Peygamberimiz (sas)'in Recep Ayı Duası 🌹
Allahümme bariklenâ fî Recebe ve Şa’bân.
Ve belliğnâ Ramadâne.
“Ya Rabbi, Receb ve Şaban ayını bize mübarek eyle ve bizi Ramazan’a ulaştır.”
#MahmudEsadCoşan#üçaylar
Üç aylar geliyor!🌹
Her biri ayrı bir ikram, ayrı bir davet.
Receb Ayı; Allah’ın rahmetinin coştuğu, af ve mağfiretin kapılarının aralandığı aydır.
Şaban Ayı; Peygamber Efendimiz (sas)'e yakınlaşma, O’nun yolunu ve sünnetini daha derinden tefekkür etme zamanıdır.
Ramazan Ayı ise; çalışana bol mükâfatın verildiği, emeğin karşılığının alındığı müstesna bir aydır.
#MahmudEsadCoşan #üçaylar
Onlar insanlık iradesinin çok zelil bir ölümle karşı karşıya kaldığı bir zamanda, soykırım
mühendislerinin karşısına vicdanlarıyla çıktılar; onlar kazandı, soykırım mühendisleri kaybetti.
Onlar bütün insanlığın vicdan yükünü omuzlayarak denizlere açıldılar; onlar kazandı, vicdanını
kaybedenler kaybetti.
Onlar küresel vicdanın devlet vurdumduymazlığına isyan ettiler; onlar kazandı, koca koca
devletler kaybetti.
Buradan Sumud ehlinin her birini gönülden kutluyorum.
Şimdi küresel Siyonizm’e karşı küresel Sumud’u bütün dünyaya yayma zamanıdır.
Şimdi bütün insanlığı Gazze utancından kurtarma zamanıdır.
Artık yok olan sadece Gazze’deki insanlar değildir. Bütün insanlık, bütün vicdan, bütün şerefli
hayatlar yok olmaktadır.
Süre tükenmektedir, hayat tükenmektedir, umut tükenmektedir.
Ey müminler, ey bütün insanlık, vallahi bütün bunlardan sorulacağız ve sorgulanacağız. Ve bu
acziyet, bu meskenet, bu zilletle bunların hesabını korkarım ki veremeyeceğiz.
Neyi Kaybettiğini Hatırla!
Ahlak yoksa, namaz yoksa, haram-helal hassasiyeti yoksa, kul ve kamu hakkı bilinci yoksa, ana-babaya hürmet, eşe nezaket yoksa, dili gıybet ve iftiradan, gözü haramdan, kalbi hasetten, mideyi haksız kazançtan, cebi faizden korumak yoksa, hangi partiden, cemaatten ve tarîkatten olursanız olun sonuçta kaybedenlerden olacağınızı asla unutmayın!
Çünkü yaşanmayan ve yalnızca ideolojik bir mensubiyete dönüşen bir inancın ne bu dünya da ne de ahirette size hiçbir faydası olamaz…
Kalbinize vakit ayırın!
Uzun süredir namazlarınızdan tat alamıyorsanız, okuduğunuz Kur’an kalbinize etki etmiyorsa, şöyle gönülden bir dua yapamıyorsanız, dinlediğiniz sohbetler ve nasihatler kulaklarınızı aşıp da bir türlü kalbinize ulaşamıyorsa ya ruhunuzu ihmal ediyorsunuz ya da ibadetin ruhunu kaybetmişsiniz demektir.
Hasan el-Basri diyor ki; “Üç şeyde tadı kaybedene kapı kapalıdır: zikirde, namazda ve Kur’an tilavetinde.” O halde kapıyı açmak için çabalayın! Kapıyı açacak olan samimiyettir. Önce rabbinize karşı samimi olun ki, tüm kapılar ardına kadar açılsın.
Bazı hesapları Allah’a bırakın!
