Gazze’ye İmanla Yürüyenlerin Çağrısı
Bugün bir tır dolusu kefenin Gazze’ye girdiği haberi düştü vicdanların mahzenine.
Evet, bir tır sadece kefen…
Bu, sadece bir lojistik verisi değil; ümmetin tükenen izzetinin, donmuş adalet duygusunun ve yitip giden merhametinin özetidir.
Gazze yanarken, ümmet sükûtun dilini konuşuyor. Oysa bizim vazifemiz kefen göndermek değil, kefenimizi sırtımıza alıp yola çıkmaktır.
Zira bu ümmetin tarihteki misyonu mazlumun defin işlerini üstlenmek değil, zalimin saltanatını yıkmaktır!
Bir ümmet düşünün ki; Nebevî miras olan “zulme karşı direnme” görevini terk etmiş, yerine “ölülere kefen gönderme” lütfunda bulunuyor.
Allah Rasulü’nün (sav) Mekke’de taşlandığı, Taif’te hor görüldüğü günleri hatırlayın; O hiçbir zaman mağduriyeti kabullenmedi, hiçbir zaman ölümü kutsamadı.
İslam; yaşamak için değil, yaşatmak için, ölmemek için değil, diriltmek için gönderilmiştir.
Kefen; ümmetin suskunluğunu, eylemsizliğini, teslimiyetini simgeliyor.
Allah için söyleyin: Bugün 600 günden fazladır kuşatma altındaki Gazze’nin neye ihtiyacı var?
Kefene mi, kurşun geçirmez imana mı?
Yıkılan evlerin altında kalan bebekler için dua değil, bir Filistinli çocuğun “Bir gün mutlaka kurtulacağız!” sözünü gerçekleştirecek adımlar gerek.
Ümmetin Tarihi: Kefeniyle Yola Çıkanlar Tarihidir
Selahaddin Eyyubî, Kudüs’ü fethetmek için yola çıkarken kefenini sırtına bağladı. Çünkü o bilir ki, Kudüs kefenle alınır ama kefen göndererek değil, kefeni giyerek…
Çanakkale’de toprağa düşenler kefen değil imanla kuşanmışlardı. Kefensiz ama izzetli öldüler.
Çünkü izzetle ölmek, zilletle yaşamaktan üstündür.
Bugün ümmetin problemi ölümleri değil, izzetsiz yaşamlarıdır.
Kudüs’ün bağrında yankılanan “La ilahe illallah” haykırışı, kefenle susturulamaz.
Zira biz ümmet olarak şehadeti bekleyen değil, şehadeti taşıyan bir yürüyüşün evlatlarıyız.
Kefen, şehadetin sembolü olmalı ama başkalarına değil, önce kendimize dikilmeli.
Duygusallık Değil, Derin Sorumluluk
Bugün Gazze için ağlamak yetmez. Çünkü gözyaşları artık sel olmuyor, kalpleri bile yıkamıyor.
Gazze’nin gözyaşına değil, yürüyüşe ihtiyacı var. Allah için susmanın, Allah için harekete geçmenin zamanı geldi de geçiyor. Artık direniş bir tercih değil, bir iman meselesidir.
Kurtuluş sadece Filistinlilerin değil; zillete alışan, onurunu unutan, mermileri sloganlarla susturabileceğini zanneden bu ümmetin de kurtuluşudur.
Gazze’ye giden her kefen, bir insanın değil; ümmetin iradesinin toprağa gömülmesidir.
Bugün kefenle yola çıkacak bir ümmete muhtacız. Korkularını gömen, izzetini kuşanan, suskunluğu lanetleyip adaleti haykıran bir ümmet...
Çünkü Gazze için kefen yollamak kolay; ama kefenle yola çıkmak yürek ister, iman ister, dava şuur ister.
Ve bu dava, sadece Filistin toprağına değil, ümmetin kalbine kazınmış bir sınavdır.
Nemrut'la iş tutup Hz İbrahim'le haşredilebilir miyiz? Asla...
En azından boykota devam ederek Karınca misali safımız belli etmemiz gerek. Nitekim pek çetin bir Hesap Günü bekliyor hepimizi.
Gazze, İsrail, Boykot, #Linet#NaciBostancıİstifa#SampiyonGalatasaray
♦️ Bir tweet atsam ne işe yarar ki diyerek yapabileceklerinizi küçümsemeyin.
🔷 Değiştirecek kudrete sahip değilsiniz diye hakkı haykırmaktan geri mi duracaksınız ❓