Türkiye’de senelerdir diş hekimleri sessiz bir şekilde atanamadan yok olurken,
Sağlık Bakanı’nın yardımcısı Yasemin Özkan’ın:
• Kocasının Marmara Üniversitesi’nde Cerrahi Anabilim Dalı Başkanı olduğu,
• Oğlunun da yine Marmara Üniversitesi’nde doktora yaptığı belirtildi.
• Yasemin Özkan’ın aynı zamanda Marmara Üniversitesi’nin eski dekanı olduğu biliniyor.
Yasemin Özkan ise bu iddialara yanıt vermek yerine İslam’ın 5 şartını paylaşmış.
BU ÜLKEDE BİR YERE GELMEK İÇİN İLLA BİRİNİ Mİ TANIMAK LAZIM? BU ÜLKEDEKİ AHLAKİ ÇÖKÜŞ İŞTE BU NEDENLE ÖNLENEMİYOR. DİNİ DE BUNA ALET ETMEYE ÇALIŞIYORLAR.
Senelerce en başarılı öğrenciler devlete atanamıyor. Özel sektörde, diş fakültesiyle alakası olmayan kişilerin kliniklerinde en iyi ihtimalle 40-50 bin TL maaş alıyorlar. Bu ülkenin gençleri kendi ülkesine küsüyor.
Uzman olmak için on binlerce diş hekimi sınava giriyor. Devlete atanmak için yine on binlercesi atama bekliyor.
Siz devlette dişiniz için randevu bulamazken, on binlerce atanmayı bekleyen diş hekimi var.
Şimdi ise doktoranın kaldırıldığı ve doktora programına girmiş öğrencilerin otomatik olarak uzman sayılacağı belirtiliyor. Diş hekimleri bunun, üst düzey yetkili ailelerin çocukları için yapıldığını düşünüyor.
Bu insanlar her gün mail atıyor. Yazdıklarını okuduğumda benim bile psikolojim bozuluyor.
Ülkede o kadar israf yapılırken başarılı gençler istihdam edilemiyor.
Bu sene uzman olmak için sınava gireceklerin sayısının 14.000 olması bekleniyor. Sorun her geçen yıl daha da artıyor ve çözüm yok.
Sürecin diğer ekseninde ise Kılıçdaroğlu kanadının, taban dinamiklerini yönetebilmek adına geleneksel kitle iletişim araçlarına yöneldiği anlaşılmakta. Bilgi tüketimi dijital mecralar yerine televizyon odaklı olan geleneksel CHP seçmen profili üzerinde etki kurmayı amaçlayan bu hamle, yapısal bir geri kazanım arayışıdır.
Ne var ki, yeni nesil seçmen davranışı ve değişen siyasal ekosistem karşısında, geleneksel müesses nizam yöntemleriyle statükoyu koruma çabası metodolojik bir zaman uyuşmazlığı barındırmaktadır. Siyasal alanın dönüştüğü bu yeni evrede, eski pratiklerin sandık matematiğini domine etme olasılığı veri odaklı simülasyonlarla örtüşmemekte.
Sürecin siyasal strateji boyutuna dair somut bir saha verisi de bugün itibarıyla netleşmiş durumda.
Gürsel Tekin’in basına yansıyan açıklamaları, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ana stratejisiyle tam bir uyum gösteriyor. Tekin, bu çıkışıyla hukuki meselenin AK Parti ile hiçbir ilgisi bulunmadığı tezini savunarak, sürecin iktidar bloğundan tamamen bağımsız, tamamen parti içi bir tasarruf olarak konumlandırılması işlevini ifa ediyor. Bu durum, öngördüğümüz siyasal ayrışma modellemesinin sahadaki pratik bir yansımasıdır.
Bugün, aşağıda belirtilen ve belde statüsüne kavuşan 6 köyde belediye başkanlığı seçimleri gerçekleştirilmektedir.
1. Nevşehir - Ürgüp - Mustafapaşa Köyü
2. Gümüşhane - Merkez - Tekke Köyü
3. Tokat - Yeşilyurt - Kuşçu Köyü
4. Tokat - Reşadiye - Yolüstü Köyü
5. Tokat - Reşadiye - Çevrecik Köyü
6. Tokat - Almus - Bağtaşı Köyü
Tarihsel ve güncel veri analizi doğrultusunda, Kuşçu, Yolüstü ve Bağtaşı köylerinde Cumhur İttifakı bileşenlerinin ezici bir seçmen üstünlüğü bulunmakta.
Çevrecik beldesinde ise Cumhuriyet Halk Partisinin (CHP) net ve açık ara bir üstünlüğü söz konusudur.
Her ne kadar önceki süreçlerde Mustafapaşa’da AK Parti, Tekke’de ise İYİ Parti (CHP’nin aday çıkarmadığı denklemde) yarışı önde tamamlamış olsa da, mevcut seçimde asıl siyasi rekabet ve başabaş mücadele bu iki beldede yaşanacak.
Seçim sürecinde AK Parti, bakanlar düzeyinde katılım içeren yoğun bir saha diplomasisi ve kampanya stratejisi yürüttü.
Buna karşılık, CHP’de Özgür Özel liderliğindeki genel merkez kanadı, son dönemde yaşanan dezavantajlı durumlara ve handikaplara rağmen tüm gücüyle sahada yer alarak, agresif bir seçim kampanyası sürdürdü.
