Var mısınız?
Son 30 yılın hakem kararlarını birlikte sorgulayalım.
Dört büyük takımımız arasında hangi takımın canının daha çok yandığını görelim.
Hakemlik görevinden ayrılan isimlerin hangi takımımızdan helallik istediğini de hatırlayalım.
Beşiktaş yarışta ipi göğüslemeye başladıkça, arkadan gelen sesler de doğru orantıda artmaya başladı.
Kötü günde dost gibi görünenler, Beşiktaş yeniden ayağa kalktığında vurmak için ilk sıraya geçti.
Şunu net bir şekilde idrak etmek gerek,
Beşiktaş’ın Beşiktaş’tan başka dostu yok…
ÇARŞI CAMİASINA VE BÜTÜN SARSILMAZ DALLARINA DUYURUDUR
Bizler, Beşiktaş adı altında tek kutsal söze bağlı kalarak armamızın peşindeyiz:
SADECE BEŞİKTAŞ!
Diyarbakır halkına her zamanki misafirperverlikleri için teşekkür ederiz.
Bu sözlere sonuna kadar bağlı kalarak ne dostluk naraları attık ne de yapılan saçmalıklara dâhil olduk.
Biz kendimizi bildiğimizden beri ne sığınacak bir dost aradık ne de sahte ittifaklara bel bağladık! Kendimizi sadece Beşiktaş’a, Siyah-Beyaz’a adadık; gittiğimiz her deplasmanda yalnızca Beşiktaş’ı haykırdık. Bugün ortaya koyduğumuz duruşun ne ırkçılıkla ne kökenle ne de herhangi bir şehirle ilgisi vardır. Beşiktaş tribünü bugüne kadar tüm şehirlere ve takımlara mesafesini net bir şekilde koymuş, çizgisini çizmiştir. Bizim tek derdimiz, Beşiktaşımızın menfaatlerini savunmak ve armamıza koşulsuz destek olmaktır.
Kimin kiminle şahsi şekilde oturup dostluk kuracağına karışmıyoruz fakat bu işi Beşiktaş tribünü adı altında yapanlar ile hiçbir bağımız yoktur. çArşı adı altına saklanmayı bırakın, gerçek kimliğinizle karşımıza çıkın! Sizin kişisel dostluklarınız Beşiktaş camiasını temsil edemez.
Bir önceki hafta Kadıköy deplasmanından cezalı olduğumuz için liste yapılmadı, biletler münferit olarak alındı. Deplasman tribününde bizler yokken çArşı adı altına saklanmış, gerçek kimliğini açıklamaya utananların yaptığı tezahürat ile hiçbir alakamız yoktur.
Birçok oluşumumuzun ve kardeşimizin gittiği deplasman otobüsünü taşlayan, uzun namlulu silahlar ile ateş açan o "dostlarınızı" da yanınıza alın, Beşiktaş tribünlerini terk edin!
BİR BOYUNDA İKİ ATKI OLMAZ!
#forzabesiktas #çArşı
@ekremalpay8 Ben kartalla mirettiyle outtara ile yenecegimizi düşünmüyorum gerçekci düşünüyorum sadece,2 maç sonra 3 hafta ara var neyin rotasyonu öyle bir hataya düşmez hoca umarim
@PrimeLacazet Koyarlar ligi çok beklemeyin bu sene iyi futbol şampiyonluk şansımız yüzde 10 20,böyle önemli kendi sahamızda oynayacağımız maçta Orkun Salih Rıdvan olaitan sağlıklı iken rotasyona girerde mağlubiyet olursa benim gözümden düşer hoca,sokacam rotasyona 2 maçyapsınlar milli ara ztn
Fenerbahçe derbisinin ardından Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Hukuk Müşavirliği tarafından yapılan sevkler, Türk futbolunda uzun süredir özlemini duyduğumuz adalet ve eşitlik ilkelerine bir kez daha gölge düşürmüştür.
TFF’nin temel varlık amacı; saha içinde ve dışında tüm kulüplere eşit mesafede durmak, adil bir rekabet ortamı sağlamak ve futbolun marka değerini korumaktır. Ancak son sevk kararları, adaleti sağlamaktan ziyade taraflı bir yaklaşımın ürünü olduğunu gözler önüne sermiştir.
Saha içerisinde yaşanan gerginliklerin ve olayların faturasının adeta sadece oyuncumuz Dusan Vlahovic’e kesilmeye çalışılması kabul edilemez.
"Adalet Herkese Eşit Uygulanmalıdır"Bizler, "oyuncumuz ceza almasın" demiyoruz; futbol disiplin talimatlarında karşılığı neyse, hukuk çerçevesinde onun uygulanmasını savunuyoruz. Ancak adaletin temel şartı tarafsızlık ve tutarlılıktır.
Emsal Kararlar Nerede? Geçmişte saha içerisinde hakeme yönelik hakaret içeren ifadeleri yayıncı kuruluş görüntülerinden açıkça tespit edilen ve emsal cezalar alan futbolcular (Caner Erkin örneğinde olduğu gibi) hafızalarda tazeyken, benzer eylemlerin bu maçta görmezden gelinmesi çifte standarttır.
Tahrik ve İlk Hareket Neden Yok Sayıldı? Rakip futbolcu Milan Skriniar’ın Avrupa arenalarında dahi ağır cezalarla karşılık bulan, gerilimi ilk başlatan ve tahrik unsuru içeren hareketlerinin sevk raporlarında yer dahi bulmaması, niyetin adalet olmadığını açıkça göstermektedir. Olayı başlatan, tahrik eden ve benzer eylemleri gerçekleştirenlerin görmezden gelinip sadece Beşiktaşlı bir futbolcunun cezalandırılmaya çalışılması, kamuoyu vicdanını derinden yaralamıştır.
Maç içerisindeki hakem yönetimlerinin eyyamcılık barındıran, "idare etme" mantığına dayalı kararları bu gerginliklerin ana kaynağıdır.
Penaltıysa tereddütsüz verilmesi, kırmızı kartsa çıkarılması, nizami gollerin geçerli sayılması hakemlerin asli görevidir. Hakemler sahada adaleti dağıtamayıp kulüpleri ve camiaları karşı karşıya getirdikten sonra, futbolun "dostluk ve kardeşlik" olduğuna dair içi boş söylemler üretmek samimiyetten uzaktır.
TFF, ürettiği bu adaletsiz kararlarla camiaları birbirine düşman eden, futbol iklimini zehirleyen bir yapı olmaktan derhal sıyrılmalıdır. Adaletin olmadığı yerde kurumların meşruiyeti sorgulanır. TFF, tüm kulüplere eşit mesafede duran adil bir yönetim sergilemediği sürece, Beşiktaş camiası nezdinde güvenilirliğini ve hükmünü tamamen yitirecektir.
TFF yetkililerini ve kurullarını, taraflı sevk politikasından vazgeçerek futbolun kurallarını herkes için eşit ve objektif şekilde uygulamaya davet ediyoruz.
Archie Brown ve Milan Skriniar, PFDK'ya sevk edilmeyip Vlahovic’in tedbirsiz olarak sevk edilmesi skandaldır.
Hakemlerinize küfür etmek serbest diyen ilk federasyon başkanı oldunuz tebrikler @TFF_Org