Kur’an-ı Kerim’i samimiyetle ve önyargısız okuyan bir insanın, vicdanı ve merhameti varsa İslam’a yaklaşacağına inanıyorum.
Yüce Allah herkesi İslam ile şereflendirsin. Âmin.
99 Names of Allah with English meaning!
1. Allah (الله) The Greatest Name
2. Ar-Rahman (الرحمن) The All-Compassionate
3. Ar-Rahim (الرحيم) The All-Merciful
4. Al-Malik (الملك) The Absolute Ruler
5. Al-Quddus (القدوس) The Pure One
6. As-Salam (السلام) The Source of Peace
7. Al-Mu’min (المؤمن) The Inspirer of Faith
8. Al-Muhaymin (المهيمن) The Guardian
9. Al-Aziz (العزيز) The Victorious
10. Al-Jabbar (الجبار) The Compeller
11. Al-Mutakabbir (المتكبر) The Greatest
12. Al-Khaliq (الخالق) The Creator
13. Al-Bari’ (البارئ) The Maker of Order
14. Al-Musawwir (المصور) The Shaper of Beauty
15. Al-Ghaffar (الغفار) The Forgiving
16 Al-Qahhar (القهار) The Subduer
17. Al-Wahhab (ال��هاب) The Giver of All
18. Ar-Razzaq (الرزاق) The Sustainer/Provider
19 Al-Fattah (الفتاح) The Opener
20 Al-`Alim (العليم) The Knower of All
21 Al-Qabid (القابض) The Constrictor
22. Al-Basit (الباسط) The Reliever/Expander
23 Al-Khafid (الخافض) The Abaser
24 Ar-Rafi (الرافع) The Exalter
25 Al-Mu’izz (المعز) The Bestower of Honors
26 Al-Mudhill (المذل) The Humiliator
27 As-Sami (السميع) The Hearer of All
28 Al-Basir (البصير) The Seer of All
29 Al-Hakam (الحكم) The Judge
30 Al-`Adl (العدل) The Just
31 Al-Latif (اللطيف) The Subtle One
32 Al-Khabir (الخبير) The All-Aware
33 Al-Halim (الحليم) The Forbearing
34 Al-Azim (العظيم) The Magnificent
35. Al-Ghafur (الغفور) The Forgiver and Hider of Faults
36. Ash-Shakur (الشكور) The Rewarder of Thankfulness
37 Al-Ali (العلى) The Highest
38 Al-Kabir (الكبير) The Greatest
39 Al-Hafiz (الحفيظ) The Preserver
40 Al-Muqit (ا��مقيت) The Nourisher
41 Al-Hasib (الحسيب) The Accounter
42 Al-Jalil (الجليل) The Mighty
43. Al-Karim (الكريم) The Generous
44 Ar-Raqib (الرقيب) The Watchful One
45. Al-Mujib (المجيب) The Responder to Prayer
46 Al-Wasi (الواسع) The All-Comprehending
47 Al-Hakim (الحكيم) The Perfectly Wise
48 Al-Wadud (الودود) The Loving One
49 Al-Majeed (المجيد) The Majestic One
50 Al-Ba’ith (الباعث) The Resurrector
51 Ash-Shahid (الشهيد) The Witness
52 Al-Haqq (الحق) The Truth
53 Al-Wakil (الوكيل) The Trustee
54 Al-Qawiyy (القوى) The Possessor of All Strength
55 Al-Matin (المتين) The Forceful One
56 Al-Waliyy (الولى) The Governor
57 Al-Hamid (الحميد) The Praised One
58 Al-Muhsi (المحصى) The Appraiser
59 Al-Mubdi’ (المبدئ) The Originator
60 Al-Mu’id (المعيد) The Restorer
61 Al-Muhyi (المحيى) The Giver of Life
62 Al-Mumit (المميت) The Taker of Life
63 Al-Hayy (الحي) The Ever Living One
64 Al-Qayyum (القيوم) The Self-Existing One
65 Al-Wajid (الواجد) The Finder
66 Al-Majid (الماجد) The Glorious
67 Al-Wahid (الواحد) The One, the All Inclusive, The Indivisible
68. As-Samad (الصمد) The Satisfier of All Needs
