İstanbul metrosunda bir genç, NATO’yu sözlü protesto ediyor.
Tam bu esnada sivil polis olduğunu söyleyen bir şahıs ve metro güveliği gence müdahale ediyor.
Ama dikkat ederseniz “boynunu kıracak seviyede” arkaya çekiyorlar adeta gence işkence yapıyorlar!
Üstelik böyle bir yetkileri yok! Bu olayın sonuna kadar takipçisiyim! Kimse bir gence böyle müdahale edemez!
Cumhurbaşkan Adayımız Ekrem İmamoğlu kürsüde konuşuyor.
“Dün bu salonda değildim. En önemli sanık durumundaki Fatih Keleş’i dinleyemedim. Hakkım ihlal edildi. Bugün de gelip gelemeyeceğimi bilmiyordum. Geldim ve ne yazık ki avukatının savunmasının kesilmesini de izledim.
Gidişata baktığımda 9 temmuzda duruşmayı bitirmeniz için bana savunma yapmak için kalan süre 6-7 saatten ibaret.
Bakın Sayın Özdağ bir hakaret sıçlaması nedeniyle bir tam gün savunma yaptı.
Sayın Demirtaş 14 gün kesintisiz savunma yaptı.
Ben bu davada 149 eylem ve yüzlerce kişinin olduğu bir dosyada yargılanıyorum, bu kadar kısa sürede savunma yapmam nasıl beklenebilir?
Genel Başkanımız Erkan Baş:
"Bizim Trump'ın kırmızı halılarla karşılanıp bir kahramanmış gibi ağırlanmasına tahammülümüz yoktur! Bizim Filistin'de, İran'da çocukları, halkı katledenlerin Türkiye'de kahraman gibi karşılanmasına tahammülümüz yoktur! Türkiye'de halka eziyet eden; yoksulluk, sefalet, açlık içinde yaşamaya mahkum eden bu iktidarın dostlarıyla düğün-bayram eğlenmesine tahammülümüz yoktur!"
Destek veren, takip eden ve paylaşarak katkı sunan herkese teşekkür ederiz.
Desteğiniz bizim için çok önemli ve çok kıymetli. Yanımızda olduğunuz için teşekkür ederiz.
Karatepe Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan herkese selamlar. Merak eden varsa içten bir şekilde söylüyorum, keyfim yerinde. İlerleyen günlerde façayı bozmamak için iyi hissetmiyorken “iyiyim” diyebilirim. O durumda bir yerlere göz kırpma emojisi koyarım.
Birçok açıdan nostaljik bir deneyim oluyor. Yıllar sonra televizyon izliyorum ve alaturka tuvalet kullanıyorum. Üstüne bir de Dünya Kupası eklenince 2002 yılında maça yetişmek için okuldan eve koşan Çocuk Deniz’e döndüm ama şişman Ronaldo’suz aynı keyfi vermiyor. Bu arada reklamlar iyice sıkıntı olmuş. Kantinden AdBlock istemek için dilekçe yazmayı düşündürdü. Sürekli meşrubat içen Boran Kuzum ve Feyyaz’ı görüyorum. Umarım müstakil bir ev alacak kadar iyi bir kaşeye anlaşmışlardır. Yoksa çekilecek çile değil. Nihat Kahveci’ninkini ev de kurtarmaz. “Kuşkaş ne topçuydu be!” Bir de yağcılık gibi olacak ama TRT 2 çok iyiymiş. İlaçlarıma henüz ulaşamamışken Kiarostami’nin Kirazın Tadı antidepresan gibi imdadıma yetişti yine. Yemekler ODTÜ yemekhanesiyle aynı. Dışarıdayken günde 1,5 öğün yiyordum, burada 3 öğün yiyorum vakit geçsin diye. Diş fırçalama işini de günde ikiye çıkardım, yine vakit geçsin diye. Alaturka tuvalet de daha sağlıklı diye duymuştum. Öyle değilse bile buradan çıkana kadar söylemeyin, motive kakalarımın tadı kaçmasın.
