2018 yılında, #LeylaAydemir’in köyüne taziyeye gitmiştik. O gün çocuğu katledenler ile aynı yerdeyiz, gözlerinin arkası karanlık demiştim…O günden bugüne bu davayı celse celse takip ettik.
Bu süreçte 24 tanık ifadesini değiştirdi. O davada neler yaptıklarını gözlerimizle gördük. Yüzlerce polis güvenlik sağlamak için uğraş vermişti. Leyla’nın annesi ve babası, sanık olan amcalar hakkındaki şikâyetlerini geri çekti.Sanıkların tamamı beraat etti. Kahrolduk, isyan ettik, çoğu zaman yalnız kaldık.
Ama bugün, Yargıtay’ın bozma kararının ardından yeniden görülen davada, amca Yusuf Aydemir ❗️Leyla’yı kasten öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis, hürriyeti tahdit suçundan ise 6 yıl hapis cezasına mahkum edildi.
Evet, adalet hala eksik. İfadelerini değiştirenler, suça yardım edenler ve gerçeğin ortaya çıkmasını engelleyenler hak ettikleri cezaları almadı. Ancak en azından Leyla’nın yaşam hakkını elinden alan kişi cezasız kalmadı.
Çocuklara zarar veren, onların hayatını karartan herkes❗️❗️❗️
kim olursa olsun, hangi sıfatı taşırsa taşısın hukuk önünde hesap vermelidir. Çünkü çocuklar için işlemeyen bir adalet, hiç kimse için gerçek adalet değildir.
MAVİ GÖZLÜ LEYLA ÇOCUĞUN ANISINA SAYGIYLA…
#ÇocuklarVatandır
@ucimorgtr@yucelceylancom
Ben bir anneyim
Evladımın sesini bir daha duyamayacağımı bilerek yaşıyorum
Her sabah aynı acıyla uyanıyor her gece aynı özlemle gözlerimi kapatıyorum
Bir çocuğun toprağa düşmesinin yaşı olmazsa
Onu hayattan koparanın da yaşı vicdanların önüne konulmamalı
Ben öfke değil adalet istiyorum
Ahmetimin adı unutulmasın
Bir annenin yüreği daha sessizliğe mahkûm edilmesin
#AdaletBekleyenAileler
Ülkemİçin Adalet
Tam 2 sene önce, 07.11.2023 gecesi saat 00:00’da kardeşim hastaneden aradı.
“Abi çok ağrım oldu, hastaneye yatırdılar. Morfin verdiler, daha iyiyim. Bu gece burada kalacakmışım.”
“Tamam Titi, bir şey olursa söyle.”
Önceki iki gün de ağrısı vardı. O zaman da morfin verip göndermişlerdi…
Gece 4’te telefon sesiyle uyandım.
“Abi, bağırsağım delinmiş. 3 gündür sebebi buymuş. Şu anda septik şoka girmek üzereyim, acil ameliyata alacaklar. Ama çok zor olacakmış. Oscar size emanet!”
“Saçmalama Titi, her şey güzel olacak. 9 gün sonra Oscar’ın 1. yaş gününü beraber kutlayacağız.”
O sırada ilk uçak biletlerini aldık. Ardından Phil aradı:
“Evre’yi acil ameliyata alacaklarmış, yaşama şansı yüzde 4.
Üç seçenek var:
1- Morfin verip huzurlu bir şekilde göçmesi,
2- Sadece içini temizleyip kapatmaları,
3- Hem temizleyip hem bağırsağını almaları — ama kemodan sonra çok riskli.”
“Ben savaşmadan kaybedemem kardeşimi. Benim için üçüncü seçenek.”
“Ben de aynısını düşünüyorum.”
“Tamam. 5 saat içinde oradayız.”
Hayatımın en zor yolculuğu başlıyordu.
Oysa meğer o, 2 yıllık bir sürecin sadece başlangıcıymış…
Gittiğimde henüz çıkmamıştı ameliyattan.
Birkaç saat sonra çıktı, ama 4-5 gün sürecek komaya girecekti (Foto ilk günden kendi paylastığı için paylasiyorum).
O günü hayatımdaki en berbat gün sanmıştım…
Meğer değilmiş.
