LGBTİ+ hakları insan haklarıdır. İstanbul Barosu olarak, insan haklarının evrenselliği, eşitlik ilkesi ve ayrımcılıkla mücadele temelinde herkes için hak ve özgürlükleri savunmayı sürdürüyoruz.
Onur Haftası kutlu olsun.
istanbula şu kötülüğü yapan amerikan yavşağını, sırf araba kullanımını artırmak için şehrin her yerindeki tramvayları yok edip asfalt döktüren iti, asıldı diye kahraman zannediyorlar. Memleketin başına gelmiş en kötü şeylerde top 3’tür belki de birincidir.
Sağcılıkla en hakiki mücadele sağcılığın gündemini kabul etmemekle başlar. Oturup günlerce Şebnem Ferah'ın pkklı olup olmadığını tartışmayacağız. Hakkını arayan maden işçilerini, iş cinayetine kurban edilen öğrencileri gündeme getireceğiz. Konuşulacak konuyu biz belirleyeceğiz.
hep heraber eğlenip huzurlu geçirmemiz gereken ULUSLARARASI bahar şenliğini milli bayrama çevirmişler. memlekette yoksulluk, işsizlik, liyakatsizlik, umutsuzluk arttıkça milliyetçilikle beyni uyuşturulan akp çocukları için çok üzülüyorum, yitip giden bir gençlik...
bu fotoğraftan da anlaşıldığı üzere ‘çalışan kadın’ terimi bir totolojidir. çalışmayan kadın diye bir şey hiçbir zaman var olmamıştır, yalnızca yaptığı iş karşılığında para alamayan kadın diye bir şey vardır.
Bu aslında bir konsept. Epsteinci küresel çeteye göre sigarayı da kimlikle alacaksın, sosyal medyaya da kimlikle gireceksin, dehümanize edecekler herkesi, insan gibi değil bir koddan ibaret olacaksın...
Sigarayı kimlikle alacaksın. Kimliğine ne kadar sigara içtiğin işlenecek. Sigorta primlerin artacak, akciğer kanseri olursan sigortan hastane masraflarını ödemeyecek vs. İçmeyene bir indirim olacak mı? Elbette hayır.
Sosyal medyaya kimlikle gireceksin, Netanyahu'yu mu eleştirdin, Trump'a mı kızdın, fişleneceksin. ABD vizesine başvurduğunda çıkmayacak, Swift yaptığında bloke edilecek, kredi kartların çalışmayacak, sosyal medya platformlarında hesap açman yasaklanacak. Medeni ölü yapacaklar. Mesele Türkiye içi değil, Türkiye'de tweet atan kimi bulamıyorlar? Böyle bir sorun yok. Mesele global.
Bizim gibi ülkeler de koşa koşa Epsteinci küresel çetenin yol haritasını yerine getirme peşinde iktidarlarını sürdürmek için.
BASINA VE KAMUOYUNA;
Herkese Merhabalar
Ben Dr Larin Kayataş.Türkiyenin ilk açık kimlikli trans kadın doktoruyum. Sağlık Bakanlığı tarafından “mahkeme kararına” rağmen 2.defa devlet memuriyetinden men edilip,kamudaki doktorluk görevime son verildi.Bununla da yetinilmedi,hemen ardından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına hakkımda suç duyurusunda bulunuldu,adıma ceza davası açıldı ve bugün hapis istemiyle yargılanıyorum.
Yalnızca doktorluk mesleğim değil;özgürlüğüm,geleceğim,varlığım kısaca hayatımın bütünü hedef alındı.
4 yıl Vehbi Dinçerler Fen Lisesi, 6 yıl Çapa Tıp Fakültesi olmak üzere en az 10 yıllık çok ciddi bir emekle elde ettiğim doktorluğumun kamudaki görevine tek taraflı ve hukuksuz biçimde son verildi.
Ben bir trans kadın,bir doktor ve bir insan olarak bütün bunlar karşısında çok öfkeliyim! Çünkü burada yalnızca bir idari işlemden söz etmiyoruz.Burada çalışma hakkının gaspı,sistematik dışlama,kurumsal cezalandırma ve insanlık onurunu zedeleyen çok ağır bir süreç söz konusu. Bunun adı açıkça zulüm!
Üstelik yaşadığım süreç yalnızca idari yaptırımlarla sınırlı kalmadı,Sağlık Bakanlığı tarafından atanan bir müfettiş ile hakkımda 10 ay boyunca eklerle birlikte 924 sayfa rapor hazırlandı. Kişisel verilerime erişilmeye çalışıldı.Çalıştığım kurumda çok sayıda sağlık personeliyle benim hakkımda görüşmeler yapıldı.Etek boyuma dair ifadeler rapora geçirildi.Özel hayatım ciddi bir mesai harcanarak incelendi ve bütün bunların ardından ceza süreci başlatıldı.Bana yönelik bu yaklaşım:sistematik,ısrarlı ve ağır sonuçlar doğuran bir dışlama,yıldırma pratiğine dönüşmüş durumda.
Sağlık Bakanlığının görevi bir doktorun özel hayatını ciddi bir mesai harcayarak incelemek değil,bu ülkenin sağlık politikalarını geliştirmektir.
Bu mesele yalnızca beni ilgilendirmiyor,bu mesele başta translar olmak üzere tüm Lgbti+ları,bu ülkenin doktorlarını,kadınlarını ve hak ihlaline uğrayan herkesi ilgilendiriyor.
Bu açıklamayı yalnızca yaşadıklarımı anlatmak için değil,gerçeği görünür kılmak için yapıyorum. Kamuoyunun bu hukuksuzluğu bilmesini,buna sessiz kalmamasını ve dayanışmayı büyütmesini istiyorum.Çünkü bana yapılanların normalleşmesini kabul etmiyorum.Çünkü bu ülkede bir hekimin,bir trans kadının ve bir insanın hayatı bu kadar kolay hedef alınmamalıdır.Önümüzdeki günlerde bu süreç nedeniyle uğradığım hak kayıpları ve işsiz bırakılmam karşısında maddi desteği de içeren bir dayanışma kampanyası başlatacağım.Bu hukuksuzluk karşısında sesini,dayanışmasını ve imkanı olanlar için maddi desteğini esirgemeyen herkese şimdiden teşekkür ederim.
Saygılarımla
Dr Larin Kayataş
#drlarinkayataş #standwithdrlarinkayatas