69 Al-Qadir (القادر) The All Powerful
70 Al-Muqtadir (المقتدر) The Creator of All Power
71 Al-Muqaddim (المقدم) The Expediter
72 Al-Mu’akhkhir (المؤخر) The Delayer
73 Al-Awwal (الأول) The First
74 Al-Akhir (الأخر) The Last
75 Az-Zahir (الظاهر) The Manifest One
76 Al-Batin (الباطن) The Hidden One
77 Al-Wali (الوالي) The Protecting Friend
78 Al-Muta’ali (المتعالي) The Supreme One
79 Al-Barr (البر) The Doer of Good
80. At-Tawwab (التواب) The Acceptor to Repentance
81 Al-Muntaqim (المنتقم) The Avenger
82. Al-‘Afuww (العفو) The Forgiver/Pardoner
83. Ar-Ra’uf (الرؤوف) The Clement/Compassionate
84 Malik-al-Mulk (مالك الملك) The Owner of All
85 Dhu-al-Jalal wa-al-Ikram (ذو الجلال و الإكرام) The Lord of Majesty and Bounty
86 Al-Muqsit (المقسط) The Equitable One
87 Al-Jami’ (الجامع) The Gatherer
88 Al-Ghani (الغنى) The Rich One
89 Al-Mughni (المغنى) The Enricher
90. Al-Mani'(المانع) The Preventer of Harm
91 Ad-Darr (الضار) The Creator of The Harmful
92. An-Nafi’ (النافع) The Creator of Good
93 An-Nur (النور) The Light
94. Al-Hadi (الهادي) The Guide
95. Al-Badi (البديع) The Originator
96. Al-Baqi (الباقي) The Everlasting One
97. Al-Warith (الوارث) The Inheritor of All
98. Ar-Rashid (الرشيد) The Righteous Teacher
99. As-Sabur (الصبور) The Patient One
Bir hocam şöyle söylemişti: “Sûreler bir insanın ihtiyaçlarına göre indirilen 114 ilahî müdahaledir” Yani insan hangi sıkıntıya düşmüşse, onun ilacı Kur’an’da vardır. Bu sözün ışığında, 114 sûrenin hangi hâlde, hangi ihtiyaçta okunması gerektiğini derledim. Umarım faydalı olur.
Kur’an’daki 1400 Yıllık Sırlar:
Evren Sürekli Genişliyor
Zâriyât Suresi’nde “Şüphesiz biz onu genişletiyoruz” denir. 1929’da Edwin Hubble, galaksilerin birbirinden uzaklaştığını keşfederek evrenin genişlediği teorisini ispatlamıştır.
Atmosfer “Korunmuş Bir Tavan”dır
Enbiya Suresi’nde gökyüzünün korunmuş bir tavan olduğu belirtilir. Atmosfer, dünyayı meteorlar ve zararlı ışınlardan korur.
Demir Dünya’ya Gökten “İndirildi”
Hadid Suresi’nde demirin “indirildiği” ifadesi geçer. Bilim, demirin uzaydan gelen göktaşları aracılığıyla dünyaya ulaştığını ortaya koymuştur.
Dünyanın Yuvarlaklığı “Sarmak” Fiiliyle Anlatılır
Zümer Suresi’nde gece ile gündüzün birbirinin üzerine “sarılması” ifadesi yer alır. Bu fiil, küresel bir yapıya işaret eder.
Vuran Yıldız: Tarık Pulsarlardır
Tarık Suresi’nde geçen “vuran yıldız” ifadesi, modern bilimde keşfedilen ve düzenli radyo dalgaları yayan pulsarlara benzetilmektedir.
İki Deniz Birbirine Karışmıyor
Rahman Suresi’nde iki denizin birleştiği fakat aralarında bir engel bulunduğu belirtilir. Tuzluluk ve yoğunluk farkları nedeniyle suların belirli sınırlar içinde kalması bu duruma örnek gösterilir.
Bal Sadece Dişi Arılar Yapar
Nahl Suresi’nde arıya dişi kipte hitap edilir. Modern biyoloji, bal üretiminin işçi (dişi) arılar tarafından yapıldığını ortaya koymuştur.
