"Akademik dünyada artık çoğu şeyi gördüm" derken emekliliğe yakın bir şeyi daha görmek nasip oldu. Bugün editörü olduğum DSİ Teknik Bülten'e gönderilen ve üç hakemin ikisinden ret, birinden de büyük değişiklik gelen bir makaleyi yayına kabul etmediğimiz için CİMER'e şikayet edildik. Şimdi CİMER'e bu makalenin neden yayına kabul edilmediğini anlatacağız.
17 yaşında bir genç, kendini bağımlı hale getirdikleri suçlamasıyla YouTube ve Meta’yı dava etti. 3 yıl süren mahkeme şikayeti haklı buldu ve 6 milyon dolar tazminat ödenmesine karar verdi. Bu sonuç, sosyal ağlarda yepyeni bir dönemin ilk adımı. https://t.co/VGvFpZWISW
@OSYMbaskanligi 2026 YDS/1 için sınav merkezi tercihi içinde 343-İstanbul 3 (Beyoğlu-Şişli-Beşiktaş-Kağıthane-Sarıyer) yok, daha sonra güncelleme yapılacak mı?
Sağlık çalışanı İlyas Yıldır bu kez kendi hayatını kurtardı
Yalnız başına yemek yerken boğazına yemek kaçan Yıldır kendi kendine Heimlich manevrası uyguladı
Rasathanemiz tarafından hayata geçirilen Deprem Erken Uyarı Sistemi, Enstitü Müdürümüz Prof. Dr. Nurcan Meral Özel tarafından basına tanıtıldı.
Marmara Bölgesi’ndeki 40’tan fazla istasyondan gelen veriler, gerçek zamanlı olarak erken uyarı yazılımlarına aktarılmakta; bu yazılımlar depremin yeri ve büyüklüğünü saniyeler içinde tahmin ederek uyarı üretmektedir.
Deprem sinyali algılandıktan sonra sistem, 6–9 saniye içinde konum ve büyüklük hesaplayabilmektedir. Marmara Denizi tabanına yerleştirilmesi ve gerçek zamanlı veri iletmesi planlanan yeni cihazlarla bu sürenin 3–6 saniyeye düşürülmesi hedeflenmektedir.
27 Ekim 2025 Mw 6.0 Sındırgı Depremi’nde, istasyon ağının sınır bölgesinde olmasına rağmen sistem, İstanbul’daki kullanıcılara ana sarsıntıdan 37 saniye önce başarıyla uyarı göndermiştir.
Bu sistemle, Marmara Fayı’nın batısında oluşacak bir depremde, İstanbul’da depreme 140 km uzaklıkta bulunan bir kullanıcı sarsıntıdan 30 saniye, 180 km uzaklıktaki kullanıcı ise sarsıntıdan 41 saniye önce uyarı mesajı alabilecektir.
KRDAE’nin istasyonlarında ortalama 5–6 saniyelik veri iletim gecikmesi, Marmara’daki yeni 30 istasyonda yaklaşık 0,2 saniye düzeyine inmiştir. Bu sebeple pilot bölge olarak Marmara seçilmiştir. Ağ modernizasyonu ve veri iletim hızını artıran çalışmaların tamamlanmasıyla erken uyarı altyapısının ülke geneline yayılması planlanmaktadır.
Yatırım tavsiyesi soran çok oluyor. Ben yatırım tavsiyesi vermiyorum. Ama şunu söyleyebilirim: Çok yüksek getiri vaat eden çok yüksek riskli yatırımlara girerken şu sözü hatırlayın: "Beleş peynir fare kapanında bulunur."
Kansere Karşı Geliştirilen Yeni Nesil İlaca TÜRKPATENT ISIF’25’ten Bronz Madalya!
Nöroblastoma kanser hücrelerine özgü geliştirilen, yalnızca kanserli hücrelere etki eden ve kan-beyin bariyerini geçebilen bu ilaç, 10. Uluslararası Buluş Fuarı TÜRKPATENT ISIF’25’te Bronz Madalya kazandı.
Yan etkileri azaltmayı da hedefleyen bu buluş, sinir sistemiyle ilişkili kanser türlerinin tedavisinde hastalar için umut verici bir gelişme olarak öne çıkıyor.
