Yapay zekânın etrafında dolaşan en çekici fikir; kendi kodunu yeniden yazarak kontrolsüzce katlanan ve gitgide aşkın bir güce ulaşan zekâ tasavvurudur. Sektör bunu en üst perdeden pazarlayıp dursa da bu durum tamamen bir fanteziden ibarettir. Niçin??? https://t.co/gh72n5gDTF
@_mabsu_ Bu fasit daireyi kıracak tek çözüm yolu Celali bir yaklaşımdır. İhtiyacımız olan şey, tavizsiz, otoriter, dış etkilere ve lobilere kulaklarını tamamen tıkayabilen, bu toprakların insanını hem sert disipliniyle hem de öz kimliğiyle yönetebilecek yerli bir iradedir.
@_mabsu_ Ancak buradaki en büyük çelişki, dışarıdan medet umulmasına rağmen, o yabancının işini tamamen profesyonel ve bağımsız bir şekilde yapmasına asla müsaade edilmemesidir. Kendi ellerimizle getirdiğimiz "kurtarıcıyı", yine kendi sabırsızlığımız ve dış müdahalelerimizle sabote ederiz
@_mabsu_ Buradaki temel tıkanıklık, isimlerden ziyade tarihsel bir gerçeklikte yatmaktadır: Toplumumuzda kolektif bir aşağılık kompleksi ve sürekli dışarıdan bir "kurtarıcı" bekleme hali mevcuttur. Yabancı hocalara yönelmenin altında bu psikoloji yatar.
@_mabsu_ Yabancı bir profesyonelin evrensel felsefe üzerinden kurmaya çalışacağı aidiyet, bizim toplumsal dinamiklerimizin hızı ve duygusal yoğunluğu karşısında yetersiz kalmaya mahkumdur.
@_mabsu_ Türk milli takımının ihtiyaç duyduğu o kolektif enerjiyi harekete geçirebilecek kişi, her şart altında kendi Türklüğünün, toplumsal kodlarının ve bu toprağın psikolojisinin bilincinde olan Türk bir Teknik Direktör olmak zorundadır.
DUA NİÇİN YAŞAMDAKİ EN ÖNEMLİ ŞEY?
“DUA VE ZİKİR” isimli kitabımızda bu konuya biraz değinmiştim. Burada o konuya önemli bir açıklama yapmak istiyorum.
DİNDE, “RAB” ismiyle işaret edilenin, holografik sistem sonucu, kuantum potansiyelin tüm özelliklerini barındıran KUANTUM BEYİN olduğunu önceki mesajlarımda yazmıştım.
Metaforik DİNSEL anlatımda, beyindeki bu potansiyeldeki özelliklere de “ALLAH ESMÂSI” denildiğine işaret etmiştim.
Dolayısıyla, her insan denilen beyinde bu özellikler tümüyle potansiyel olarak vardır.
“ALLAHA İMAN” denildiğinde, ÖTEDEKİ VEYA İÇİNDEKİ BİR VARLIKTAN DEĞİL; varlığının TÜMÜYLE kendisi olan KUANTUM BEYİN dediğimiz “POTANSİYELİNE İMAN”dan söz edilmektedir!
Sonsuz sınırsız özellikleri barındıran KUANTUM BEYİN/RABBIN, her an, kendisine ulaşan bilgilere GÖRE, O bilgilerin gereğine/icabına/farkındalıklı ya da farkındalıksız DUANA GÖRE, bir an sonranı YARATMAKTADIR!
İşte konunun en incelikli alanı burasıdır…
Oluşmuş bilgi tabanına GÖRE, sonsuz özellikler barındıran kuantum beyinin, AN içinde tüm verileri analiz edip, sonraki ANINI yaratır!
Bu hususa Resulullah, “TAKUNYANIZIN TASMASI DAHİ KOPSA ONUN İÇİN DUA EDİN” diyerek konunun önemine müthiş bir dikkat çekmiştir!
Çünkü yaşadığın her an, önceki andaki farkındalığın kadarıyla yönelişinin/DUANIN sonucu olarak açığa çıkacaktır!
“İLİM ÇİN’DE BİLE OLSA GİDİP ALIN” işareti Resûlullah’ın, her anki açığa çıkışının, İLMİNE GÖRE DUANA dayalı olarak meydana gelmekte olduğu esasına dayanır.
“RABBİM İLMİMİ ARTTIR” âyetiyle işaret edilen de; DUAN İLMİNE GÖRE/KADARDIR, SİSTEMİNE dayalı olan uyarıdır!
Eğer buraya kadar yazdıklarımla muradımı anlatabilmişsem…
ÖNCELİKLE GEREKLİ OLAN, ister RABBIM diye anla ister sonsuz potansiyelli olan KUANTUM BEYNİN diye anla; bu anladığına İMAN ETMEKTİR!
