🔴 BU HAFTA OKULLARDA DERSLERE ARA VERİLSİN!
Siverek’te yaşanan okul baskınının ardından henüz şaşkınlık, korku, üzüntü ve acıyı üzerimizden atamamışken; Kahramanmaraş Onikişubat Ayser Çalık Ortaokulu’nda meydana gelen ve ne yazık ki can kayıplarının da yaşandığı menfur saldırı haberiyle bir kez daha derinden sarsıldık.
Eğitim yuvalarında yaşanan bu vahim olaylar, eğitim camiasında olduğu kadar toplumun tamamında derin bir korku ve endişeye yol açmıştır. Okulların; güvenliğin, huzurun ve ilmin merkezi olması gerekirken, şiddetin hedefi haline gelmesi asla kabul edilemez.
Eğitim çalışanlarının ve öğrencilerin böylesine ağır bir psikolojik ortamda görevlerini sürdürmesi mümkün değildir. Şaşkınlık, korku, üzüntü ve acının hâkim olduğu bir atmosferde sağlıklı bir eğitim sürecinden söz edilemez. Aynı şekilde ailelerin de çocuklarını güven içinde okula göndermesi beklenemez.
Bu nedenle Milli Eğitim Bakanlığı’nı ivedilikle gerekli adımları atmaya, okullarda (cuma günü dahil) eğitime ara vermeye ve eğitim ortamlarının güvenliğini en üst düzeyde sağlamaya davet ediyoruz.
İşimiz gücümüz, eğitim ortamlarını güvende tutmak olsun.
Eğitimde yaşanan şiddet olayları münferit olarak değerlendirilemez; kalıcı, caydırıcı ve çok yönlü tedbirlerle ele alınmalıdır. Okullarımızda korkunun değil güvenin hâkim olduğu bir ortam tesis edilmesi artık ertelenemez bir zorunluluktur.
YASIMIZ BÜYÜK
Hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyor; acılı ailelere, eğitim camiasına ve aziz milletimize başsağlığı diliyoruz. Bu acı hepimizin ortak acısıdır.
@RTErdogan@tcmeb@Yusuf__Tekin
#EğitimdeŞiddeteSon #Siverek #Onikişubat #OkullarTatilEdilsin
#EgitimdeŞiddeteHayır
İpekyolu ilçemizde bulunan bir okulumuzda, üyemiz adına bilgisi, iradesi ve açık rızası olmaksızın istifa formu düzenlenmesi; açık bir hukuk ihlali, ağır bir suç ve kabul edilemez bir skandaldır. Bu fiil nedeniyle; söz konusu usulsüzlüğü yapan, yaptıran, talimat veren ve göz yuman herkes hakkında Cumhuriyet Başsavcılığına SUÇ DUYURUSUNDA BULUNUYORUZ.
25.02.2026 tarihinde sendikamızın üyelerine yönelik hediyelerin dağıtımını yapmak üzere ziyaret edilen okulumuzda somut tespiti yapılan bu eylem; resmî belgede sahtecilik, görevin kötüye kullanılması ve kişinin temel hak ve iradesinin gasp edilmesi suçlarını oluşturmaktadır. Bir eğitim kurumunda, eğitim yöneticileri eliyle işlenmiş olması ise bu suçu daha da ağırlaştırmaktadır. Bu tablo, meselenin basit bir idari hata değil, bilinçli ve sistematik bir hukuksuzluk olduğunu göstermektedir.
Buradan açıkça ifade ediyoruz:
Bu olay ilk değildir. Daha önce benzeri hukuksuzluklar karşısında nasıl ki geri adım atmadıysak, bugün de aynı kararlılıkla hareket ediyoruz. Üyelerimizin iradesine uzanan her müdahalede, nerede ve kim tarafından yapılırsa yapılsın en sert tepkiyi verdik, vermeye de devam edeceğiz.
Müdürün sorumluluğu müdür yardımcısına, müdür yardımcısının ise müdüre atması gerçeği değiştirmemektedir. Fail kim olursa olsun, bu suça karışan herkes yargı önünde hesap verecektir. Bu dosya “ben yapmadım” söylemleriyle kapatılamaz, faili meçhul bırakılmayacaktır.
Sadece adli süreçle yetinilmeyecek; aynı zamanda Milli Eğitim Bakanlığı nezdinde idari ve disiplin soruşturmalarının başlatılması için gerekli tüm başvurular yapılacaktır. Bu sürecin her aşamasının sonuna kadar takipçisi olacağımızı kamuoyuna ilan ediyoruz.
Üyemizin ve tüm üyelerimizin haklarını savunmak bizim için bir tercih değil, boynumuzun borcudur. Hukuksuzluğa göz yuman, usulsüzlüğü normalleştiren hiçbir anlayışa sessiz kalmadık, kalmayacağız. Sorumlular hesap verene kadar bu mücadele bitmeyecektir.
