Paylaşın sesimiz olun
Güney Azerbaycan milli aktivistleri Siamak Mirzayi, Asgar Ekberzade ve Ali Vasıkı İran rejimi tarafından tutuklandılar
bugün sabah saatlerinde 28 Haziran, iki Güney Azerbaycan milli aktivisti Asgar Ekberzade ve Ali Vasıkı, İran rejimi güvenlik güçleri tarafından Ardabil'deki evlerinde tutuklanarak bilinmeyen bir yere götürüldü.
Aynı zamanda raporlar, tanınmış Güney Azerbaycan aktivisti Siamak Mirzayi'nin de Meşkinşehr ilinde İran rejimi güvenlik güçleri tarafından tutuklandığını bildiriyor. Bu haber hazırlanırken, bu üç aktivistin tutulduğu yer, tutuklayan kurum ve tutuklama nedenleri hakkında bilgi bulunmamaktadır.
📌Bugün, Türk dünyasının unutulmaz liderlerinden Ebulfez Elçibey’in doğum günü.
Ömrünü Azerbaycan’ın bağımsızlığına, Türk milletinin birliğine ve hürriyet mücadelesine adayan Elçibey; fikirleri, cesareti ve davasıyla gönüllerde yaşamaya devam ediyor.
Türk dünyasının birliği idealini hayatının merkezine koyan bu büyük devlet adamını saygı, rahmet ve minnetle anıyoruz.
Ruhu şad olsun.
🇹🇷🇦🇿 #EbulfezElçibey #Azerbaycan #TürkBirliği
Bugün tarikatların ve cemaatlerin dinmeyen Atatürk düşmanlığının kökleri, tam da bu Sovyet diplomatın şahitliğinde gizlidir. Çünkü Mustafa Kemal, milletin kanını emen asalak bir düzenin defterini dürmeye o gün karar vermişti. Cephede can veren gencecik tıp mülazımlarının asil kanı; medrese avlularında askerlikten kaçıp "kutsallık" arkasına saklananların sözde dokunulmazlığından bin kat daha kutsaldı!
O; din, iman ve vakıf maskesi altında köylünün toprağına çöken bu sülük nizamını bitireceğini açıkça ilan etmişti. İşte bu yüzden tarikatlar, ellerinden alınan haram imtiyazlarını hiçbir zaman hazmedemediler. Onların bugün kustuğu Atatürk kini; inanç davası falan değil, ellerinden giden o çürümüş çıkarlarının çığlığıdır!
Milli Mücadele döneminde Ankara'da görev yapan Sovyet Asker ve Diplomat Semyon İvanoviç ARALOV anlatıyor :
BİTMEYEN KİNİN NEDENİ
"Tıp fakültesi son sınıf öğrencileri cepheye gidip, şehit oldu diye mezun verememişken medreselerdekilerin askerden muaf tutulması Ata'yı nasıl da kızdırıyor... Bir de medreseler için ayrılan alanların köylülerin elinden zorla alınmış yerler olması onu harekete geçiriyor.
O gece iki medreseyi ziyaret ettik.
Kanlı canlı, hemen hepsi de gencecik mollalar medresenin avlusunda dizilmişlerdi. Bunların yanında, geniş cübbeli, beyaz sarıklı hocalar da yer almıştı. Hepsi de yerlere kadar eğilerek Mustafa Kemal Paşa'yı selamlıyorlardı.
******
Bunların içinden biri, bunların başı ve en nüfuzlusu, Mustafa Kemal Paşa'dan medrese sayısını arttırmasını rica etti. Bu zat, ayrıca medrese öğrencilerinin askere alınmamalarını da istirham etti.
Hoca konuşurken Mustafa Kemal'in kendini tuttuğu belli oluyordu. Ama, medrese öğrencilerinin askere alınmamaları söz konusu olunca, artık kendini tutamadı ve yüksek bir sesle, sertçe:
******
— "Ne o", dedi; "yoksa sizin için medrese, Yunanlıları mağlup etmekten, halkı zulümden kurtarmaktan daha mı değerlidir? Millet kan içinde yüzerken, halkın en iyi çocukları cephelerde dövüşür, yurt için canlarını feda ederken, siz burada genç, sapasağlam delikanlıları besiye çekmişsiniz!"