Bildiğiniz gibi kendi isteğimle dönüp teslim olmama rağmen ters kelepçe yapmak istediler. Rızam olmadığını söyledim. Zor kullanarak yaptılar. Şanlı direnişim yaklaşık 4 saniye sürdü. Polisler 2 katım n’apayım? Sonra emniyette birisi, “ya aslında sosyal medyaya içerik üretmek için” demiş olmalı ki; restoranda tam yemek yiyecekken “arkadaşlar bir saniye bozmayın” deyip masanın fotoğrafını çeken influencer tatsızlığında, ters kelepçeli videolarım çekildi; önden, arkadan, yandan. Hepsinde bir şekilde kameramanı bulup sırıttığım için uzak-arka açıyı yayınlayabilmişler.
Yapıcı bir eleştiri: Vatan Emniyet binası dökülüyor. Çalışanlar sıcaktan baygınlık geçiriyordu. Osmanlı’dan kalma klimalar var ve onlar da çalıştırılmıyor. Sadece amirlerin odasında son model klima var. Bu memurlar sırf siz istiyorsunuz diye kendilerine hiçbir zararı olmayan ve hatta belki sempati duydukları insanlara kötü polis rolü yapıyorlar. Duygusal yükü ağır olmalı; müstakil ev verseler yapmam. Bari bir klima alın. Yeri gelmişken söylemeden geçemeyeceğim, bu iki günlük kısa mesaim gösterdi ki Behzat Ç. ve Bir Zamanlar Anadolu’da kurmaca değil belgeselmiş, bütün diyaloglar ve karakterler birebir gerçekmiş.
Uçağa binmeden önce internetteki son dakikalarımda gördüğüm son şey “ailesinin gözüne girmek için kendini yakıyor, yazık!” tarzı yüzeysel psikolojik analizlerdi. Annemin Airbnb’de biblo kırdığı için ağıt yakması ve babamın gerçekten iyi bir baba olması dışında bütün anlattıklarım kurmacadır. Şaka yazabilmek için uydurduğum hayali çatışmalardır. Kişi ve kurumlar gerçek değildir. Mizahi bir yaklaşımdır. Pardon, mahkeme diline alıştım; siz bari şaka açıklattırmayın.
Kendimi bildim bileli hiçbir konuda baskı yapmamış, bana dair beklentiye girmemiş, çöp adam bile çizsem duvara asmış can dostlarımdır ikisi de. Her anne-baba kadar korumacı ve kaygılıdırlar. 2023’teki ilk Harbiye gösterimden sonra bile “Psikolog olsan keşke, boş vakitlerinde stand-up yaparsın” seviyesinde klişe; “yurtdışında İngilizce yapsan olmuyor mu?” diyecek kadar oğullarını gözlerinde büyütmüş insanlardır. Hemfikir olmasalar da bütün saçma kararlarımın arkasında durdular, bu gösteride de öyle olduğunu biliyorum, huzurlarınızda ikisini de öpüyorum.
Bu gösteriyi ne bir karşılık umarak ne de bir an bile cesur hissederek yayınladım. 7 yıl boyunca muhteşem bir hayat yaşadım. 25 yaşıma kadar içedönük, ölümüne karamsar, her şeyden şikâyet eden bir insan olarak; hobi seviyesinde yirmi seyirciye stand-up yapsam yeterince mutlu olacakken yüzlerce gösteride binlerce insanla beraber güldüm, yüzlerce yeni arkadaşım oldu, çok kalabalık ve sevgi dolu hissettim. Üstüne ihtiyacımın çok üstünde para kazandım.
Gencecik insanlar üniversiteleri korumak için, birçok konuda aynı düşünmedikleri belediye başkanlarına haksızlık yapıldı diye başlarına bu kadar bela alırken, “politik mizah” yaptığını iddia eden biri olarak en zararsız cümleleri bile ‘ama bunu yanlış anlarlar mı?’, ‘burayı manipüle edip sana saldırırlar mı?’ kaygılarıyla silmekten, etrafından dolanmaktan sıkıldım. O kadar sıkıldım ki, sıkıntım hayli yüksek olan korkumu aştı.
Gözaltı gecesi uyuşturucu testi sonrası götürüldüğüm hastanede beni görünce heyecanla el sallayan yetmiş yaşında teyze ise, kişisel sıkıntımı hayalimin ötesinde bir memnuniyete dönüştürdü. “Halk beni anlamadı ve başıma işler geldi” diye beklerken, “Halk beni anladı ve başıma işler geldi” oldu. WIN-WIN.