@tcmeb@tcvanvaliligi@VanilMem
İslam Düşmanlığınızı Laiklikle Örtemezsiniz
İslam düşmanlığını laiklik perdesiyle meşrulaştırmaya çalışanlara karşı sözümüz nettir: Ramazan vesilesiyle okullarda evlatlarımıza paylaşmayı, sabrı ve kardeşliği hatırlatmayı hedefleyen çalışmaları hedef göstermek özgürlük değil, ideolojik tahakkümdür.
Laiklik adı altında milletin inancına saldıran, 28 Şubat özlemiyle vesayet dili kuran anlayışa boyun eğmeyeceğiz. Sorun laiklik değil; kaybettiği imtiyazları hazmedemeyen jakoben zihniyettir.
Emekçinin alın terini savunuyoruz; inancına uzanan dile de itiraz ediyoruz. Bu milletin değerleri üzerinden suni kriz üretmeyin. 28 Şubat bitti, eski Türkiye geride kaldı.
🔎https://t.co/RX89p7CBH3
Hristiyanlık ritüelleriyle bezeli yılbaşı eğlencelerini büyük bir hevesle destekleyenlerin okulda ramazan etkinlikleri söz konusu olduğunda “eğitim pedagojik ilkelere göre yürütülmeli” şeklindeki söylemleri tam bir ikiyüzlülüktür.
#OkuldaRamazanaDestek
İnancına sahip çıkan öğretmeni de öğrenciyi de bu milletin değerlerini yaşatan her bir eğitim neferini de asla yalnız bırakmayacağız.
#OkuldaRamazanaDestek
Hayatın anlamını kavramamızı, kardeşlik duygularımızı pekiştirmemizi sağlayan Ramazan ayını okullarımıza taşıyan etkinlikleri destekliyoruz.
#OkuldaRamazanaDestek
Hayatın anlamını kavramamızı, kardeşlik duygularımızı pekiştirmemizi sağlayan Ramazan ayını okullarımıza taşıyan etkinlikleri destekliyoruz.
#OkuldaRamazanaDestek
Ramazan Birleştirir, Ayrıştıran Zihniyet Kaybeder
#OkuldaRamazanaDestek olmak yerine köstek olanlar, Laiklik kisvesi altında milletin inancını hedef alanlardır.
Okullarda Ramazan vesilesiyle çocuklarımıza paylaşmayı, sabrı, kardeşliği ve merhameti hatırlatan etkinlikleri “laiklik elden gidiyor” paranoyasıyla hedefe koymak; özgürlük savunusu değil, ideolojik bir hazımsızlığın dışavurumudur.
Millî Eğitim Bakanlığı tarafından okullara gönderilen Ramazan ayına ilişkin genelgede; öğrencilerde yardımlaşma, dayanışma, paylaşma ve değer bilinci oluşturmayı amaçlayan sosyal ve kültürel etkinliklere yer verilmesi tavsiye edilmiştir. Buna rağmen söz konusu çerçeve bilinçli biçimde çarpıtılmaktadır.
İslam’ın kavramlarını çarpıtarak, “kader”, “fıtrat”, “inanç” gibi değerler üzerinden kin üretmek; emek mücadelesine katkı değil, toplumsal barışa zarar verir. Laikliği din karşıtlığına indirgeyen bu köhnemiş dil ne özgürlük üretir ne de eşitlik.
Bugün asıl ihtiyaç; çocuklarımızı değerlerinden koparmak değil, kökleriyle buluşturmaktır.
Asıl mesele; milletin inancını problem olarak görmek değil, toplumsal birliği güçlendirmektir.
Mübarek Ramazan ayı üzerinden üretilen bu yapay tartışmalar, toplumsal huzuru zedelemekten ve kutuplaşmayı derinleştirmekten başka bir işe yaramaz.
Biz diyoruz ki:
Laikliği ideolojik sopa haline getirmeyin.
Milletin inancıyla kavga etmeyi bırakın.
Suni gündemlerle vatandaşlarımızın birliğini zayıflatmaya çalışmayın.
Zira Türkiye eski Türkiye değil.
Vesayet dili de 28 Şubat özlemi de bu topraklarda artık karşılık bulmaz.
Bilinsin ki; biz milletimizin inancını da değerlerini de savunmaya, çocuklarımızın tertemiz gönül dünyasını korumaya kararlılıkla devam edeceğiz.
Kimsenin şüphesi olmasın; inancımızı asla tartışma konusu yaptırmayacağız, değerlerimizi hedef haline getirenlere dün olduğu gibi bugün de karşı duracağız…
#OkuldaRamazanaDestek