Ağ Ören Dişi Örümcektir
Ankebut Suresi’nde örümcek dişi kipte anılır. Biyolojik gözlemler, ağ ören türlerde dişinin aktif rol oynadığını gösterir.
Rüzgâr ve Yağmur “Aşılar”
Hicr Suresi’nde rüzgârların “aşılayıcı” olduğu ifade edilir. Rüzgârın bulutları taşıması ve toz parçacıklarıyla yağış oluşumuna katkısı buna bağlanır.
Bir Günde Bulut 300.000 Ton Ağırlığında Olabilir
Araf Suresi’nde ağır bulutlardan söz edilir. Meteorolojik ölçümler büyük yağmur bulutlarının yüzbinlerce ton su taşıyabildiğini gösterir.
Anne Karnındaki Üç Karanlık Evre
Zümer Suresi’nde insanın “üç karanlık içinde” yaratıldığı ifade edilir. Embriyoloji, fetüsün üç ana tabaka ve katman içinde geliştiğini belirtir.
Yaratılış Aşamaları Birbirini ��zler
Müminun Suresi’nde nutfe, alaka, mudğa gibi aşamalar sıralanır. Bu aşamalar embriyolojik gelişimle ilişkilendirilir.
Önce Kemikler Oluşur, Sonra Et Giydirilir
Ayetlerde kemiklerin oluşumu ve ardından etle kaplanması anlatılır. Gelişim biyolojisi, iskelet taslağının kas dokusundan önce belirginleştiğini gösterir.
Uykuda Sadece Kulak Aktif Kalır
Kehf Suresi’nde mağaradakilerin kulaklarının mühürlendiği ifade edilir. Uyku sırasında işitsel sistemin çevreyle bağlantıyı sürdüren son duyusal mekanizma olduğu belirtilir.
Firavun’un Cesedi Korundu
Yunus Suresi’nde Firavun’un bedeninin sonraki nesillere ibret olması için korunacağı belirtilir. 1929’da bulunan mumyalanmış beden buna örnek gösterilir.
Yatak Yaralarını Önlemek İçin Çevirmek Gerekir
Kehf Suresi’nde mağaradakilerin sağa sola çevrildiği anlatılır. Uzun süre hareketsiz kalmanın doku hasarına yol açtığı modern tıpta bilinmektedir.
Kur’an, Ezberlenerek Korunan Tek Kitaptır
Tarih boyunca milyonlarca insan tarafından ezberlendiği ifade edilir.
Zâriyât Suresi’nde geçen “Biz onu genişletiyoruz” ifadesi, modern kozmolojide Hubble’ın 1929’da ortaya koyduğu evrenin genişlemesi olgusuyla ilişkilendirilmiştir. Edwin Hubble’ın galaksilerin kırmızıya kayma (redshift) verilerine dayanarak geliştirdiği model, evrenin dinamik bir yapıya sahip olduğunu göstermiştir (Hubble, 1929, Proceedings of the National Academy of Sciences).
Aynı şekilde Zümer Suresi’ndeki gece ile gündüzün birbirinin üzerine “sarılması” metaforu, küresel bir dünya tasavvuruna işaret ettiği yönünde yorumlanmaktadır. Bu yorumlar, dilsel analiz ile fiziksel gerçeklik arasında semantik bir paralellik kurma çabasının örnekleridir.
Demirin “indirildiği” ifadesi (Hadid Suresi) ise astrofizikte ağır elementlerin süpernova patlamaları sonucu oluştuğu ve meteoritler aracılığıyla gezegenlere taşındığı gerçeğiyle ilişkilendirilir. Modern nükleer astrofizik, demirin yıldız içi füzyon süreçleri sonucunda üretildiğini doğrulamaktadır (Burbidge et al., 1957).
Rahman Suresi’nde iki deniz arasındaki engelden söz edilmesi, haloklin ve termoklin tabakalarıyla açıklanmaktadır. Okyanus biliminde farklı tuzluluk ve yoğunluk değerlerine sahip su kütleleri arasında fiziksel sınırlar oluştuğu bilinmektedir (NOAA Oceanographic Studies).
