Today marks the anniversary of the death of the Hungarian philosopher György Lukács.
He was a controversial thinker within the revolutionary movement. In his home country, the memory of him and his work is now obscured.
🔴 Koç Grubu'nun 100. Yıl Programı: İktidar temsilcileri, Bahçeli ve Özel, butlan kararı sonrası ilk kez bir araya geldi
📍 Rahmi Koç, Ali Koç, Devlet Bahçeli, Özgür Özel, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve MHP'li Celal Adan protokol sıralarında yan yana oturdu
📸 @balaates
🇩🇪 Alman istihbaratı, öğrencileri “aşırı sol”dan korumak için önlem almak istiyor
🪖 BfV, Brandenburg Eğitim Bakanlığına gönderdiği mektupta, zorunlu askerlik karşıtı okul grevlerini örgütleyen sola karşı önlem alınmasını istedi
👁️ İstihbarat servisi, okul yöneticilerinden öğrencilerine karşı muhbirlik yapmalarını talep etti
🚩 Grev sözcüsü: Yeni bir dünya savaşına karşı en kararlı şekilde direnen güçler liberaller ya da sosyal demokratlar değil, komünistler
Detaylar🔗 https://t.co/n2KMse6txY
@AsnasEmir El Hiyyat biraderler zaten Suriye kökenli, Katar bunlara vatandaşlık vermiş. Doha ve Londra'da epey mülkleri var, müteahhitlik işlerinin yanı sıra: https://t.co/sh4MV2TRoP
Quinn Slobodian, daha önce de atıf yaptığım "Crack-Up Capitalism" kitabında Singapurluların genç yaştan itibaren "Dünyanın sana bir yaşam borcu yok" anlayışıyla yetiştiğini, her Singapurlu için bankada zorunlu bir tasarruf hesabı açıldığını ve sakinlerin zorunlu sağlık hizmeti gibi “refah devleti” çarçuru yerine sağlık, emeklilik ve emlak satın alımları için bu hesaplarındaki parayı kullandıklarını aktarıyor.
Konumuz açısından kritik unsur burada ortaya çıkıyor. Mülk sahiplerinin hizmetine koşulan yeni-Konfüçyüsçülük, muhafazakâr aile değerlerinin altını çiziyor. Evlatların ana-babalarıyla kurduğu varsayılan sevgi ilişkisi, devletin toplumsal görevlerinden feragat etmesini meşrulaştıran bir işlev görüyor.
- @ermancete serinin dördüncü yazısını yazdı
https://t.co/KvY5VwxsEq
Mehmet Türkmen: "Patronlar işçilerin tazminatına çökerken başları ağrımasın diye uğraşan bir iktidar var karşımızda.
Bu ülkede yürümek, hak istemek, sendikalı olmak Anayasal hak diyorlar ama ülkenin kolluk kuvveti işi gücü bırakmış birkaç yüz maden işçisi hakkını almasın, holding patronu hakları vermesin diye uğraşıyor. Patron iktidarına dönüşmüş bir gerçekle karşı karşıyayız."
🎙️ Prof. Dr. Cangül Örnek @CangulOrnek Harici Youtube programında Mehmet Kıvanç'ın @Mehmet__Kivanc sorularını yanıtladı:
♦️ Türkiye üzerindeki NATO etkisi Soğuk Savaş'tan bugüne nasıl şekillendi?
♦️ Türkiye-ABD ilişkileri nasıl bir seyir izledi?
♦️ Dost-düşman ayrımındaki ezberler neler?
♦️ Ankara, İran savaşından hangi dersleri çıkarmalı?
♦️ Ufukta alternatif bir dış politika anlatısı görünüyor mu?
İzlemek için🔗 https://t.co/FV60LjEEsX
Türkiye kapitalizmi, yeni anayasa ve “devlet aklı”
🔴 Siyasal rejimin değişimiyle sınırlı kalmayan, devlet-biçimini dönüştüren ve bu dönüşümden etkilenen bir süreçte olduğumuz daha net biçimde görülüyor.
