@fenomenbulut@Ayanomi8@madean007s@RaiseYourVoiceD İşte bu kadar terbiyesiz, ahlaksız, ayrılıkçı, eğitimsizler, ülkelerini sevdiğini sanma, ülkesi için faydalı bir şey yapanıda taşlarlar, adamcılıktan öte gidemezler @Ayanomi8 maalesef durum böyle.
@Ayanomi8@fenomenbulut@madean007s@RaiseYourVoiceD Buradaki Türklerin beyni ABD propagandalarıyla bulanmış durumda, çok az insan okuyor, çoğu anlatılanlardan öğreniyor ve çoğunlukla yanlış ABD propagandalı, yönlendirmeli bir tarih.
Atatürk, eli öpülesi bir liderdir.
Ne yazık ki biz onun Türkiye'ye biçtiği rolü anlamaktansa heykellerini dikmeyi tercih ettik. En yakın arkadaşları bile onun ideallerini anlayamadı.
Atatürk'ün amacı Türkiye'yi yaşam açısından çağdaş, bilime önem veren, komuşlarıyla barışık, ekonomik olarak bağımsız ve kalkınmış, felsefeye, tarihe, arkeolojiye önem veren, aydınlanmış ve emperyalizmin ezdiği ve sömürdüğü ülkelere örnek olan bir ülke yaratmaktı.
Onun için mevcut Türkiye toprakları üzerinde yaşayan herkesi siyasi bir kimlikte buluşturmayı ve etnik kökenine bakmadan Türk adı altında birleştirmek istedi.
Amacı ne ırkçılıktı ne de genetikçilikti.
Onun için Anadolunun harcında emeği olan ve binlerce yıldır Anadolu’yu yurt edinmiş kavimlere, Hititlere, Troyalılara, Sümerlere önem verdi ve Türklere yeni bir tarihsel ve kültürel bir köken vermek istedi.
Turancılık bize 1. Dünya Savaşı döneminde Almanlar tarafından bulaştırıldı.
Ardından Türk ırkçılığı 2. Dünya Savaşı zamanında yine bize Almanlar tarafından dayatıldı. Sonradan bu ABD emperyalizminin işine geldi, Atatürk’e düşman olan CIA Türkçülerini ve İslamcıları hem devletin her kademesine getirdiler hem de eğitimde hamasete dayanan, Sovyet ve sosyalizm düşmanlığını prensip edinmiş bir tarih anlayışını yerleştirdiler.
Atatürk zamanında bunlara set çekmişti fakat bizi NATO'ya sokanlar, Sovyet düşmanlığını kışkırttıktan sonra, sözüm ona Orta Asya Türklerini kurtaracağız diye Orta Asya'da ajan faaliyeti yürüttüler.
Sonraki yıllarda Orta Asya'da Fetöcülerin okulları bu işte baş roldeydi.
Amerikanın süt tozunu, asker postalını alacağız diye bizi Kore savaşında yem olarak kullandılar.
Türkiye şu anda büyük bir tehlikeyle karşı karşıya. Böyle giderse “Dimyata pirince giderken evdeki bulgurdan olacağız.”
Atatürk düşmanı Foncular, yıllardır Cumhuriyetin birikimini babalarının malı gibi yediler. Şimdi de 500 bin ailenin birikimini cebe indirdiler.
Birkaç dolar alacağız diye Suudilerin yardımına gitmek ve Yemen'de savaşmak için antlaşmalar yapılıyor.
Ama bunlar ecdadımız dünyanın dört bucağında at koşturdu diye övünen bilgisizlerin umurunda mı...
Atalarınız tarih yazdı. Siz ise yorum yazıyorsunuz.
Fatih Sultan Mehmet İstanbul’u fethetti. Kanuni Sultan Süleyman, Osmanlı İmparatorluğu’nu gücünün zirvesine taşıdı.
Peki siz ne yaptınız?
Osmanlı’nın gerçek gücü yalnızca savaş meydanlarından gelmiyordu. Farklı milletleri, dinleri ve kültürleri bir arada yönetebilen bir devlet sistemi kurmuştu.
