@ibrahimklczb@GibiSwap Tepeden all in girmeyin diyorsun tepe fiyatında çekiliş yapıp millete alım yaptırdın yok ufuk abiyi zor tutuyorum demedin mi utanmadan bide gelmiş all in girmeyin diyorsun
Ankara’daki arkadaşlara sesleniyorum…
Çok sevdiğim Ebru öğretmen, Ebru ablam.
Yıllardır Ebruli Patiler’de engelli, felçli canlara tek tek bakıyor, hayata tutunduruyor. Kimsenin el uzatmadığı canları sahiplenip yaşatmaya çalıştı.
Bugün o canların hepsini yaşam alanından almışlar ve Sincan barınağına götürmüşler.
Acil destek lazım, ne olur sahip çıkın, kurtarın o çocukları.
‼️Gün dayanışma günü….
#SokakHayvanlarıSahipsizDeğil
#Ankara
@AnkaraValiligi@ankarasincanbld@haydarozkan06@ankarapatiliky@AvTugbaGursoy
+++++++++++++++👇
📣Üsküdar Belediyesi Hayvan Bakımevi'nde İnsanlık Dışı Koşulların Son Bulması İçin Sesimizi Yükseltiyoruz!
Bu dilekçeyi göndererek ve dilekçe kampanyasını paylaşarak bana destek olur musun?🙏
https://t.co/nW3Afow3Cj
Tuborg’u abisine, ailesine geri verin❗
Bu genç çocuk bir can dostunu sevdi, evine aldı, ailesi oldu. Şiddet peşinde koşmadı, kötü alışkanlıkların ardına düşmedi. Gözü gibi baktığı, büyüttüğü, can kardeş saydığı köpeği elinden alındı. Şimdi soruyor, iyi bir genç yurttaş olmanın cezası bu mu?
Cevap burada, o köpeği canı gibi seven çocuğun gözlerinde, gözyaşlarında. Siz sadece onun köpeğini değil, adalete inancını, umudunu, güvenini, yaşama sevincini her şeyini alıyorsunuz. Üstelik Ramazan’da. Bu karardan dönülmeli, doğru olan yapılmalıdır.
Çip takılmış sahipli bir canın yaşamına dair karar veren bir tane sosyal devlet örneği gösterir misiniz?
@BursaValiligi@pervintuba
Çeşitli medya ve sosyal medya mecralarında “İSTANBUL’DA KUDUZ VAKALARINDA PATLAMA” şeklinde haber, yayın ve paylaşımlar ile ilgili basın açıklamamız...
🔗https://t.co/rZGvf23RiE
İSTANBUL VALİLİĞİ DUYURDU
KENTTE KUDUZ VAKASI YOK…
EN SON KUDUZ VAKASI 2007’DE GÖRÜLMÜŞ..
İŞTE O AÇIKLAMA 👇🏻
“İSTANBUL’DA KUDUZ VAKALARINDA PATLAMA” şeklinde haber, yayın ve paylaşımlar yapılmaktadır. İstanbul’da yapılan kuduz aşısı sayıları baz alınarak yapılan bu haber ve paylaşımlar gerçeği yansıtmamaktadır.
İstanbul’da son kuduz vakası 2007 yılında görülmüştür. Bu tarihten beri, şehrimizde herhangi bir canlıya kuduz teşhisi konulmamıştır.
2025 yılında İstanbul genelinde toplam 123.538 kuduz aşısı uygulanmış olup, bu uygulamaların tamamı, tedbir amacıyla yapılan aşılarıdır.
Tedbir aşılamalarının bir kısmı sahipsiz sokak hayvanı saldırı sonucu, bir kısmı ise sahipli hayvanların tırmalama, salya bulaşması vb. Sebeplerle oluşan durumlarda uygulanmıştır.
KAMUOYUNA SAYGIYLA DUYURULUR.
2 gün önceki Cuma Hutbesinde “Ramazan-ı şerif; Rabbimize, ailemize ve çevremize karşı sorumluluklarımızı hatırlatmak için
bizlere bahşedilen kıymetli bir hazinedir.” sözlerini dinledik.
Aynı gece ise bazı gayet yüce makam sahiplerinin, medya organlarından tanıdığımız her şeyi bilen bazı soytarıların, sosyal medyanın sahte hesaplı dümencilerinin, sosyal medyayı mesken tutmuş dernekimsi oluşumun sahte hesaplarının RT ve beğenisine bel bağlamış bazı Ailurophobic ve kedi köpek itlafından rant devşiren “akademisyenlerin” ve elbette incel ve C31K menşeli sapıkların “sokak hayvanlarına karşı (kediler dahil) nefret kusan ve bir şekilde öldürülmelerini kutsayan paylaşımlarına şahitlik ettik.
Ramazan Ayı gibi merhametin hatırlanmasına, mağfirete nail olabilmek için hayırlar yapılmasına vesile olan bir ayda organize bir şekilde hayvanların hedef gösterilmesi ne Türklükle, ne İslamla, ne de insalıkla bağdaşan bir tutumdur.
Öldürmekten bıkmayan, öldüreni kutsayan, öldürmeye teşvik eden, bir vesile buna karşı çıkanları ve doğru bulmayanları ise “itperest,hayvanperest,çocuk düşmanı” gibi yakıştırmalarla aşağıladığını sananlarla iş tutanın hem bu dünyada hem de ahiret hayatında rahat etmeyeceğine eminim.
“Önce İnsan” diyerek “insanlıktan çıkmayı” öğütleyen insan istismarcılarına, teolojik sapantılarla kedilerin ve köpeklerin öldürülmesi gerektiğini salıkveren din istismarcılarına verilemeyecek bir cevabımızın olmadığını da söylemek isterim.
Çocuklarımıza merhameti aşılamaya, birlikte yaşama kültürünü öğretmeye, şiddet eğilimi içeren ruh hastalarından evlatlarımızı korumaya devam edeceğiz.
Marjinalleşmiş tiplerden memleketimizi; taşıyla, toprağıyla, ağacıyla, hayvanıyla ve insanıyla koruma yeminimizi bozmayacağız.
Velhasıl; Allah’ın “ onlar da ümmettir” dediği ve eşref-i mahlukat olan insana emanet ettiği bu hayvanlara karşı şiddetin ve zulmün günah olduğunun da hutbelerde dile getirilmesinin Müslümanlığımızın da bir gereği olduğuna inanıyorum.
Sn. @diyanetbasin ; hayvanlara barınaklarında zulmedilen, onbinlerce hayvanın “doğal ölüm” adı altında katledildiği, bu katliamla övünen statü sahiplerinin olduğu bir ülkenin başına gelebilecek musibetlerle ilgili de bir hutbenize, bu mübarek ayda, bir Müslüman kardeşiniz olarak lahitlik etmeyi yürekten istiyorum. Bu beklentiye duyarsız kalmayacağınıza inanıyorum.
Selam, saygı ve baki muhabbetle… @DIBSafiArpagus
#SokakHayvanlarıSahipsizDeğil