#GerçeklerFeshedilemez iyi yaa..Hakkını ara ceza versinler,aramaya devam et,sözleşmeni feshetsinler..Mahkemelerde hakkını geri al,hukuğun arkasından dolaşsınlar...
#GerçeklerFeshedilemez
Sendikal Mücadele Gasp Edilemez
Şube Başkanımız Dr. Hacı Yusuf Eryazğan’a yönelik hukuksuz, haksız ve mesnetsiz ceza ve sözleşme feshini kabul etmiyoruz.
Yargı kararlarını yok sayan, hukukun etrafından dolaşan hiçbir uygulamayı meşru görmeyeceğiz.
Hukuk herkes için bağlayıcıdır. Susmayacağız, geri adım atmayacağız!
Sendikal mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz.
@saglikbakanligi@drmemisoglu
Manisa Tabip Odası olarak TTB Merkez Konseyi Başkanı Dr. Alpay AZAP'ın konuşmacı olarak katıldığı Konak Elhamra Sahnesinde düzenlenen "Nasıl bir sağlık sistemi? Nasıl bir hekim meslek örgütü?" paneline katıldık.
İzmir Hekim Dayanışması tarafından düzenlenen panel 26-03-2026 tarihinde Elhamra Sahnesinde gerçekleştirildi. Moderatörlüğünü Dr. M.Lütfi Çamlı'nın yaptığı, Prof.Dr. Kayıhan Pala ve Prof.Dr. Alpay Azap’ın konuk olduğu panele İzmirli hekimler yoğun ilgi gösterdiler.
Tüm hekim arkadaşlarımızı mesleğimize sahip çıkmak, meslek değerlerini korumak için; sağlıklı bir toplum ve güvenli bir geleceği inşa etmek adına birlikte çalışmak, üretmek, dönüştürmek için tabip odalarına üye olmaya davet ediyoruz!
Biz @ttborgtr Merkez Konseyi olarak orada olacağız. Mesleğine, geleceğine sahip çıkmak isteyen tüm hekimleri, tıp öğrencilerini bekliyoruz. Eşit, ücretsiz, ulaşılabilir ve nitelikli sağlık hizmeti almak isteyen halkımızı da bize destek olmaya çağırıyoruz. #HekimBağımsızlığınaDokunma
Serbest çalışan hekimler, diş hekimleri, veterinerler, emlakçılar ve kuyumcuların (neden bu 5 meslek diye sormayın!) her yıl harç adı altında ek vergi ödemesini zorunlu tutan yasanın iptali için CHP bugün anayasa mahkemesine başvurdu.
6 Şubat depreminin üçüncü yılında,tüm canlarımızı saygı ve rahmetle anıyoruz.
Aydın Tabip Odası olarak, acının hâlâ taze olduğu bölgede sağlıklı yaşam hakkının savunucusu olmaya devam ediyoruz. Yaraları dayanışmayla saracak, güvenli bir geleceği hep birlikte inşa edeceğiz.
29 Temmuz’da alanının uzmanı hekimlerden oluşan TTB bilim kurulumuz @mmuratcalik’ın sağlık durumunun cezaevi koşullarında daha da kötüleşeceği uyarısında bulunmuştu. #MehmetMuratÇalıkSerbestBırakılsın Tutuksuz yargılama kararı için yarın çok geç olabilir. https://t.co/GCAJlc7H0x
Hastaların radyoloji merkezlerine sevki sırasında hekimlerin refakatçi olarak görevlendirilmesini öngören genelge, hekimlik mesleğinin temel işlevlerini göz ardı ederek hekim emeğini lojistik bir görev düzeyine indirgemektedir. Bu uygulama, hem sağlık hizmetinin niteliğini olumsuz etkilemekte hem de zaten ağır olan hekim iş yükünü ve kamu sağlık hizmetlerindeki aksaklıkları daha da derinleştirmektedir.@baskabirsaglik ,@KAYIHANPALA ,@aylinyaman_ ,@ankaratabipoda ,@ttborgtr ,@TtbAhk ,@TtbUdek ,@unsalunlu ,@oakarsucelik
Yalova’daki IŞİD Operasyonunda Yaşananlar, Suruç ve 10 Ekim Gar Katliamlarından Bugüne Uzanan Karanlık Tablonun Devamıdır
28 Aralık tarihinde, Türkiye’nin en önemli metropolü İstanbul’un hemen yanı başında bulunan Yalova ilimizde, meskûn bir mahalde IŞİD hücre evine yönelik gerçekleştirilen operasyon sırasında yaşanan çatışmada üç güvenlik görevlisinin yaşamını yitirdiğini üzülerek öğrendik. Bu vesileyle yaşamını yitiren güvenlik görevlilerinin ailelerine başsağlığı diliyoruz.