🔴 İç politikada "sonuç" gibi görünen gelişmelerin çoğu bir uğrak olmaktan öteye geçemiyor; bir sonraki uğrak ise Yeni Anayasa olacak.
🔴 Yeni Anayasa, mutlak butlan ve Türkiye kapitalizminin yeniden yapılanması; temelde tarihsel bloğun yeniden inşasına ilişkindir.
✒️ Kansu Yıldırım (@KansuYildirim) yazdı
https://t.co/vZtldsZUWl
Demokrasi yok, seçimler yok, sendika-işçi hakları yok; "aile" var, öjeni var, kadın düşmanlığı var. Margaret Thatcher'ın Singapur'a neden hayran olduğunu daha önce yazmıştım: https://t.co/WplPeQkcQy
Singapur'un ebedi şefi Lee bu lafı "Her koyun kendi bacağından asılır, devletin vatandaşına bakmak gibi bir yükümlüğü yok" demek için söylüyor. Lee, Thatchercı yamyam neoliberalizmin "doğulu" değerlerle nasıl harmanlanacağına işaret ettiği için önemli: +
Turkish Foreign Minister Hakan Fidan:
The founding father of modern Singapore, Lee Kuan Yew, famously said that the world doesn't owe us a living.
This foundational philosophy resonates with Türkiye's strategic outlook.
Çok güzel denk gelişler: Frantz Fanon'un sekreteri Marie-Jeanne Manuellan'ın odasının girişinde Nâzım Hikmet'in "umut insanda" dizesi asılıymış. Alıntıyı yaptığım "Rebel's Clinic" (Asinin Kliniği) biyografisinin yazarı Adam Shatz, Fanon'un da bu fikirde olduğunu yazıyor.
Vize devi VFS ve iş ortağı Gateway’in faaliyetlerini ele aldığımız “Vize imparatorluğu” yazı dizisine ilişkin ne kadar tweet’im varsa bugün hepsine erişim engeli getirildi. Hatta erişim engeli getirildiğine ilişkin tweet’e de erişimi engellediler. Belki bunu da engellerler.
Cenk Uyghur hasn't had this good an amount of advertising for years. The idea that he is some dangerous radical is an utter fantasy. He's a just a very loud, bloviating liberal buffoon. Banning him from perfidious albion will do him far more good than harm reputation wise.
Vize işleme tekeli VFS’nin faaliyetleriyle ilgili yazı dizisinin ilk bölümünü duyurduğum tweet’e 5651 sayılı yasanın 8/A maddesinde düzenlenen “yaşam hakkı ile kişilerin can ve mal güvenliğinin korunması, millî güvenlik ve kamu düzeninin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi veya genel sağlığın korunması” gerekçeleriyle Türkiye’den erişim kısıtlandı. Kısıtlanan tweetle duyurduğum bölüm şuydu:
https://t.co/aQhbGngcPT
"Jefferies stratejisti Durukal Gün'e göre, ABD, Türkiye'de seçim öncesinde döviz rezervlerini güçlendirmek ve piyasa güvenini artırmak için Türkiye'ye potansiyel olarak bir dolar swap hattı teklif edebilir. Arjantin'de Milei'ye verdiği $20 milyarlık hat gibi. " BBG
📌 Benjamin ve Brecht: Yaratmanın yeni yolları
🧠 Brecht ve “başkalarının kafasında düşünme sanatı”
⚙️ “Yalnız ve kendine güvenen deha” değil, toplum tarafından inşa edilen toplumsal ürünler
🖇️“Yaratma eylemi, kolektif bir yaratım süreci haline geldi”
✍🏼 Katherine Hollander’in makalesini Erman Çete @ermancete çevirdi
🔗https://t.co/sY8OnmGv6B
🚘 Fordizm olarak Muskizm
📍Paralellikler, onların siyasal iktisadi anlayışlarının ne tür toplumlar ürettiği ve ne tür toplumlar gerektirdiği ile ilgili