Bu önemli çalışmada emek veren Prof. Dr. Fikrettin Şahin, Dr. Pakize Neslihan Taşlı, Oğuz Kaan Kırbaş, Ezgi Avşar Abdik ve Hüseyin Abdik’i yürekten kutluyor, teşekkür ediyoruz.
Next-Generation Cancer Drug
Wins Bronze Medal at TÜRKPATENT ISIF’25!
This drug, specifically developed for neuroblastoma cancer cells, targets only cancerous cells and is able to cross the blood-brain barrier. It has been awarded the Bronze Medal at the 10th International Invention Fair TÜRKPATENT ISIF’25.
Aiming to reduce side effects as well, this invention stands out as a promising development for patients in the treatment of cancers related to the nervous system.
We sincerely congratulate and thank Prof. Dr. Fikrettin Şahin, Dr. Pakize Neslihan Taşlı, Oğuz Kaan Kırbaş, Ezgi Avşar Abdik, and Hüseyin Abdik for their valuable contributions to this important work.
#YeditepeÜniversitesi #YeditepeUniversity #universite #university #Türkiye #istanbul #BilimEşittirYeditepe #ScienceEqualsYeditepe #BaşarıEşittirYeditepe #SuccessEqualsYeditepe #YeniHayatınaYeditepedeBaşla
“Kanser tedavisinde yan etkileri daha az, sadece hasta hücreleri hedef alan yeni bir tedavi yöntemi geliştirdik. Tamamen yerli ve milli kaynaklarla yaptığımız bu çalışma, klinik denemeler tamamlandığında ülkemizde üretilecek ve hastaların kullanımına sunulacak. Böylece kanser tedavisinde dışa bağımlılığımız da azalacak. Üstelik buluşumuz Kanada, ABD, Avrupa, Çin, Japonya ve daha birçok ülkede patentle korunuyor.” Prof. Dr. Fikrettin ŞAHİN.
Bu çalışma, 10. Türk Patent ve Marka Kurumu İstanbul Uluslararası Buluş Fuarı’nda altın madalya kazandı. Geliştirilen bu formülasyon, p53 mutasyonu taşıyan kanser hücrelerini hedef alan Türkiye’nin ilk nanomedicine (nano tedavi) buluşu olma özelliğini taşıyor.
Yeditepe Üniversitesi Genetik ve Biyomühendislik Bölümü Başkanı Prof. Dr. Fikrettin Şahin’in liderliğinde yürütülen projede farklı alanlardan akademisyenler ve yüksek lisans öğrencileri görev aldı.
Laboratuvar testlerinde kurşun borat nanoparçacıkları sadece kanserli hücreleri hedef aldı, sağlıklı hücrelere zarar vermedi. Bu sayede tedavinin yan etkileri minimuma indirilebilecek.
Önümüzdeki 6 ay içinde hayvan deneylerinin tamamlanması ve ardından insanlar üzerinde klinik çalışmaların başlaması planlanıyor. Sonuçlar başarılı olursa, tedavi Türkiye’de üretilecek ve hastalara sunulacak.
“We have developed a new cancer treatment method with fewer side effects that targets only diseased cells.
This study, conducted entirely with domestic resources, will be manufactured in Türkiye and made available for patient use once clinical trials are completed.
This will reduce our dependence on foreign sources in cancer treatment. Moreover, our invention is protected by patents in Canada, the USA, Europe, China, Japan, and many other countries.”
Prof. Dr. Fikrettin ŞAHİN
This study won a gold medal at the 10th Turkish Patent and Trademark Office Istanbul International Invention Fair.
The developed formulation is Türkiye’s first nanomedicine innovation specifically targeting cancer cells carrying the p53 mutation.
The project, led by Prof. Dr. Fikrettin Şahin, Chair of the Department of Genetics and Bioengineering at Yeditepe University, involved academics from various disciplines as well as graduate students.
Laboratory tests showed that lead borate nanoparticles targeted only cancer cells and did not harm healthy cells.
As a result, the side effects of the treatment can be minimized.