İMAN ETMEKTİR, çünkü akılla bu sistemi zihninde bir tür somutlaştırman mümkün değildir; ancak İMAN EDİLESİ bir konudur. BU YÜZDENDİR Kİ, DİN, AKIL DEĞİL, İMAN ESASINA DAYALI OLARAK ANLATIMIŞ VE ANLATIMLAR METAFOR ÜZERİNE GELİŞMİŞTİR!
İşte eğer sende böyle bir İMAN HALİ/İLMİ açığa çıkıyorsa, bu farkındalıkla ihtiyaç duyduğun her konuda, anında DUA EDERSİN! DUAN OLMAYAN HER ANIN DA İSRAFTIR, BİR BİLEBİLSEN!
YAŞAMIN, FARKINDALIKLI VEYA FARKINDALIKSIZ DUALARINA RABBININ İCABETİNDEN BAŞKA BİR ŞEY DEĞİLDİR; BİR BİLEBİLSEN!
SELÂMETİN DUANDADIR,
RABBİM, ENTES SELÂM VE MİNKES SELÂM, TEBAREKTE YA ZÜL CELÂLİ VEL İKRAM !
26.6.2026
@_mabsu_ Konunun önemi sebebiyle emin olmak için şunu sorabilir miyim: 'Bilkuvve-bilfiil' ifadesinden maksat; kurbanın bizzat kişi tarafından kesilmesi veya buna bizzat şahitlik edilmesi midir?
@SIlahiye Kanat uçlarına dikkat, neredeyse suya değiyor! Fizikte buna "Yer Etkisi" denir; kanat uçlarında oluşan hava girdapları engellenir. Kanat ile su yüzeyi arasındaki hava sıkışarak kuşa fazladan kaldırma kuvveti sağlar. Bu sayede hiç kanat çırpmadan binlerce kilometre yol alabilirler
@_mabsu_ Eğer o ağlayan çocuk, Allah ismine yönelmiş olsaydı sütün kimin eliyle geldiğine bakmazdı. Belki de insan, bu engellerle uğraşırken aslında şu sorunun cevabını verir: 'Ben sütün peşinde miyim, yoksa sütü içen 'Ben'in peşinde miyim?'
@_mabsu_ Planck’ın ulaştığı bu sınır, "aktif bir hayret"e davet olarak okunabilir. Gözlemci, gözlediği kurgunun bir parçası olduğu sürece, kurgunun dışındaki Mutlak Gerçeği asla tanımlayamaz; sadece o kurgunun içindeki kendi yansımasını ölçebilir.
DÜNYANDA MI YAŞIYORSUN,
DÜNYANDA MI YAŞATILIYORSUN ?
Yıllar önce kuantum beyin konusunu açıklamıştım.
Eskilerdekilerin “RUH” adıyla işaret ettikleri şeyin, ÖLÜMSÜZ KUANTUM BEYİN olduğunu belirtmiştim.
Sonrasında da gerçekte KUANTUM BEYNİNİN DÜNYASINDA YAŞAMAKTA OLDUĞUNU; ne var ki algıların yüzünden BEDEN BOYUTUNDA YAŞADIĞINI “KABULLENDİĞİNİ” açıklamıştım.
Sonrasında, beynin simülasyonunda yaşandığını izaha çalışanlar oluştu ve konu daha da yayıldı.
KUANTUM BEYİNİN “hardware” değil “software”den ibaret olduğunu; ayrıca MADDE BEYİN OLMADIĞINI; MADDE KABULÜNÜN KUANTUM BEYİNDEKİ PROGRAM SONUCU OLUŞAN ALGIDAN KAYNAKLANDIĞINI da yazmıştım.
Bu BİLİMSEL bilgilerin sonucunda ortaya çıkmıştır ki, “DİN” adı altında anlatılanların hepsi, açıkladığımız sisteme ait METAFORLARDIR, bildirildiği zamanki yaşam koşullarına GÖRE şekillenmiş olarak.
Şimdi gelelim bu anlattıklarımıza dayalı olarak “DÜNYALARIMIZI/âlemlerimizi” çözümlemeye…
Önceki mesajlarımızda açıklamıştık ki, HOLOGRAFİK SİSTEME GÖRE, KUANTUM POTENSİYELİN TÜM ÖZELLİKLERİNİ YAPISINDA BARINDIRAN KUANTUM BEYİN, HER AN, KENDİSİNE ULAŞAN DALGABOYU/DATA/BİLGİYE GÖRE, GEREĞİNİ YARATMAKTADIR!
