Bugün Kayseri’de Genel Başkan Yardımcımız Meryem Erdoğan’ın kardeşi Hatice ile İsmail Akgün’ün düğün törenine katıldık.
Bu güzel vesileyle Kayserili vatandaşlarımızla bir araya gelerek samimi sohbetler gerçekleştirdik.
Genç çiftimizi tebrik ediyor, kendilerine bir ömür boyu mutluluklar diliyorum.
Bugün Rize Ardeşen Önder Köyü’ndeydik. Kıymetli dostlarla memleketimizin dertlerini, yarınlara dair umutlarımızı ve çözümlerimizi konuştuk. Misafirperverlikleri için teşekkür ediyorum.
Türkiye Cumhuriyeti’nin tapu senedi olan Lozan Barış Antlaşması’nın 103. yıl dönümü kutlu olsun.
Milletimize parçalanmış bir ülkeyi dayatan Sevr’i tarihin çöplüğüne atan; bağımsızlığımızı, egemenliğimizi ve Misak-ı Milli sınırlarımızı dünyaya kabul ettiren bu büyük diplomasi zaferi, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundaki en önemli dönüm noktalarından biridir.
Bu zaferi mümkün kılan başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ve temsil heyetini saygı ve rahmetle anıyorum.
Yomra Belediye Başkanı Sn. Mustafa Bıyık’ın kıymetli annesi Nuriye Bıyık’ı son yolculuğuna uğurladık.
Merhumeye Allah’tan rahmet; Sn. Mustafa Bıyık’a, ailesine ve sevenlerine sabır ve başsağlığı diliyorum.
Artık mahalle teşkilatlarımızı açıyoruz.
Memleketim Akçaabat’ın ilk mahalle temsilciliğini Söğütlü Mahallesi’nde açtık. Mahalle teşkilatımızla bir araya gelerek istişarelerde bulunduk, hedeflerimizi değerlendirdik.
Mahalle mahalle büyüyor, emin adımlarla yürüyoruz.
Hayırlı olsun. 🇹🇷
Bugünkü durağımız Adana’ydı. İl teşkilatımızla bir araya gelerek ülkemizin gündemini değerlendirdik, teşkilat çalışmalarımızı gözden geçirdik ve önümüzdeki döneme ilişkin hedeflerimizi, yol haritamızı istişare ettik. Her geçen gün daha güçlü bir teşkilat yapısıyla, ülkemizin geleceği için durmadan çalışmaya devam ediyoruz.
Malatya’dan Kahramanmaraş’a geçerken gece geç saatlerde dava arkadaşlarımızla bir araya geldik.
Türkiye’nin yarınları için gece gündüz demeden çalışmaya devam ediyoruz…
Bugün Malatya’da Genel Başkan Yardımcımız Prof. Dr. Yavuz Köker’in kızı Nezihe ile Malatya Gençlik Kollarımızdan Ali Haydar Özer’in düğün törenine katıldık.
Düğünün ardından il teşkilatımızla bir araya gelerek çalışmalarımızı değerlendirdik, önümüzdeki döneme ilişkin planlamalarımızı yaptık.
Genç çiftimize bir ömür boyu mutluluk diliyor, Malatya teşkilatımıza emekleri ve misafirperverlikleri için teşekkür ediyorum.
Bugün Hünkar İskelesi Antlaşması’nın yıl dönümüydü.
1833’te Osmanlı, Mehmet Ali Paşa isyanının oluşturduğu tehdidi bertaraf etmek için Rusya ile Hünkar İskelesi Antlaşması’nı imzaladı.
Ancak bu antlaşma yalnızca bir güvenlik anlaşması olarak kalmadı. Boğazlar gibi devletin en stratejik meselelerinden biri, Osmanlı’nın tek başına karar verebildiği bir alan olmaktan çıkıp büyük güçlerin pazarlık konusu haline geldi.
Tarih bize şunu gösteriyor: Günü kurtarmak için yapılan kısa vadeli hesaplar uğruna bağımsızlıktan verilen ödünler, başlangıçta küçük dahi olsa zamanla devletin en hayati meselelerini bile başka devletlerin pazarlık konusuna dönüştürebilir.
Tesadüf o ki, iki hafta sonra yine Temmuz ayı içinde hem Lozan Antlaşması’nın hem de Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin yıl dönümlerini idrak edeceğiz.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün liderliğinde cephede kazanılan Kurtuluş Savaşı, Lozan’da tüm kapitülasyonları tarihe gömdü ve boğazlar konusundaki egemenliğimiz Montrö ile de taçlandırıldı.
Yani tarih bize sadece zayıflığın bedelini değil, bağımsızlık iradesinin neleri geri alabileceğini de gösteriyor.
Bugün de benzer bir soruyla karşı karşıyayız.
Hükümet muhtemelen Trump’ın gelişi üzerinden bir diplomatik zafer fotoğrafı vermeye çalışacak. Oysa dış politikada asıl mesele, kameraların önündeki tokalaşma değil, kameraların arkasında Türkiye adına alınan kararlardır.
Türkiye ev sahibi olabilir. Ama Türkiye masanın sahibi mi?
