Beraber program yaptığın kişi için ne güzel temennilerde bulunmuşsun. Hukuk senin için ne kadar önemliymiş meğer...
Bu kitabı hatırlıyor musun?
Sen bu kitabı yayınlandığında 2008 yılının Mart ayıydı, o paçavra Ergenekon iddianamesinin hapisteki sanıklara tebliğ edilmesine daha 6 ay vardı.
Sen, bugün FETÖ üyeliğinden firarda olan savcıların hazırladığı o iddianamenin içindeki belgelere her nasılsa ulaşmış ve gerçek gibi yazarak herkesi suçlamıştın.
O iddianameyi sana kimin verdiğini hala açıklamadın.
O dönemin televizyon programlarının baş konuğuydun.
Hatırlıyor musun?
İnsanlar öldüler içeride.
Yuvaları aileleri dağıldı.
Yıllarca hapis yattılar.
Onlar içerideyken sen topluma darbe masalları anlatıyordun.
"Gizli belgelerde karanlık ilişkiler" diye başlık atmıştın kitaba.
Bugün bunlar geliyor mu aklına?
İnsanların hakkına girdiğini düşünüp azıcık vicdanın sızlıyor mu?
O insanların da masumiyet karinesi olduğu, iddianamenin gerçek olmayabileceği o zaman neden aklına gelmemişti de oradaki bütün FETÖ-CIA iddialarını gerçek gibi kitabına koymuştun?
O iddialarla ve sizin kamuoyunda yarattığınız algılar sayesinde " milli orduya kumpas" kurulmuştu, biliyorsun değil mi?
Gerçekten sadece suçu olan yargılansın ve masumlara eziyet edilmesin, ama sen en büyük zulmü yapanlardan birisin.
Bu konuda tek kelime etmeye utanıyor olman gerekir.
Fakat sen bu kelimeleri ederken de gerçekten ortada bir suç olup olmadığını, olduysa nasıl olduğunu biliyorsun değil mi?
Ve sen de biliyorsun ki, şantaj ya da gerçek dışı bilgi yaymak gibi kriminal suçlar, BOP'un psikolojik harekatını yaparak Türkiye'ye Cumhuriyeti'ni uçuruma sürüklemekten çok daha hafif suçlar.
Ve bazılarımız, bazı şeyleri hiç unutmayacak.
Günü geldiğinde birer birer hatırlatacak.
Tam olarak ayrıldığımız yer burası 👇🏻
Ali Babacan, “özel okul yılda 1 milyon mu, bakmayın, satın evinizi, verin parayı özel okula, çocuğunuz iyi eğitim alsın” diyor.
Biz ise, “eğitim temel insan hakkıdır, fırsat eşitliğidir. Kamu, zengin-yoksul her çocuğa ücretsiz ve kaliteli eğitim vermelidir” diyoruz.
📌Yunus Emre Vakfı’nda "garson" olarak çalışan İsmail Kayalı bir süre sonra ihale süreçlerine dahil olup evraklara imza atmış
📌Ayrıca Sağlık Bakanlığı da vakfı soymakla suçlanan bir şirkete iş verip para ödemiş
📌Son yılların en büyük hırsızlığı Yunus Emre Vakfı soygunudur👇
ŞEHİDİN KATİLLERİNDEN BİRİ ŞİMDİ YPG’DE!
Eray Çelebi sordu, Şehit oğlu Hasan İnal anlattı:
“Birisi Şırnak Cezaevi’nde, birisi Diyarbakır’da öldü. Diğeri hendek çatışmalarında yaralanarak Suriye’ye kaçtı. Şu anda YPG’de aktif görev yapıyor.”
Eray Çelebi’den kritik soru:
“O teröristin ismi Suriye’deki devlet makamlarına verildi mi? Hakkında işlem yapılacak mı?”
Yayının tamamı Veryansın TV YouTube kanalında…
✍️🏻"Çerceve yasa" ha!
Herkes biliyor ki bu ilk aşama!
Ki Türk halkı bunun kapsamını dahi tam bilmiyor!
İşte iddialara göre muhtemel çerçevenin içinde kalacaklardan ikisi!👇
✍️🏻2023 itibarıyla, yurtiçinde 37-40 militanı kalmış ve tükenmiş bir örgüt, ABD desteğiyle Suriye'de YPG adı altında devletçik kurdu. Türkiye'de ise süreç filan denilerek yeniden özgüven tazelemiş gözüküyor!
Konuşmalarına bakın, muzaffer ordunun komutanları gibi...
Bu zillettir!
✍️🏻Yerimiz, şehitlerimizin düştüğü yerdir, orada öylece bekliyor olacağız, tek bir geri adım atmadan, oldubittilerini kabul etmeden!
Fransızlardan kaçırdığı silahları kurtuluş savaşına göndermek istediği için Vahdettin'in paşası Anzavur isimli hain tarafından işkence ile halkın gözü önünde katledilen ve cesedi günlerce sokakta gezdirilen Köprülülü Hamdi Bey...
Tek suçu vatanı savunmaktı.