Yani beyninde yaşadığın, hissettiğin, farkettiğin HER ŞEY, mekânsız olarak, BİLGİ ÇÖZÜMÜ OLARAK, BİLGİDEN İBARET ALANDA YENİ BİR HÂL (şe’n) olarak algılanmaktadır.
HER AN SİSTEM “OKU/İKRA” düzeni içinde gelişim göstermektedir!
Her şeyin HAKİKATI TEKLİK/VAHDET te nasıl “ilmiyle ilminde ilmini OKUDU” denerek tanımlanmışsa, kuantum beyinlerde de AYNI SİSTEM GEÇERLİDİR.
KUANTUM BEYİN VE KUANTUM BEYİNLER NİÇİN DEDİK…
Yapı orijini itibariyle TEK BİR (Vahid-Ehad) yapıdır, TEK BİR KUANTUM BEYİN VARDIR. Ne var ki, sonsuz özellikler ihtiva eden kuantum beyin (potansiyel) her an, her noktada kendisine yansıyan bilgilerin cevabını vermesi (yaratması) itibariyle, SONSUZ KUANTUM BEYİNLER (varlıklar) algısını oluşturmaktadır; beyinlere GÖRE! İşte bu yüzden de, sanki farklı kuantum beyinler varmış algısı oluşmaktadır kuantum beyinlerimizde! OYSA KUANTUM BEYİN TEK, KUANTUM BEYİNİN FARKLI BİLGİ TABANLARINA GÖRE YARATTIĞI KUANTUM BEYİNLER (bilinçler) “ÇOK”tur! “Çok” luk bilgiseldir; birimsel değil!
Şimdi gelelim kuantum beynimizin (RABBİMİZİN) YARATTIĞI dünyamıza…
Şunu kesinlikle farkedip hissetmeye çalışalım ki, HEPİMİZİN DÜNYASI/ÂLEMİ FARKLIDIR; HİÇ KİMSE BİR DİĞERİNİN DÜNYASINDAKİLERİ ANLAYAMAZ, ALGILAYAMAZ; çünkü herkesin değerlendirme yapan bilgi tabanı diğerinden farklı oluşmuştur.. Bilgi tabanındaki kabuller, değerler farklıdır!
Dışarıdan, kimden ne bilgi gelirse gelsin, siz o bilgiyi kendi veri tabanınıza göre çözümleyeceksiniz, yanınızdaki farlı şekilde çözümleyecektir.
YAŞAM, TEK KİŞİLİK OYUNDUR!
Siz, her an, VERİ TABANINIZA, KABULLERİNİZE, OLUŞMUŞ BİYOLOJİK DEDİĞİMİZ BİLGİ BİRİKİMİNE (hormonlarınıza) GÖRE anınızı yaşarken; dünyanız oluşurken; hâla sanırsınız ki dış dünyada yaşamaktasınız!
Üzüntüleriniz ve sevinçleriniz, yangınlarınız ve mutluluklarınız hep veri tabanınıza GÖRE, KUANTUM BEYNİNİZDEKİ POTANSİYELDEN (Rabbiniz) YARATILMAKTADIR!
BEYİNİNDEKİ SINIRSIZ POTANSİYELE, ŞARTLANMA VE KABULLERİNLE YÖNELİRSEN, SANA ONUN GETİRİSİNİ YAŞATIR; YORUMSUZ OLARAK, HAKKINDA HAYIRLISINI İSTERSEN, ONU YARATIR!
Sonuç, öyle veya böyle, her hâlukârda sonsuza dek, TEK KİŞİLİK OYUN İÇİNDESİN!
SANA BUNU YAŞATAN KUANTUM BEYİNİNİ FARKEDİP KAVRAYAMADAN, “BEN YAPTIM” algısıyla sürüyorsa hayatın, pişmanlık ve getirisi yangınlarla başın dertte demektir!
TEK KİŞİLİK DÜNYANDA, BUGÜN DE, YARIN DA, SONSUZA DEK TE YALNIZSIN; dünyandakileri VAR SANARAK! Oysa yangınlarını senden başkası söndüremez!
Bilgi vardır, ulaşır sana cenneti yaşattırır, bilgi vardır ulaşır sana cehennemî ateşi tutuşturur!
TESLİM OL RABBİNE, SELÂMET DİLE; ânın da da geleceğin de de sana selameti yaşatsın.
“BEN”lik iddiasını terkedip teslim olan SELÂMET BULDU.
31.3.2026
@_mabsu_ Yapay zekanın ve dijital servislerin her şeyi 'kişiye özel' sunarak bireyi kendi algı dünyasına hapsettiği bu dönemde kalbi 'birimsel hapishaneden' azat etmek için hangi bakış açısını kuşanmalıyız?