Fatih yalnızca bir fatih değildi. Kanuni yalnızca bir savaşçı değildi. Onlar devlet inşa eden liderlerdi.
Daha da ilginci, modern Türkiye’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, geçmişin ihtişamına sığınarak geleceğin inşa edilemeyeceğini anlamıştı.
Bu yüzden bilime, eğitime, sanayiye ve modernleşmeye yöneldi.
Ama bugün Türkçe sosyal medyada bazı insanlar hâlâ atalarının yüzlerce yıl önce kazandığı savaşlarla Çinlilere üstünlük taslamaya çalışıyor.
İşte tarihin en büyük ironilerinden biri burada.
Atatürk Türkiye’yi modern dünyaya taşımaya çalışırken, bazıları zihinsel olarak hâlâ Osmanlı’nın savaş meydanlarında yaşıyor.
Fatih İstanbul’u fethetti. Siz neyi fethettiniz?
Kanuni bir imparatorluğu yönetti. Siz neyi yönettiniz?
Atatürk modern bir cumhuriyet kurdu. Siz geleceğe ne bırakıyorsunuz?
Atalarınızın zaferleri sizin kişisel başarılarınız değildir. Onların büyüklüğü, sizin otomatik olarak büyük olduğunuz anlamına gelmez.
Tarihini bilmek erdemdir. Ama kendi başarısızlıklarını atalarının başarılarıyla örtmeye çalışmak, tarih bilinci değil, geçmişe sığınmaktır.
Asıl mesele atalarınızın ne kadar büyük olduğu değil, onların bugün sizinle ne kadar gurur duyacağıdır.
Çünkü tarih, geçmişte kimin daha güçlü olduğunu anlatır. Gelecek ise bugün kimin daha çok çalıştığına, düşündüğüne ve ürettiğine bakar.
Atalarınız dünyayı değiştirmek için mücadele etti. Siz ise yorumlarda dünyayı fethettiğinizi sanıyorsunuz.
Atalarınız tarih yazdı. Siz ise yorum yazıyorsunuz.
Fatih Sultan Mehmet İstanbul’u fethetti. Kanuni Sultan Süleyman, Osmanlı İmparatorluğu’nu gücünün zirvesine taşıdı.
Peki siz ne yaptınız?
Osmanlı’nın gerçek gücü yalnızca savaş meydanlarından gelmiyordu. Farklı milletleri, dinleri ve kültürleri bir arada yönetebilen bir devlet sistemi kurmuştu.
Fatih yalnızca bir fatih değildi. Kanuni yalnızca bir savaşçı değildi. Onlar devlet inşa eden liderlerdi.
Daha da ilginci, modern Türkiye’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, geçmişin ihtişamına sığınarak geleceğin inşa edilemeyeceğini anlamıştı.
Bu yüzden bilime, eğitime, sanayiye ve modernleşmeye yöneldi.
Ama bugün Türkçe sosyal medyada bazı insanlar hâlâ atalarının yüzlerce yıl önce kazandığı savaşlarla Çinlilere üstünlük taslamaya çalışıyor.
İşte tarihin en büyük ironilerinden biri burada.
Atatürk Türkiye’yi modern dünyaya taşımaya çalışırken, bazıları zihinsel olarak hâlâ Osmanlı’nın savaş meydanlarında yaşıyor.
Fatih İstanbul’u fethetti. Siz neyi fethettiniz?
Kanuni bir imparatorluğu yönetti. Siz neyi yönettiniz?
Atatürk modern bir cumhuriyet kurdu. Siz geleceğe ne bırakıyorsunuz?
Atalarınızın zaferleri sizin kişisel başarılarınız değildir. Onların büyüklüğü, sizin otomatik olarak büyük olduğunuz anlamına gelmez.
Tarihini bilmek erdemdir. Ama kendi başarısızlıklarını atalarının başarılarıyla örtmeye çalışmak, tarih bilinci değil, geçmişe sığınmaktır.
Asıl mesele atalarınızın ne kadar büyük olduğu değil, onların bugün sizinle ne kadar gurur duyacağıdır.
