I really hope AI can play my AI games for me soon so I can get back to watching AI make art and create music so I have free time to work the mines for more precious ram and ssd crystals to make the machines happy
I increasingly think OpenAI is trying to destroy the concept of copyright through desensitization.
Copyright is a huge threat to their profits. They are facing multiple massive copyright lawsuits.
So they release Sora, knowing it can output copyrighted IP and knowing people will use it for this. Ghibli was a trial run.
It floods the internet. More importantly, other apps will follow their lead. I suspect we will see this soon - it’s what happened with ChatGPT and training, everyone thought ‘if they can get away with it, perhaps we can too’.
So it becomes the new norm, used by millions, and it’s that much harder for society to backtrack. Lawsuits are expensive to bring. It’s harder to defend your rights when everyone is exploiting your IP.
They are trying to shift what we consider normal, so that copyright stops being an issue for them.
We should all be trying to ensure this strategy does not succeed.
@ingersoll_jake@MarvelStudios@DisneyPlus Probably ai filter + some touch ups to faces etc... the black ai 'smudges' are everywhere. Hopefully we are wrong i dunno :/
CHP Gençlik Kolları, İmamoğlu’nun afişlerinin, videolarının ve sesinin İstanbul genelinde yasaklanmasının ardından İmamoğlu görseliyle t-shirt, bayrak, rozet, sticker’ın yer aldığı “İmamoğlu Her Yerde” kampanyası başlattı.
🔗https://t.co/YplffpN3Li
GÜNAYDIN…
Öncelikle yeni uyandım. Sizlere iyi bir akşam diliyorum. Sosyal medyamı yeni açabildim. Çok fazla mesaj, tweet, yorum gördüm
Hepinize teşekkür ediyorum
Bildiğiniz üzere, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin halk iradesini temsil eden bir üyesi olarak, dün akşam Adalet Bakanlığı önünde sessiz bir çığlık yükselttim
“Ne işe yaradı, ne değişti, şov mu yaptın?” diyenler olmuş
Keşke öyle bir ülkede yaşasaydık da; eylem bitmeden çocuklarımız serbest bırakılsaydı,Ekrem İmamoğlu özgür olsaydı. Ama biliyoruz ki bir hukuk devleti değiliz. Maalesef adaletin, hukukun işlemediği bir düzende yaşıyoruz
Benim amacım; toplumsal bir farkındalık yaratmaktı.
Adalet Bakanlığı’nın önünde durarak “Buradayız!” demekti.
Haksızlıkların, hukuksuzlukların takipçisi olduğumuzu; çocuklarımızın peşini asla bırakmayacağımızı göstermekti.
İstedim ki bu ülkede herkes, içindeki umudu söndürmesin.
Ben bir milletvekiliyim. Dokunulmazlık hakkı bana ayrıcalık olarak değil, halkın hakkını savunmam için verilmiştir.
Bu bir lütuf değil; Anayasa’nın bana yüklediği bir sorumluluktur.
Bugün susarsam, yarın bu ülkenin çocuklarına hesap veremem.
Sosyal medyada bazıları beni cumhurbaşkanı adayı, bazıları genel başkan adayı olarak lanse etmiş. Hepsini yeni okuyabiliyorum.
Samimiyetle söylüyorum:
Bizim tek bir cumhurbaşkanı adayımız vardır, o da önümüzdeki seçimde Cumhurbaşkanı olacağı için cezaevine atılan Sayın Ekrem İmamoğlu’dur.
Bizim tek bir genel başkanımız vardır, o da kurultayda rekor oyla seçilen Sayın Özgür Özel’dir.
Ayrıca bazı eleştiriler de oldu: “Diğer vekiller nerede, neden destek olmadılar?” diye…
Siyasi partiler bir örgüttür. Örgütte herkesin farklı sorumlulukları vardır.
Ben yıllardır eylemlerin içinden gelen bir milletvekiliyim.
Beni yeni tanıyanlar olabilir, ama eskiler bilir:
Nerede haksızlık varsa, orada oldum.
Şanlıurfa’daki elektrik kesintileri için Enerji Bakanlığı önünde sabahladım.
Atanamayan öğretmenler için Milli Eğitim Bakanlığı önünde gece boyunca oturma eylemi yaptım.
Ve bilin ki bu eylemlerin tamamı Sayın Genel Başkanımızın ve Genel Merkezimizin bilgisi ve istişaresiyle gerçekleşti.
Diğer vekillerimizin de yerine getirdiği başka görevler var.
Hepimiz aynı anda, aynı yöntemle hareket edersek etkili sonuç alamayız
Ancak bilin ki hepimiz, sizler için, hak, hukuk ve adalet için var gücümüzle çalışıyoruz
Bizim gündemimiz makamlar değil.
