A lot of women will be in perfectly safe, stable relationships with guys who genuinely love and respect them. But the exact second a wealthier, higher-status man gives them a tiny bit of attention, they will instantly sabotage their relationship. They will coldly discard a loyal guy just to get a shot with the guy at the top.
They walk away from a man who would do anything for them, all for a man who has fifty other women in his DMs. And the crazy part is, these high-value men make it extremely obvious they have no intention of settling down. They don't hide it.
But the woman's ego convinces her that she is the exception. She thinks because she is pretty, she is going to be the one to make him drop his entire roster and suddenly want a wife.
Then, when the inevitable happens, when he gets bored and replaces her with the next girl in his lineup, she immediately runs to the internet to cry victim. She starts screaming that "men are trash," "men are afraid of commitment," and "men just use women."
You aren't a victim. You played a highly calculated game of upgrading, and you lost. You threw away a good man for a guy who treated you exactly like the temporary option you were. You aren't crying because you were manipulated; you are crying because your gamble didn't pay off and now you are left with nothing.
Feminizm ve güçlü kadın illüzyonunun duvara çarptığı o an...
Kadınlar özgürlüğü sadece haklar, zevkler ve sıfır sorumluluk sanarak yola çıktılar. Erkeklerin yüzyıllardır sessizce omuzladığı o fiziksel ve ağır bedelleri hiç idrak edemediler.
Sonuç?
Erkekler oyundan çekildi. O fotoğraftaki adam ezik değil, fıtratına savaş açan kadına buyur, sahne senin diyen adamdır. Modern kadın erkeği alt etmedi, erkeğin ağır yükünü kendi üzerine alarak tarihin en büyük kazığını kendi kendine attı.
Kadın doğasındaki solipsizm nedir diye soranlara bu fotoğrafı gösterin.
54 yıl sonra Ay'a fırlatılan roketin, insanlık tarihi için ne anlama geldiği umurlarında bile değil. Onlar için o roket, sadece gözlük camlarında parlayıp kendi yüzlerini daha çok öne çıkaracak lüks bir flaştan ibaret.
Kendi burnunun ucundan ötesini göremeyen bu narsist vizyonsuzlukla tarih falan yazılamaz.
@tinercimayki Çok şükür hislerimiz kuvvetli. Jest mimikleri iyi okuruz. Ayrıca kız kiloluydu. Nişanlısına verdiği değer oradan belliydi. Ama burada kilo verdiği gözüküyor. Yani piyasaya çıkmış. :)
zamanında bu kıza laf ettik diye feminist tayfadan yemediğimiz küfür kalmamıştı.. yıllar sonra haklı olmanın gururunu yaşamakla beraber bu devirde evlenecek olan erkeklere üzülüyorum
Gündeme oturan her olayda feministlerin erkekleri linçlemesi ve aradan biraz zaman geçtikten sonra erkeklerin yine haklı çıkması meselesini konuşalım biraz da
28 yaşına geldiğinde, ortalama bir kadın...
Erkeklerin %80'inin hayatı boyunca asla ulaşamayacağı bir cinsel çeşitliliği ve yoğunluğu çoktan tüketmiş olur.
"Geçmiş geçmişte kaldı" savunmasının arkasındaki gerçek sebep budur.
Kadınlar tarafından geçmiş önemsiz olduğu için değil;
sindirilmesi imkansız olduğu için saklanır.
Türkiye çok garip değil mi?
İşinde gücünde insana bakıyorsun yemek menüsü makarna.
Masumları katleden katile bakıyorsun hapishanede etli yemeklerle besleniyor.
İnsana katkısı olan inekler, kendi dışkısının üzerinde yatıyor
insanları parçalayan köpekler 5 yıldızlı barınaklarda.
Olay şu; kendisi 18 yaşında iken, kendisi ile ilgilenen 18-20 yaşındaki erkeklere "bana sizin gibi çocuk değil, gerçek bir adam lazım" diyerek 30 civarında olanlarla takıldı.
Şimdi kendisi 30 civarında, ama artık onunla takılmak isteyenlar 40 yaşındakiler. Takılmak istediği akranı olan 30 civarında erkekler ise tıpkı zamanında kendisinin de yaptığı gibi genç kadınlarla birlikte.
Videodaki kişi de her kadın gibi gerçekleri kabul etmek yerine, erkekleri suçlayarak haklı çıkacağını zannediyor. 3-5 yıl sonra sıcak şarap, kedi, erkekler kapatılsın.
Kabak tadı verdiniz artık yalnız. Bir de terör örgütü bayrağı önünde konuşarak kim olduğunun ek bilgisini de vermiş.
Kullanılmış yaşlı kadın sayısı arttıkça bu tür serzenişleri daha çok duyacağız.
Şu an söylenmekten ötesini yapabilecek kadar kalabalık değiller ama sayıları arttıkça insanların çocuklarına saldırmaya başlayacaklar. İktidarın bu başıboş kitleyi kontrol altına alması gerek.
Biyolojik olarak doğurganlığının en verimli yıllarını başkalarıyla harcayıp, 30'undan sonra "benim çakram sağlam, yumurtam genç" masalı okuyan bu zihniyetten uzak durun beyler.