Animal experiments are planned to be completed within the next six months, to be followed by the initiation of clinical trials in humans.
If the results are successful, the treatment will be produced in Türkiye and made available to patients.
#YeditepeÜniversitesi #YeditepeUniversity #universite #university #Türkiye #istanbul #BilimEşittirYeditepe #ScienceEqualsYeditepe #BaşarıEşittirYeditepe #SuccessEqualsYeditepe #YeniHayatınaYeditepedeBaşla
SEVGİLİ HALKIM,
Bir kez daha söylüyorum. Deprem dirençli kentler oluşturmak sadece “Kentsel dönüşümle olmaz”. Kentin bileşenleri olarak bütünsel bir anlayışla yönetim, halk, altyapı, yapısoku, ekosistem-çevre ve ekonomiyi depreme hazırlamak gerekir. Sadece kentsel dönüşüm müteahhitlik projesinden öteye gitmez.
Kentin önce gerçek mikro-bölgeleme çalışmasını yapacaksın. Bu verilerin ışığı altında alt ve üst yapıyı planlayacak ve elden geçireceksin. Uygun olmayan zeminleri yeşil alanlara dönüştüreceksin, ekonomiyi depreme karşı güçlendireceksin. Sokağa inip 6 bileşenle ilgili olarak nonstop çalışacaksın. Bu çalışmalarda yerel yönetim ve hükümet etkili olarak iş ve güç birliğinde olacak ve işin yetkilisi olacaklardır.
Türkiye’nin en büyük işi kentleri depreme hazırlamak olmalıdır. Gerçek varoluş sorunu budur. Diğerleri daha sonra da yavaş yavaş olur. Sevgiyle.
Almanya'da doğup büyüyen 34 yaşındaki soprano ve opera sanatçısı Carolina López Moreno, 1982 doğumlu İtalyan soprano ve opera sanatçısı Eleonora Buratto ve opera sanatçımız tenor Murat Karahan söylüyor.
Şef Alvise Casellati (İtalya)
Pulp Fiction’dan hatırlarsınız, Misirlou 🎶
Sn. Bakanım size nasıl bilgi veriliyor bilmem ama benim kurumlarda gördüğüm 6331 Acil Durum Planları tamamen kağıt üzerinde. Teftiş fırcası gibi tek tip kopya yapıştır bir şekilde mevcutlar. Ekipler ya güncel değil ya da kişilerin görevleri haberleri ve konuyla ilgili eğitimleri yok. Tatbikatlar da daha çok depremde kaç kaç şeklinde. İş Güvenliği de iş uzmanları iş verenden maaş aldıkları sürece bu iş hayal…
Arkadaşlar, aşağıdaki terbiyesiz ve sorumsuz kişi veya kişiler benim böyle bir uyarı yaptığımı yayıyorlarmış. Takipçilerimin böyle bir şeye zaten inanmayacakları kesindir. Bunların belirlenip adalete teslim edilmeleri için yardımınızı rica ediyorum. Sevgiyle
==== ONEMLI NOT===
Arkadaşlar bu not çok önemli yer birincisi Naci görür an itibari ile iç işleri bakanlığına yaptığı 72 saatlik sarı kodlu deprem uyarı yapmistir ve an itibari ile 72 saat boyunca telsizleriniz çantalarını ve en önemlisi irtibatlarimiz kesintisiz olsun ailelerimiz ve sizler dikkatli olunması yolunda ve tedbir alınması noktasında bilgi verilmektedir
Arkadaşlar Yunanistan’ın Ege Denizindeki Santorini Adasının kuzey doğusunda dünden beri gittikçe sıklaşan depremlerden bahsetmiştim. Bugün de gittikçe artması üzerine Ege kıyılarımızda sözkonusu yere yakın vatandaşlarımızın dikkatli olmasını öneriyorum. Sevgiyle
SEVGİLİ MİLLETİMİ BİLGİLENDİRME: 6 Şubat depremlerinin yıl dönümü geliyor. Medya harıl harıl hazırlanıyor. Siyasetçiler neler yaptıklarını, neler yapacaklarını anlatıyor, depremzedeler nelerin eksik olduğunu söylüyor. İyimserlik, karamsarlık almış yürümüş. Aziz milletim bugünkü anlayışla herşey yapılmış, tamamlanmış olsa bile DEPREM SORUNU bitmeyecek. Bu sorun ancak anlayışımızı değiştirerek çözülebilir. Soruyorum size. Yarin yine buralarda deprem olmayacak mı? Başka yerlerde olmayacak mı? Depremler ebediyen tekrarlanacak. Belki o sırada biz olmayacağız ama çocuklarımız, nesillerimiz olmayacak mı? Aynı acıları onlar çekmeyecek mi? Bütün acı ve ölümleri birbirimize devir edip duracak mıyız?
