Yöre olarak sabırsızlığımız bir gerçek.
Ve bu yüzdendir ki duygularımızı hep uç noktalarda yaşarız.
Trabzonsporluluk anlatılamayacak kadar farklı bir duygu ve bağlılık.
Hayatımızın merkezindedir her daim.
Ve biz Trabzonsporlular oynadığımız maçın etkisinden bir kaç günde çıktıktan sonra oynayacağımız maçı gece gündüz kafamızda kurgularız.
Belki bu sevgi ve bağlılık bir anda zirveye çıkardıklarımızı bir anda en dibe de çekebiliyor.
Kızabiliriz kırılabiliriz ama hepsi bu takım daha iyi olsun diyedir.
Bizler köklü ve şerefli bir geçmişten gelen bu kulübün çatısı altında ve tüm değerlerimizle biriz ve güçlüyüz…
Yaşasın her daim Trabzonspor…
❤️💙
Salah tam olarak hazır değil o belli.
Hazır olduğunda neler yapabileceğini söylemeye gerek yok zaten.
Ama hazırlığı bir yana ona yardımcı olamamak ta üretkenliğimizi malesef çok çok azaltıyor.
Orta saha üretmedikten sonra, rakip alana oyunu yıkamıyoruz.
Kısacası keyif veremiyoruz ve alamıyoruz.
Yenilen gole tepkisiz oynadık neredeyse.
Dopru değişikliklerle 2. Devre daha iştahlı olup oyunu çevirmemiz şart.
Rakibin geçişlerine fırsat verildiğinde, üzerine pozisyona girme sıkıntısı da yaşanıyorsa oyuna müdahale edip oyuncu değiştirmek için devre arasını illa beklememek lazım.
Öncelikle Kasımpaşayı beğenmedim daha iyi olsalar daha dikine oynayabilseler farklı bir maç izleyebilirdik.
Bizim adımıza temposuz bir futbol devamlılığı var.
Bireysel performanslar üzerine kurulu skor çözümü olarak görünüyor süreç.
Ligin ilk maçı olsa da bu tür karşılaşmaları özellikle rakip bu haldeyken bir şekilde çözmek gerekiyor.
Eksiklerin etkisi belirgin evet ama genel anlamdaki kadronun derinliği bu maçları çözecek güçte olmalı her zaman.
İç saha performansını da Avrupa Maçı ve Başakşehirle görüp değerlendirmek sürecimizi daha iyi ve net ortaya koyacaktır.