******
Mustafa Kemal konuştukça, gözleri daha korkunç bir hal alıyordu:
— "Bu asalakların askere alınmaları için hemen yarın emir vereceğim!"
******
Hocalar sindiler, ama yüzleri öfkeden kıpkırmızı kesildi, yabancıların yanında hükümet başkanı onları paylamıştı.
Mustafa Kemal Paşa bize dönerek:
******
— "Haydi gidelim", dedi; "artık burada bizim için yapılacak bir şey kalmadı."
Ve şöyle, isteksizce bir selam vererek oradan ayrıldı.
Mustafa Kemal Paşa otomobilde uzun bir süre yatışmadı:
******
— "Savaş sona erince onlarla daha ciddi konuşacağım! Her şeyden önce onları malî dayanaklarından, vakıflardan, yoksun edeceğim. Yurt topraklarının büyük bir parçası, nerede ise üçte ikisi, belki de daha çoğu vakıftır. Bu topraklar mollaların yaşama kaynaklarıdır. Bunların çoğu köylülerin elinden alınmış topraklardır. Buna son vereceğiz. Bir de utanmadan hükümetten yardım istiyorlar."
******
Mustafa Kemal Anadolu topraklarında, şimdi gördüğümüz dinç, sağlam delikanlıları askerden kaçıran 17 bin medrese bulunduğunu söyledi. Bu tam bir kolordu demekti. Medrese öğrencilerinin şimdiye kadar niçin askere alınmadıklarını sormam üzerine Mustafa Kemal, bunların askere alınmaları için gerekli emrin verilmiş olduğunu söyledi. Bu inkılapçı adım, subaylar arasında büyük bir sevinç yaratmış ve bu olay son günlerin en çok üzerinde durulan konusu haline gelmişti."
******
(Rusya büyükelçisi S. Aralov, askeri ataşe K. Zvonarev ve Azerbaycan Büyükelçisi I. Abilov, 23 Mart 1922)
Türk futbolu bu haldeyse, milli takım bu haldeyse bu tipler yüzünden bu halde.
•1 tane saray yalakası takımı el üstünde tutmak için Türk futbolunu bitirdiler.
•El üstünde tuttukları takımın futbolcularını kayırarak da Milli takımı bitirdiler.
#Bizimçocuklar
Lobi işleri nasıl lobi işleri?
Allah hepinizin belasını versin…
Şu tiplere bak. Milyonlarca vatandaş hayallerini çalan tipler bu tipler işte!
#Bizimçocuklar
•En soldaki lavuk, villa muhabbetleri çıkartıp futbolcuları paralı asker moduna soktu. Milleti devlete şikayet etti.
•Ortadaki Lavuk, saçma salak kadrolar kurarak bizi turnuvadan etti.
•Sağdaki zaten tamamen el freniydi.
#Bizimçocuklar
"Güçlü Türkiye inşa edeceğiz" diyor...
Düşünsene 24 yıldır iktidarda
Daha kaç yıl istiyor?
50 yıl mı?
100 yıl mı?
24 yılın sonunda bıraktığı tablo:
Yüksek enflasyon
Hayat pahalılığı
Alım gücünün erimesi
Barınma krizi
Fahiş kiralar
Ulaşılamayan konut fiyatları
Kırmızı etin lüks hale gelmesi
Çiftçinin üretimden çekilmesi
Tarım arazilerinin azalması
Gıda enflasyonu
Genç işsizliği
Üniversiteli işsizliği
Beyin göçü
Liyakatsizlik
Nepotizm
Hukukun can çekişmesi
Kurumlara güven kaybı
Eğitimde kalite düşüşü
Nitelikli insan açığı
Kaçak göç sorunu
Sınır güvensizliği
Teröristlere önder deme
Demografik çöküş
Depreme hazırlıksız şehirler
Rantsal kentleşme
Orman arazisi talanı
Madenlerin talanı
Su kaynakları baskısı
Gelir adaletsizliği
Vergi yükünün artması
Orta sınıfın zayıflaması
Dış ticaret açığı
Yüksek dış borç
Teknolojide dışa bağımlılık
Enerjide dışa bağımlılık
Emeklilerin geçim sıkıntısı
Doğum oranlarındaki düşüş
Toplumsal kutuplaşma
24 yılın sonunda hâlâ "güçlü Türkiye kuracağız" diyorsan,
24 yılda olan buysa...
