Do not stop talking about Epstein.
Do not stop talking about Epstein.
Do not stop talking about Epstein.
Do not stop talking about Epstein.
Do not stop talking about Epstein.
Do not stop talking about Epstein.
Do not stop talking about Epstein.
Altan Tan ve Kemal Öztürk örnekleri bir kez daha gösterdi ki Türkiye'de Alevilere karşı nefret suçu işlemenin, hatta katliam çağrısı yapmanın hiçbir bedeli yok. Neden? Bunu demokrat Sünni dostlarımız kendilerine hiç soruyorlar mı acaba?
"BU NUSAYRİLERİN HEPSİNİ KATLETSELER YERİDİR DİYESİNİZ GELİYOR." diyen biri olarak, birazcık utanman varsa, "bi halt ettim, bilinç altımdaki nusayri nefretim açığa çıktı. Mezhep düşmanlığı yaptım. Kendime ceza veriyorum, yüzüme tükürmemeniz için ekranlara çıkmıyorum" demelisin!!
📌 Kemal Öztürk isimli gazetecinin
Arap Alevi Halkına Yönelik Nefret Söylemini TBMM gündemine taşıdım.
🔗Gazeteci Kemal Öztürk’ün bir televizyon programında Suriye’deki gelişmeleri değerlendirirken Arap Alevilerini topluca hedef alan nefret söylemi ve katliam çağrısı içeren ifadeler kullandığı görülmüştür. Söz konusu ifadelerin yalnızca bir gazetecinin Suriye siyasetine ilişkin siyasi değerlendirmesi olarak görülmesi mümkün değildir. Bu ifadeler, Suriye’deki iç savaş başladığından bu güne kadar örneği sıkça görülen ve her seferinde cezasızlık politikalarıyla geçiştirilen sistematik nefret politikalarının yeni bir yansımasıdır. Kullanılan dil, açık biçimde bir inanç ve kimlik topluluğunun tamamını tehdit eden ve bu topluluğa yönelik şiddet çağrısı yapar niteliktedir.
🔗Çok açık ki Öztürk bu cesareti, kendisini katliamlarla, inkârla, asimilasyonla ve toplulukları kimlikleri üzerinden hedef alan siyasal pratiklerle örülmüş tarihsel hafızadan almaktadır.
🔗Bugün kurulan bu dil, geçmişteki katliamları aklayan ve o katliamları mümkün kılan zihniyetin, siyasal atmosferin ve cezasızlık kültürünün günümüzdeki uzantılarından biridir.
🔗Türkiye’nin yakın tarihi, bunun ağır sonuçlarını defalarca göstermiştir. Dersim, Maraş, Çorum ve Sivas, Alevi kimlik ve inançlar üzerinden hedef gösterilmesinin, nefret söyleminin ve katliamların cezasızlığın nelere yol açabileceğini gösteren tarihsel deneyimlerle doludur.
🔗Kamuoyuna açık televizyon yayınlarında bir inanç ve kimlik topluluğunun tamamını hedef alan, onları topluca suçlayan ve kitlesel şiddeti meşrulaştırabilecek ifadeler karşısında devletin görevi sessiz kalmak değil, hukukun gerektirdiği biçimde derhal ve etkili bir soruşturma yürütmektir.
🔗İktidarın ve kamu otoritelerinin temel görevi, toplumdaki farklı inanç ve kimlik gruplarının eşit yurttaşlığını, yaşam hakkını ve güvenliğini güvence altına almaktır. Devletin yükümlülüğü, iktidara veya siyasi konumuna bakmaksızın nefret söylemi ve şiddeti meşrulaştıran ifadeler karşısında hukuku eşit biçimde uygulamaktır.
📌SORUYORUZ:
1-Kemal Öztürk’ün sarf ettiği sözler hakkında herhangi bir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından resen soruşturma başlatılmış mıdır?
2- Söz konusu ifadelerin Türk Ceza Kanunu’nun 216’ncı maddesi kapsamında halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama suçu yönünden değerlendirilmesi için herhangi bir adli işlem yapılmış mıdır?