📍Musk’tan Muskizmi türetmenin ilk adımı, bu adam ve fikirleri hakkındaki en yaygın yanlış okumalara karşı çıkmak
📍Yeniden yerelleşme ve yeniden silahlanma dünyasında Muskizm, ulusal projeler için küresel bir altyapı sunar
📍Eğer Muskizm, zafer kazanan bir sınıf egemenliği ise, bu zafer kendini yiyip bitiren bir zafer haline gelebilir
✍🏼 Quinn Slobodian ile Ben Tarnoff’un makalesini Erman Çete @ermancete çevirdi
🔗 https://t.co/lcmVXew8Lc
🚩Komünizme karşı siper olarak Siyonizm
🇮🇱 İsrail’in Avrupa’daki ilericilik karşıtı faaliyetlerinin tarihsel kökeni
✡️ Theodor Herzl, Alman İmparatoruna Siyonizmin Yahudileri sosyalizmden uzaklaştıracağına dair güvence vermişti
🚨 İngiltere, Rus Yahudilerinin komünizmi benimsemesinden endişe ettiği için Siyonizmi benimsedi
🔎 Weizmann: Bolşevizm her bakımdan Siyonizmin tamamen zıddıdır
✍🏼 Joseph Massad’ın makalesini Erman Çete @ermancete çevirdi
🔗https://t.co/iuBh3OdGYD
CHP'de 2015 tasfiyeleri ve MİT'in rolü
21 Mayıs 2026 Cuma gününden beri Türkiye halkı ve CHP seçmeni "şok" halinde. Bir eski genel başkan, Saray tarafından CHP'nin başına "kayyum" olarak atandı. Bu yüzden, bir kaç gündür meydanlarda "Hain Kemal" sloganları atılıyor. Bu tarihte görülmüş bir şey değil.
24 Mayıs pazar günü ise, CHP genel merkez binasının kapıları kırıldı ve gaz bombaları eşliğinde binaya giren polisler, binayı işgal etti. Bu, "Cumhuriyet'in tasfiyesi"ni gösteren ironik bir mesajdı.
Cumhuriyeti, CHP'nin bir "eski genel başkanı"nın eliyle yıktılar. Bunu da not ediyoruz. Ama Türkiye halkının bilmesi gereken başka "notlar" var.
Bu kısa yazıda sizi 2015 ve 2018 seçimlerine götüreceğim. Bugünlere nasıl geldiğimizin ipuçları o seçimlerde saklıdır.
İki olay anlatacağım. CHP eski genel başkanı Kılıçdaroğlu'nun "istihbaratın kontrolünde hareket ettiğini" gösteren olaylar bunlar. CHP, bu ağlar temelinde dizayn edilmiştir.
2011 sonrası AKP -ve özellikle MİT- belli "hassas konular"ın tartışılmasından rahatsız olmuştur. Suriye bu meselelerin başında gelir.
Refik Eryılmaz, Hatay milletvekili olarak cihatçı yamyamların Suriye'de yaptıkları katliamları güçlü bir şekilde teşhir eden bölge milletvekiliydi. Türkiye-Suriye sınırına kadar giderek cinayetleri belgeliyor, cihatçıların Hatay'da tedavi edilmesini teşhir ediyor, Şam'a giderek Türk gazeteciyi bizzat Beşar Esad'dan teslim alıyor, tek bir gün boş durmuyordu.
Refik öylesine etkiliydi ki, TBMM grubu ile "Suriye konusu" ile ilgili Amerika'ya davet edildi. Gitti ABD'de, cihatçılara desteğin Ortadoğu'daki muhtemel sonuçlarını bugünün faillerine, yani Amerikalılara da anlattı.
O yoğun haftalarda, Kılıçdaroğlu bir gün Refik'i makamına çağırdı ve "uyardı." "MİT seni izliyor, hareketlerine dikkat et" dedi. Refik'e sormuştum: "Sen Kemal beye ne cevap verdin?" Refik sessiz kalmış, sanırım bir parça endişelenmiş. Normal, herkes korkabilir. Hele ki karşında devletin istihbarat örgütü varsa.
Ama burada en önemli nokta, MİT'in CHP gibi bir partinin genel başkanını "uyarması", genel başkan olacak zatın -MİT'e "hangi hadle benim milletvekilimi izlersiniz" demek yerine- kendi milletvekiline adeta gözdağı vermesiydi.
