Yaş ilerledikçe fark ettiğim şeylerden biri; insanların gerçeklik algısı ve hayatı anlamlandırması çok farklı.
Birine öneri ve tavsiyede bulunmak, bir şeyi başarabileceğine ikna etmek veya hararetli tartışmak da bu nedenle anlamsız.
Aileden aldığımız genetik miras, gördüklerimiz, okuduklarımız, dinlediklerimiz ve yaşama dair deneyimleriniz kadar bir potansiyelimiz oluşuyor ve hayatı da bu veriler üzerinden anlamlandırıyoruz.
Bir şeyin mümkün olduğuna inandığınız anda o şey imkanlar ve potansiyeliniz ölçüsünde artık mümkündür, mümkün olmadığına inanıyorsanız o şey artık olasılıksızdır.
Geleceğim nokta; bir kişi bir şeyi yapamayacağına inanıyorsa, bir şeyin imkansız olduğuna inanıyorsa artık onun hayatının gerçekliği öyledir ve imkansızdır. Onun maruz kaldığı verilerden çıkardığı sonuç budur, hayat gerçekliği de böyledir artık.
Yani birçok konuda boşuna konuşuyoruz aslında.
Peki ne yapmalı?
Bence bilgi ve deneyimi ortaya bırakmalı insan. Benzer yollardan geçen kişiler bir şekilde hem sizinle hem bıraktığınız o bilgi ve deneyimle yolu kesişiyor zaten.
Ne diyor bu deli diyenler için. Eskisi gibi blog yazmaya ve içerik üretmeye dönmek için sebep ararken kafamda dönen şeyleri paylaştım.
Buraya kadar okuduysanız teşekkürlr.
Barbaric and violent Israelis, armed with U.S. weapons & ISR, are now systematically targeting Lebanon’s hospitals. Exactly as these throwback killers did in Gaza. Under the fake claim that they are “neutralizing the terrorist threat”. They have the greenlight from Europe and U.S., so no surprise then that another genocide is underway…
BASINA VE KAMUOYUNA;
Herkese Merhabalar
Ben Dr Larin Kayataş.Türkiyenin ilk açık kimlikli trans kadın doktoruyum. Sağlık Bakanlığı tarafından “mahkeme kararına” rağmen 2.defa devlet memuriyetinden men edilip,kamudaki doktorluk görevime son verildi.Bununla da yetinilmedi,hemen ardından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına hakkımda suç duyurusunda bulunuldu,adıma ceza davası açıldı ve bugün hapis istemiyle yargılanıyorum.
Yalnızca doktorluk mesleğim değil;özgürlüğüm,geleceğim,varlığım kısaca hayatımın bütünü hedef alındı.
4 yıl Vehbi Dinçerler Fen Lisesi, 6 yıl Çapa Tıp Fakültesi olmak üzere en az 10 yıllık çok ciddi bir emekle elde ettiğim doktorluğumun kamudaki görevine tek taraflı ve hukuksuz biçimde son verildi.
Ben bir trans kadın,bir doktor ve bir insan olarak bütün bunlar karşısında çok öfkeliyim! Çünkü burada yalnızca bir idari işlemden söz etmiyoruz.Burada çalışma hakkının gaspı,sistematik dışlama,kurumsal cezalandırma ve insanlık onurunu zedeleyen çok ağır bir süreç söz konusu. Bunun adı açıkça zulüm!
Üstelik yaşadığım süreç yalnızca idari yaptırımlarla sınırlı kalmadı,Sağlık Bakanlığı tarafından atanan bir müfettiş ile hakkımda 10 ay boyunca eklerle birlikte 924 sayfa rapor hazırlandı. Kişisel verilerime erişilmeye çalışıldı.Çalıştığım kurumda çok sayıda sağlık personeliyle benim hakkımda görüşmeler yapıldı.Etek boyuma dair ifadeler rapora geçirildi.Özel hayatım ciddi bir mesai harcanarak incelendi ve bütün bunların ardından ceza süreci başlatıldı.Bana yönelik bu yaklaşım:sistematik,ısrarlı ve ağır sonuçlar doğuran bir dışlama,yıldırma pratiğine dönüşmüş durumda.
Sağlık Bakanlığının görevi bir doktorun özel hayatını ciddi bir mesai harcayarak incelemek değil,bu ülkenin sağlık politikalarını geliştirmektir.
