Dün manşetlere konu olan, bizim ise altı yıldır fedakârlığına yakından şahit olduğumuz kıymetli Hatice Ağır anne…
Dünyanın her geçen gün daha da zalimleştiği bir çağda; yalnızca evladına değil, hepimize umudu, sabrı ve adanmışlığı hatırlatan örnek oldu.
Bu fotoğraf bilim yolunda engel tanımayan kıymetli öğrencim Hamza ve annesi ile mezuniyet günümüzden kalan güzel bir hatıra.
İyi ki yollarımız kesişmiş.
İyi ki bu hikâyeye tanıklık etmişiz.
Sahipsiz Sokak Hayvanlarına İlişkin Yürütülen İşlemler Hakkında Basın Açıklaması
Sahipsiz sokak hayvanlarına ilişkin olarak vatandaşlarımızın can güvenliğini tehdit eden olaylar ile ilgili mevzuat hükümlerinin uygulanmasına yönelik iddialar hakkında İçişleri Bakanlığımızca gerekli inceleme ve soruşturma süreçleri titizlikle yürütülmektedir.
Muğla’nın Köyceğiz ilçesinde sahipsiz sokak köpeklerinin saldırısı sonucu 11 yaşındaki bir evladımız ağır yaralanmış, ayrıca son 2 yıl içerisinde 37 vatandaşın sahipsiz köpek saldırısı nedeniyle tedavi gördüğü belirlenmiştir.
Erzurum’un Narman ilçesinde ise sahipsiz sokak köpeklerinin saldırısı sonucu 10 yaşındaki Murat Tutar isimli evladımız vücudunun çeşitli yerlerinden yaralanmıştır.
Yaşanan bu iki üzücü olay üzerine yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda;
Köyceğiz Belediyesine ait hayvan bakımevinin kapasite ve çalışma izinleri bakımından yetersiz olduğu, sahipsiz hayvanların toplanmasına yönelik faaliyetlerin etkin şekilde yürütülmediği ve veterinerlik hizmetlerinin ilgili mevzuata uygun olarak yerine getirilmediği,
Narman Belediyesince sorumluluk alanındaki sahipsiz hayvanların uzun süre toplanmadığı ve bu ihmal sonucunda meydana gelen köpek saldırısında belediyenin mevzuattan kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmediği tespit edilmiştir.
Toplanan bilgi ve belgeler ile ilgili mevzuat çerçevesinde yapılan değerlendirmeler neticesinde; görev ve sorumluluklarını mevzuata uygun şekilde yerine getirmedikleri değerlendirilen Köyceğiz Belediye Başkanı Ali Erdoğan ile Narman Belediye Başkanı Aydemir Adem Kınalı hakkında soruşturma izni verilmiştir.
Şanlıurfa’nın Hilvan ilçesinde ise belediyenin, 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu kapsamında hayvan bakımevi kurulmasına ilişkin yükümlülüklerini yerine getirmediği, bu kapsamda gerekli ödeneğin ayrılmadığı ve bakımevi yapımına yönelik herhangi bir işlem tesis edilmediği iddiaları üzerine yürütülen incelemeler sonucunda Hilvan Belediye Başkanı Serhan Paydaş hakkında konuya ilişkin araştırma/ön inceleme izni verilmiştir.
Bakanlığımız, vatandaşlarımızın can güvenliğini koruma ve kamu görevlilerinin sorumluluklarını eksiksiz yerine getirmesini sağlama konusundaki kararlılığını titizlikle sürdürecektir.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Habercilikte "idda ediliyor" kavramı olamaz.
Bir gazeteci haber kaynağına güvenir iddia eder, altına imzasını koyar. Mesleki olarak da sonuçlarına katlanır.
"İddia ediliyor" nedir arkadaş..
Bırakın artık şu saçmalığı.
Buying rent stabilized property with the goal of lobbying the government to jack up working people’s rent is such scumbag behavior. Guy is already worth $100 billion but he wanted to put families out on the street to grab a few more crumbs. Sociopathic economic system
Savunma Sanayi camiası 2 gündür nakliye uçakları ilk alım, bakım ve idame masraflarını tartışmaktan helak oldu. Sadece bu 1 yıllık köpek bakım maliyetiyle 10 tane A400M alınıyor. Vatana ihanet illa düşmana hizmetle olmuyor. Bu da baya ihanet aslında bakınca.
@FishDives Aynısını düşündüm ama aboneler arasında eski ve ortodoksinin çok hürmet gösterdiği cbrt guvernörünü de görünce suç kimsenin sikinde değil diye düşündüm
🇩🇪German feminist Verena Brunschweiger promotes the slogan “My lineage ends with me.”
She calls for people, especially White people, to stop having children.
She claims that Western pro-natalists only want to “control women, and keep refugees out."
Brunschweiger said that Europeans are to blame for the poor quality of life in Africa, and she would invite the entire world to Europe.
"So I would take all immigrants and refugees in because we ruined the world, so to speak."
"We produce the climate change which makes the life in Africa, for instance, miserable and horrible. So of course, why not invite [them] if they want to come?”
Follow: @RMXnews
ASIL TRUMP NE İSTEDİYSEK YAPTI
Oval Ofis’te yaptığımız mülakatta ABD Başkanı Trump’ın söyledikleri sanıyorum ikinci döneminin Türkiye’de en çok gündem olan ve tartışma yaratan açıklamaları oldu.