Enbiya Suresi’ndeki “korunmuş tavan” ifadesi, atmosferin ultraviyole ışınları filtrelemesi ve meteoritleri parçalayarak yüzeye ulaşmasını engellemesi gibi işlevlerle ilişkilendirilir. Bu durum, atmosfer fiziği ve jeofizik alanlarında detaylı biçimde incelenmiştir.
Hicr Suresi’nde rüzgârların “aşılayıcı” olarak nitelenmesi ise polinasyon süreçleri ve bulut yoğunlaşma çekirdeklerinin (condensation nuclei) oluşumuyla bağlantılı olarak yorumlanmaktadır. Modern meteoroloji, yağış oluşumunda partikül çekirdeklerin rolünü açıkça ortaya koymuştur.
Müminun ve Zümer surelerinde embriyonik gelişime dair kullanılan “nutfe, alaka, mudğa” gibi kavramlar, gelişim biyolojisi çerçevesinde yorumlanmaktadır.
Embriyoloji literatürü, zigottan blastosiste ve organogenez aşamalarına uzanan kademeli bir gelişim süreci tanımlar (Moore & Persaud, The Developing Human).
“Önce kemiklerin oluşması, sonra etle kaplanması” ifadesi ise kıkırdak iskelet taslağının oluşumunun ardından kas dokusunun farklılaşmasına bağlanır. Burada dikkat çeken nokta, metnin biyolojik kronolojiyi sembolik bir dille ifade etmesidir.
Nahl Suresi’nde arıya dişi kipte hitap edilmesi, bal üretiminin işçi (dişi) arılar tarafından yapılmasıyla ilişkilendirilir. Entomoloji literatürü, kolonide üretici rolün dişilere ait olduğunu açık biçimde göstermektedir.
Yunus Suresi’nde Firavun’un bedeninin korunacağına dair ifade ise Mısır arkeolojisinde keşfedilen mumyalarla birlikte ele alınmıştır.
Ramses II ve Merneptah mumyaları üzerinde yapılan çalışmalar, antik Mısır mumyalama tekniklerinin ileri düzeyini ortaya koymaktadır (British Museum Archives).
Sonuç
Kur’an bir bilim kitabı değildir; ancak insanı düşünmeye, araştırmaya ve ibret almaya çağırır. Evrenin düzeni, insanın yaratılışı ve doğadaki denge; hepsi Allah’ın kudretini ve hikmetini gösteren işaretlerdir.
Bilim bize olayların nasıl gerçekleştiğini anlatır. Kur’an ise bize neden yaratıldığımızı ve bu düzende yerimizin ne olduğunu hatırlatır. İkisi birbirine zıt değil, aksine birbirini tamamlayan iki alandır.
Kâinata dikkatle bakan bir insan için her bilgi, imanı güçlendiren bir vesile olabilir. Çünkü göklerdeki düzen de, insanın yaratılışı da tesadüf değil; ilahi bir planın parçasıdır. Önemli olan, bakmakla yetinmeyip görmeyi ve düşünmeyi bilmektir.
Nefs Mertebelerine Göre Namazın Niteliği:
~Nefs-i Emmâre:
•Namaz: Şekil ağırlıklı
•Motivasyon: Korku/alışkanlık/toplumsal norm
•Tecellî: Daha çok el-Cebbâr, el-Melik
•Bilinç: “Yapmam gerekiyor”
Bu düzeyde namaz vardır ama henüz huzur yoktur.
~Nefs-i Levvâme:
•Namaz: Muhasebe alanı
•Motivasyon: Arınma arzusu
•Tecellî: et-Tevvâb, el-Gafûr
•Bilinç: “Eksik yapıyorum”
Burada namaz içe dönmeye başlar.
~Nefs-i Mülhime:
•Namaz: İlham alanı
•Tecellî: el-Hâdî
•Bilinç: “Namaz bana bir şey açıyor”
~Nefs-i Mutmainne:
“Ey itmi’nan bulmuş nefis…” (Fecr 27)
Bu mertebede:
•Namaz artık bir görev değil, haldir
•Kul, “Allah beni görüyor” bilincine yerleşmiştir
•Tecellî eden isimler:
er-Rahmân, el-Karîb, es-Selâm, el-Mu’min
Buradaki namaz:
•Sükûnetlidir
•Acele etmez
•İçsel direnç yoktur
•Secde huzurdur, korku değil
İbnü’l-Arabî’nin anlattığı “namaz olunur” ifadesi, bu bilinç seviyesine tekabül eder.