Ancak bu acı olay, tekil ve münferit bir güvenlik vakası olarak değerlendirilemez. Yaşananlar; Suruç ve 10 Ekim 2015 Ankara Gar katliamlarından bugüne uzanan, kamu görevlilerinin ihmallerinin ancak aradan geçen on yıla rağmen sınırlı ve zoraki adımlarla yargı gündemine taşınabildiği karanlık tablonun bir devamıdır.
Geçmişte, cihatçı yapılanmalar “öfkeli çocuklar” gibi ifadelerle meşrulaştırılmış, Özgür Suriye Ordusu adı altında desteklenmiş ve Türkiye toprakları bu gruplar için geçiş üssü olarak kullanılmıştır. Bugünse bu grupların devletleşme çabalarının bedeli, toplumumuza ağır güvenlik tehditleri olarak yansımaktadır. Yalova'daki çatışma da bunun somut bir örneğidir.
Bu yaşananlar aynı zamanda, ülkenin laiklik ilkesinden sistematik biçimde uzaklaştırılmasının ve siyasal İslamcı politikaların devlet ve toplum yaşamının farklı alanlarında belirleyici hâle getirilmesinin yarattığı ağır sonuçların bir yansımasıdır. Siyasal iktidarın bu süreci yalnızca güvenlik başlığı altında ele alması kabul edilemez. Laik, demokratik ve hukuk devleti ilkesinin aşındırıldığı her koşulda, bu tür gerici ve şiddet yanlısı yapıların güçlenmesi kaçınılmaz hâle gelmektedir. Bu nedenle siyasal iktidar, ortaya çıkan bu tablo karşısında güvenlik bürokrasisini değil, izlenen politik tercihleri ve ideolojik yönelimi sorgulamakla yükümlüdür.
Bizler; DİSK, KESK, TMMOB ve TTB olarak, laikliği, çağdaş yaşamı, demokrasiyi ve halkların barış içinde bir arada yaşama iradesini hedef alan bu gerici ve cihatçı yapılanmalara karşı mücadelenin ve olası yeni saldırıların önüne geçilmesinin ancak göstermelik değil, gerçek ve önleyici tedbirlerin hayata geçirilmesiyle mümkün olacağını belirtiyor; bu doğrultuda adımlar atılması ve sorumluların hesap vermesi için sürecin takipçisi olacağımızı kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz.
Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK)
Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK)
Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB)
Türk Tabipleri Birliği (TTB)
👇
https://t.co/XSKxtvdM6i
TTB Merkez Konseyi’nden Yeni Yıl Mesajı:
“Başka Bir Sağlık Sistemi Mümkün” İddiamızı 2026’da da Sürdürme Sözü Veriyoruz!
Değerli meslektaşlarımız,
Mesleğimizin de, halk sağlığının da büyük zorluklarla karşı karşıya kaldığı bir yılı daha geride bırakıyoruz. Sağlıkta ticari çeteleşmenin yarattığı skandallar, halk sağlığını tehdit eden vakalar, sağlık kurumlarında bir gün bile eksik olmayan şiddet, özlük haklarımızdaki kayıplar, kamu otoritesinin sağlık hizmet sunumunu nitelik yerine nicelik ile ölçme çabası ve daha nicesi… Özetle, sağlık sistemindeki çöküşün biraz daha derinleştiği ve sürdürülemezliğin daha da görünür hale geldiği bir yıl oldu 2025.
Ne var ki aynı 2025, bu zorlukların üstesinden gelme kararlılığımızı ve “Başka Bir Sağlık Sistemi Mümkün!” iddiamızı ülkenin dört bir yanında yükselttiğimiz bir yıl da oldu. Hekimlik mesleğinin bağımsızlığını ve onurunu, iyi hekimlik değerlerini, meslektaşlarımızın haklarını ve halkın sağlık hakkını savunmak için bir an bile geri durmadık.
Ama yetmez!
Biliyoruz ki; daha yapacak çok iş, gidilecek çok yol, elde edilecek çok kazanım var.
Biliyoruz ki; hekimlerin ve sağlık emekçilerinin yaşama ve çalışma koşullarının iyileştiren, mesleğimizin hak ettiği değeri görebilmesini sağlayan, halk sağlığını önceleyen bir sağlık sistemi mümkün.
Biliyoruz ki; böyle bir sağlık sistemini ancak her bir meslektaşımızın emeği, hep birlikte ördüğümüz mesleki dayanışmamız ve ortak mücadelemiz ile inşa edebiliriz.
Türk Tabipleri Birliği olarak; 2026 yılında da “Başka Bir Sağlık Sistemi Mümkün” ve hatta “Başka Bir Ülke Mümkün” iddiamızı sürdürme sözü veriyor, bu vesileyle yeni yılınızı en içten dileklerimizle kutluyoruz.
Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi
👇
https://t.co/K32K4gVO8n