotlarımızla, sosyal medya kampanyalarımızla, eğitim ve farkındalık faaliyetlerimizle gençlerimizi tütünden uzak tutmaya gayret ediyoruz.
Bu yıl başlattığımız Sigarayı Bırak, Hayatını Değiştir Kampanyası’yla 188 bini aşkın vatandaşımıza ulaştık, her birinin hayatına dokunduk.
Dumansız Bir Türkiye için bundan sonra da kararlılıkla çalışmaya inşallah devam edeceğiz.
Tüm kurumlarımızla, yerel yönetimlerimizle, üniversitelerimiz ve Yeşilay gibi sivil toplum kuruluşlarımızla gençlerimizin zehirlenmesine müsaade etmeyeceğiz.