Öyle büyük, öyle dehşetli bir bela geliyor ki bugüne kadar yaşadığımız bütün felaketler onun yanında küçük kalacak! Öyle bir felaket ki yalnız belimizi kırmakla kalmayacak, ebedî hayatımızı da karanlığa gömecek! İnsanın kanını donduran, yüreğini titreten bu korkunç belanın ne olduğunu söyleyeceğim. Ama önce bizi bu dehşetli felakete sürükleyen sebepleri anlatacağım.
Bakın İnsanların alın teriyle, yılların emeğiyle biriktirdiği paraların nasıl gasp edildiğini görüyorsunuz!
Kul hakkı yeniyor! İnsanların emeği çalınıyor, ocaklarına ateş düşürülüyor!
Hem iltimas, rüşvet toplumu kuşatmış. Hak, adalet çiğnenmiş, ehliyetin yerini menfaat almış. Edep ve hayâ perdeleri yırtılmış, teşhircilik sokaklara taşmış. İnternet üzerinden oynanan kumar ve uyuşturucu illeti milyonlarca insanın ruhunu zehirlemiş, nice yuvaları perişan etmiş.
Hem devletin malına, milletin hazinesine el uzatanlar var! Kâğıt üzerinde boşanmış gibi gösterip haksız yere emekli maaşı çalan var, ekip biçmediği tarlayı işlenmiş gibi göstererek devletin parasını çalan da var. Hileyle, sahtekârlıkla milletin hakkını gasp eden de.
Dizilerde hayâsızlık, sinemalarda iffetsizlik, şarkılarda edepsizlik kol geziyor.
Ticarette insaf kaybolmuş; bir liralık malı on liraya satan çoğalmış. Zina, fuhuş, zehirli bir sarmaşık gibi toplumun dört bir yanını kuşatmış!
Anne babaya saygı unutulmuş, büyüklere hürmet, küçüklere merhamet kaybolmuş. İnsanlar birbirine güvenemez hâle gelmiş, sadakatin yerini ihanet, doğruluğun yerini yalan almış.
Velhasıl, toplumun dört bir yanından günah yükseliyor, isyan taşıyor, ahlâk ve maneviyat çöküyor! Sosyal çürüme her yanda!
Bakın! Kur’ân-ı Kerim, günah ve isyanın toplumları nasıl felakete sürüklediğini açıkça haber veriyor. Kur’an, günah ve isyanları yüzünden helâk edilen kavimlerin ibret verici kıssalarıyla dolu!
Şimdi gelelim başta sözünü ettiğim o dehşetli belaya! O bela, imansız ölmektir!
Çünkü insanın başına gelebilecek hiçbir felaket, ebedî hayatını kaybetmesinden daha korkunç değildir!
Ve bugün birçok insan günahtan dolayı imansız ölüyor.
Ben işte bu beladan bahsediyorum. Ve bununla beraber dünyevi belaların da geldiğini ve gelebileceğini söylüyorum.
Sakın beni yanlış anlamayın! Bunları sizi korkutmak için anlatmıyorum.
Çünkü insanları sebepsiz yere korkutmak büyük bir vebaldir! Ben sizi yaklaşan tehlikelere karşı tedbir almaya davet etmek için anlatıyorum.
Ama unutmayın! Allah’ın rahmeti sonsuz. Tövbe edersek Rabbim belayı def eder.
Şimdi ricam, benimle beraber şu tövbe ve istiğfarı yapın:
Estağfurullah, estağfurullah, estağfurullah.
Allah’ım! Günahlarımızı affeyle. İçimizdeki isyanlar yüzünden bizi helâk eyleme. Dergâhına geldik, af diliyoruz. Bu tövbemiz hürmetine başımızdaki belaları da defeyle.
Ve bu tövbe hürmetine bizi ve vatanımızı afetlerden muhafaza eyle.
Ve üzerimize sekînet indir. Âmin.
Bu duayı 7 gece yatmadan önce 1 defa yapın.
Sizden ricam bu tövbe ve dua halkasını büyütün. Belki bir kişiye daha ulaşır. Belki onun duası hepimize rahmet olur.
Rabbim bu tövbeler ve dualar hürmetine hem bizi hem vatanımızı bütün belalardan muhafaza eylesin ve üzerimize yağmurun sağanağı gibi huzur, rızık, şifa ve bereket yağdırsın.
Bireysel olarak yabancı sermayenin yapay zekâ anlatılarını, çalışmalarını ve gelişmelerini paylaşıp insanları yalnızca bu yöne teşvik etmek yerine; ülkemizde filizlenen teknolojik çalışmaları ve başarılı yerli girişimleri paylaşmayı d��şünüyorum.
Sosyal medyaya baktığımda ne yazık ki bu alanda çok az paylaşım görüyorum; oysa ülkemizde gerçekten çok değerli çalışmalar yapılıyor.
Belki bu sayede bir farkındalık yaratır, yabancı hayranlığı yerine ülkemizin geleceği için yetenekli gençlerimize yol gösteririz.
Kendi teknolojisini üretebilen ve dışa bağımlı olmayan bir Türkiye için artık bu yönde paylaşımlar da yapmaya başlayacağım.
Sayın İlham Aliyev!
Azerbaycan’da öğrencilere yönelik başörtüsü yasağı kalksın yeter, biz gelemesek de olur.
Siyonist katil Herzog’u Bakü’de ağırladıktan sonra hakiki dostlarınızı gözünüz görmez oldu. Bu da size yeter!
Zira biz, Azerbaycan ile olan gardaşlık hukukunu sizden değil; rahmetli Elçibey’den, Resulzade’den, Tagiyev’den öğrendik.
Bu ruhla ve bu şuurla bir kez daha diyorum ki;
Yaşasın Türkiye ve Azerbaycan kardeşliği!
Yaşasın iki devlet, tek millet!
Yaşasın dilde, fikirde, iş’te birlik!
@azpresident
Aliyevizm diktatörlüğü iyice zıvanadan çıktı!
Aliyev rejimini eleştiren 7 Türk vatandaşı gazeteci hakkında uluslararası arama kararı çıkartmış!
Değil bir tek vatandaşımızı, sarı tuvalet terliğimizi bile vermeyiz sana!
Türk-İslam Düşmanı Diktatör Aliyev, ben ve bazı Mücahidler için uluslararası yakalama kararı çıkarmış! 🤬
Rusya, Ukrayna ve İsrail vatandaşı Lapşin’e 3 SENE VERİP 9 AY İŞKENCE YATIRDILAR.
20 Ekim Salı 21:00’de Analiz Tv YouTube kanalında işleyeceğiz.
📺 https://t.co/oiqoNZbtRE
Soykırımcı bir teröriste ahbaplık eden zorbadan adam olmasını beklemek beyhude bir çabadır.
Aliyev’in zorbalığına karşı gerekli tepkiyi göstermemek, zalime sessiz kalmaktır.
Haddini Bil Aliyev,
Kimse bizi sindiremez!
Aliyev yönetimine yalakalık yapmak suretiyle bizi hedef gösterenler, hesabını veremezsiniz -
sizi ne Aliyev ne Netanyahu kurtarır!
Hiçbir çocuk, inancı ile geleceği arasında seçim yapmaya zorlanamaz. Başörtüsü nedeniyle eğitimden mahrum bırakılmak kabul edilemez.
Okul kapılarının tüm çocuklara açık tutulması, inanç özgürlüğüne sahip çıkılmasıdır.
#Azerbeycan