Tıp bilimi 30'dan sonra risklerin, 35'ten sonra da anomali ihtimalinin tavan yaptığını bas bas bağırırken, bunlar kendilerini kandırıp, size de o kusurlu genetiği kitlemeye çalışıyorlar.
Sağlıklı bir aile kurmak istiyorsanız, biyolojinin kurallarını inkar eden, duvara çarpmış ve çakralardan medet uman bu kadınların emeklilik sigortası olmayın. Gençliğini kime verdiyse, azalan yumurtalarını da ona götürsün.
Geçmişin önemi yok diye naralar atıp, yaş 30'u vurup piyasası düşünce aniden evlenilecek namuslu kadın olmak için kliniklerde fabrika ayarlarına dönme paketi alanların komedisi...
Beyler, biyolojiyi 15 dakikada kandırırlar ama yalama olmuş bir karakter cerrahi müdahaleyle düzelmez.
Çarşafa bakmayı bırakın.
30 yaşındaki o ani durulma sahtekarlığına ve dopamin toleransına bakın. Geçmişi kalabalık olan kadın sizin sunduğunuz o temiz, huzurlu hayatta sıkılır. Sebepsiz krizler çıkarır, yoktan yere kavga eder, drama yaratır.
Çünkü beyni geçmişindeki o toksik adamların kaosunu arar. Huzurda boğulan kadının geçmişi otobandır.
Beyler, size uygulanan psikolojik manipülasyonu görün.
Resme çok iyi bakın.
19-20 yaşındaki genç rakipleriyle rekabet edemeyeceklerini anlayanların başvurduğu tek silah erkeğe saldırmaktır. Sizi utandırarak kendi standartlarına ve yaşıtlarına mahkum etmeye çalışıyorlar.
30'larında kendini inşa etmiş hiçbir erkek, geçmişin yorgunluğunu taşıyanlara katlanmak zorunda değil.
Seçim hakkı sizde. Sizi suçluluk duygusuyla kontrol etmeye çalışanlara sadece gülün ve geçin. Bu ucuz ahlak bekçiliğini asla ciddiye almayın.
Şunu bilin; Dertleri kimseyi korumak falan değil. Bütün bu şovun altındaki tek gerçek, artık masada tercih edilen taraf olmamalarının verdiği hazımsızlıktır.
Elemanın birinin haftada 3 kere 2 bira içirip, kıytırık otel odalarında patır putur dehlediği karının tonla para harcayıp, onun tüm maddi-manevi sorumluluğunu almak? Bunun adı aptallıktır. Hele senle evlendikten sonra da ne yapacağı teknik olarak muamma. Neden mi teknik olarak? Çünkü büyük ihtimal yine ona buna vermeye devam edecek.
2 gün önce evli bir ospu, "beni ara" diye not bıraktı bana. 2 tane de çocuğu var.
Evlenmeyin amk. Bu devirde evlilik aptallıktır. Her yer ospu kaynıyor. Kadınlar için de geçerli. Ne namuslu kadınlar var, erkeğin ospusu çıkıyor karşılarına, hayatları mahv oluyor.
son yıllarda erkeklerde ciddi bir uyanış var.. kadınlar da bunun farkına vardı.. prenses erkek falan filan diyecekler.. aynen de geç.. enayi erkek olma devri bitti
Otuzlarındaki bir erkek, yirmilerindeki bir kadın gibidir. ZİRVEDEDİR.
Erkek 20'lerinde görünmezdir, reddedilir, yok sayılır ama tırnaklarıyla kazıyarak kendini inşa eder.
Kadın ise 20'lerinde doğuştan gelen tazelik kredisini harcar.
Ve 30 yaş, terazinin kırıldığı o acımasız andır.
Erkek 30’unda artık pişmiştir. Ayarlanmış bir silah gibidir.
Ne umutsuzdur ne de dağınık. Sadece sabırlıdır.
Artık peşinden koşmaz, seçer.
Kadın içinse 30 yaş, partinin bittiği ve kapanış zilinin çaldığı yaştır.
O yüzden o özgür kız gider, yerine acil evlenmem lazım diyen paniklemiş biri gelir.
Çünkü biyolojik saat acımazdır. Biri değerlenirken, diğeri zaman aşımına uğrar.
35 yaşındaki statü sahibi bir erkek, 23 yaşındaki, hayat dolu bir kadını seçtiğinde denklem tamamlanır.
Biri gücünü, diğeri gençlik ve güzelliğini masaya koyar.
Kedi annelerinin çıldırması işte bu yüzdendir.
Ellerinde kalan son kozu, yani utandırma taktiklerini devreye sokarlar.
O senin kızın yaşında, yanında dedesi gibi duruyorsun, o yaşta biriyle ne konuşacaksın?
Bu ahlak bekçiliği değil, haset çığlığıdır.
Kendi gençliklerinde yaptıkları şımarık seçimlerin bedelini, yalnız kalarak ödediklerini o an anlarlar ama artık çok geçtir.
Erkek inşa eder, hak ettiğini alır.
Kadın tüketir, elindekini kaybeder.
Bu bir suç değil, doğanın kanunudur.