Temel seviyede Türkçe bilen, gösteriyi sahiplenen ve dayanışma gösteren herkese sevgiler. Gündemi salıyorum, kararlıyım bu sefer Moby Dick’i bitireceğim. Size dışarıda kolaylıklar.
adam kafasındaki projeyi nakış gibi işleyerek, mevcut rejimin ne olduğunu yaklaşık 30-40 milyon kişiye gösterdi. kendini feda etti ve gerisi size kalmış diyip çekip gitti
Evet Sayın AKİT mensupları soruyorum sizlere;
İBB davasında sahte faturalarla ve kaçak dökümden gelen paraları akladığı iddia edilen, etkin pişmanlıktan yararlanan Murat Gülibrahimoğlu’nun şirketinden seçimlerden sadece 2 ay önce hangi sponsorluk için 5 Milyon 700 bin TL aldınız?
Kalemini namus bilen gazeteciler öyle miş,müş diye yalan haber yapmaz.Bak böyle ortaya belge koyar .
30.01.2024 tarihli e-faturada; “Kuzey İstanbul Modern İnşaat A.Ş.” tarafından, “AKİT TV SPONSORLUK HİZMETİ” açıklamasıyla, AKİT TV’ye 5 milyon 700 bin TL ödeme yapıldığı açıkça görülüyor.
Madem bu kadar büyük bir sponsorluk anlaşması yapıldı;
Hangi program için? Hangi organizasyon için?Hangi yayın karşılığında?
Kamuoyuna açıklayın.
Sadece gazetecilik yaptığım için 75 gün cezaevinde tutuldum. Ben cezaevindeyken İletişim Başkanlığı basın kartımı iptal etmiş. Gerekçe ise “adli sicilimin” uygun olmamasıymış❗️
Benim hüküm giydiğim tek bir davam dahi yok. Sadece mesleki faaliyeti nedeniyle cezaevine atılan bir gazetecinin basın kartını iptal edenleri tebrik ediyorum
Bu ülkede yaşayan her bir yurttaş Pelin kardeşimize destek olmak mecburiyetindedir! Çünkü o, bizlerin hakkını ve hukukunu savunduğu için mağdur oldu!
— Pelin Gümüşdağ. Boğaziçi Üniversitesi’ne Türkiye 18.’si olarak girdi. Tarih bölümünü yüksek onur derecesiyle, bölüm BİRİNCİSİ olarak bitirdi.
— Hocaları tarafından yüksek lisansa kabul edilen Gümüşdağ’ın kaydı, Ekrem İmamoğlu’nun tutuklandığı 19 Mart sürecinde anayasal hakkını kullanarak eylemlere katıldığı bahane edilerek üniversite tarafından kabul listesinden ÇIKARTILDI!
— Gümüşdağ bu süreçte yalnız değil. Aynı şekilde 5 muhalif öğrenci de mağdur edildi! Haklarının ihlal edildiğini belirten öğrenciler konuyla ilgili dava açtılar.
— Mahkeme, 4 öğrenci hakkında üniversitenin işlemini “hakkaniyete aykırı” buldu ancak kayyum yönetimi mahkeme kararını UYGULAMADI; öğrencileri yeniden kabul listesine almadığı gibi kampüse girişlerine de İZİN VERMİYOR!
Üniversiteler iktidarın arka bahçesi değildir. Kayyum rektörler, iktidara yaranmak için keyfi kararlar alamaz; öğrencilerin emekleriyle kazandığı haklara el uzatamaz! Okulları kendi siyasi ajandalarına göre yönetemezler!
Özellikle öğrencilerinin çoğu muhalif olan üniversitelerde öğrencileri cezalandırmak oldukça sıradan bir rutin haline geldi. Yurttan atmalar, kredi bursunu kesmeler, kazandığı programı iptal etmeler gibi birçok hukuksuz karar normalleştiriliyor.