Bizim gündemimiz içeride tutulan gençlerimiz
Ekrem İmamoğlu’na reva görülen adaletsizlik
adalete ulaşamayan yurttaşlarımız
yoksullukla mücadele eden milyonlar
yerle bir edilen hukuk düzenidir
Hukuk güvenliği yoksa, yargı siyasallaşmışsa, Anayasa çiğneniyorsa; başka hiçbir tartışma meşru değildir.
Yolumuzu aydınlatmadan, geleceğimizi konuşamayız.
Makamlar, mevkiler teferruattır.
Esas olan, bu ülkenin çocuklarına huzurlu bir gelecek bırakmaktır
Bu arada, araya birkaç “Adalet Bakanlığı sana yakışır” mesajı da sıkışmış
Hoşuma gitmedi desem yalan olur
Ama ben bir hayalin peşindeyim.
İktidara talip bir parti olarak Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında bana bu görev layık görülürse, işte o gün hayallerim tamamlanmış olur
Çünkü ben Şanlıurfa’da fakir bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldim
Atatürk Cumhuriyeti sayesinde okudum, öğretmenlerimin emeğiyle hukukçu oldum, bu milletin vergileriyle açılmış devlet okullarında okuyarak avukat ve milletvekili oldum
Bu halka borçluyum.
Ve bugün tek bir hayalim var:
Bu ülkede adaleti yeniden tesis etmek
Ama makamların değil, hizmetin peşindeyim.
Bu parti bana çöpçülük görevini verse yine yaparım.
Bunu süslü söz olsun diye söylemiyorum
Beni tanıyanlar bilir, hiçbir görevi reddetmedim, küçümsemedim.
Bu halkın verdiği her görevi şerefle taşıdım
VELHASIL KELAM:
Bu eylem ne ilkti, ne de son olacak.
Umarım son olur, umarım bir daha haksızlık yaşanmaz.
Ama bilin ki
Nerede adaletsizlik varsa, orada olacağım.
Çünkü benim tek amacım var:
Bu ülke aydınlık olsun, adil olsun, refah içinde olsun
İnsanlar birbirine gülen gözlerle bakabilsin
Bu yolda yürümeye devam edeceğim.
Sevgili dostlar, gözaltına alınmadan hemen önce sizlerle paylaşmak üzere bir video hazırlamıştık. Paylaşmak kısmet olmadı. Bugün sizlerle paylaşmak istedim.
İBB Miras olarak şehrin hafızasında özel bir yeri olan İstanbul’un en eski Mevlevihanelerinden Fatih Mevlevihanesi (Âbid Çelebi Tekkesi) Haziresi’nde restorasyon çalışmalarını başlatmıştık.
Mevlana neslinden Sultan Bayezid dönemi şeyhlerinden olan Âbid Çelebi’nin kurduğu tekkenin haziresinde yine tekke şeyhlerinden Hacı Mustafa Sıdkı Efendi ile Şeyh Hüseyin Hamdi Efendi’nin mezar taşları yer alıyor.
Eminim ki arkadaşlarımız bu restorasyonu hakkıyla tamamlayacak ve 15. yüzyıldan günümüze ulaşan bu tarihi alanı siz değerli İstanbulluların ziyaretine açacaktır.
Sağlığım için iyi dileklerini, dualarını eksik etmeyen tüm güzel dostlarıma gönülden teşekkür ederim.
İyi pazarlar dilerim…
1.000.000 liralık sıfır aracı, vergileri ile 2.500.000 liraya aldık.
2.500.000 lirayı kazanmak için de 1.600.000 lira gelir vergisi verdik.
4.100.000 lira kazanıp 1.000.000 liralık otomobil aldık.
Vergi oranı: %310
Dünyanın hiç bir ülkesinde böyle bir düzen yok...
Google Trends'te, son 7 günde boykot aramalarında ilk sırada Bingöl, ilk 5'te ise Bayburt ve Erzurum gibi şehirler var. Sizce Anadolu irfanı mı yoksa ana akımda haberlerin yeteri kadar yer bulmaması mı?
Gezici Kent Lokantamız çalışıyor olsaydı Şişli Cami önünde hizmet verecekti, bugünse belediyemizin garajına çekilmiş durumda. Sabit Kent Lokantalarımızın kapıları ise kapalı durumda. Bugün Kent Lokantalarının kapatılmasını sözlü talimat verenler ve sonrasında yalanlayanlar tek bir sorunun cevabını versin: Bu fotoğraflarda görüldüğü üzere Kent Lokantaları neden kapalı?
Bu kavga gözü doymayanlarla karnı doymayanlar arasındadır!
Mücadelemiz de hizmetlerimiz de devam edecek.
nothing actually exists anymore like so many physical stores are closing and you can't have a house and everything is a subscription or an app u can't play games without internet and u can't even guarantee that art and writing is even made by people like everything is vapor
The problem with me is that I absolutely cannot throw out a cute little glass jar like this. Will I ever put it to use? Probably not. But can I throw it away? Also no.