Yetim çocuğu olan Dedemi (Annemin Babası) Gürbüzler Ordusu'na Asker yapan Büyük Asker Doğu Cephesi Komutanı #KazımKarabekir Paşamız'ın #anıtkabir deki resmi önünde Saygı ile 🙏🙏
💥 Altınordu Teknik Direktörü Yusuf Şimşek, Batman Petrolspor'un yedeklerle maça çıkmasını eleştirdi:
“Batman'ı tebrik ediyorum, şampiyonluğu hak ettiler. Ancak Serdar Hoca ile de konuştum, ilk 11'de oynayan 10 tane oyuncuyu bir maçta oynatmamak bence ayıp bir şey. Normal oyununuzu oynayın dedik. Allah'ın adaleti bir hafta sonra zaten ortaya çıktı."
(@radyospor - @Salimmanav)
Altınordu-Manisaspor maçı sonrası "Alsancak'a gitmek istiyorum" demişti.Bütün bir akşam üstü tur atmıştık beraber, Yabancı oynatmıyoruz dedim ama"Başkan'a söyle beni alır" demişti😔sonrası rakı balık yapalım kısmına dönmüştü sohbetimiz.MEKANIN CENNET OLSUN ENERAMO#Michaeleneramo
👉Sıfır TV’ye Veda Zamanı! 👋
👉 Büyük bir özveriyle ve keyifle çalıştığım; kıymetli kulüp başkanları, teknik direktörleri, futbolcuları ve gazetecileri programımda ağırladığım; önemli karşılaşmalarda spiker dostlarım ile birlikte maç yorumculuğu yaptığım Sıfır TV’ye veda ediyorum.
👉 Beni hiçbir zaman yalnız bırakmayan sessiz çoğunluğa, kıymetli izleyicilerimize, değerli konuklarıma, ekip arkadaşlarıma ve yöneticilerimize teşekkür ediyorum.🙏🤲
TEŞEKKÜRLER ENDER TRAŞ
Kasım ayından bu yana Altınordumuzda A Takım Teknik Direktörü olarak görev yapan Ender Traş ile yollarımızı ayırmış bulunmaktayız.
Bu sezon Öz Kaynak Sistemi (ÖKS) oyuncularımızla başladığımız sezonda kulübümüze ve gençlerimize desteklerinden dolayı Ender Traş'a teşekkür eder, bundan sonraki kariyerinde başarılar dileriz.
Aynı Arma, İki Nesil 🔴🔵
U13 Takımımızın sporcusu Emir Özeren ile A Takımımıza katılan babası Yılmaz Özeren, aynı çatı altında Altınordu armasını temsil ediyor.
💬“Oğlumun beni izliyor olması bana ayrı bir sorumluluk veriyor.”
💬 “Babam için sahada en iyisini yapıyorum.”
#TürkiyeninAltınordusu #TheTalentFactory #İyiBireyİyiVatandaşİyiFutbolcu #YereldenEvrensele
Fidel Castro dan Ferhan Şensoy'a
Ferhan Şensoy anlatıyor;
“Şans Kapıyı Kırınca” filminin çekimleri için Küba’ya gitmiştik.
Bir gün Fidel Castro tarafından gönderildiklerini söyleyen birkaç kişi ellerinde birkaç zarfla sete geldiler.
Zarflarda farklı meblağlarda paralar vardı.
Yönetmen için 20 dolar, oyuncular için 10, diğer personel için 5’er dolar.
Kabul etmedim tabii, adamlara teşekkür edip geri yolladım.
Ertesi gün ellerinde zarflarıyla tekrar geldi adamlar.
Ama bu defa bir zarf fazlaydı. O zarfta bizzat Fidel’in yazdığı bir mektup vardı.
Şöyle diyordu Fidel;
“Biz çok zengin bir ülke değiliz, ama benim ülkemde emeğe değer verilir. Ve hiç bir emek karşılıksız bırakılmaz. Ülkemizde bulunmanızdan dolayı teşekkürler.”
Parayı kabul ettik.
İlerleyen günlerde zarflar gelmeye devam etti. Taa ki çekimler bitene kadar.
Sonra da paranın hepsini toplayıp Küba’daki bir tiyatroya bağışlamıştık…
Zenginlikle fakirliği yanlış tanımlıyoruz.
Mesela Küba fakir ama orada doktor, sağlık hizmetleri bedava. Bizde paralı.
Küba fakir ama orada hiç kimse aç kalmıyor. Burada kalıyor…