Bu mesele yalnızca beni ilgilendirmiyor,bu mesele başta translar olmak üzere tüm Lgbti+ları,bu ülkenin doktorlarını,kadınlarını ve hak ihlaline uğrayan herkesi ilgilendiriyor.
Bu açıklamayı yalnızca yaşadıklarımı anlatmak için değil,gerçeği görünür kılmak için yapıyorum. Kamuoyunun bu hukuksuzluğu bilmesini,buna sessiz kalmamasını ve dayanışmayı büyütmesini istiyorum.Çünkü bana yapılanların normalleşmesini kabul etmiyorum.Çünkü bu ülkede bir hekimin,bir trans kadının ve bir insanın hayatı bu kadar kolay hedef alınmamalıdır.Önümüzdeki günlerde bu süreç nedeniyle uğradığım hak kayıpları ve işsiz bırakılmam karşısında maddi desteği de içeren bir dayanışma kampanyası başlatacağım.Bu hukuksuzluk karşısında sesini,dayanışmasını ve imkanı olanlar için maddi desteğini esirgemeyen herkese şimdiden teşekkür ederim.
Saygılarımla
Dr Larin Kayataş
#drlarinkayataş #standwithdrlarinkayatas
Cuba has a proven and consistent track record of helping so many countries not just in the Caribbean but elsewhere during natural disasters, humanitarian crises and just in general.
To see so many countries turn their backs on them right now is unbelievable.
Bir sadist katil veya geleceğin seri katili; önce hayvanlara işkence eder ve öldürür.. Bu birinci basamaktır.. Daha sonra çocuklara yönelecektir.. İstismar ve öldürme planları yapar ve gerçekleştirir.. Bir adım sonra kadınlara ve sonra da erkeklere dönük şiddet ve yok etme davranışı gösterir.. Bu sebeple hayvana eziyet, işkence ve öldürme davranışı da en ağır şekilde ceza almalıdır.. Bu konuda çok duyarlı olalım..
Bugün bütün kadınlar adına; menopozda gelinen içsel özgürlüğe, ruhsal bütünlüğe ve mukavemete, menopoza girmeden çok daha önce ulaşabilmeyi diliyorum. Bu yolda en büyük engellerimizden biri, sevilme ve yakın olma arzusu. Bu arzu kadını kırılganlaştırıyor, kötüye kullanılmaya yatkın kılıyor, görüşünü bulandırıyor. Bunun farkında olalım.
İyi haber: Sevilme ve yakın olma arzusu yaş aldıkça azalıyor. Kötü haber: Genellikle hormonal ve doğurganlık çağında işimiz daha zor. Çözüm olarak “kendini sev” demeyeceğim, çünkü bir öteki olmadan kendini sevmenin mümkün olmadığını görüyorum. Öncelikle birbirimiz için sevilebilir ve güvenilebilir öteki olmaya çalışmalı. Ama nasıl?
Fiziksel şiddet bir yana, hiçbir erkek bir kadının incittiği kadar incitemez seni. Bunu insan hep seziyor ama kırkından sonra iliklerine işliyor sezgin. Bu örtük gücü birbirimize karşı kullanmayalım. Bunun için de her şeyden önce kadınlar olarak birbirimizi hasetsiz sevmeyi öğrenmek gerek. En ama en kırıcı olan kadının kadına haseti çünkü.
Dünya Kadınlar Günümüz kutlu olsun
My biggest problem with modern history lessons as an African is we're taught it from a Euro/American centric view
As an African you can't convince me Hitler was the most evil man to ever live. Sure he was evil to the Europeans
But to an African from the Congo, King Leopold who butchered them is the most evil man
To a black South African, Jan Van Riebeeck who took their land is the most evil man
To a Zimbabwean, Zambian or Malawian, Cecil John Rhodes is the most evil man
If our forefathers had the power to k!ll any of these men, the least of their concerns would be a mad man in Europe
Why is our African history minimized but European history magnified?
