lojistiğini, temizliğini ve yemeğini tek başıma üstlendim. Bugün piyasada haftada iki gün eve temizlikçi çağırsan aylık maliyeti neredeyse benim kiraya verdiğim o 10.000 TL'yi geçiyor. Olayı tesadüfen öğrenip "bana yalan söyledin" diye evi terk ettiğinde mantığına inanamamıştım.
Zamanında tam olarak bu finansal dinamiği yönetmiş biri olarak yazıyorum. Günümüz ekonomik şartlarında 45.000 TL kira tek bir maaş için korkunç bir yük. Biz de eve çıkarken bütçem yetmediği için ona kiranın daha yüksek olduğunu hissettirmeden bir sistem kurmuştum. Ben her ay ++
Sevgilisi ona 1,5 yıl boyunca her ay 35.000 TL “kira payı” gönderdi.
Ama evin kirası 45.000 TL’ydi.
Kadın her ay 10.000 TL koyuyor, kalan 35.000 TL’yi sevgilisi ödüyordu.
Aradaki 25.000 TL ise kadına kalıyordu.
Neden mi?
“1,5 yıldır bu evin temizliğini yapıyorum, yemeklerini yapıyorum, çamaşırını yıkıyorum. O 25.000 TL benim emeğimin karşılığıydı.”
Adam bunu ev sahibinden tesadüfen öğreniyor.
Eşyalarını topluyor.
Gidiyor.
Sonra arkadaşlarına:
“Bana 1,5 yıldır yalan söylüyordu.”
ortak hesaba 10.000 TL atıyordum, o da kirayı tamamlamak için kendi payına düşeni 35.000 TL olarak ödüyordu. Aslında onun parasıyla benim ödemem gereken kiranın bir kısmını sübvanse ediyorduk, yani cebimden her ay fazladan 12.500 TL çıkmamış oluyordu. Karşılığında da evin tüm+
@biigityaaa İlişki mi yaşıyoruz, gizli muhasebe müdürlüğü mü yapıyoruz belli değil. Ev arkadaşı olsanız bu hesabı yapamazsınız, sevgilisiniz bir de. Adam resmen 1.5 yıl boyunca "gönüllü hizmet bütçesi" fonlamış haberi olmadan. Gerçekten inanılmaz bir seviye, ayrılmakla en doğrusunu yapmış
diyor.
Şimdi dürüstçe cevap verin:
Bir ilişkide ev işleri de emek midir, yoksa sevgilinden habersiz şekilde her ay 25.000 TL almak düpedüz kandırmak mıdır?
Benim asıl merak ettiğim şu:
Eğer kadın bunu en başında söyleseydi;
“Sen 35.000 TL gönder, bunun 25.000 TL’sini evin masrafları ve benim evde verdiğim emek karşılığı olarak alacağım.”
Adam yine kabul eder miydi?
Mesele 25.000 TL değil galiba.
Mesele, o 25.000 TL’nin karşılığının hiç konuşulmamış olması.
Siz olsanız ne yapardınız?
Sevgilisi ona 1,5 yıl boyunca her ay 35.000 TL “kira payı” gönderdi.
Ama evin kirası 45.000 TL’ydi.
Kadın her ay 10.000 TL koyuyor, kalan 35.000 TL’yi sevgilisi ödüyordu.
Aradaki 25.000 TL ise kadına kalıyordu.
Neden mi?
“1,5 yıldır bu evin temizliğini yapıyorum, yemeklerini yapıyorum, çamaşırını yıkıyorum. O 25.000 TL benim emeğimin karşılığıydı.”
Adam bunu ev sahibinden tesadüfen öğreniyor.
Eşyalarını topluyor.
Gidiyor.
Sonra arkadaşlarına:
“Bana 1,5 yıldır yalan söylüyordu.”
Annemin bir komşusu var, sürekli annemden bir şeyler istiyor. Mesela babam bazen kardeşimi arabayla okula götürüyor; komşu, "Benim kızı da götürün ya da getirin," diyor. Mahalleye her hafta köy sütü satan biri geliyor, anneme aldırıyor. Hava sıcak olduğu için süt bozulmasın diye de annem sütü pişirip mayalıyor. Bir işi çıktığında, aynı binada kayınvalidesi olduğu hâlde çocuklarını sürekli anneme bırakıyor.
Neyse, bu kadın bir gün okula giderken hava yağmurluymuş. Annem de "Şemsiye versem benim kıza verir misin?" diyor sadece…
Ablamın birkaç hafta önce, günü önceden belli olan bir doğumu olacaktı ve yanında da annem bulunacaktı. Tam o gün mahalleye sütçü gelecekti. Annem, ilk defa bu kadından bir ricada bulunarak, "Doğuma gideceğiz, sütü benim yerime alıp mayalar mısın?" dedi.
Aile üyelerimizin yardım edebileceği her türlü imkandan sonuna kadar faydalanan bu kadın, tabii ki yine "Benim işim var," diyerek annemi reddetti. Üstelik bu olaydan sadece beş gün sonra, hiç utanmadan anneme gelip, "Ben arkadaşlarımla kahve içmeye gideceğim, çocukları sana bırakayım," dedi.
Bir şemsiyeyi bile götürecek partnerliği yapmayıp, "Yok, ben onu orada göremem," diyerek götürmüyor. Annem o günden sonra araya biraz mesafe koyuyor ama kadın, işi düştüğünde o kadar iyi davranıyor ki annem yine dayanamayıp yardımcı olmaya devam ediyor.
Bu kadın, kendi kardeşinin düğünü için elbise satın almamış; ablamın üzerinde daha önce gördüğü bir abiyeyi istiyor. Ablam da kıyamayıp, "Ne olacak, altı üstü bir elbise," diyerek veriyor. Lakin, gelgelelim olayların artık cana tak ettiği o güne…
Annemin bir komşusu var, sürekli annemden bir şeyler istiyor. Mesela babam bazen kardeşimi arabayla okula götürüyor; komşu, "Benim kızı da götürün ya da getirin," diyor. Mahalleye her hafta köy sütü satan biri geliyor, anneme aldırıyor. Hava sıcak olduğu için süt bozulmasın diye de annem sütü pişirip mayalıyor. Bir işi çıktığında, aynı binada kayınvalidesi olduğu hâlde çocuklarını sürekli anneme bırakıyor.
Neyse, bu kadın bir gün okula giderken hava yağmurluymuş. Annem de "Şemsiye versem benim kıza verir misin?" diyor sadece…