Sadece bizde de değil tabi… Washington, Tel Aviv ve Atina’da da ses getirdi.
Şu saydığım üç başkentte infial yaratması sürpriz değildi. Fakat Türkiye’ye verilen “müjdeler” arasında öyle birkaç şey cımbızlandı ki umarım son kez açıklanmaya değer.
*
Trump’ın sık sık kullandığı bir kalıp var. “Erdoğan hep benim yanımda oldu. Her istediğimi yaptı.”
Şimdi bunu bir açalım…
Trump’ın bu döneminde giriştiği iki büyük macera vardı. Herkese “tarafınızı seçin” dediği iki macera.
1- İsrail’in yanında durduğu Gazze meselesi. Erdoğan İsrail’in karşısında durdu mu? Durdu.
Gazze anlaşması için Hamas ile temasını sürdürdü mü? Sürdürdü.
Trump’ın anlaşması dağılmak üzereyken Hamas ile angaje olup hem Hamas’ın taleplerini koruyan hem de Gazze halkının ihtiyaçlarına acil karşılık verecek bir sürece soktu mu? Soktu.
2- İsrail’in yanında girdiği İran savaşı, hatta savaşları.
İkisinde de ABD saldırılarının karşısında durdu mu? Durdu. İkisinde de Trump “savaş” derken “barış” dedi mi? Dedi.
Günün sonunda hem İran hem ABD ile teması sürdürerek ulaşılan Mutabakat Zaptı’nda hem Trump’ın hem de arabulucuların övgüsüne layık görüldü mü? Görüldü.
*
Şimdi…
Trump özellikle Erdoğan’ın Gazze anlaşmasını son anda ipten almasını asla unutmadı. Trump için bu “harbi” bir destekti.
İran meselesinde ise sürekli tekrarladığı “savaşın dışında kal dedim kaldı” meselesi ise şu:
CIA, savaşın aylar öncesinde PKK’nın İran kolunu silahlandırarak iç karışıklık sırasında içeriden işgal gücü olarak kullanma planlarındaydı.
Plan Trump’a sunulmuş, onay bekliyordu.
Bu süreçte devreye giren Erdoğan, kayıtsız kalmayacağını ve Türkiye’nin müdahalesinin kaçınılmaz olduğunu söyledi.
Trump’ın “savaşın dışında kal” dediği şey bu. Fakat olay örgüsüne bakarsak “PKK’yı kullanma” diyen Erdoğan. “Kullanmayan” Trump.
*
“Ne istediysek yapıyor” denince aklınıza iki liderden hangisi geliyor bilmem ama Trump…
-Geldiği gibi Suriye’den askerleri çekme emri verdi.
-Daha genel kabul görmemiş lider Şara ile “Erdoğan’ın isteği” üzerine buluştu. Bunu bizzat kendi söyledi.
-Suriye üzerindeki yaptırımları kaldırdı.
-İsrail’in Suriye’deki Türk varlığına muhalefetine “makul ol” emri ile ters çıktı.
-YPG/PKK’nın Suriye’deki özerklik hayallerine son darbeyi vurdu.
-Yaklaşık 10 yıldır silah gibi suratımıza tutulan Halkbank davasını düşürttü.
-KAAN savaş uçaklarının jet motorlarını Kongre’deki ve kendi hükümeti içindeki baskılara rağmen şahsi yetkisini kullanarak onayladı.
*
Bu liste sadece yaptıkları bu arada. Türkiye’nin kendi politikalarını izlemesine ses çıkarmazken, NATO’nun Batı kanadını yerden yere vurup aşağılarken Türkiye’ye ne karıştı ne bulaştı.
Hiçbir şey yapmasaydı dahi şu bile yeterdi.
*
Geriye kaldı F-35 meselesi…
Şayet Trump ile bunu da çözüp bir başka 10 yıllık meselemizi de tarihin tozlu sayfalarına gömebilirsek ben biraz da sosyal medya jargonuyla şunu derim:
Bir dönemden alınabilecek maksimum verim budur.
Nice. Turkey has domestically produced a heart-lung machine, developed by arms maker ASELSAN and the health ministry.
It has been successfully tested during a surgery
Cumhurbaşkanı Erdoğan:
Kendi arkadaşlarımızın bir kısmının da bilerek veya bilmeden bu ters akıntıya kapıldıklarına şahit oluyoruz.
Bize herhangi bir faydası olmayan, tam tersine partimize zarar veren bu tür yanlışlara karşı dikkatli olunması gerektiğinin altını önemle çiziyorum.
Vatandaşın kalbini kıran, esnafa hoyrat davranan, icraat peşinde değil şov peşinde koşan bir yaklaşım belki muhalefetin siyaset tarzı olabilir ama bunu bizim tasvip etmemiz asla mümkün değildir.
Brent petrol %4'den fazla aşağıda 73$'a yaklaştı.
Sadece o değil, Alüminyum, Bakır, Çinko fiyatları düşüyor.
Bunlar bizim için iyi haber.
Alüminyum, Bakır, Çinko fiyatları çıkarken "abi hammadde fiyatları çok arttı... " diyenler şimdi indirim yapar mı?
Yapmaz.
Çünkü Türkiye'de rekabet kültürü yok.