Umudunu kaybetmeyenlerin, memleketten vazgeçmeyenlerin buluşacağı yepyeni bir yol açtık.
Şimdi o yolda yürüyoruz.
Sokakta, meydanda, milletin arasında yürüyoruz…
Bugün Kocaeli’de güzel günlere inanan halkımızla beraberdik.
Artık eskinin devri bitmiştir.
YENİ’nin vakti gelmiştir.
Umut milletin bağrında...
Ekrem Başkan’ın savunmasını susturdular. Yapamadığı savunmayı kitaplaştırdı; şimdi de o kitabı yasaklıyorlar.
Madem kendinize bu kadar güveniyorsunuz, hodri meydan!
Açın mahkemenin kapılarını canlı yayına, kararı millet versin!
Milleti aç bırakanlara söylüyorum. Seçim geliyor.
Gençlere kıyanlara söylüyorum. Adalet geliyor!
Korkmayan, aslan gibi sizlere söylüyorum.
Zafer geliyor!
Bugün milletin sözünü emeklimiz söyledi:
Bu kara düzene #itirazımvar
Emekliler, emekçiler, yoksullar kazanacak.
Ak Parti’nin kara düzeni kaybedecek!
Milleti aç bırakan o düzeni hep birlikte yıkacağız!
Kimse korkmasın:
Kötüler kazanamaz, iyiler kazanır.
Gece kazanamaz.
Güneş doğar, gündüz kazanır.
Tembele karşı, çalışkan kazanır.
Siyasette havlu atmış korkaklar değil,
Milletle el ele veren cesurlar kazanır!
Değerli Halkımız;
Bilindiği gibi 19 Mart’ta ülkemizde bir sivil darbe yaşandı. Darbeciler bu kez, tankla ya da postalla değil, yargı cübbeleriyle geldiler.
Seçimle gelen ancak seçimle gitmek istemeyen bir avuç insan, korktukları rakiplerini hapse atarak, Türkiye’yi büyük bir siyasi ve ekonomik krizin karanlığına sürüklediler.
Aradan geçen 237 günde, aziz milletimizle birlikte büyük bir hukuksuzluğun her saatine tanıklık ettik. Bugün çıkan iddianame ise herkesin bildiği gerçeği bir kez daha ilan etti.
Bu dava hukuki değildir, tamamen siyasidir. Amacı son seçimlerin birinci partisi Cumhuriyet Halk Partisi‘ni durdurmak ve Cumhurbaşkanı adayını engellemektir.
Darbeciler bugün, tapusu Mustafa Kemal Atatürk’e kayıtlı olan, Türkiye’nin kurucu partisi Cumhuriyet Halk Partisinin kapatılmasını talep edecek kadar şuurlarını kaybettiler.
Anayasa’nın siyasi partilerin kapatılmasına ilişkin maddelerini hatırlatarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na bildirimde bulunulması meselenin İBB’ye yönelik bir soruşturma olmadığının kanıtıdır. Bugün yaşananlar demokratik siyasete ve gelecek seçimlerin sonuçlarına yargı eliyle müdahalenin suç üstü halidir.
Bu bir iddianame değil, darbecilerin siyasete yönelik bir muhtırasıdır.
Yaşadığımız kötülüklerin sebebi asla “hukuki” değildir, bir kişinin siyasi ihtiraslarından ibarettir.
Partimizi en son 12 Eylül’de Kenan Evren kapatmaya kalktı, milletimizle birlikte yeniden açtık. Evren’in milletimizin gönlündeki yeri de siyasi tarihimize geçiş şekli de bellidir.
Biz, geçmişte çok bedel ödedik, bugün de ödüyoruz ve ödeyeceğiz.
Ama millete inanmaktan ve güvenmekten hiçbir zaman vazgeçmeyeceğiz.
Atatürk’ün partisi milletimize emanettir.
Siyasi iktidarın sayısız zulmünün son hedefi olan Orhan Gazi Erdoğan, her alnı ak yol arkadaşımız gibi başı dik, mücadelenin tam ortasındadır.
Hedef alınan yalnızca bir kişi değil; örgütlü dijital bağımsızlığımız, bilgi güvenliğimiz, halkın iradesini güvenle yansıtan teknolojik adalet anlayışımız ve ortak emeğimizdir.
#OrhanGaziErdoğanYalnızDeğildir