LGS’de kimsenin konuşmadığı veya fark etmediği bir gerçek var.
Çocuklar bir yıl boyunca MEB’in yayımladığı örnek sorularla hazırlanıyor.
Öğretmenler derslerini buna göre anlatıyor.
Yayınevleri denemelerini buna göre hazırlıyor.
Kurslar programlarını buna göre yapıyor.
MEB’in denemeleri çözülüyor.
Milyonlarca öğrencinin hazırlık süreci aynı referans üzerinden ilerliyor.
Sonra sınav geliyor.
Ve binlerce öğrencinin ağzından aynı cümle çıkıyor:
“Bu sorular örnek sorulara ve MEB denemelerine benzemiyordu.”
Peki neden?
Çünkü örnek soruları hazırlayan ekip başka.
Sınav sorularını hazırlayan ekip başka.
Öğrenciye yıl boyunca yön veren ekip başka.
Öğrenciyi sınav günü değerlendiren ekip başka.
Sorun sınavın zor olması değil.
Sorun, öğrencinin bir yıl boyunca hazırlandığı anlayış ile sınavda karşılaştığı anlayışın aynı olmaması.
Bir tarafta rehber var.
Diğer tarafta sınav var.
Ama ikisi her zaman aynı dili konuşmuyor.
Aradaki farkın bedelini ise 13-14 yaşındaki çocuklar ödüyor.
Eğer örnek sorular gerçekten rehber olacaksa, o rehberi hazırlayan ekip ile sınavı hazırlayan ekip arasında tam bir uyum olmak zorundadır.
Aksi halde her yıl sınavdan sonra aynı tartışmayı yaşamaya devam ederiz. #LGS2026
Akdeniz’de, özellikle Kıbrıs Adası’nda bir fitne ateşinin yakılmak istendiğini görüyoruz; bu gelişmeleri yakından takip ediyoruz.
Çok açık söylüyorum:
Eğer Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin ve Kıbrıs Türkü’nün hak ve hukukuna kastedilirse cevabımız çok net olur, çok da sert olur.