Terör örgütünü hoşnut etmeye çalışanların dikkatine…
Sakın ola bizim hassasiyetlerimizi, değerlerimizi ve kırmızı çizgilerimizi göz ardı ederek yasa çıkarmaya kalkmayın.
Bizler pkk terör örgütü ile mücadele ederken mermi gelecek diye KORKMADIK bugün de KORKMUYORUZ yarın da KORKMAYIZ.
En kibar halimle bilgilerinize sunuyorum….
Murat Ağırel: "İzmit Belediyesi'nde işe alınan AKP’li yakını sahte diplomayla girmiş işe, sahte diplomayla...
Fatma Hürriyet Kaplan bununla ilgili dava açıyor. O alacakların tahsiline uğraşıyor. Kim tutuklanıyor? Fatma Hürriyet Kaplan tutuklanıyor.
Peki bu operasyonlar siyasi değil diyoruz, değil mi? Bu kişilere de soruşturma açıldı mı? Bir operasyon duydunuz mu?"
Anadolu Ajansı’nın 7 Haziran 2021 tarihli haberini yorumsuz aktarayım: “AHBAP Derneği kurucusu Haluk Levent, ‘İhtiyaç sahiplerinden yardım elini esirgememesi, iyi insan ve toplum hizmetlerine inşası’ dolayısıyla ödül aldı.”
Devlet, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde Haluk Levent’i resmen “iyi insan” olarak gördüğünü bütün ülkeye duyuruyordu.
Arkadaşlar sadece “çerçeve yasa”da değil, “sürecin” bütün kritik adımlarında teröristbaşı Öcalan’ın imzası var!
“Çok demokratik, çok şeffaf” dedikleri sürecin Öcalan'ın tehditleri ve talepleriyle nasıl şekillendiğine dair sadece birkaç kanıt;
Ben susayım Öcalan anlatsın!
-Öcalan, daha komisyon kurulmadan 30 Mayıs 2025 tarihli görüşme tutanaklarında komisyon kurulmadığı takdirde sürecin devam edemeyeceğini söylüyor;
“Meclis komisyonu kurulsun… Komisyon hızlı devreye girmeli. Başka türlü olmaz.”
Ve komisyon 5 Ağustos’ta kuruluyor!
-Öcalan aynı tutanaklarda daha kurulmayan komisyona tehditlerle “İmralı” misyonu biçiyor.
“(Komisyon üyeleri İmralı’ya) Gelmek zorundalar. Gelmezlerse hepiniz ayağınızı ona göre denk atarsınız. Savaş riski artar gelmezlerse. Beklenen cehennem bu.”
Ve komisyonun oluşturduğu heyet 24 Kasım’da Öcalan’la görüşüyor!
-Terörisbaşı yine 30 Mayıs’ta, yani 1 yıl önce "PKK’nın feshi, silahsızlanmasına dair kanun taslağı” önereceğini belirtiyor.
“Bu parlamento komisyonu gelecek buraya. Çok sade bir şekilde bu olguya dayalı ‘PKK’nin feshi, silahsızlanmasına dair kanun taslağı’ öneriyorum diyeceğim.”
Ve “çerçeve yasa” komisyon yolunda…
-“Süleymaniye” tiyatrosu, yani sözde silah yakma töreni de farklı değil…
"Ben kriz aşılsın diye bir öneri yapayım. Bir grup silahları ile beraber Süleymaniye’ye gelsin. Hasta arkadaşlar gibi. Sağlık sorunları olanlar. Sonra tekrar silahlanırlar. Engelleyen mi var.”
Mayıs ayındaki bu sözlerden 2 ay sonra 11 Temmuz’da sözde silahlar yakılıyor, tabii yeniden silahlanmak üzere!
Anlayacağınız, “süreç” dedikleri, Meclis’i Öcalan'ın isteklerine ortak etmekten başka bir şey değil! Ne acı!
Ambarlı Limanı’na yanaşan Çin bayraklı bir gemide bulunan konteynerde yaklaşık 3 ton pregabalin ele geçirildi.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, operasyonda ele geçirilen maddenin piyasa değerinin yaklaşık 2 milyar 100 milyon lira olduğunu açıkladı.
Operasyon, Jandarma Genel Komutanlığı ile Gümrük Muhafaza ekiplerince gerçekleştirildi.
Şahsen tebrik ederim.Büyük operasyon bu .
Ele geçirilen miktarın büyüklüğü dikkate alındığında, bu maddenin yasa dışı amaçlarla işlenmesi halinde yol açabileceği toplumsal zarar ve kaç kişinin hayatını riske atabileceği ihtimali, tablonun vahametini gözler önüne seriyor.
Bugün 17 gündür Ankara, Güvenparkta hak arayan gazilerimizin yanındaydık. 17 gündür TBMM’ye 500/600 metrelik bir mesafede gece, gündüz çırpınan gazilerimizin sesini ilgili makamları işgal edenler duymadı. Ama duyacaklar. Türk milleti dağdan inene öncelik verip gazileri görmezden geleni defterine kaydeder.
@gazilerplatform
#GazileriminYanındayım
#GazilerimizinHakkınıVerin
#GazilerimizeDestekVer