Diğer taraftan, yargı kararları (mutlak butlan) sonrası parti içi pozisyonu hukuken güçlenen Kemal Kılıçdaroğlu kanadının ise bu seçimlere yönelik herhangi bir siyasi hamlede bulunmadı.
Mevcut verilerin ışığında, AK Parti’nin en az 3 belediyede seçimi kazanması rasyonel bir beklentidir. Ancak yerel dinamiklerin etkisiyle bu eşiğin altında kalınması veya sürpriz bir kayıp yaşanması durumu, AK Parti açısından bir gerileme sinyali olarak yorumlanabilir.
CHP (Özgür Özel yönetimi) açısından ise, kaleleri konumundaki Çevrecik’in yanı sıra, kritik rekabet alanları olan Tekke ve Mustafapaşa beldelerinde de ipi göğüslemesi, önümüzdeki genel siyaset süreci ve parti içi meşruiyet adına en belirgin, dönüştürücü adımlardan biri sayılacak.
CB Erdoğan’ın masasına gelmesi beklenen 3 kritik araştırma raporundan ikisi teslim edilmiş.
"Bölünmüş CHP" senaryolu ilk simülasyonda AK Parti, Özgür Özel’in kuracağı muhtemel yeni parti karşısında kafa kafaya (başabaş) çıkıyor. İkinci araştırmada ise AK Parti 2 puan önde.
Ancak en çok şaşırtan durum bu değil. Kılıçdaroğlu’nun liderliğindeki CHP seçim barajının bir hayli altında kalması şok etkisi yaratmış.
Üçüncü araştırma 2 gün için Erdoğan’a sunulacak
Mutlak butlan sonrası yapılan 2 farklı kuruluşun raporları Sayın Erdoğan’a sunulur. CHP’nin bölünmediği bir senaryoda oyları sabit kalırken, AK Parti'nin mutlak butlan konusunda sorumlu görünmemeye çalışarak konuyu parti kimliği yerine kendisine yakın TV kanalları üzerinden konuşturmasına ve kendisini kurumsal olarak bu gündemden uzak tutma çabasına karşın oylarının gerilediğine şahit olunur.
Durum değerlendirmesi sonrası Sayın Erdoğan, sosyal medya hesaplarından CHP’nin iç işleriyle ilgilenmediklerini, olayın kendi hukuki süreçleri sebebiyle bu hale geldiğini hatırlatma ihtiyacı duyar.
Son olarak da İhsan Aktaş, Genar Türkiye Raporu'nda Ocak 2026’dan bu yana AK Parti’nin ilk kez oy oranının gerilediğini paylaşır.
CHP’nin ayrıştığı ve Özgür Özel’in liderliğinde yeni bir partinin kurulması ihtimali üzerine eş zamanlı 3 farklı rapor daha hazırlanıyor.
Yakın zamanda bulgularına vakıf oluruz.
Ferdi başkanın seçim kampanyasını ben yaptım.
Madem bu kadar para verilmiş;
Biz neden Seçim Koordinasyon Merkezi( Skm) dahi olmadan kampanya yaptık! Bütün toplantılarımızı Ferdi başkanın mimarlık ofisinde ya da Chp Manisa İl başkanlığında yaptık?
Bizim neden seçim otobüslerimiz, araçlarımız yoktu?
Biz neden medya satınalma yapamadık!
Ferdi Başkan kampanya giderlerini neden cebinden karşıladı?
Ferdi başkan bütün kampanyayı neden 2015 model bir araçla tamamladı?
Ben bütün kampanya süresince neden kendi aracımı kullandım, benzinimi dahi kendim karşıladım?
Neden, kampanya için çalışan gönüllüler dahil, herkes kendi yemek paralarını kendileri ödedi?
Sahaya çıktığımızda Milletvekilleri, İl Başkanı, yöneticiler kendi ceplerinden harcama yaptılar ?
Hayatını kaybetmiş, cevap veremeyecek bir insan üzerinden Genel Başkan Özgür Özel’e saldırmayı, karalamayı göze alacak kadar alçalmazsınız diye düşünüyorduk.
Kaybedecek ne çok şeyiniz var ki buna dahi tenezzül ediyorsunuz!
@tv100 İnsanlar neden bize hain diyor diye düşüneceğinize, insanların hain demesini eleştiriyorsunuz. Ee, Kemal Kılıçdaroğlu daha dün değişim isteyen CHP’lilere “fetöcü, terörist” demedi mi?
@sokakkedisitv İnsanlar neden bize hain diyor diye düşüneceğinize, insanların hain demesini eleştiriyorsunuz. Ee, Kemal Kılıçdaroğlu daha dün değişim isteyen CHP’lilere “fetöcü, terörist” demedi mi? @drmadiguzel
İhanetin 16 yılı
CHP’nin eski genel başkanının bir rejim aparatı olarak ana muhalefetin başına geçmeye heveslendiği bugünlerde, geçmiş genel başkanlık döneminde iktidara sunduğu katkıları okurlarımıza hatırlatıyoruz
https://t.co/g6IxKyd09I
Makamlar sizin, sokaklar, parklar, meydanlar bizim!
Seçilmiş Genel Başkanımız Özgür Özel, bayramın dördüncü günü örgütümüzle, partililerimizle, vatandaşlarımızla bayramlaşıyor.
Bekliyoruz…
🗓️ 30 Mayıs Cumartesi
🕗 14.00
📍 Babaocağı Ankara İl Başkanlığı Binası / Güvenpark