Çünkü tarih, geçmişte kimin daha güçlü olduğunu anlatır. Gelecek ise bugün kimin daha çok çalıştığına, düşündüğüne ve ürettiğine bakar.
Atalarınız dünyayı değiştirmek için mücadele etti. Siz ise yorumlarda dünyayı fethettiğinizi sanıyorsunuz.
Sevgili Çinli hesaplar,
Beni takip eden Çinli hesaplara öncelikle teşekkür etmek istiyorum. Çok sayıda soru geldiği için herkese tek tek cevap veremiyorum. Bu nedenle Türkiye’deki ideolojik ve siyasi durumu ana hatlarıyla açıklayan toplu bir mesaj paylaşmak istedim.
Ülkemizde Çin düşmanlığının yayılmasına neden olan siyasi ve ideolojik iklimi sizlere şöyle izah edebilirim:
Güzel ülkemiz Türkiye'yi yaklaşık çeyrek asırdır İslamcı bir parti yönetiyor.
Uygur-Sincan meselesindeki emperyalist Amerikancı propaganda nedeniyle ülkemizdeki İslamcılar kolaylıkla Çin düşmanlığına kapılıyor. Biz Türk sosyalistleri de buradan Uygur meselesindeki Amerikancı ve Batıcı emperyalist propagandayı dağıtmaya uğraşıyoruz.
Aynı zamanda ülkemizde İslamcılığa oldukça tepkili seküler milliyetçiler var. Seküler milliyetçilik akımı özellikle Türk gençleri arasında çok yaygın.
Seküler milliyetçiler İslamcılığa tepkili oldukları için İslam öncesi Türk kimliğine sarılıyorlar.
Bu da günümüzle hiçbir alakası olmayan asırlar öncesine ait Orta Asya'daki Çin-Türk rekabeti nedeniyle içi hamaset dolu ilkel bir Çin düşmanlığının yayılmasına neden oluyor.
Ülkemizin en büyük sorunu sevgili yoldaşlar sosyalizmin ne yazık ki şu aşamada oldukça güçsüz bir siyasi akım olması.
Sosyalizmin başat bir siyasi akım olabilmesi için biz Türk sosyalistlerinin çok çalışması gerekiyor.
Bu temelde de bir Türk Çin dostluğunun yeniden geliştirilmesi gerekiyor.
Yaşasın Türk Çin dostluğu
🇹🇷🇨🇳♥️✊
Türkiye'deki Çin Karşıtlığı büyük ölçüde ABD menşeli İslamcı ve Turancı Propagandadan kaynaklıdır. Türk gençleri belirli konularda bilinçli olarak cahil bırakılıyor ve tek düze vasat bir eğitim alıyorlar.
Örneğin pek az Türk, Cai Ho Shen gibi Türkiye Dostu Çinlileri tanır. Çan Kay Şek Haini tarafından kalleşçe katledilen bu adam Mao Zedung'un da arkadaşıydı.
Ben bir Çin Dostuyum. Çünkü Çin Devrimi de Türkiye'nin dostudur. Çin'in Devrim Şehitleri bizim de şehidimizdir.
Tam Bağımsız, Demokratik, Sosyalist Türkiye hedefimiz Asya'nın batısında bir sosyalizm kalesi kurmakla sonuçlanacaktır. Tıpkı Çin'in Asya'nın Doğusunda yaptığı gibi.
Çinli arkadaşlarımdan rica ediyorum. ABD Tuzağı demek olan karşılıklı ırkçı dalaşmalara katılmayın. Bu, sadece ABD'nin Asya Jeopolitikasını pekiştirmeye hizmet eder.
Türk ve Çin Dostluğunu inşa etmek için sağlam bir adım atalım. Burada bir çok Çinli arkadaşım var. Hepinizi seviyorum. Türk Gençlerinin doğru bilgiye ulaşması için daha eğitici ve düzgün bir tonlamada tartışmalar yürütmeniz bizim için de olağanüstü faydalı olacaktır.
Sevgiler, Emre Kabartaş.