-Fakat Burada İnce Bir Nokta Var:
Mutmainne, istikrarlı huzur mertebesidir.
Ama İbnü’l-Arabî’nin tasvir ettiği namaz, zaman zaman:
•Râdıye
•Mardiyye
•Hatta Sâfiye (kemal hâli)
idrakine kadar çıkar.
Çünkü o namazda:
•Kılan ile kılınan ayrımı incelir.
•”Ben namaz kılıyorum” hissi zayıflar.
•Salât, karşılıklı tecellî olur.
Bu artık sadece mutmainne değil, rıza mertebesine yaklaşan namazdır.
•mutmainne idrakinin namazıdır.
•mutmainne’de namazın tadı değişir.
~Nefs-i Râdıye:
(Rızâ – İlâhî hükme razı olma)
Burada ontolojik kırılma başlar.
Temel nitelik: Hükme itiraz kalmaz.
•Namaz sadece huzur değil, teslimiyettir.
•Başına gelen her şeyle Allah’a yönelir.
•Secde artık “yakınlık”tan çok “rıza beyanıdır.”
Fark:
•Mutmainne huzur bulur.
•Râdıye hükme razı olur.
Namazda:
•Acı da gelse şükürdür.
•Kıyam sadece ayakta durmak değil, kaderi taşımaktır.
-Tecellî ağırlığı: el-Hakîm, el-Adl, es-Sabûr.
Bu mertebede namaz: İtirazsız teslim namazıdır.
~Nefs-i Mardiyye:
(Rızâya mazhar olma – Allah��ın razı olduğu hâl)
Burada merkez değişir.
Artık mesele: Kulun Allah’tan razı olması değil, Allah’ın kuldan razı olmasıdır.
-Ontolojik fark:
•Fiil nispeti incelir.
•”Ben namaz kılıyorum” hissi zayıflar.
•Namaz, kulun yaptığı bir şey olmaktan çıkar; Allah’ın kulda gerçekleştirdiği bir fiil olur.
Bu, İbnü’l-Arabî’nin “salât karşılıklıdır” dediği noktadır.
•Tecellî ağırlığı: el-Velî, el-Vekîl, er-Rabb.
Bu mertebede namaz: İlâhî icra namazıdır.
~Sâfiye (Kemal Hâli) – Arınmışlık Mertebesi:
Bu klasik yedi nefis tasnifinin ötesinde, tasavvufî literatürde kemal hâli olarak anılır.
Burada:
•İkilik son derece incelmiştir.
•Kılan–kılınan ayrımı sembolik kalır.
•Namaz vakitlere sıkışmaz.
•Hayatın tamamı salât olur.
Secde = ontolojik yokluk,
Kıyam = ilâhî tecellînin dik duruşu,
Rükû = varlığın eğilimi.
•Tecellî ağırlığı: Allah (cem‘ ismi), el-Ahad, el-Kayyûm.
Bu mertebede namaz: Sürekli salât hâlidir.
Allah bize yeter...
-"Bilen olarak Allah yeter." (Nisa, 70)
-"Şahit olarak Allah yeter." (Nisa, 79)
-"Vekil olarak Allah yeter." (Nisa, 132)
-"Hesap sorucu olarak Allah yeter." (Nisa, 6)
-"Gerçek bir dost olarak Allah yeter, bir yardımcı olarak Allah yeter." (Nisa, 45)
Kuranda Demir Mucizesi
1.Demir Suresi (Hadid), Kur'an-ı Kerim'in 57. suresidir.
Doğada demirin birkaç farklı izotopu bulunur. Bunlardan biri de Demir-57 izotopudur.
--
2.Demirin simgesi Fe’dir ve atom numarası 26’dır.
Hadid (Demir) kelimesinin ebced değeri de 26 'dır
- Batı pedofilidir
- Batı yamyamdır
- Batı hırsızdır
- Batı işgalcidir
- Batı katildir
İnsan hakları, medeni hukuk ve ahlak, Batıya, İslam coğrafyasından gitmiştir.