Anayasa, her yurttaşa protesto hakkı vermiştir. Hal böyleyken bir öğrenciyi sırf muhalif diye cezalandıramaz okul yönetimi. Bu eğitim hakkının gaspıdır, kabul edilemez!
Pelin ve arkadaşlarının sesini duyuralım! @YuksekogretimK
⭕️Timur Soykan:
⭕️(‘İmamoğlu ve Özgür Özel CHP’den istifa etsin’ diyen Berhan Şimşek’e)
• Ya Berhan Şimşek bir tane oy almış mı yani? Berhan Şimşek’e ailesi oy verir mi emin değilim yani.
• “Evlat olsa sevilmez” derler ya. Evlat olsa oy verilmez yani.
• Öyle bir kişi. Toplumda hiçbir karşılığı yok.
• 25,5 milyon insanın imza verdiği CHP’nin Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu’na “istifa etmeli” diyor.
• Kim diyor?
• Hiçbir oyu olmayan, mahkeme kararıyla oraya gönderilen ve Kılıçdaroğlu tarafından bir koltuk verilen Berhan Şimşek diyor.
• Partiyi birinci parti yapmış, 2024 31 Mart seçimlerinde CHP’yi 1977’den beri en yüksek seviyeye getirmiş, AKP’yi ikinci parti yapmış olan Özgür Özel’e de “istifa etmeli” falan diyor.
• Niye?
• Saray öyle istiyor. Saray yargısı öyle istiyor.
• Ey utanma duygusu, gerçekten neredesin?
Olaya bak: İstanbul’da evinin önünden kaçırılan İBB Kültür A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal, Tuzla'da bir fabrikada, elleri kolları bağlı şekilde kurtarıldı.
Sözcü gazetesine FETÖ’ye yardımdan ceza veren mahkemenin başkanı Akın Gürlek, S.Ö. adlı 15 yaşındaki kıza 84 kişi tarafından tecavüz edilmesine dair dosyanın Fethullahçılar tarafından nasıl kapatıldığını anlatan haberleri yasaklatan hakimdir. Söyleyeceklerim bu kadar.
Fatih Altaylı’dan Kemal Kılıçdaroğlu hakkında dikkat çeken çıkış: “AKP’ye çalıştığını düşünüyorum”
“Kemal Kılıçdaroğlu AKP ajanıdır diye 2022’den beri yazıyorum… artık daha netim, direkt AKP’ye çalıştığını düşünüyorum.”
Deniz Zeyrek'ten Mehmet Şimşek'e:
"Onu izlerken öfkemden çıldırdım."
"Yabancılara, 'Türkiye'ye gelin, 20 sene vergisiz para kazanın' diyor."
"20 sene ne demek ya?"
"Sen burada 3 sene varsın, yoksun..."
"2028'deki seçimi kazanamazsan gideceksin."
"İngiliz vatandaşısın, İngiltere'de yaşamaya devam edeceksin."
"Benim adıma yabancılara 20 yıl vergisiz para kazanma hakkını sana kim veriyor?"
Akın Gürlek, Rahmi Koç'a soruşturma için "kimsenin makamına, servetine bakmayız" dedi.
Yargı bağımsız ise kendi şirketinden dezenfektan alan bakan ile Melih Gökçek ne olacak?
Seninle yürümek,birilerini çok incitmiş.
Sürekli it gibi saldırıyorlar.
Sen diyorsun ya!
Sonu ölüm de olsa dönmem yolumdan.
Söz! sonu ölüm de olsa dönmem yolumdan.
Hedef!
İKTİDAR.
"Ben parasız yatılı okudum, devlet bize her 6 ayda bir gömlek, pantolon ve ayakkabı verirdi. Ben o gömleklerin kokusunu hiç unutmadım. Bu Cumhuriyet beni en değerli okullarda parasız okuttu. Hiç kimseye muhtaç etmedi.''
Barış Terkoğlu
Fatih Altaylı:
Kılıçdaroğlu "Laikler hem maymundan geldik diyor, hem de Atatürk'e atam" diyen yani Atatürk'e maymun diyen kadını kendine danışman yapıp partide oda vermiş
CHP Başkanlık koltuğunu yani Atatürk’ün makamını işgal eden Kılıçdaroğlu denen bu zat, Akp'nin bastonudur