Ankaralılar Doruk Madencilik işçilerini böyle uğurladı
Madenciler ödenmeyen hakları için Ankara'ya yürüdü. Direnişlerini 17. gününde zaferle noktaladı, zaferlerini nöbet alanları olan Kurtuluş Parkı'nda kutladı
https://t.co/pHFkqrQGjH
Bütün ömrüm boyunca biz iyi olalım, çocuklar iyi olsun, öğretmen iyi olsun, aileler iyi olsun, okullar iyi olsun diye uğraştım; ne yazık ki, ruhumuzun derinliklerinde kök salan, göstermeye çalıştıkça görmezden gelinen o devasa çürümenin altında kaldı bütün uğraşlarım, uğraşlarımız. Yine de durmadık. Biz öğretmenler hep yeniden başlarız, her yıl, her hafta, her ders yeniden başlarız. Buna alışkınız. Kolay kolay düşmeyiz, derdik. Bugün öyle olmadı. Fatmanur Öğretmenin haberini aldığımda onunla birlikte düştüm yere. Sadece ben değil, bütün öğretmenler, bütün meslektaşlarım hiçbir silginin toplumsal hafızamızdan silip atamayacağı bir yükle yüklendik, çöküp kaldık olduğumuz yere. Öğretmen kelimesi yeniden tefekkür edilmedikçe, öğrencinin tanımı yeniden yazılmadıkça, “öğretmeni say” cümlesi milyonlarca kez söylenmedikçe evlerde, okullarda, kalplerde, dudaklarda; kalkamayız ayağa. Çok üzgünüm. Bütün öğretmenler adına, bütün öğrenciler adına, bütün veliler adına çok üzgünüm.
ARTIK YETER!
ÖLMEK DE ÖLDÜRÜLMEK DE İSTEMİYORUZ!
Eğitim emekçisi Fatma Nur Çelik öğretmenimizi uğurluyoruz. Yaşanan bu vahşet; eğitim çalışanlarının can güvenliğinin artık sözde değil, gerçek önlemlerle sağlanması gerektiğini bir kez daha göstermiştir.
Öğretmen maaşıyla iki çocuğunu tıp okutan ve kızının tedavisiyle kanseri yenen Abdullah Coşkun, Giresun’da yara almadan kurtulduğu kazanın ardından çıkan kavgada hayatını kaybetti.
Kastamonu Azdavay’daki 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kapsamında gerçekleştirilen jimnastik gösterisinde çarpıcı anlar…
Yağmur nedeniyle kayganlaşan minderde kızının düşme tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu gören baba, atkısıyla minderleri kuruttu.
🔴 BİR AVUÇ SARI LEBLEBİ VE ROJİN KABAİŞ
Gözünün nuru biricik kızı üniversiteyi kazanmıştı.
Heyecandan içi içine sığmadı. Kendisi okuyamamıştı.
Kayıt işlemleri için o da giydi ceketini. Kızının elinden tuttu, üniversitenin yolunu yoluna koyuldular.
Rojin ile birlikte kampüste gezerken iç cebinden bir avuç sarı leblebi çıkardı, ikram etti.
Aynı gün öğrenci yurduna kızının kaydını yaptırdı. Gözlerinden öptü, zihin açıklığı diledi ve Diyarbakır’daki evine döndü.
27 Eylül akşamıydı.
Acı acı telefonu çaldı.
Rojin’in, kaldığı yurttan ayrıldığını ve haber alınamadığını söyledi bir yetkili.
Apar topar Van’a gitti.
18 gün boyunca ekiplerle birlikte kızını aradı.
Rojin’in en son göründüğü sahilden 24 km uzaklıktaki Van Gölü kıyısında cansız halde bulundu
Haber kendisine verilirken elini kalbine götürdü baba Nizamettin Kabaiş. İç cebinde kalan birkaç sarı leblebiyi hissetti. Dünyası başına yıkıldı
Rojin’in otopsisi yapıldı. Boğulma kaynaklı öldüğü rapor edildi, intihar denildi.
Ancak 9 ay sonra göğüs ve vajinal bölgesinin iç kısmında 2 farklı erkeğe ait DNA çıktı.
Nizamettin Kabaiş bu 2 erkeğin kızına kıydığını düşünüyor.
Dosyaya getirilen kısıt nedeniyle soruşturma babadan bile gizleniyor!
#ÖLDÜRÜLDÜ