Her kalp kırıklığının hesabını sormaya kalkmayın! Her iyiliğin karşılığını hemen beklemeyin! Çünkü bu dünya her kötülüğün hesabının sorulacağı ve her iyiliğin karşılığının tastamam alınacağı bir yer değildir.
Bazı hesapları Allah’a ve ahirete bırakın! İmam Şâfiî diyor ki: Kur'an'da öyle bir ayet vardır ki zalimin kalbine saplanan bir ok, mazlumun kalbine sürülen bir merhem gibidir. İşte o ayet; "Senin Rabbin hiçbir şeyi unutacak değildir." (Meryem, 64) ayetidir. Rahat olun! Ve bazı şeyleri Rabbimizin her hesabı soracağı ve her iyiliğin karşılığını vereceği güne erteleyin.
Allah’a teslim olarak özgürleşin!
Tüm korkularınızdan, kaygılarınızdan, endişe ve evhamlarınızdan Allah’a güvenerek kurtulun. Ecelin de rızkın da Allah’ın elinde olduğunu sakın unutmayın ve bilin ki gerçek özgürlük yalnızca âlemlerin rabbi olan Allah’a güvenmektir. Çünkü Efendimiz (s.a.s) buyuruyor ki; “İnsan kime ümit bağlamışsa ona havale edilir. Ümidini Allah'a bağlayanın işi ise yalnızca Allah'a aittir. İnsana ancak korktukları musallat edilir. Yalnızca Allah'tan korkana ise Allah hiç kimseyi musallat etmez” (Camiussağir, 2609)
Yaptığınızı yalnızca Allah için yapın!
Bir iş Allah için yapılmışsa, boşa yapılmış bir iş yoktur, heba edilmiş bir mal yoktur, israf edilmiş bir zaman yoktur, boşa akıtılmış bir damla ter yoktur, boşa konuşulmuş tek bir kelime yoktur.
Eğer Allah için olduğuna inanıyorsan kim ne derse desin sen inandığını söyle ve inandığının peşinden git. Çünkü Efendimiz (s.a.s) buyuruyor ki; “Allah'a ibâdet et ve Ona hiçbir şeyi ortak koşma. Kur'ân'ın gittiği tarafa sen de git. Küçük veya büyük olsun, kimden gelirse gelsin hakka yönel. İsterse bu kişi kızdığın ve sana uzak olan biri olsun. Küçük veya büyük kimden gelirse gelsin, bâtılı reddet. İsterse bu kişi sevdiğin ve akraban olan biri olsun.” (Camiussağir, 1134)
O büyük güne hazırlanın!
Dünyalık koşuşturmaların, siyasi ve ekonomik tartışmaların, geçici gündemlerin size ahireti unutturmasına asla izin vermeyin. Hayırdan hiçbir şeyi küçük görmeyin. Biriktirin çünkü cennet ancak küçük küçük biriktirilir.
Bazen az bir sadaka, bazen bir iyiliği tavsiye, bazen bir garibin duası, bazen anne-babaya hürmet, bazen eşe karşı güzel bir ahlak, hepsi cennet birikimidir. Biriktirin ve yarın için ne gönderdiğinize muhakkak bakın! Rabbimiz buyuruyor ki; "Kendiniz için önceden ne hayır gönderirseniz Allah katında onu bulacaksınız" (Bakara, 110)
Unutmayın! Her hain bakışın, göğüslerde gizlenen her sırrın, günaha meyleden her duygu kıpırtısının, kalplerde saklanan her hile, plan ve stratejinin hesabının verileceği bir güne ilerliyoruz. Çünkü bizim Rabbimiz "Gözlerin hain bakışlarını ve kalplerin ne gizlediğini bilir" (Mümin 19)
Dr. Abdulaziz KIRANŞAL
Milli Gazete
https://t.co/r9NB3g7eIZ
“Mü’minlerden öyle erler vardır ki, onlar Allah’a verdikleri söze hep sâdık kaldılar. İçlerinden bir kısmı verdikleri sözü yerine getirdiler ve şehid oldular.