Hande Yener hakkındaki savcılık yazısı:
“Yener’in konserinde ‘Zıplamayan Tayyipçi’ şeklinde slogan atıldığı, sanatçının ritim tutarak eşlik ettiği, sahnede ‘Bu devri çok güzel devireceğiz’ dediği, anayasal düzeni hedef aldığı, iktidarın devrilmesi yönünde açık ve doğrudan çağrı niteliği taşıdığı…”
—
Vay be…
Hande Yener, bir grup seyircisiyle birlikte hükümeti yıkmaya çalışmış! Zıplayarak anayasal düzeni çatırdatmışlar!
Şaka bir yana, bir insanın memnun olmadığı hükümetin yıkılmasını istemesi demokrasinin ta kendisidir, bunu “suç” göstermeye çalışmak ise en hafifinden hukukdışılıktır!
Herkes beğenmediği hükümetin yıkılmasını savunabilir!
Herkes beğenmediği hükümeti devirmek için propaganda yapabilir, oy isteyebilir!
Herkes hükümeti protesto etmek için zıplayabilir!
Americans are the most brainwashed population on earth. Even North Korea can't match American brainwashing. Over 60% of them genuinely believe the war against Iran is about saving Iranian women who are oppressed by The Ayatollah by being forced to wear hijabs.
⚠️ Öz babası tarafından cinsel istismara uğrayan kız çocuğu ile birlikte cansız bedeni bulunan annenin, geçtiğimiz ayda söylediği sözler:
• Elimizde çocuğumun istismarına ilişkin rapor var.
• Faili kim koruyor, neden hala dışarıda? Biz öldükten sonra adaletin sağlanmasını istemiyorum.
• Ben Mayıs’a kadar hayatta kalabileceğimi düşünmüyorum, güvenliğimden endişe ediyorum.
• Başıma bir şey gelirse, bu karanlık yapı ve beni koruyamayanlar sorumludur.
• Bu dava sahiplenilmezse ben ve kızım hayattan koparılacağız, amaçları benim intiharımı sağlamak.
• Bana zarar verebilirler, başıma bir şey gelirse, ‘intihar etti’ derlerse peşine düşün; ben adalet ararken intihar etmem.
Yoo Nazileri kimin yıktığı önemliydi. ABD yıllarca üzerine çöreklenmeye çalışsa da, Nazileri milyonlarca yurttaşını kaybetmek pahasına Sovyetler Birliği yıktı. İran'ı kimin yıkmak istediği de önemli. Bu hakikat, bizi emperyalist müdahalenin karşısında olmaya çağırıyor.
Ne yapacaksınız? Toplama kampı mı kuracaksınız?
Temel insan hak ve özgürlüklerine aykırı bu düzenlemenize sonuna kadar direneceğiz.
Hiç kimsenin varoluşu, hapis sebebi olamaz.
Isıtıp ısıtıp tartıştırdığınız niyetleriniz, nefret suçlarını teşvik ediyor.
YETER!
DİKKAT ❗️ RİXOS Otel'in Aşçı'sı Oğlumun CİNAYET Baş Şüphelisi, Dosya Savcının "CİNAYETİ işlediği anlaşılmaktadır" diyerek Mahkemeye"TUTUKLAMA" Talebi ile sevk ettiği CİNAYET Baş Şüphelilesini Adli kontrol ile toplum içine saldılar ❗ADALET istiyoruz ⚖️
Güvenli Sokaklar adı altında sürekli hayvan düşmanlığı yapan bir örgüt.İşi iyice çığırından çıkarıp hayvanların ölümüne alkış tutan, 'itperestleri de uyutun, onlarla birlikte içeri atın' diyebilecek kadar insanlıktan çıkmış olanlar Çok gördüler şu basit huzuru ,neşeyi Arese” 👇
Her karanlık gecenin muhakkak bir sabahı vardır. Kimsenin yaptığı yanına kâr kalmaz...
Kızım her yanıma gelip babam yine mi gelmedi, ne zaman gelicek dedikçe içim parçalanıyor. Birini bizden aldınız diğerini de babaya hasret bıraktınız...
Yaşattığınızı yaşamadan ölmeyin
#RabiaNazİçinAdalet
#SabanVatanİcinAdalet
Şaban Vatan kızı intihar etmedi, sağır sultan bile biliyor. Arkası kuvvetli biri tarafından ezildi, kim olduğunu da herkes biliyor. Ama neticede acılı baba abuk bir nedenle hapse atılıyor. Bu mu adalet sayın Adalet Bakanı?