Salah'ın Menajeri Ramy Abbas ve Basın Toplantısı Sonrası
Bildiğiniz üzere 10 gün önce menajerini anlatmıştım ne yazık ki neyi araştırıp bulduysak onlar yaşandı.
Ben de bir araştırma yapıp bu tarz basın toplantıları var mı, sonrasında ne yapmışlar, restlere karşı davranışları nasıl diye baktım.
- Fiorentina ayrılık sürecinde Salah'ın usulsüz ayrılığı var diye iddia edildi kulüp tarafından. Bir basın bildirisi/toplantısı yapıldı. Bildiğiniz rest çekildi. Ya kampa gelirsin ya hukuki süreç başlatırız denildi. Salah ve Abbas geri adım atmadı daha da ileri gittiler. İstediğini de aldılar, transfer gerçekleşti.
Konuyu FIFA'ya taşıyan Fiorentina haksız, Abbas ve Salah haklı bulundu. Not olarak kalsın.
- Liverpool sözleşme yenileme sürecinde tarihin en büyük kontratlarından birini almışlardı. Özel bir basın toplantısı değildi ama Klopp 'top Salah'ta demişti.' Klopp'un açıklamalarına 7 adet gülücük emojisiyle cevap vermişti.
Burada da Abbas direkt geri adım atmadı, önce olumlu bir hava yaydı 'fark az anlaşırız ama anlaşamazsak da dert değil alternatiflere bakarız' tarzında davrandı ve dedi hatta.
Günün sonunda yine imaj hakları, bonuslarla beraber vs Abbas istediğini aldı.
Burada gördüğümüz şeyler hep aynı. Özellikle Liverpool süreci. Salah istiyor, Salah iyi ama değer görmek zorundayım vs tripleri.
Benim tahminim şu; ilk başta somut bir geri adım olmayacak Abbas'tan büyük bir geri adım beklemiyorum. Olumlu bir hava basacaklar ama haberlerle. Salah istiyor, ailesi öyle, menajeri düşünüyor vs tarzında. Sonrasında Beşiktaş'ın bu duruşunu ve piyasadaki alternatifleri test edecekler.
Ekstra 'koparma' ve alternatifler arasında mantıklı seçenek yoksa taleplerini biraz düşürerek Beşiktaş'a geri gelecekler.
Alternatiflerini MSL, Arabistan vs beğenmiyorlarsa Beşiktaş'la daha uğraşacaklar gibi duruyor. Burada sosyal medyada taraftar duruşu önemli. Muhatap bile olmayın!
Bu adamın tarzı Harvard Business School gibi önemli bir yere konu/vaka olmuş. Gerektiğinde aylarca uzatabilir süreci. Sakin kalın, yok gibi varsayın. En iyisi bu.
Son dönemde Beşiktaş'ın yaptığı transferlerdeki vizyonu ve kadro planlamasına uygun oyuncu tercihleri takdire şayan. Kadrodaki eksiklikler doğru analiz edilmiş ve yapılan tüm hamleler, bu eksikliklerin kapatılmasına yönelik gerçekleştirilmiş.
Trossard transferiyle Beşiktaş, kadrosuna sadece bir oyuncu katmış olmayacak; aynı zamanda takıma büyük bir kalite de ekleyecek. Arsenal döneminde büyük takım baskısını fazlasıyla tecrübe etmiş ve takımının bu sezon Premier Lig'i kazanmasında başrol oynamış bir oyuncuyu Beşiktaş bünyesine kazandırmak, neresinden bakılırsa bakılsın çok büyük bir iş.
Beşiktaş'ın kalitesi ve vizyonu da zaten bu tarz transferleri gerektiriyor. Şampiyonluk yolunda genç, dinamik ve gelişime açık oyunculara ihtiyaç duyulduğu gibi, onlara saha içinde önderlik edecek olgun karakterlere de ihtiyaç var. Bu uzun maratonda elbette tökezlenen anlar olacaktır; gerçek liderlik ise işte o anlarda sorumluluk alıp takımı ayağa kaldırmayı gerektirir. Oyuncu grubunda böyle karakterlerin bulunması, şampiyonluk yarışında takıma büyük bir artı sağlayacaktır.
Kurulan bu kadroya uygun bir oyun anlayışı belirlemek, antrenman planlamalarını buna göre yapmak ve oyuncuları mental olarak bu hedefe inandırmak büyük önem taşıyor. Beşiktaş'ın büyüklüğü ve hedefleri oyuncu grubuna çok iyi aktarılmalı. Sahaya yansıtılan oyun, tribünleri de işin içine dahil edecek bir coşkuda olursa bu sezon yapbozun tüm eksik parçaları adım adım tamamlanmış olacaktır.
İlgiyle takip ediyorum... 🦅
Rakip sahada üst üste 6 pas yapamayan 2 takıma, 200 dakikada, tek gol atamayan, futbol yerine, saç kesimleri, youtube yayınları, balkonda sigara sefalarıyla ön plana çıkan Milli Takım, turnuvaya veda etti.
Taşacak Bu Deniz'in Gezep'i Onur Dilber dizinin yeni sezon kadrosunda olmayacağını açıkladı. Buna senaristleri darlamanın, sürekli şikayet etmenin bir sonucu diyebilir miyiz?
