@sendromella@izmir_metro Size trenden inin çağrısı yapılmış en azından biz 20 dakika tünelde havasız bir şekilde metro içinde mahsur kaldık, bayılanlar oldu. Çok korkunçtu
Rojava Suriye’ye aittir.
Cizre Türkiye’ye aittir.
Amed değil, Diyarbakır’dır.
Konstantin değil, İstanbul’dur.
Türkiye milleti değil, Türk milleti’dir. 🐺
ÜNİVERSİTE KAMPÜSLERİNDEKİ TEHDİT, ŞİDDET VE ÇETELEŞMEYE DERHAL SON VERİLMELİDİR!
ÖĞRENCİLERİN CAN GÜVENLİĞİ, ANAYASAL HAKLARI VE HUZURU KORUNMAK ZORUNDADIR!
Son dönemde Türkiye’nin farklı illerindeki üniversitelerde öğrenciler; kimliği belirsiz kişi ya da gruplar tarafından sistematik olarak tehdit edilmekte, darp edilmekte, tacize uğramakta ve fikirlerinden ötürü hedef haline getirilmektedir. Bu sadece bireysel değil, kurumsal ihmalin ve açıkça cezasızlık politikasının bir sonucudur.
Gazi Üniversitesi’nde, kendilerini “teşkilat” olarak tanımlayan gruplar tarafından öğrenciler sistemli biçimde ölümle tehdit edilmekte, darp edilmekte, kadın öğrenciler tuvaletlerde erkek grupların tacizine uğramakta, Whatsapp grupları üzerinden öğrencilerin kişisel bilgileri toplanmakta ve tehdit mesajları gönderilmektedir. Üniversite yönetimi ve emniyet güçleri tüm bu suçlara karşı sessizliğini korumaktadır!
Kırıkkale Üniversitesi’nde ise benzer şekilde öğrencilere yönelik psikolojik baskılar artmış, gençlerin ifade özgürlüğü fiilen kısıtlanmış, bazı öğrenci kulüpleri üzerindeki idari baskılarla demokratik faaliyetler engellenmiştir. Gençler, bir yandan barınma, beslenme ve ulaşım sorunlarıyla mücadele ederken bir yandan da kampüs içinde güvenlik tehdidi altında yaşamaya zorlanmaktadır.
Bursa Teknik Üniversitesi’nde de öğrencilerin görüşleri nedeniyle fişlendiği, kampüste görüş açıklamanın ya da demokratik bir faaliyette bulunmanın cezalandırıldığı yönünde ciddi iddialar vardır. Özellikle öğrenci kulüplerine yönelik ayrımcılık, belirli grupların imtiyazlı şekilde hareket etmesine göz yumulması, üniversiteyi adeta tek sesli hale getirmektedir.
Tüm bu yaşananlar;
• Türk Ceza Kanunu kapsamında açık suçtur:
– TCK 106 uyarınca tehdit,
– TCK 109 uyarınca hürriyetten yoksun bırakma,
– TCK 94 kapsamında kötü muamele,
– TCK 115’e göre ifade özgürlüğünün engellenmesi,
– TCK 134 uyarınca özel hayatın gizliliğini ihlal,
– TCK 125’e göre hakaret suçları işlenmektedir.
• Anayasa’nın 42. maddesi uyarınca eğitim hakkı güvence altındadır.
• 25. ve 26. maddeler, düşünce ve ifade özgürlüğünün dokunulmazlığını garanti eder.
• Anayasa’nın 5. maddesi devletin temel görevini; kişi hak ve özgürlüklerini korumak olarak tanımlar.
Buradan açık bir çağrıda bulunuyoruz:
•Milli Eğitim Bakanlığı,
•Yükseköğretim Kurulu (YÖK),
•İçişleri Bakanlığı ve
•Emniyet Genel Müdürlüğü
başta olmak üzere tüm kamu kurumlarını, üniversite kampüslerinde ve öğrenci yurtlarında yaşanan güvenlik zafiyetini gidermeye, çeteleşmeye karşı derhal önlem almaya ve öğrencilerin anayasal haklarını korumaya davet ediyoruz!
Bu olaylar yalnızca birer “üniversite içi mesele” değil, devletin anayasal sorumluluğu altındaki ceza konusu suçlardır.
Gençliğin sesi susturulamaz! Farklı fikirler tehdit olarak değil, zenginlik olarak görülmelidir.
Eğer bu olaylara karşı derhal bir adım atılmazsa, yaşanacak her türlü zararın siyasal ve hukuki sorumluluğu, bu çağrılara kulak tıkayanlarda olacaktır.
Üniversiteler bilim yuvasıdır, karanlık yapıların değil!
Öğrenciye şiddet uygulayan değil, onu koruyan devlet istiyoruz!
Muhtemelen bir yere sıkışıp kaldığında canını kurtarmak için bacağını feda ederek, şu çöplükte çör çöp yiyerek hayatta kalmış. Bacağı ve kuyruğu ampüte ampüte edilecek, anestezi almışken kısırlaştırması da yapılacak. Ameliyat ücreti 18.750 lira için destek rica ediyorum.
"Menderes Gümüldür'deki yangın, İZSU'nun su pompalarına kadar ulaşmış durumda. Acil olarak helikopter desteğine ihtiyaç var!"
Lütfen her yerde paylaşın!