Bu sorundan ancak deprem dirençli kentler yaratmak suretiyle kurtulabiliriz. Çağdaş deprem ülkeleri böyle. Depremde biz binlerce insanımızı feda ederken oralarda ancak bir kaç kişi tesadüfen ölüyor. Deprem dirençli kent büyük depremleri minimum hasarla atlatan kent demektir. Kent yönetimi, halk, altyapı, yapı stoku, ekosistem/çevreyi ve ekonomiyi eğitim, bilim ve günümüz tek nolojileri ile deprem dirençli hale getirirsek bu dertten büyük ölçüde kurtuluruz. Yeterki sizi yöneten insanlardan deprem dirençli kentleri talep edin. Sevgiyle.
Türk kafası Kaliforniya yangınlarına itfaiyeci, ucak, helikopter vb sayısı ile yani müdahale acısından bakıyor. Bu yangının neden yönetilemez bir seviyeye geldiğini yani risk yönetimini asla sorgulayamıyor.
Aynı bizde olduğu gibi. Şu an sadece İstanbul’da depremde hasar görüp arama kurtarma ihtiyacı olacak en az 340 bin bina var. Yani bu risk yönetilemez. 34 milyon arama kurtarmacıya ihtiyac olacak!
Deprem öncesi bu riskli bina sayısını 340 vb yönetilebilir bir seviyeye indirmeyip deprem sonrası hep temini mümkün olmayan arama kurtarma, cadır vb üzerinden konuyu tartışmak yanlışı bizi çözümsüzlüğe mahkum ediyor.
Afet yönetim kriz yönetimi değil daha çok risk yönetimidir… Yani önceden tehlike önleme ve riskin zararlarını azaltma esas olandır.
Marmara Denizinde olan 4’den küçük depremleri değerlendirmiyoruz. Son Deprem Marmara Ereğlisi açıklarında oldu. Bu yörenin doğusunda Kumburgaz Fayında deprem bekliyoruz. Batısındaki Tekirdağ Fayı kırılmış anca bu yörede depremler daha çok gaz çıkışları nedeniyle çökellerde oluşan deformasyonlar sonucu oluşuyur. Kilitli faylarda bile bu boyutta depremler normal. Fay nihayetinde stes biriktiriyor ve zaman zama küçük depremler de oluşturuyor. Sevgiyle
DERTLEŞME/UYARI/SİTEM, ne derseniz deyin tweeti: Tıpkı bu günkü gibi, bir sabah uyanırsınız, bir yerde bir deprem olmuş, binlerce kişi ölmüş. Ocaklar söner, acı, keder yurdu sarar. Televizyonlar bangır bangır bağırır, uzmanlar konuşur, halkım sokaklara dökülür, yetkililer deprem bölgesine koşuşur. Belli bir zaman sonra olanlar unutulur. Hep aynı sahne. Bıkmadınızmı? Neden DEPREM DİRENÇLİ KENTLER talep etmiyormusunuz? Siyasete bu doğrultuda talimat vermiyorsunuz? Neden çoluk çocuğumuzu, gencimizi yaşlımızı tehdit eden bu olaya karşı bu kadar vurdum duymazsınız? Bu işi sizin isteğiniz, talebiniz, gözetiminiz ve denetiminiz ancak kurtarır. Siz mülkün sahibisiniz. En büyük gücünüz OYUNUZ. Hangi partiden görüşten olursanız olun. Gelin bu deprem işini biterelim. Sevgiyle