Eyvah eyvah.
CHP eski milletvekili Mustafa Balbay:
"TRT kaynaklarından, Kemal Bey'in canlı yayında AKP'yi ve Tayyip Erdoğan'ı rencide edecek bir cümle kullanmayacağı garantisinin TRT'ye verildiğini öğrendim.
İlk yayınları o şekilde yapmışlar."
(SZC)
Suat Özçağdaş: Tutun ki kayyım gelmiş olsaydı. Kayyımı da şöyle farklı bir isim olarak düşünelim. Şamil Tayyar gelmiş olsaydı, Fatih Atik gelmiş olsaydı, Cem Küçük gelmiş olsaydı... Eski bir AKP'li milletvekili gelmiş olsaydı mesela.
Değil mi? Şimdi bu kişi geldi, mahkeme de onu görevlendirdi. Kuvvetle muhtemel polise iki kere yazı gönderip, "Boşaltın şu CHP'yi, saldırın, kapıları kırın, gazlayın, beni içeri sokun" demezdi. Korkardı, çekinirdi yani.
Türkiye ve Haiti ile beraber Tunus da daha şimdiden Dünya Kupası'ndan elenen takımlar arasına katıldı. Gerçi onların bir golü var. Ama bize bu mukayeseli durumu reva görenlerin utanması yok. Köklü değişiklik yapılabilir bir idare yok. Hesap verme kültürü yok. Puan yok. Gol yok.
Özgür Özel'in, genel merkezin araçlarını teslim ettiği ortaya çıktı…
CHP Lideri Özgür Özel’in hâlâ genel merkezin "06 ATA" plakalı aracını kullandığına dair iftira atan Barış Yarkadaş’a cevap gecikmedi.
🔹Özgür Özel’in şu anda mütevazi bir araç kullandığı, genel merkezin araçlarını çok önceden teslim ettiği öğrenildi.
Vatandaşlar isyan etti:
🔸Barış Yarkadaş, Özgür Özel'den özür dilesin.
🔹Adam genel başkan olduğu hâlde genel merkezin aracını kullanmıyor.
🔸Barış Yarkadaş ne hakla iftira atıyor?
Merakımdan soruyorum: Haymana köyden hallice bir belediye.
Nüfusu 25bin civarı,hayır nasıl bir yolsuzluğun vardı, nasıl bir harama bulaştın ki Haymana Belediye Başkanı Levent Koç Akp’ye katıldın?
Bu transferi Akp’liler bile eleştiriyor.
NATO zirvesi için Trump’ın uçağına 10 milyar TL’lik havalimanı inşa edenler, sıra öğretmene, emekçiye, emekliye gelince 'kaynak yok' diyemez.
Ortalama ev kiralarının 40 bin liralara çıktığı ağır ekonomik kriz koşullarında, asgari ücret koşullarına mahkum edilen, mülakatlarla mağdur edilen, mobbinglerle haysiyeti hedef alınan Özel Sektör Öğretmenleri’nin mücadelesi mücadelemizdir.
Ankara’da ve İstanbul’da hakkını arayan öğretmenlerimize yönelik şiddeti kabul etmiyoruz.
Verilen sözler tutulmalı; 2014 yılında oldu bittiye getirilerek kaldırılan taban maaş hakkı ve özlük hakları teslim edilmeli, mülakat mağduriyetleri derhal ortadan kaldırılmalıdır!