Sana bir şey anlatayım. Siyasetin sadece ekranlarda gördüğün bağırmalar, oy pusulaları ve ekonomi bültenleri üzerinden döndüğünü düşünüyorsun. Ama izlediğin şey, yüzlerce yıllık kadim bir geleneğin modern sahnelemesinden ibaret.
Osmanlı'da müneccimbaşılık diye resmi bir devlet kurumu vardı. Padişahlar savaşa çıkmadan, bir isyanı bastırmadan veya yeni bir kararnâme [ferman] yayınlamadan önce bu kuruma danışır, eşref saati beklenirdi. Sana modern eğitimde bu kurumun akıldışı bir hurafe olduğunu, imparatorluk çökünce bu uygulamaların çöpe atıldığını anlattılar. Fakat gücün doğası değişmez. İktidarın kodları, kitleleri yönetmek için her zaman o görünmez ezoterik bilgiye ihtiyaç duyar.
Recep Tayyip Erdoğan yirmi yıldır süren yenilmezliğini sadece kurnazlık veya siyasi retorik ile sağlamıyor. Mesele tamamen gökyüzü mimarisiyle ilgili. Profesyonel bir gözle doğum haritasına bakıldığında, sıradan bir insanın taşımakta zorlanacağı kadar ağır bir kozmik mühür görüyorsun. Haritasında Perslerin dört büyük koruyucusundan sayılan, göğün direkleri olan kraliyet yıldızları aktif durumda. Değil bir parti kurmak, bir imparatorluk yönetsen seni ayakta tutacak kadar dominant bir enerji bu.
Bu yıldızlar kişiye olağanüstü bir direnç, büyük kalabalıkları bir arada tutma gücü ve ne olursa olsun zirvede kalma yeteneği verir. Ama kritik olan, Erdoğan'ın bu gücü rüzgâra bırakmaması. Tıpkı Osmanlı'nın müneccimbaşıları gibi çalışan bir astroloji danışmanları ağına sahip. Erken seçime gidilecek günün, atılacak kritik bir dış politika adımının veya büyük kriz anlarındaki suskunlukların tesadüfen seçildiğini sanıyorsan fena halde yanılıyorsun. Hepsi doğum haritasındaki derecelerinin milimetrik hesaplarına, gezegen transitlerinin göksel matematiğine göre yapılıyor.
Çünkü o, kitlelerin sadece ekonomik vaatlerle değil, doğru kozmik zamanlamayla yönetilebileceğini biliyor. Muhalefet, batıdan kopyaladıkları siyaset bilimi kitaplarındaki rasyonel taktiklerle savaşırken, o bizzat zamanın mekaniğini kullanıyor. Düşecek dendiğinde daha da sağlamlaşmasının, her krizden güçlenerek çıkmasının sebebi bu kraliyet yıldızlarının sağladığı görünmez zırhtır.
Sen ekran başında anket sonuçlarına bakıp mantıklı analizler yaparken, arka planda binlerce yıllık gökyüzü okuma sanatı tıkır tıkır işliyor. Bu gibi mevzulara inanmanın alay konusu edilmesi de kasıtlı. Çoğunluk bununla dalga geçip uyurken, gücü elinde tutanlar gökyüzünün saatiyle devleti yönetmeye devam ediyor.
Yahudilerin "1 milyonu 10 milyona katlama" stratejisi paylaşıldı:
- 2000 yıllık Talmud öğretisine dayanan bu sistemde ana para asla tek bir yere yatırılmıyor; miktar üç eşit parçaya bölünüyor.
- Gayrimenkul: Paranın üçte biriyle mülk satın alınıyor; ancak mülkün tamamı değil, sadece %20 peşinatı ödeniyor. Böylece düşük bir sermayeyle yüksek değerli varlıklar kontrol ediliyor ve kira geliriyle borç ödenirken nakit akışı sağlanıyor.
- İşletmeler: Diğer üçte birlik kısım, insanların her ay ihtiyaç duyduğu oto yıkama veya temizlik şirketleri gibi hizmet sektöründeki işlere yatırılıyor.
- Finansal Varlıklar: Kalan son parça ise temettü ödeyen hisse senetleri ve tahviller gibi düzenli getiri sağlayan araçlarda tutuluyor.
- Bu stratejinin temelinde, bir yatırım kolu başarısız olsa bile diğerlerinin portföyü koruması ve paranın sahipleri yerine paranın sahipleri için çalışması yatıyor.
(TikTok / girisiyoruz)