Bir kısmı da (şehit olmayı) beklemektedir.
Onlar verdikleri sözü asla değiştirmemişlerdir.”
Ahzab sûresi 23. Ayet
AVRUPA'NIN ÜZERİNDE BİR KARA BULUT DOLAŞIYOR: AŞIRI SAĞ VE AVRUPA'NIN İÇİNE SÜRÜKLENDİĞİ SİYASÎ KAOS
Avrupa Parlamentosu seçimlerinin sonuçları Avrupa'yı kaosa sürüklüyor…
Fransa karıştı: Macron'un partisi % 15 oy aldı, aşırı sağ Le Pen en güçlü parti oldu. Macron parlamentoyu feshetti, Fransa erken seçimlere gidecek…
Dahası Fransız halkı sokaklara döküldü: Aşırı sağ ile aşırı sol gruplar çatışmaya başladı… Fransız protestoları ürperticidir: Fransız sokakları ısınırsa, ülke cehenneme döner!
Belçika'da da benzer bir siyasî kaos yaşanıyor.
Almanya'da da, Avusturya'da da şok yaşanıyor.
Aşırı sağ geliyordu zaten…
Şu an aşırı sağın Avrupa'nın en güçlü gücü olması, Avrupa'nın entelektüel çıkmaz sokağa, siyasî kaosa ve belirsizliğe sürüklendiği anlamına geliyor…
Marx, 19. yüzyılda, Avrupa’nın üzerinde bir kara bulut dolaşıyor demişti: Avrupa'yı kasıp kavuracak ve devrimler çağını başlatarak Avrupa'yı kaostan kaosa sürükleyecek olan Komünizm Felâketi'ydi bu.
Şimdi de Avrupa'nın üzerinde bir kara bulut dolaşıyor: Akıl tutulması yaşayan, bırakınız dünyaya, Avrupa'ya bile söyleyecek tek çift sözü olmayan AŞIRI SAĞ bu kara bulut bu kez.
Avrupa ektiğini biçecek…
Dünyanın kanını emerek zenginleştiler, hâlâ da emmeye devam ediyorlar mazlumların kanını. Refahlarını mazlumların kanları üzerinde tepinmelerine borçlular.
Ama artık devran döndü, Avrupa, emperyalist ve kolonyalist tarihinin bedelini ödeyecek: Hem Avrupa toplumları içinde sosyal ve siyasî felâketlere gebe Avrupa; hem de Avrupa Birliği büyük bir çatırdama yaşamaya başlayacağı için, AB dağılma sürecine girecek, dünyayı dünya savaşı denen bir felâketin eşiğine sürükleyecek çatışmalar patlak verebilir…. Hem Avrupa içinde hem de Avrupa dışında, dünyada.
Allah’ım, bizi onlara karşı nasıl istersen öyle koru!
Allah’ım, onlara köpeklerinden bir köpeği musallat et!
Allah’ım, kâfirleri bozguna uğrat!
Allah’ım, kâfirleri bozguna uğrat!
Allah’ım Yahudileri ve din düşmanlarını Sen perişan eyle!
#RafahOnFire
“Vallahi akan bu temiz kanlara rağmen kazanacağız!
Rabbim biz razıyız, sen de bizden razı ol!”
Bu sözlerin sahibi olan ve tüm ailesini işgalci İsrail saldırılarında kaybeden Süheyb Ebû Zeyd, geçtiğimiz günlerde İsrail savaş uçaklarının bombalaması sonucu şehit oldu.
Sınandı, sebat etti ve inşaallah kazandı...
Bu duruş aklımıza bir ayeti getiriyor: “Müminlerden öyle adamlar vardır ki onlar Allah'a verdikleri sözü tutarlar. İşte, onlardan kimi sözünü yerine getirmiştir (bu yolda şehit olmuştur); kimi de (şehitliği) beklemektedir. Onlar hiçbir şekilde (sözlerini) değiştirmemişlerdir.” (Ahzâb, 23)