Ülkemizin ihtiyacı, bir gün Washington’dan, bir gün Moskova’dan gelecek işarete göre pozisyon alan bir dış politika değildir. Ülkemizin ihtiyacı, başkalarının kurduğu masalarda yer kapmaya çalışan bir dış politika da değildir.
Türkiye’nin ihtiyacı, kendi masasını kurabilen, kendi kararını alabilen ve bağımsızlığından ödün vermeyen bir dış politika anlayışıdır.
Bağımsız Türkiye Partisi’nin ortaya koyduğu irade de tam olarak budur.
"Kurtuluş Savaşı" demeyecekmişiz!
Neyden kurtuluyormuşuz?
Önce Osmanlı varmış!
Millî Eğitim Bakanımız böyle diyor!
Evet... Sayın Bakan, Mustafa Kemal Atatürk Samsun'dan Kurtuluş Savaşı'nı başlatmadan önce bir Osmanlı vardı. Ama hangi Osmanlı?
Viyana kapılarına dayanan Osmanlı mı, Sevr'e imza atan Osmanlı mı?
Cevap çok açık: Sevr'e imza atan Osmanlı!
Payitahtı işgal altında olan bir Osmanlı!
Kurucusu Osman Gazi'nin sandukası Yunan askeri tarafından tekmelenen Osmanlı!
Ortada bal gibi bir Kurtuluş Savaşı vardır, ortada destansı bir Millî Mücadele vardır.
Bu destansı Millî Mücadele'nin adı Kurtuluş Savaşı'dır.
Neyden kurtulduğumuzu size söyleyeyim:
Sevr'den kurtulduk!
İstanbul'daki İngiliz işgalinden kurtulduk.
Gaziantep'teki Fransız zulmünden, Ege'deki Yunan zulmünden, Doğu'daki Ermeni zulmünden kurtulduk.
Asırlık Türk yurdunun Haçlı çizmeleriyle çiğnenmesinden kurtulduk.
Tekrarlayalım: Atatürk, yüce Türk milletiyle bir Millî Mücadele vermiştir ve bu mücadelenin adı Kurtuluş Savaşı'dır.
Unutmayın; altında Atatürk'ün imzası olmayan son zafer olmasaydı, önceki hiçbir zaferimizi kutlayamayacaktık!
Örneğin, bugün İstanbul'un fethini kutlayabiliyorsak bunu Atatürk'ün İstanbul'u İngiliz işgalinden kurtarmasına borçluyuz.
O yüzden tarihi tarihçilere bırakıp temelinde farklı hesaplar olan ucuz işlerle uğraşmamalıyız.
Hele de bu konulara eğitimi asla karıştırmamalıyız!
Unutmayalım: Osmanlı da bizim, Türkiye de bizim, hatta daha önceki Selçuklu da bizim!
Bir takım siyasi hesaplar uğruna tarihimizi birbiriyle çarpıştırmaya kalkmak akıl kârı değildir.
21.Geleneksel Gençlik Kampımızı büyük bir coşkuyla tamamladık. Türkiye’nin dört bir yanından gelen teşkilat mensuplarımızla üç gün boyunca dolu dolu bir kamp geçirdik, gelecek dönem hedeflerimizi ve çalışmalarımızı belirledik.
İstikbal biziz, biz geleceğiz 🇹🇷
21. Geleneksel Gençlik Kampımız | Afyonkarahisar
Üç gün boyunca aynı heyecanı, aynı idealleri ve aynı dava bilincini paylaştık.
Türkiye'nin dört bir yanından gelen teşkilat mensuplarımız ve gençlerimizle;
✅ Eğitim seminerleri gerçekleştirdik,
✅ Teşkilat toplantıları yaptık,
✅ Yarışmalar ve etkinliklerle kardeşliğimizi pekiştirdik,
✅ Türkiye'nin meselelerini ve yarınlarını konuştuk.
Bir kez daha gördük ki bizi bir araya getiren ortak payda, bağımsız Türkiye ideali...
Şimdi daha büyük hedefler ve daha büyük bir inançla dönüyoruz.
Çünkü umut burada…
Çünkü gelecek burada…
Çünkü İstikbal Biziz, Biz Geleceğiz! 🇹🇷
Geleneksel Gençlik Kampımız YARIN başlıyor!
3-4-5 Temmuz’da; seminerler, oyunlar, yarışmalar ve şölenlerle dolu dolu bir program bizi bekliyor.
Türkiye’nin dört bir yanından gelen Bağımsız Türkiyeli gençler, Genel Başkanımız Hüseyin Baş ile bu kampta bir araya gelerek hem Türkiye'nin geleceğini konuşacak hem de gençliğin enerjisini ve coşkusunu tüm ülkeye yayacak.
#gençlikgeliyor
📌 Partilerin üye tablosu değişti
📍 BTP, üye sayısını yüzde 263 artırarak en yüksek oransal büyümeyi yakaladı
📍 CHP, son 6 ayda 42 binin üzerinde üye kaybıyla ilk sırada yer aldı
📍 BTP Teşkilat Başkanı Ali Bestami Kepekçi , yeni hedefinin 100 bin üyeye ulaşmak olduğunu açıkladı
@dralibestami@BTP_Parti@akdemircigdem