Yeniden hoş geldin Yaren
Günlerdir Adem Amca ile birlikte “Acaba görür müyüz?” diye güneye uzun uzun bakarken meğer o da bize çatıdan bakıyormuş; biz tanıyamamışız. İlk iki gün çatıda ve bahçede uzak ve çekingen durunca geleni eşi sandık. Hava şartları nedeniyle göle de açılamamıştık. Dün Adem Amca’nın kapısının önünde beklemeye başlayınca içimize bir şüphe düştü. Bu sabah buz gibi havaya rağmen şansımızı yeniden denedik…
Ve anladık ki gelen Yaren’miş! 🤍
Merak edenlere, soranlara, bir kuşla baharı bekleyenlere müjdeler olsun.
Buluşma 15. yılda da gerçekleşti.
Aydın’daki Güzelhisar KYK Kız Öğrenci Yurdu’nda asansörün düşmesi sonucu hayatını kaybeden Zeren Ertaş'ın arkadaşı:
"Kimsenin suçu üstlenmediği bu noktada, ben ‘binelim’ dediğim o asansörün vicdan azabını iliklerime kadar yaşıyorum."
Maalesef pek çok genç, bu çocuğun anlattığ��n durumda. Derece yapmış, çok iyi üniversitelerde okuyan, zeki, ailesinin gururu ama çocukların gözünde yaşam belirtisi yok. Neyden keyif alacaklarını bile bilmiyorlar ve çocukları bu hale getiren de aileleri...
Siyasetten başka bir işi, üretimi ya da tutkusu olmayan insanları oylarınızla bir yere getirmeden önce iki kere düşünün! Çünkü hayatta başka hiçbir seçeneği olmayan biri, sizin geleceğinizi kendi koltuğuna rehin eder.
Rojin Kabaiş.
Van’da yaşadı; bir sabah kayboldu, günler sonra cansız bedeni bulundu. Bedeninde iki farklı erkeğe ait DNA tespit edildi.
Ve “araştıralım” dendiğinde, Meclis reddetti. Neden? Siz halkın vekili değil misiniz? Halk için siyaset yapmıyor musunuz?
Meclis susunca, Van’da da çoğunluk sustu. Ve sessizlik daha çok büyüdü.
Bu ülkenin insanları vicdansız ve merhametsiz değildi; ne oldu bize? Olaylara sessiz kalınılması , üzerine gidilmemesi utanç verici.
Adaletin yerini bulması için daha ne bekleniyor? Bir evladın canı alındı. Soru net: Neyi bekliyorsunuz?
Bugün Rojin için adalet isteyen bizler kendi çocuklarımız için ses veriyoruz. Çünkü adalet, bir gün hepimize lazım olacak.
Adaletin terazisiyle oynanmaz.. Bir gün o terazinin kefesine siz de çıkarsınız. Adaletin gözünü kör etmeyin.
Bir an durup empati kurun: Kendi kızınıza, eşinize, kız kardeşinize Rojin’e yapılanlar yapılsaydı ne hissederdiniz? Bu olayda failleri ortaya çıkarmak, adaleti sağlamak devletin görevidir. Eğer bu cinayetlerle yeterince ilgilenmezseniz, çocukları öldürülen anne ve babaların ahı inanın peşinizi bırakmaz.
Madem kopya ve torpille kazanılan para helal. Öğrencilerin sınavlarda kopya çekmesinde sorun yok. Bundan sonra hiç bir öğrenci kopya çekti diye disipline verilmesin.
Kime ait bilmediğim mubteşem bir paylaşım gördüm:
İnek Şaban mesela…
Neydi acaba mezhebi?
Alevi miydi Belgin Doruk, Sünni miydi Ayhan Işık?
Kürt kökenli miydi, yoksa Çerkez miydi Sadri Alışık?
Şakayla karışık sormuyorum bunları…
Kaçımız biliyordu veya doğrusu hiç merak eden olur muydu, Sami Hazinses'in Ermeni olduğunu?
Türkan Şoray, Fatma Girik, Filiz Akın, Hülya Koçyiğit, dört yapraklı yonca… İster türbanlı ol, ister çarşaflı, saçlarını örtmedikleri için sevmeyen var mıydı onları?
Ömercik'e kahrolmayan Musevi, Ayşecik'e gözyaşı dökmeyen Rum var mıydı?
Hulusi Kentmen gibi dedesi olmasını kim istemezdi ki… Peki, hiç kimse düşündü mü bugüne kadar, Hulusi Kentmen'in umreye gidip gitmediğini?
Bizans'ı haşat eden Cüneyt Arkın yabancı düşmanı mıydı?
Hem Karaoğlan, hem Tarkan, yani Kartal Tibet neciydi?
Kaptan Ediz Hun, subay İzzet Günay, savcı Fikret Hakan, polis Ekrem Bora, şafak bekçisi pilot Göksel Arsoy, Jön Türkler'imiz… Osmanlı aleyhtarı mıydı?
Mirasını komple Mehmetçik Vakfı'na bırakan Zeki Müren, darbeci miydi?
Milli duygularımızı doruğa çıkaran efsane film “Bir Millet Uyanıyor”un görüntü yönetmeni Kriton İlyadis, hangi milletin uyanışını anlattı o filmde, Japon milletinin mi?
Emel Sayın'la Tarık Akan'ın şarkılar söyleyerek el ele dolaşmasına sevinmeyen…
Bıraktık mezhebi kökeni filan, Adile Naşit'i Münir Özkul'u sevmeyen insan, insan mıdır?
Siyah beyaz ama, rengarenk değil miydik?
Gençler, sorun büyüklerinize…
Şu veya bu ayrımı var mıydı mahallede?
Elbette farklı farklıydık ama, hepimiz değil miydik?
Birlikte üzülür birlikte sevinir, birlikte güler birlikte ağlamaz mıydık?
Lefter'e milli takım kaptanlığını mesela, Niko'ya ay yıldızlı formayı Lozan Antlaşması gereğince mi vermiştik?
Var mı o günleri özlemle iç çekerek anmayan?
Bu ülkeyi bu hallere düşürdünüz ya kininizde,nefretinizde boğulun. Kardeşim seninde ellerinden öperim ömrün boyunca dert uğramasın sana #ÜlKeYanıyor#izmiryanıyor