Ben herkese bir şey sormak istiyorum.
Allah korusun evladınız 18 yaş altında birileri tarafından kuşatılıp, defalarca bıçaklanarak öldürülüyor ve yerde yatan evladınıza biri de tekme atıyor, gülüşüyorlar.
Size de diyorlar ki; 2’si beraat diğerleri 24’ten 15 yıl.
Ne yaparsınız?
Parti üyelerimizin, üstelik bizim parti binamız olan il başkanlığına sokulmaması hangi gerekçeyle açıklanabilir? Hangi karar buna dayanak olabilir?
Söylemekten vazgeçmeyeceğim: Demokrasi, ancak hukukun üstünlüğü ve temel hakların güvence altına alınmasıyla anlam kazanır. Hukuk devleti ilkesi; devletin tüm organlarının keyfilikten uzak, anayasa ve yasalarla bağlı şekilde hareket etmesini zorunlu kılar.
Gerçek bir demokraside; yargı bağımsız, basın özgür, vatandaş hakları ise dokunulmazdır. Unutulmamalıdır ki; hukuk devleti olmadan demokrasi, demokrasi olmadan da hukuk devleti var olamaz.
Ne yazık ki Türkiye, bu evrensel görüntüden hızla uzaklaşmaktadır.
Adalet istisnasız herkese lazım, unutmayalım!
Kanal D’nin reyting rekortmeni dizisi #UzakŞehir, ikinci sezonuyla 15 Eylül’de ekrana dönmeye hazırlanıyor.
Başrol oyuncuları Sinem Ünsal ve Ozan Akbaba, yeni sezon öncesi samimi açıklamalar yaparak izleyiciyi heyecanlandırdı.
“BOMBA GİBİ SEZONA HAZIRIZ”
Cihan karakteriyle kasıp kavuran Ozan Akbaba, yazın yoğun ama verimli geçtiğini söyleyerek, “Dinlenme fırsatı da bulduk. Şimdi bomba gibi yeni sezona hazırız” dedi. Sinem Ünsal ise ekibin yüksek enerjisine dikkat çekerek, “Finali inanılmaz heyecanlı bir yerde bıraktık ve ikinci sezonda daha güzel sürprizler var” ifadelerini kullandı.
“YİNE ŞAŞIRACAK, YİNE GÜLECEKSİNİZ”
Akbaba, ikinci sezon tüyosu vererek “İlk sezonda nelere şaşırdıysanız yine şaşıracaksınız, nelere güldüyseniz yine güleceksiniz.” Ünsal da karakterine dair duygularını paylaşarak, “Alya karakterini çok sevdim. Kendimi çok rahat hissettiğim ve çok şey öğrendiğim bir rol oldu” dedi.
“TUTARLI HİKÂYE VE SAMİMİ SET DİNAMİĞİ”
Alya karakteriyle beğeni toplayan Ünsal, dizinin başarısının tesadüf olmadığını da vurguladı: Projeye en başından çok özen gösterilmişti. Setin önünde ve arkasında herkes aynı titizlikle çalıştı. Samimiyetimiz, disiplinimiz ve tutarlı hikâyemiz izleyiciye yansıdı. Dizinin kariyerine etkisinden bahseden Akbaba, şöyle konuştu: Harika bir ekip var. Uzak Şehir beklentileri aştı ve aşmaya devam edecek.
“HALKIN TEPKİSİ BİZİ ÇOK MUTLU ETTİ”
Gördüğü ilgiden memnun olduğunu da belirten Akbaba, izleyicilerin yoğun ilgisinden gurur duyduğunu belirtti: Herkes izliyor, herkesin bilgisi var. Bu beni çok mutlu etti. Halkın tepkisi çok güzel, gururluyum.
Ana muhalefetin, son seçimin birinci partisinin polis ablukasındaki görüntüsü unutulmayacak. Siyasetin de seçme hakkının da yasaklandığı bir dönemdeyiz. Ne hukuk var ne demokratik haklar. İktidar yapabileceklerinin sınırı olmadığını gösteriyor. Artık mesele; halkın demokratik haklarına sahip çıkıp çıkmayacağı.