-Refik kadar olmasa da- 2011 sonrası Suriye meselesiyle ilgilenen milletvekillerinden biriydim. Cezaevleri, Çarkın'ın itiraf ettiği faili meçhul cinayetler, toprak altındaki kimliksiz ölüler, TBMM'de cemevi, Dersim '38 meselesi. Bunlar çalışma alanlarımdı.
Hiç kimse bu görevleri bana vermemişti. Yerimde otursaydım, el kaldırıp indirseydim, CHP de, Kılıçdaroğlu da çok memnun olurdu. Yapmadım. Elbette bunun bir "bedeli" olacaktı. Biliyordum.
Genel başkana yakın bir arkadaş bir gün bana, "üstü çizilen milletvekilleri listesi"nden bahsetti. Bazı milletvekillerinin "CHP'de bir dahaki dönem olmaması gerektiği"ne "devlet" tarafından karar verilmişti (Bu "devlet"in, "hangi devlet" olduğunu tahmin edersiniz).
"Çin Gezisi"nden dönen Kemal Kılıçdaroğlu istifamı istedi, "partiye zarar vermemek için istifa ediyorum" tek cümlesiyle, mavi kalemle imzaladım, kendisine verdim dilekçeyi. Bir kaç gün sonra danışmanı TBMM'de odama geldi, "patron dilekçeyi işleme koymayacak, istifaya zorladılar derler" dedi. Sonra seçimlere bir yıl kala, resmen disipline verdiler ("Beykoz Konakları" eleştirilerim), yine güçleri yetmedi, yine atamadılar.
2015'in öncesinde, Kemal beye yakın isimler -hararetle ve memnuniyetle- yine bir "MİT listesi"nden bahsediyorlardı. "Milletvekili olmayacaklar" listesi.
Tahmin ettiğiniz gibi, Refik de, ben de listede başlardaydık -Ne tuhaf bu "sayfa"lardan hep onur duymuşumdur-. Refik yeniden milletvekili olmak istedi, yapmadılar -Sonra belediye başkanı oldu ama-.
Ben zaten en az altı ay evvelden, "aday olmayacağım" diye açıklama yapmıştım. Meşum "liste"den değil ama, CHP'lilerden her gün "dayak yemek"ten bıkmıştım, bir gün bir milletvekili (Şu an Erdoğan'ın gadrini tadan Tanju Özcan onların başında gelir), ertesi gün Balıkesir'de bir ilçe (mesela Sındırgı) belediye başkanı -basın önünde- hakaret ediyordu, cevap veremiyordum. İnsan bir kavgaya girerse, "arkadaşı" ile kavga edemez ki -Sonra "arkadaşlar"la da kavga edilebileceğini öğrendim ama-.
Listeye alınmamız "yeni" değildir ve sebepleri de uzundur: Kısaca -ben ve Refik'ten kaynaklanmayan en az beş yüz yıllık geçmişi- ve dört yıllık aktif meclis faaliyetlerine dayanır.
Hep "devletlü" olan Kılıçdaroğlu, 2015'te biz "ufak lokmaları" yedikten sonra, 2018 seçimlerinde bu defa "partinin sol kanadı"nı kırıp attı. "Altılı Masa", Meral hanım ve arkasındaki -derindeki güçler-, CHP'de "solcu" istemiyordu. -Bugünlerde adı sıkça basında yer alan Veli Ağbaba'yla konuşmuştum, bizzat o bana söylemişti: "Bu, CHP sol kanadın tasfiyesidir!"-
Kılıçdaroğlu'nun "kayyum" olarak CHP'ye atanması ve "CHP'nin işgali" sonrası, tarihte kalmış bu "sayfalar"ın herkes tarafından bilinmesi gerektiğini düşündüm.
(Hüseyin Aygün, 25 Mayıs 2026)
CHP Genel Merkezi'nde çikolatalı kutlama
◾️Polis operasyonuyla binaya giren Kılıçdaroğlu ekibi, özel kalem odasında çikolata dağıttı
📹Video: Seda Taşkın
https://t.co/HsnUPJNhHd