3- Alevilere yönelik nefret söylemi, hedef gösterme ve şiddeti meşrulaştıran ifadeler konusunda Bakanlığınızın özel olarak yürüttüğü bir çalışma veya politika bulunmakta mıdır?
4- Söz konusu ifadeler hakkında herhangi bir soruşturma başlatılmamışsa, Cumhuriyet savcılıklarının resen soruşturma yetkisini kullanmaması Adalet Bakanlığı’nın, dolayısıyla Bakanlığınızın herhangi bir talimatı, yönlendirmesi veya telkini sonucunda mı gerçekleşmiştir?
5-Alevilere yönelik sistematik nefret söyleminin cezasızlıkla geçiştirilmesi bir politik tercih midir?
"BU NUSAYRİLERİN (ARAP ALEVİLERİNİN) HEPSİNİ KATLETSELER YERİDİR DİYESİNİZ GELİYOR..." BU İĞRENÇ SÖZLERİ EDEN
KEMAL ÖZTÜRK'Ü FİKİRCİ(!) VE İNSAN YERİNE KOYUP YORUMCU MASASINA OTURTUYORLAR..OTURTMAYA DA DEVAM EDECEKLER BELLİ Kİ! Mezhep düşmanlığının, yobazlığın çıkıldı sonunda!!
Alevi düşmanı bir ahlak yoksunundan başka bir şey değilsin… Üstüne bir de korkaksın. Bu nefretinle yaşayıp, sen ve senin gibilerle beraber bir hiç olarak gideceksin.
Gökçek ailesinin Avrupa’da yaptığı milyonlarca dolarlık yatırımlar…
Peki bu paranın kaynağı ne?
Bu servet nasıl oluştu?
Türkiye’den yurt dışına nasıl çıkarıldı?
Paralar hangi şirketler üzerinden taşındı?
Almanya’da neler satın alındı, hangi yatırımlar yapıldı?
Para trafiğini, şirket bağlantılarını ve satın alınan mal varlıklarını belgeleriyle ortaya koyacağız.
Bu akşam saat 21.00’de, Onlar DOSYA’da.
Deniz Göktaş içeri alınacağını bilerek 2 Temmuz'da yurtdışından döndü ve alındı.
Kendi geldi neden kaçsın? Delil YouTube videosu nasıl kararsın?
İddianame bile hazır değil. Bari tutuksuz yargılayın.
Deniz Göktaş işini yaptı. Salın.
#DenizGöktaşıSerbestBırakın
Trabzonpsor maçında Salah’a verilmeyen penaltı ve şimdi Beşiktaş’a yapılanları gördükten sonra siz siz değil dünya kupasında mahallede, plajda bile maç yönetemezsiniz.
Yazıklar olsun size yazıklar olsun.
İspat edilir mi bilmiyorum ama;
Alanyaspor Beşiktaş maçı şahibelidir!
Devlete meydan okumadır!
Beşiktaş kulübü bu maç için savcılığa suç duyurusunda bulunmalıdır!
Hatta UEFA ve FIFA'dan inceleme istemelidir!
Hiçbir futbolcu, hakemin asla aleyhine karar vermeyeceğini bilmeden bu kadar rahat rakibine yumruk atamaz,
kendini yere atarak rakibin golünü iptal ettiremez ve rakibin forvetine 2 kez penaltıya sebep olacak faulleri yapamazdı!
Bu maç ve hakem baştan aşağı şaibe kokuyor!
🚨Son Dakika Haberi‼️
Ferhat Gündoğdu;
Maçın Trio hakemler ve Var Hakemleri bu hatalı yönettimleri affedilmeyecek. Belirli bir Süre dinlendirelecek..!!
İyi de bu hakemleri siz atadınız,
Siz iyi niyetli değilsiniz ki hakemlerinizde olsun.!
Operasyonu çek maçn katledilmesini sağla ve hakemler dinlendirilecek, öylemi…!!!
Ferhat Gündoğdu derhal İSTİFA…!!!