Turnuva serisinin ilk bölüm konuğu Türk futbolunun önemli isimlerinden Şenol Güneş.
🎙️ Candaş Tolga Işık
👔 Şenol Güneş
İlk bölüm KAFA Sports YouTube’da!
🔗 https://t.co/IxzqwvlXpS
#lassa#işbirliği
MARMARA'DA NELER OLUYOR?
Son haftalarda Marmara'da farklı bölgeler farklı renklerde deniz görüyoruz. Boğazda turkuaz, Bandırma'da koyu lacivert, Gemlik'te pas rengi gibi...
Telaşla soruyoruz: Müsilaj mı? Cevap: Hayır! "Oh çok şükür" deyip geçiyoruz. Rahatlayıp günlük hayatımıza dönüyoruz. Sanki Marmara'nın tek sorunu müsilajmış gibi...
Oysa denizdeki her değişim bir mesaj. İklim değişiyor ve deniz suyu sıcaklıkları artıyor. Bunu kontrol edemiyoruz. Marmara Denizi, Akdeniz ve Karadeniz arasında bir geçiş denizi. Bunu da kontrol edemiyoruz. Marmara'nın çevresine kümelenmiş resmi rakamlara göre 23 milyon nüfus var ve bunların evsel atıklarının ancak yarısını arıtıyoruz. Türkiye endüstrisinin %60'ı bu bölgede ve sanayi atıklarının ancak %30'unu arıtıyoruz. Tarım zehirleri ve diğer atıklar da cabası.
Gemlik Körfezi görüntüsü 2 Haziran 2026 Salı gününe ait. Görüntüde deniz içinde yeşilin farklı tonlardında yayılım var. Bir de çizgi gibi oluşumlar mevcut. Yeşilin farklı tonlarındaki deniz içinde gördüğümüz yayılım kirlilik ve sıcaklık etkisiyle aşırı artan algler. Çizgi gibi oluşumlar ise bunların yüzeyde birikimini temsil ediyor. Körfez çevresindeki yerel gazatelere bakarsanız kıyılardaki tarhana çorbası kıvamındaki görüntüler var bol bol.
Yetkililere sorarsanız "her şey normal", "analiz için örnek alındı, kontrole gönderildi". Biraz daha üstelerseniz boyunuz kadar yazışma ve denetim dosyasını koyuyorlar önünüze. Herkes çok çalışıyor, herkes işini mükemmel yapıyor!
Ben denize bakıyorum. Başkalarını bilmem ama deniz yalan söylemiyor.
Görüntünün sol alt köşesinden denize uzanan küçük çizgi Nilüfer Çayı-Susurluk Çayı-Çapraz Çay ve daha birçok akarsuyun birleşerek Karacabey Longozu'ndan denize karıştığı yer. Çayın karıştığı yerden yeşil rengi takip edin. Gemlik Körfezi'ne doğru kıyıdan ilerlediğini göreceksiniz. Körfez çevresindeki akarsu girişlerine dikkat edin. Renklenmenin nasıl artığını göreceksiniz.
Sonuç
Arıtmadan denize boca ettiğimiz evsel, endüstriyel, tarımsal atıklar körfezi boğmak üzere! Zehir kanalına döndürdüğümüz akarsularla denize giden atıklar Gemlik Körfezi'ne geri dönüp birikiyor! Yani bizim atıklarımız bize geri dönüyor! Su sıcaklığı arttığı ve deniz şartları da durağan olduğunda aşırı alg artışıyla karşılaşıyoruz.
Denizdeki bu alg artışı doğal değil. Tamamen bizim eserimiz. Marmara'yı sihirbaz zannetmemizden, atık çukuru olarak kullanmamızdan kaynaklanıyor.
5 Haziran Dünya Çevre Günü arefesindeyiz. Lütfen birbirimizi kandırmaktan vazgeçelim. Suçu, sorumluluğu bimbirimize atarak Marmara'yı temizleyemeyeceğimizi sanırım artık anladık.
Şu anda müsilaj yok ama kirliliği önlemediğimiz sürece müsilaj mutlaka geri dönecektir. Marmara'nın tek sorunu müsilaj değil.
Denizdeki kirliliği önlemek yerel ve merkezi yönetimlerin işi. Benim veya vatandaşın işi değil. Akademi bilimsel olarak, vatandaş atığını azaltarak bu sürece katkı sağlar. Tekrar ediyorum arıtma tesisi yapmadan, fabrikaların zehirlerini denetlemeden, vatandaşın bilinç düzeyini yükseltmeden başarılı olamayız.
2026 Dünya Çevre Günü'nü milat kabul edelim. Lütfen Marmara ile ilişkimizi değiştirmeki için adım atalım.
@fatihdogan_38 Bende 2. görüşte olanlardanım... Sürekli hoca veya yönetim değiştirerek bu iş olmaz.
@SergenYalçın ve @SerkanRecber_10 e güveniyorum.
@Besiktas yönetimi hocayı göndererek büyük kumar oynar.
@barisssn Bir gram saygım yok tebrik falan da etmiyorum. Ülke futbolunun içine ettiler. Ne zaman tökezleseler dışarıdan destek aldılar. Osimhen denen karakter yoksununu hiçbir hakem atmaya cesaret edemiyor.